Aşkın tarifi..?
15 Eylül 2007 Cumartesi Yorum yok »
Aşkın tarifi olur mu bilmem ?
Ben bu zamana kadar aşkın tarifini yapan çok kişi gördüm, ama hiç biri tatminkar bir açıklama değildi. Neredeyse hepsi ; sadece "bende aşk hakkında bir şeyler yaşadım, biliyorum" demek ve karşısındakine bunu kanıtlamak adına aşk hakkında bir çok cümle kurmaya çalıştı.
Biri bize aşkın ne olduğunu sorduğunda ilk önce "aşk tarif edilmez" deriz, fakat tarif etmeye çalışırız. Buda pisikolojik olsa gerek…
Tanıdığım, yaşça benden çok büyük olan ve okul çıkışlarında dükkanına giderek çayını içtiğim Murat bir gün bana "aşk aslında yoktur. Biz onu kendimiz üretiriz. Aşık olduğumuz kişiye aşık olduğumuz konusunda kendimize baskı yaparız" demişti. Ve bende yüzüne karşı içimden ‘Saçma’ demiştim.:) O duymadığı için devam etmişti sözlerine…
Kimilerimiz, aşk tarif edilmez yaşanır diye içinizden geçiriyor olabilirsiniz. Ama emin olun ki insan aşkı sadece içinde yaşar. Yani o içinden geçirdiğiniz aşk ve tutkusu sadece içinizde kaldığı müddetçe aşktır. Dışarıya çıktığında yani sahibini bulduğunda, sanki güneşe çıkarılmış kar gibi erimeye başlar. Sihiri yavaş, yavaş kaybolur sanki…
Hakikaten aşk acaba bir sihir mi ? Aşk sadece yaşamak istediğimiz, bilinç altımızın ihtiyacı olan bir duyguyu (sevgi yoğunluğunu vb.), yaşamamız mıdır ? Aslında o insana gerçekten aşık değiliz fakat bilinç altımızın o duyguyu yaşama isteği mi bizi o insana aşık olduğumuz kanısına varmamıza neden oluyor ?
Acaba bu yaşımıza kadar kaç kişiye aşık olabilirdik. Hiç hayatınızdan tanıştığınız bir insana aşık olmaktan korkarak ondan uzaklaştığınız ve buna bağlı olarak zaman sonra o kişiye aşık olma olasılığınızın azaldığını gördüğünüz oldumu. Hatta bu esnada başka biriyle tanışıp ona o başka birine aşık olduğunuz oldu mu ?
Ben şunu anladım ki, aşk hakikaten fazla kafa yormaya gelmiyor. Bakın cümleler bile birbirine giriyor :)