Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

AŞKIIIIIM

Bütün İslam Aleminin Kandili Mübarek Olsun…

          

Baykal ‘kapatmayı” yanlış anlamış!

 

YAŞAMI ERTELEMEK…

Beni her ölüm etkiler.
Tanımasam bile üzülürüm
Yitirilmiş ümitlere…
Hiç gerçekleşmeyecek ideallere,
Yaşanmamış sevgilere üzülürüm…
Bu yüzden, korkarım yaşamı ertelemekten.
Ne yapılması, ne söylenmesi gerekiyorsa
Söylenmeli, yapılmalı.
Seviyorsanız, sevdiğinizi bugün söyleyin.
Sevdanızı bugün yaşayın.
İşinizde yapılacak ne varsa
Bir an önce yapın.
Yarın çok geç olabilir…
Bir anda bitebilir her şey.
Yaşamak için acele edin bence.
Kısa yaşanmışlıklar,
Yaşanmamışlıklardan daha iyidir.
Geriye dönüp baktığınızda "keşke"ler
Çoğunlukta olmasın.
Uzun vadeli hedefler için bile
Bugünden harekete geçmeli.
Yarınlar çok uzakta olabilir.
Daha okulda başlamıyor muyuz
Ertelemeye yaşamı?
Hep yarına yatırım, bu günü sonra
Yaşamacasına…
"İşe gireyim, sonra…"
"Evleneyim, sonra…"
"Çocuklar büyüsün, sonra…"
"Emekli olayım, sonra…"
Sonra…
Sonra…
Sonra…

Bu sürecin başında, ortasında,
Yaşam her an sona erebilir.
Sonrası olmayabilir.
Fedakârlıklar güzel ama unutmayalım:
Herkes kendi hayatını yaşar…
Ertelenen
sevdaların
   bedelini
    ödemiyor yaşam.               T. Talipoğlu

Paylaşmak İstedim…

Arkadaşlar dün babalar günü itibariyle eşime hediye almıştım paketin üzerinede bebeğimin ağzıyla küçük bir not yazdım

”Babacığım;

Bu sana ilk hediyem umarım beğenirsin. En kısa zamanda görüşmek üzere Seni seviyorum.

                                                                                                                                            Kızın;

                                                                                                                                             Gülnisa.”

yazmıştım.Eşim hediyeyi görünce çok mutlu oldu asıl  mutluluğu paketi açtıktan sonra notu görmesiydi.Okurken gözleri doldu ve sonra gülerek diyorki çok düşünceli bir kızım varmış oda kızına Tşk etti……. :))

İŞTE DEMOKRASİ! İŞTE İNSAN HAKLARI!

CHP istedi, Mahkeme ‘Meclis iradesini’ iptal etti  

Anayasa mahkemesi, başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakılmasına ilişkin anayasa değişikliğini iptal etti ve yürürlüğünü durdurdu. Mahkeme, esasten karar alarak TBMM’nin iradesinin yok saydı.

 


 
   
   
   

Anayasa Mahkemesi, CHP ve DSP milletvekillerinin başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakılmasına ilişkin anayasa değişikliğinin ”iptali veya yok hükmünde kabul edilmesi ve yürürlüğünün durdurulması” istemiyle açtığı davanın sonucunu yazılı açıklamayla duyurdu.

Açıklamada, şöyle denildi:

”9 Şubat 2008 günlü 5735 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair Kanun’un 1. ve 2. maddeleri, Anayasa’nın 2, 4. ve 148. maddeleri gözetilerek iptal edilmiştir. Ayrıca yürürlüğü de durdurulmuştur.”

-YAPILAN DÜZENLEME-

Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği değişiklikle Anayasa’nın, ”Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10. maddesinin son fıkrasına, ”… ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında” ibaresi eklenmişti. Bu değişiklikle madde, ”Devlet organları ve idari makamları, bütün işlemlerinde ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır” haline gelmişti.

Anayasa’nın, ”Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı 42. maddesine ise ”Kanunda açıkça yazılı olmayan herhangi bir sebeple kimse yüksek öğrenim hakkını kullanmaktan mahrum edilemez. Bu hakkın kullanımının sınırları kanunla belirlenir” şeklinde yeni bir fıkra eklenmişti.

 


Raportör, CHP’nin başvurusunun reddini istemişti

Anayasa Mahkemesi Raportörü Osman Can’ın raporunda anayasa değişikliğinin ancak şekil yönünden incelenebileceği vurgulanıyor. Anayasa’nın 148. maddesinde bu şartların, ‘teklif ve oylama çoğunluğu ve ivedilikle görüşülemeyeceği’ hususlarıyla sınırlı tutulduğu kaydediliyor. Anayasa’nın, mahkemeye anayasa değişikliklerini esas yönünden denetim yetkisi vermediği ifade edilen raporda, "10. ve 42. maddelerde yapılan değişiklik, 148. maddenin 2. fıkrasında düzenlenen şekil şartlarına uymaktadır." deniliyor. Raporda, CHP ve DSP’li vekillerin iptal talebinin reddi yönünde karar verilebileceği belirtiliyor.

 

ANAYASA MAHKEMESİ’NİN KARARINA KİM NE DEDİ

Taha Akyol: Parlamentonun anayasa değişikliği yapma yetkisini gasp etmiştir
Anayasa Mahkemesi esasa bakımından inceleyemez. Anayasa Mahkemesi Madde 148. maddesindeki koşullara ek olarak yeni kuralar, şartlar getiremez. Cumhuriyetin temel ilkelerini bu kadar dolaylı yoldan ele aldığınız takdirde parlamentoların yasama faaliyeti yapması, anayasa değişikliği yapması imkânsızlaşır. Anayasa Mahkemesi laiklik kavramına. Anayasanın 2. maddesine çok dolaylı yorum getirmek suretiyle parlamentonun yasam yetkisini, anayasa değişikliği yapma yetkisini gasp etmiştir.

Doç. Dr. Serap Yazıcı: Bu karar 367 kararını çağrıştırıyor.
Hukuki bir karar olmamıştır, siyasi bir karar alınmıştır. Anayasa Mahkemesi, siyasi bir organ değildir. Ancak hukukun uygunluğu denetimini yapabilir. Bu kararı üzüntü ile karşıladım. Bu karar 367 kararını çağrıştırıyor. İstisna hükümleri ise ancak daraltıcı yorumlara tabi kalabilirler. Burada bir istisna kuralı ile karşı karşıyayız. Anayasanın tüm hükümleri değiştirilebilir. Bunu istisnası ilk 3 madde değiştirilemez. Bunu genişletmek suretiyle yorumladığımız zaman, çok tuhaf bir tablo çıkar. Çünkü Anayasanın her hükmü hemen hemen dolaylı bir biçimde ikinci madde ki kavramalarla ilişkilendirilebilir. Bu mantığı kabul edersek tali kurucu iktidarın hiçbir biçimde anayasayı değiştiremez.

Doç. Dr. Mustafa Şentop: (Hukukçu): meclis, Anayasa Mahkemesi’nin kararını yok sayabilir
Anayasa Mahkemesi kendi meşruiyetini çiğnemiş oluyor bu kararla. Bugün itibariyle, Anayasa Mahkemesi Türkiye’nin en önemli hukuki sorunu haline gelmiştir. Mahkemenin kararlarını denetleyen bir organ yok. Bu, verdiği kararların doğru olduğu anlamına gelmez. Mahkemeyi daha hassas yerde tutan bir çerçeve vardı. Bu çerçeve yıkıldı. Anayasa Mahkemesi tartışılır hale gelmiştir. Meclis, Anayasa Mahkemesi’nin bu kararını yok sayabilir. Anayasa Mahkemesi kendine ait olmayan hükmü yapma çalışıyor. Meclis, bu kararı yok sayıp mevcut değişikliği uygulamaya devam edebilir. Mahkeme şu anda hükümetin düşmesine karar verse, resmi gazetede yayınlasa bu geçerli mi olacak? Geçerli olmayacak. Çünkü Anayasa Mahkemesi’ne böyle bir yetki verilmemiş. İptal etme yetkisi yok. Şekil verme yetkisi var. Bu nedenle karar yok hükmündedir.

Mustafa Karaalioğlu (Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni): Bu karar, demokrasiye bir saldırıdır
İnsanlar bu kararın CHP’nin istediği gibi çıkacağını biliyordu. 367 kararında insanlar inanmasa da verdi. Bu korelasyon, bugünkü durumun açıklaması anlamında önemli. Anayasa Mahkemesi’nin buna yetkisi yok. Şekil olarak 411 milletvekilinin oy verdiği bir karar. 367 kişi oy verse de yeterdi. 2 gün görüşmeler yapılmış. Şekil tamamlanmış. Toplumsal destek de belli. Anketlerde yüzde 80′lerde destek çıkıyor. 2 muhalefet bir de küçük parti destek de vermiş. Demokrasinin tüm gerekleri yerine gelmiş. Demokrasiye karşı bir saldırıyla karşı karşıyayız. Bunun Anayasa Mahkemesi’yle bir alakası yok. Sözleşme bozulmuş durumdarır. Bundan daha vahim bir şey olamaz.

Mehmet Ekici: MHP Genel Başkan Yardımcısı: Bu karardan memnun değilim
Gerekçeli kararı görmeden konuşmak doğru değil. Ama Anayasanın 2 ve 4. maddelerine yapılan atıfla Anayasa Mahkemesi yapılan değişiklikileri rejime yönelik değişiklikler olarak algıladı. 148. madde de Anayasa Mahkemesinin görevlerine de atıf yapılmış. Bir kesin mahkeme kararı gibi karar oluşturulmuş. Bunun ekonomik, siyasal ve sosyal sonuçları olacaktır. Kişisel olarak bir anayasa değişkliği yapıldı. TBMM bir irade ortaya koydu. Bu iradenin hangi gerekçilerle sonlandırıldığını görmek isterim. Bundan çok memnun olduğumu söyleyemem.

Prof. Dr. Yıldızhan Yayla:
Anayasa Mahkemesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bu konuda iradesi olmadığı sonucunu çıkardı. Gerekçede bunu yazdılar mı bilmiyorum. Ama kafalarında böyle birşey olması lazım. TBMM’nin böyle bir iradesi yok, olamaz.

Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Tiftik: Anayasa’ya rağmen karar vermiştir

tatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Tiftik, Anayasa Mahkemesi’nin başörtüsü ile ilgili yürütmeyi durdurma kararını çelişkili buldu. Tiftik, "Anayasa Mahkemesi, Anayasa’ya rağmen karar vermiştir." dedi.

Deniz Baykal:
Anayasanın değiştirilemez maddelerinin arkasından dolanarak sonuç almaya çalışan, Anayasa’ya karşı girişimler, umut ederim bundan sonra gerçekleşmez. Anayasa’yı içine sindiren yönetim anlayışı içinde Türkiye uzun süre yönetilebilecektir. Uyarılarımızı zamanında yaptık. Anayasa Mahkemesi’nin bu kararından sonra kapatma davasına ilişkin vereceği karar hakkında açıklama yapmayacağız.

AP haber ajansı: AK Parti için yenilgi
Haberin duyurulması ardından yabancı haber ajansları, haberi son dakika olarak verdi. AP haberinde kararın "AK Parti için yenilgi" olduğu yorumunda bulundu. Reuters de haberinde, kararın, AK Parti’nin kapatılmama için yaptığı çabalara "darbe" olduğunu kaydetti.
Ajanslar, Anayasa Mahkemesi’nin bu kararını, uzmanların, AK Parti’nin kapatılma davası için "kötüye işaret olarak gördüğünü" kaydetti.

NEDEN ANNELERİNİ ÖLDÜRÜYORLAR?

Son dört ayda 6 anne cinayeti.Annelerimiz bizim için bunca zahmeti çocuklarım büyüyünce beni öldürsün diyemi çekiyor? Diyecek bişey bulamıyorum Yazık…

18 yaşında hem çalışıyor hem Üniversiteye gidiyordum.Çalışmalıydım çünkü ailemin bana ihtiyacı vardı onlara maddi manevi yardım etmem gerekiyordu,Okul masrafları,staj masrafları  kolay değildi.Kardeşlerimde okula gidiyordu 7 kişilik bir ailenin geçimini sağlamak ,herşey bir yana bu yaşta aileden uzak olmak Anadoludan gelip İstanbul gibi bir yerde hem çalışıp hem okumak kolay değildi.Bazen oturup kendi kendime düşündüğümde ALLAH’ım nedir bu üzerimdeki yük tamam hayatın verdiği bütün zorlukları kabul etmeliyidim bütün yükleri sırtlanmalıydım ama yoruluyorum bir bayanın üzerindeki yük bukadar çok olmamalı diyordum,cahillik işte keşke bayan olmasaydım diyordum.Okul bitti iş devam ediyor babam emekli olduktan sonra ailem  kendi yağıyla kavrulmaya başladı.Evlendim şimdi nasip olursa anne olcağım diyorumki ALLAH’ım negüzel bir duydu bana bayan olmayı nasip ettiğin için,bana anne olmayı nasip ettiğin için sana nekadar şükürler etsem azdır.Geçen gün kontrole gittiğimde Ultrasonda onun içimde kıpırdaması, küçücük ellerinin hareket ettiğini görmek varlığını hissetmek çok güzel bir duyguydu o halini görünce dayanamadım gözlerim doldu şimdi yazarken bile aynı duygular içindeyim.Esikiden  o bahsettiğim günlerimi düşündüğümde çocukluk aklı işte deyip gülüp geçiyorum.ALLAH(c.c.) başımızdan anne-babalarımızı eksik etmesin.Onları kaybedince değilde varlıklarında saymayı sevmeyi,onlara hep saygıyla sevgiyle yaklaşmayı,onları kırmamayı bizlere nasip etsin(Amin)

Bebeğin anne karnındaki günlüğü :))


Sevgili günlük; Artık buradan çıkacağım günleri iple çekiyorum.
Ama doktorun söylediğine göre daha çok da varmış…

1MAYIS’IN İKİ YÜZÜ!


 

Taksim, dün güvenlik önlemleri sebebi ile sakin günlerinden birini yaşadı. Şişli ve Beyoğlu’nda marjinal gruplar ile polis arasındaki çatışmada istenmeyen görüntüler oluştu. Anadolu ise 1 Mayıs’ı bayram havasında kutladı.

GÜL!