Ön taraftan ses çıkmıyorrr :))
12.03.06, oğlumdaki gelişmeleri anlatmakla bitmez. Birincisi en büyük problemimiz sonunda bitti. Ekin artık kendi yatağında yatıyor. Öyle çok cebelleştikki, çok alışmıştı bizle yatmaya … Sonunda öğretmeni kreşte konuştu, biz de evde ısrarla bastırıp “yanımıza gelmeyeceksin” diyince olayı bitirdik. İkincisi, çok ince ve duyarlı bir çocuk herkesin gönlünü alıyor. Ben onun PAPATYA çiçeğiymişim. Bana öyle diyor:)) “Sen çok güzel bir annesin, benim papatya çiçeğimsin” diyen ve bu arada da saçlarımı okşayan bir oğluşla, evden ne kadar mutlu çıkılır düşünün. Anneannesinde kalırken, teyzesini sabahları işe giderken “bebeğim güle güle” diye uğurluyormuş tatlişkom. Ama bunun yanında bir o kadarda kırılgan ve hassas. İstemediği şey karşısında ağlamaya başlaması bizi deli ediyor. Hemen gözler kızarıyor, gözyaşları kapıda bekliyo sanki L bunu Dilek öğretmeni de söyledi hemen düzeltmemiz gereken bir konu. İstemediği şeyler ifade etmesi gerektiğini, ağladığında onu kimsenin anlamıycağını, kendini ifade etmesini öğrenmesi gerekiyor. Çok dışa dönük, herkesle iletişim kurabilen ve çok sevilen bir çocuğun bu şekilde davranması gerçekten ilginç. Tam bir araba hastası oldu. Herşeyiyle ilgileniyor arabaların; modeller ezbere biliniyor, benzin istasyonları v.s. onu en çok mutlu eden hediyede tabiiiki araba… şu anda evde kaç araba var hiçbir fikrim yok. Ve en son olarak şu günlerde Ayça ile aramız çok iyi. Ekin anneannesinde kaldıktan sonra, Ayça sabah “Ekin ben seni çooookkk özledim” diye bir sarılışı var. Öyle tatlılarki, Allah hepsine uzun ömürler versin. Acılarını bize göstermesin. AMİNNNN…
