Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Arşiv ‘Müzik’


hayko cepkin-hangimiz masumuz

hangimiz masumuz
 
 
Kimbilir nerde kirlendi
Kimbilir nerde fişlendi
Gözün tam açık olsada
Hergün bir damlan pislendi

İnan senin için sözlerim
Dinlemek istersen bak beklerim
Önemsiz değil kimse hayatta
Bugünü yarını bil isterim

Gör hangimiz tam masumuz
İmkanı bile yok
Söyleme tertemiz olduğunu bana

sonra görüşelim-hayko cpkn

sonra görüşelim

 

Geçmez yaran, yok hiç rengin
Bitmis çaban, zor mu geldi?

Sen insansan ,o insansa, bende sansam ne olur ki?

Volkan gibi sert olsan patlasan içine
Rüzgar gibi savursan firlatsan da yere
Kabus gibi rüyaysan uyansan neyine
Topraktaki harcanan kurtsun hep gözümde

Bir ben anlar severim, gözlerinden öperim
Altindaki arabayi , sat sonra görüselim

kurban-yalaka

Yalaka

Oturur ağlar aklı karışınca
Adı da neydi dilimin ucunda
Bayılıyormuş dedikoduya
Hürmeti yokmuş ana babaya
Ayrılmaz hiç peşimden, neler çektim elinden
Söylediğine inanma, yalan düşmez dilinden
Ağam vay paşam vay bu derdi ben çekemem vay
Düşmüyor yakamdan ne çektim bu adamdan
Herşeyi var ama yine eli cebimde
Düşmedi yakamdan ulan her an peşimde
Her sözü yalan her anlattığı palavra
Herşeyi bilir bilidiği bir bok yok aslında
Yalaka yalaka sana bir çift sözüm var
Hiçbirşey kaçmaz benden arkamda gözüm var

pink floyd-a great..

A Great Day For Freedom

On the day the wall came down
They threw the locks onto the ground
And with glasses high we raised a cry for freedom had arrived

On the day the wall cane down
The ship of fools had finally run aground
Promises lit up the night like paper doves in flight

I dreamed you had left my side
No warmth, not even pride remained
And even though you needed me
It was clear that i could not do a thing for you

Now life devalues day by day
As friends and neighbours turn away
And theres a change that, even with regret, cannot be undone

Now frontiers shift like desert sands
While nations wash their bloodied hands
Of loyalty, of history, in shades of gray

I woke to the sound of drums
The music played, the morning sun streamed in
I turned and i looked at you
And all but the bitted residue slipped away…slipped away

 

________________________________________________

Özgürlük İçin Harika Bir Gün

Duvarın yıkıldığı gün
Attılar kilitleri yere
Ve bardaklarımızı kaldırarak, bir çığlık kopardık gelen özgürlük için

Duvarın yıkıldığı gün
Aptallar gemisi sonunda oturdu karaya
Vaatler aydınlattı geceyi, uçan kağıt güvercinler gibi

Yanımdan ayrıldığını düşledim
Hiçbir sıcaklık, gurur bile kalmadı
Ve ihtiyacın olduğu halde bana
Çok açıktı hiçbir şey yapmayacağım senin için

Şimdi yaşam değerini yitiriyor günden güne
Dostlar ve komşular çekip gittikçe
Ve bir değişim var, pişmanlık duyulsa bile, geri döndürülemez

Şimdi sınırlar yer değiştiriyorlar çöl kumları gibi
Uluslar yıkarlarken kanlanmış ellerin
Sadakat, tarih, tonlarında grinin

Davulların sesine uyandım
Müzik çaldı, sabah güneşi içeri aktı
Döndüm ve baktım sana
Ve artakalan acının dışında her şey kayıp gitti… kayıp gitti

duman-gecmis olsun

Geçmiş Olsun

Yoruldum, sıkıldım
peşinden koşa koşa
Ben anlamam güzelim,
sen anlat külahıma
Yasakmış, günahmış
konuşsun doya doya
Zorlama güzelim,
karışmam aranıza

Aranızdan çıkmadı bir adam
Yolunuza ermedi hiç kafam
Kaçamadım o da benim hatam
Geçmiş olsun şimdi her şey yalan

Daraldım usandım
Elinden kaça kaça
Ben anlamam güzelim
Uzak dur yakınıma

Zararmış ziyanmış
Konuşsun doya doya
Elde mi güzelim
Alıştım acısına

bai bai…! şarap

BAİ BAİ

Bıkmış olmalısın kaçan çoraplarımdan
Boyası akan kırmızı saçlarımdan
Korkmuş olmalısın,karamsarlığımdan
Şizofreni belirtisiymiş gibi
"Mor" sevdamdan..
Sarkmış olmalısın,hapsolduğun dünyadan
Kafa üstü düşmüş gibi söyleniyorsun durmadan..

Aşk ..Tıpkı insanlar gibi
Değişir sezdirmez kirlendigini..
Aşk…Tıpkı çocuklar gibi
Dağıtır herşeyi ve ağlar masum gibi..

Bai bai sevgilim, dedim ona
Bai bai bebeğim,
Dur artık ayaklarının ucunda

Bai bai sevgilim ,dedim ona
Bai bai güzelim,
Yaslan artık bir ağaç kabuğuna

Bai bai sevgilim ,dedim ona
Bai bai şekerim..
Sarıl şimdi yumuşak yastığına..

Bıkmış olmalıyım donuk bakışlarından
Gözlerine birikmiş öfkeyi saçan
Korkmuş olmalıyım,bunu aşk sanmaktan
Ruhuma her yeni gün bir çizik atmaktan
Dalmış olmalıyım ,son durağa kadar
Nasıl ıslatmışım yüreğimi onca zaman?!..

Aşk ..Tıpkı insanlar gibi
Değişir sezdirmez kirlendigini..
Aşk…Tıpkı çocuklar gibi
Dağıtır herşeyi ve ağlar masum gibi..

Bai bai sevgilim, dedim ona
Bai bai bebeğim,
Dur artık ayaklarının ucunda

Bai bai sevgilim ,dedim ona
Bai bai güzelim,
Yaslan artık bir ağaç kabuğuna

Bai bai sevgilim ,dedim ona
Bai bai şekerim..
Sarıl şimdi yumuşak yastığına..

Söz-Müzik: Görkem Ulaş

*(Tüm Hakları Saklıdır)

soul on fire-HİM

Soul On Fire

There’s a flame that leads our souls astray
No one’s safe from its tender touch of pain
And every day it’s looking for new slaves
To celebrate the beauty of the grave

We are like the living dead
Sacrificing all we have
For a frozen heart and a soul on fire
We are like the living dead
Craving for deliverance
With a frozen heart and a soul on fire

And again we’re falling for disgrace
And hate will shelter us from the rain
We are enslaved by the sacred heart of shame
And gently raped by the light of day

We are like the living dead
Sacrificing all we have
For a frozen heart and a soul on fire
We are like the living dead
Craving for deliverence
With a frozen heart and a soul on fire

Addicted to our divine despair
(?)
But you will follow us to death

We are like the living dead
Sacrificing all we have
For a frozen heart and a soul on fire
We are like the living dead
Craving for deliverence
With a frozen heart and a soul on fire

With a soul on
Soul on
Soul on
Fire

Soul on fire

 

 

______________________–

Ruhtaki Yangın

Doğru yoldan sapmış ruhlarımıza önderlik eden bir alev var
Yaranın duyarlı dokunuşlarından daha güvenlisi yok
Ve hargün yeni köleler için bakınıyor
Mezarın güzelliğini kutlamak için
Yaşayan ölüler gibiyiz sahip olduğu her şeyi kurban eden
Donuk bir kalp ve ruhtaki yangın için
Yaşayan ölüler gibiyiz
Kurtarılmak için can atıyoruz
Donuk bir kalp ve ruhtaki yangın için
Ve tekrar utandırmak için düşüyoruz
Ve nefret yağmurdan sığınağımız olacak
Utancın kutsal kalbiyle köleleşiriz
Ve yavaşça mahveder günün ışığını
Yasayan ölüler gibiyiz
Sahip olduğu her şeyi kurban eden
Donuk bir kalp ve ruhtaki yangın için
Yaşayan ölüler gibiyiz
Kurtarılmak için can atıyoruz
Donuk bir kalp ve ruhtaki yangın için
Alışılmış kutsallığımızdan umudu kestik
Taşıdığımız üzüntünün zehiri
Takip edilen ölümümüzü suçlatacak
Yasayan ölüler gibiyiz
Sahip olduğu her şeyi kurban eden
Donuk bir kalp ve ruhtaki yangın için
Yasayan ölüler gibiyiz
Kurtarılmak için can atıyoruz
Donuk bir kalp ve ruhtaki yangın için
Ruhtaki ile

Ruhtaki

Ruhtaki

Yangın

Ruhtaki yangın…

KURBAN

Kurban

 

Kurban, Türk Punk Rock grubu. 1995 yılında Outside adı ile kuruldu. Bu isim altında ingilizce şarkılar çaldılar. 1997 yılında grubun ismini Kurban olarak değiştirdiler ve aynı yıl, 1995 yılında katılıp başarı kazanamadıkları Roxy Müzik Yarışması’na katılarak 3.oldular 1999 yılında Metallica’nın Ali Sami Yen Stadı’nda verdikleri konserde alt grup olarak Metallica’dan önce çok başarılı bir konser verdiler.

1999 yılının Mart ayında ilk albümleri olan Kurban’ı piyasaya sürdüler. Ardından eski gitaristleri Umut Gökçen’in Amerika’ya göçmesi ile gitarist değiştirdiler ve son iki albümde yer alan Özgür Kankaynar ile yola devam kararı aldılar. Sert ve İnsanlar albümleri ile müzik hayatlarına kaldıkları yerden devam ettiler.

Son büyük canlı performanslarını ROCKISTANBUL 2005′te Megadeth’in alt grubu olarak yaptılar. Grup Haziran 2005 itibariyle, tüm yükün Deniz Yılmaz’ın üzerine binmesi ve son albümleri İnsanlar’ın bir ayda sadece 25.000 kopya satması sebebiyle dağıldığını açıkladı. Deniz Yılmaz Panik isimli gruba, davulcu Burak Gürpınar Athena’ya katıldı, grubun basçısı Kerem Tüzün ise Demir Demirkan’la sahne almaya başladı. Grubun bir akustik albüm projesi vardı, fakat dağılmaları sonucu bunu gerçekleştiremediler.

Kurban 31 Aralık 2006 tarihi itibariyle tekrar bir araya geldiklerini açıkladı. Tekrar birleşmelerinin ardından 26 Ocak 2007′de İstanbul’da ve 27 Ocak Ankara’da olmak üzere konser verdiler.

KEREM TÜZÜN (Bas Gitar)

14 Subat 1971′de Istanbul’da dogdu. Ilk - orta - lise’yi Özel Isik Lisesi’nde okudu. Müziğe ilkokulda TRT Istanbul Çocuk Korosu’nda basladi. Ortaokuldayken Belediye Konservatuvarı’nda 2 sene klarinet egitimi gördü. 1989′da bas çalmaya basladi. Lise sıralarında basketbol, hentbol ve buz hokeyi oynadi, sagı solu çok paralandığı ve bazen bas çalamaz hale geldiği için bunlardan vazgeçti. Mimar Sinan Üniversitesi Sanat Tarihi ve Arkeoloji Bölümünü bitirdikten sonra Istanbul Teknik Üniversitesi Mimarlik Tarihi Bölümünde Master yapti. Askere gitti. Askerden geldi. Istanbul Teknik Üniversitesi MIAM’da tonmaysterlik bölümünü bitirdi. Audiofact’in "Asithane" albümünü kaydetti, miksledi. "Homesapiens" proje CD’sinde kendi parçası ile yer aldı. 1996′dan beri CRR Konser Salonu’nda çalışmakta. Şimdiye kadar Ten On Richter, Nuh’un Gemisi, Toys, Contrast, Cockroach, Demir Demirkan Öztürk İlmaz ve Hücum Kedi? ile çaldı. Aslında Kurban’ın basçısıdır.

BURAK GÜRPINAR (Davul)

23 Mart 1975′te İstanbul’da doğdu. Marmara Ünıversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Endüstri Ürünleri Tasarımı bölümünden mezun oldu. Müziğe; 1989 yılında, en yakın arkadaşlarıyla kurduğu grupta apartmanlarının bodrum katında davul çalarak başladı. Lise yıllarında okullar arası düzenlenen müzik yarışmalarına katıldı, dereceler aldı, bir yandan da Virüs, Badluck, Blue Blues Band, The End gibi topluluklarla çalıştı. 1994′te "Not With My Sister" adlı gruba girdi ve alternatif müziğe yöneldi. Ardından Cockroach’la da çalışmaya başladı. 1995′te prova stüdyosu açtı ve ilk adı OUTSIDE olan KURBAN grubuyla; orada çalışmaya başladı. 1999′da the Climb’a katıldı.Bir yandan da içlerinde Kurban’ın iki albüm kapağı ve web sitesinin de olduğu pek çok grafik tasarım projeleri ile ilgilendi. 2002 yılında askere gitti, 2003′de döndükten hemen sonra Kurban’ın yeni albümünün kayıtlarına girdi ve 2001′de, barlarda cover çalmak üzere oluşturdukları Hücüm Kedi ile çalmaya devam etti…

DENİZ YILMAZ (Vokal, Gitar)

5 Şubat 1974′te İstanbul’da doğdu. Müzik eğitimine ortaokulda gitar ve davul dersleri alarak başladı. Aynı tarihlerde ilk grubu Indians’ı kurdu. Lise yıllarında gitarist ve solist olarak birçok yarışmaya katıldı. Daha sonra profesyonel olarak konserler vermeye başladı. Cockroach adlı grupla çalıştı ve bu gruptan Jan Peridar ile ilk prova stüdyosunu açtı. 1993′te Biltek Üniversitesinin işletme bölümünü kazandı ve burada bir müzik kulübü açtı. 1995′te kendi bestelerini çalan Outside adlı grupla çalıştı ve yarışmalara katıldı. 1997′de Outside Türkçe sözlü müziğe yöneldi ve grubun adı KURBAN olarak değişti. 1999 yılının Mart ayında KURBAN’ın ilk albümü piyasaya çıktı. 2001 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi, Müzik ve Sahne Sanatları Bölümü, Duysal Tasarım Programı, Müzik Teknolojisi dalını kazandı ve halen bu bölümde eğitim görmektedir. 2002 yılının ekim ayında KURBAN’ın "SERT" isimli albümünü kendi kurduğu Stüdyo Punch’ta kaydetti.

ÖZGÜR KANKAYNAR (Gitar)

2 Kasım 1975′de Sivas’ta doğdu. ‘92 yılında müziğe başladı ve kendi besterinden oluşan Protest projesinde yer aldı. Mayıs 2000′de Roxy Müzik Günlerinde MOD adlı grupla finale kaldı. Ağustos 2000′de KURBAN’a katıldı. Sibel Tüzün, Koray Candemir ve Aylin Aslım’la çalışmasının yanısıra pek çok sanatçının albüm kayıtlarında gitar çaldı. İstanbul bilgi üniversitesi Proffesional Music bölümünü bitirdi. 2003 yılında Kurban’la beraber ilk kayıt çalışması olan "Sert" de yer aldı…


Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.