susmak ve öğrenmek ( sonuna kadar sabredin)
14 Mart 2008 Cuma | Kategori Edebiyat | Etiketler : hayat bu İhbar EtBir gün susmayı öğrendim. Öyle bir sustum ki belki sonsuza kadar susacaktım.Çünkü susmak benim küçücük dünyamda babamla kurduğum iletişimtarzıydı.
Babam akşamları eve yorgun dönerdi. Ben bütün gün evde sıkılır onun gelişini iple çekerdim.
Daha o kapıdan girer girmez boynuna atılır onunla oynamakisterdim.
Babam sarılır, öper sonra da, hadi odana git, derdi.
Yemek hazırlanınca annem çağırır bu defa masada bir araya gelirdik babamla.
Onlar annemle konuşurken ben araya girer, sesimi duyuramayınca da bağırırdım.
Babam sinirlenir, ‘Bütün gün insanlara kafa patlatmaktan bunaldım, birde sen kafamı ütüleme!’ derdi.
Annem de ‘Bütün gün zaten seninle uğraştım, bir çift laf da mıkonuşturtmayacaksın babanla?’
diye çıkışır, beni odama gönderirdi.
Çaresiz bir şekilde boynumu büker odama yani hapishaneme doğru yol alırdım.Babam arkamdan,
‘Bizim bir odamız bile yoktu, her şeye sahip, hâlâ ne istiyor anlamadım.’
diye bağırmaya devam ederdi.
‘Keşke benim de bir odam olmasaydı, keşke bizim de evimiz bir odalı olsaydı da
hep birlikte otursaydık derdim içimden;
ama yüksek sesle söylemeye cesaret edemezdim.
Yemekten sonra babam kanepeye uzanır, eline kumandayı alır,
televizyon seyrederdi. Beni yanına çağırır biraz severdi
Onun izleyeceği önemli birşey varsa beni adeta yerimden bile kıpırdatmazdı.
Azıcık hareket edip koşup oynamaya çalışsam oda hapsim yeniden başlardı.
Bir gün anladım ki susunca babamla daha iyi anlaşıyoruz.
Bu defa susarak yapabileceğim oyunlar geliştirmeye başladım.
Önce resim yaparak başladım işe. Babam çizdiğim resimleri çok beğeniyor;
‘Bak, böyle uslu uslu oyna işte.’ diyordu.
Babam bazen göz ucuyla bakıyor, resimle ilgili bir şey sorsam afallıyordu.
Ama bana kızarak beni artık odama göndermiyordu.
‘Son günlerde ne de akıllandı’ diye komşulara anlatıyordu annem halimi.
Resimlerim arttıkça ortalık dağılmaya başladı.
Annem ‘Odanı topla!’diye odama kapattığında işe nereden başlayacağımı bilemiyordum.
Ben bunlarla uğraşırken zaman geçiyor; ama odamı toparlamayı beceremiyordum.
Annem odama gelip ‘Bak sana resim yapmayı yasaklayacağım.’ dedi bir gün.
Susuyor olmamı usluluk olarak değerlendiren ailem
resim yapmayı da elimden alırsa ben ne yapacaktım?
Bu düşüncelerle bir aile tablosu yaptım.
Babam eve gelince uygun zamanı kolladım. Her zamanki gibi yemekler yendi, odaya geçildi.
Babam oturur oturmaz çizdiğim resmi getirdim.
Babam baktı. Hım, dedi ‘Çok güzel olmuş.
Bu adam benim herhalde.’ dedi.Ben ‘Hayır o adam değil, bu çocuk sensin.’dedim.
O ‘Hayır, bu adam benim, bu çocuk sensin,
bu küçük kız da arkadaşın.’dedi. Ben yine ‘Hayır, o büyük adam benim, bu küçük adam sensin,
bu küçük kız da annem.’ dedim.Babam benimle uğraşmaktan vazgeçip: ‘Peki neden bizi küçük çizdin?’ dedi.
Heyecanla başladım anlatmaya.
Ben büyüyüp adam olacağım. İş bulup çalışacağım.
Siz yaşlanıp küçüleceksiniz.
Beliniz bükülecek, komşumuz Ahmet amca ile Ayşe teyze gibi küçücük kalacaksınız.
Ben işten geldiğimde yorgun olacağım.
Siz benimle konuşmaya çalıştığınızda işyerinde kafam şişmişolacağından sizi duymayacağım bile.
Siz benimle bir şeyler paylaşmak istediğinizde‘Hadi odanıza çekilin de kafa dinleyeyim.’ diyeceğim.
Ve bir de bağıracağım ‘Her şeylerini alıyorum. Sıcacık odaları da var,
daha ne istiyorlar’ diye.Annemle babamın gözleri fal taşı gibi açılmıştı.
Duyduklarına inanamıyorlardı.
Bana sarılıp beni öyle içten bir okşayışları vardı kisonsuza kadar konuşsam hiç bıkmadan dinleyecekler gibiydi Farkında’ Olmalı İnsan…Kendisinin, Hayatın Olayların, Gidişatın
Farkında Olmalı
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi
Geçti
Yarın Meçhuldür,
O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,
O Da Bugündür

14 Mart, 2008 Cuma
Farkında Olmalı
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi
Geçti
Yarın Meçhuldür,
O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,
O Da Bugündür
14 Mart, 2008 Cuma
gercekten müthişşşşş
14 Mart, 2008 Cuma
dilberim çok hoş bir yazı… yüreğine sağlık tatlısı..
14 Mart, 2008 Cuma
arkadaşlar belirtmeyi unuttum biyarden alıntıdır bu
ama küçücük bir çocuk nasılda ders veriyor değilmi………
15 Mart, 2008 Cumartesi
gerçekten güzel. önemli olan annelerin babaların bu küçük hikayeden ders alabilmesi.
15 Mart, 2008 Cumartesi
dilberimmm balım nerdesin???
15 Mart, 2008 Cumartesi
merhaba blogun kainatın dilberi…….. ogünde sen orda olacakmısın
herşey gönlünce olsun arkadaşım dilerim yüreğinden sevgi yüüznden gülücük hiç eksik olmaz eminim herşeye değersin kal sağlıcakla
15 Mart, 2008 Cumartesi
CANIM BEN CIKIORUM KUSRABAKMA CANIM YA…YORUMLARINIDA SILDIM.. AMA NAPAYIM YA NERDEYSE TUM YAZILARI SILIYODUM ALLA ALLA …NEYSE SINIRLENMIYCEM HAYIRLISI.. SENI EN KOCAMANINDAN OPUORUM KİB AEO BAL PETEĞİM BENİM:))))
15 Mart, 2008 Cumartesi
yorumlarına bayılıyorum bu ne güzel sohbet candan samimi sözler birbirinize….. allah bozmasın aslında ben kim romantizm kim sizin yazılarınızın yorumları hep romantizm kokuyor allah bozmasın arkadaşım herşey gönlünüzce olsun kalın sağlıcakla
16 Mart, 2008 Pazar
susmakta bir haykırış değilmidir .güzel bir anlatım eline sağlık
17 Mart, 2008 Pazartesi
Tek kelimeyle muhtesemmm.ibretlik bir yazı gerçekten eline sağlık.bugünün kıymetini bilelim geçmiş geçmişte kalmışıtr.yaşadığımız her anın tadını çıkarmaya mutlu olmaya bakın.bu yazının bir yerden alıntı olması önemli değil dilberim,önemli olan bunu bizimle paylaşmış olman çok sağol emi.KİB.