23 Temmuz 2008 Çarşamba | Kategori Aşk
Sıcak bir yaz akşamı evlerde durulmuyor. Biraz hava almak için bizim sahildeki meydana iniyoruz
Bizim gelin 16 aylık oğlu ve ben .Önce biraz gezinti yapıyoruz deniz kenarında
sonra tabiki çocuk parkında bizim miniği salıncakda sallıyoruz.
Bu velet ufaklık salıncakda dururmu baloncu amcayı keşfediyor renk renk balonlara deli gibi koşarak
hadi bakalım derken,
Aman allahım ne göreyim bolancunun yanındaki bankda eski sevgilim ve eşi oturuyo
Bizim geline çaktırma sakın diyorum ufaklık benim kucağımda hemen gidip balon beğenmeye
bizim velet herkese anne der bana da tabi
o sıra sevdiğim adamın kadını geliyor yanımıza elim ayağım titriyor
"amanda ne tatlı, bu yaramaz sizinmi diyor " evet benim" diyebiliyorum sadece
kocasına dönüp " aşkım ya bizimki de böyle şekermi olacak? "demezmi karnını tutarak
meğer 4.5 aylık hamileymiş kız olursa adını nazlı koyacaklarmış..
"emin ol sizin bebiş dünyanın en güzeli olacak " diye bir cümle dökülüyor dilimden
çünkü annesi çok güzel….hele babası varya muhteşem bir insan
o bay muhteşem o anda telefununu kurcalama numarasında bakamıyor yüzümüze
Bir zamanlar deli gibi sevdiğim, zor ayrıldığım adam yuva kurmuş ve bir melek katılıyor dünyasına
ne düşünebilirsiniz ki : benim hayallerimi bir başkası yaşıyor………
Bizim miniğe kırmızı bir balon alıp ayrılıyoruz , benim ise mavi düşdeki balonlarım sönüyor
Bankda oturanlar geride kalıyor ellerindeki dondurmayı neşe içinde yerken.
Yinede çok mutluyum sevdiğim adam seviliyor ve en kutsal duyguyu yaşayacak beş ay sonra
Dilerim yuvasında en büyük mutlulukları yaşar.
22 Temmuz 2008 Salı | Kategori Aşk
Seni her düşündüğümde
Bir ressam en şahane tablosunu boyuyor,
Yada bir şair geliyor aklıma sevda şiirleri ezberlenen.
Bazen sezen en müthiş bestesini bitirmiş oluyor.
Nasıl bir şeysin ki mühteşemliğe sahipsin…
Ne zaman seni düşünsem
Bir umudun sevinci içimde hayat buluyor
Kapıyorum gözlerimi,
Çiçekli bahçelerin kapıları açılıyor
Zümrütten taşların üstüne basıyorum
Amber kokuları etrafı sarıyor
Tüm renklerim anlam buluyor
Sen nesinki ?
Tüm güzellikleri hak ettiriyorsun
Her düşlediğimde
Bu can bedenime sığmıyor
Uzaklar yakınlaşıyor
Ayaz gecelerin matemi kalmıyor
Bu ne olaki?
Varolan dertleri sildiriyorsun
Belki komik belki de saçma
Sevgini benliğimde yaşatırken;
Evrene sahip olduğumu hissediyorum
Ciddiyetimi erteleme kaynağımsın
Belki garip belkide tuhaf
Adını duyduğum her yer cennet oluyor
*****CİVANIM*****

21 Temmuz 2008 Pazartesi | Kategori Aşk
Gelki;
Alnından öpeceğim var
Yüzüne yüzümü sürem,
Gözlerine gözlerimin izini bırakam.
Gelki;
Dilimin diyecekleri var
Sesine sen katam, canına can…
Gönüldeki sırları tek tek çözem
Bağrımın kafesinde hasretin pek yaman
Esrarının, gizini geride bırak
Tarihler yazsın yeni bir destan
Benki;
Aşk çılgını
Kalbine neşe bağışlayacağım
Sabır bitmeye hazır beklemekde
İnadı bırakalım hazan bahçelerinde
Ömrün oldukça yar ol bana
Her emelime, hevesime derman ol
Sana aşık biçare seni beklemekde..
21 Temmuz 2008 Pazartesi | Kategori Aşk
ADINI DUYDUĞUM HER YER CENNET
Unutmadığını biliyorum
Söz vermişdik en masum yaşanacak aşk üstüne
Her gece ben diye hayalime sarıldığın yalanmı?
Dilindeki şarkılar bile hep aynı
Beni takip ettiğini farkediyorum
Peşimde tanıdık bir gölge izliyor
Olcak işmi !!!!
Ayrı dünyalarda
Mutlu numaraları yapıyoruz
Rol bu yakışmıyor ikimizede
Hala senli rüyalara yatıyorum
Şarkılarımız ile uyanıyorum
Melisa kokularına dokunamıyorum
ADINI DUYDUĞUM HERYER CENNET
Kırmızı-siyah giysiler cehennem
Özledin beni yalanmı?
O gün beri ne sen sensin nede ben bendeyim
Bedenlerimiz bile bizim değil
Ruhum emanet dolanmakda
Unutmadın biliyorum çünkü
Ben bir an olsun unutmadım
http://video.eksenim.mynet.com/gecera/MUSTAFA_CECELI_UNUTAMAM/82376/#
19 Temmuz 2008 Cumartesi | Kategori Edebiyat
Kadınlar ağaçtaki elma gibidir.
En tatlıları en üst dallarda bulunur.
Erkeklerin çoğu düşüp incinmekten korktukları için
üst dallara uzanmak istemezler.
Onun yerine yere düşmüş incinmişleri toplarlar
çünkü onları elde etmek daha kolaydır.
Yukarıdaki elmalar ise kendilerinde ararlar suçu ve Sorarlar;
nerede hata yapıyorum diye.
Aslında gerçekten hatasız ve muhteşemdirler.
Sadece doğru erkeğin ortaya çıkıp cesaretini ve yüreğini toplayıp
üst dallara ulaşmasıdır bütün olay.
Lütfen bu gerçeği iyi elma olan bütün kadınlarla -dalından toplanmış olsalar bile- paylaşın
Erkekler ise …
erkekler ise iyi birer şarap gibidir.
Koruk olarak başlarlar ,mayhoş ve tatsız
Kadınlar tarafından canları çıkıncaya kadar çiğnendikden sonra
ancak bir yemeğin yanında gidecek kadar tatlanırlar 
( ALINTI DEĞİL ÇALINTIDIR :))
18 Temmuz 2008 Cuma | Kategori Aşk
Her dost bir kanattır ve dost dediğin yüreğini kanatmayandır
Arkadaş başka dost ise bambaşkadır…
Arkadaşınıda özlersin de;
Dostun yanında olmadığı zaman kanatların kırılır eksik kalırsın.
O bilir senin eşref saatini ,nazını niyazını çeker usanmadan.
Ama arkadaşının bir işini görme elin kolun uzanamayacak olsunda sitemi seyret;
derki: "40 yılda bir işimiz oldu yapmadın"
Bir afra tafra küser gider. Unutur önceden içilen kahvenin hatırını.
Oysa bilmezki isteği 41. olmuşdur. Prensibin vardır umrunda değil
Bazen dersin "Ey malım senin vereyimdemi kötü olayım vermeyimdemi?"
Ah o can dostun başkadır "ben bunu alıp gidiyom "der sormaz bile
çünkü seni bilir, çok iyi tanır huyunu suyunu; neyi heba edip kime feda edeceğini.
İnce hesap yoktur ince davranış vardır karşılıklı.
Kimi zaman derdin vardır dost dinler , yaralarını sarar, elini tutup güç verir.
Arkadaşa anlatığında ise "salla gitsin " Farkında bile değildir neyi boşverdiğini…
işte böyledir arkadaş başka dost bambaşkadır
Hele can dostlar varki ne dil yeter anlatmaya ne kelime…
( ayrıca bu dostluk yazım romantik dostuma armağan olsun candan dosttur kendileri )
18 Temmuz 2008 Cuma | Kategori Aşk
bitanem şehrimize geldinmi
geceyarısı serinliğe ulaşınca rüyalara daldınmı
bak sabah oldu gayrı uyandınmı
uyandığında beni düşündünmü
düşündüysen gülümsedinmi
gülücüklerinle güneşi kıskandırdınmı
yastığının üstüne öpücükler bırakmışdım gördünmü
bir aşk bizi bekliyor farkettinmi
hadi bir selam gönder ;
ışıkla dolsun kalbimin içi
aydınlansın dünyam
adı CİVANIM
sen benim her iki cihanda istediğim
gönlüme sevgisini ektiğim
GÜNAYDIN KARA ZEYTİNİM
17 Temmuz 2008 Perşembe | Kategori Aşk
karambole sevgiler yaşarız kimi zaman
ya yüreğini sever, bilmeyiz kaşı gözü nasıl
yada boyuna posuna vuruluruz, karakterini umursamadan
bazende neşesine ,gülüşüne tutuluruz
dünyamızın merkezine koyarız
demem o ki : bir şekilde zamanla tanır kimdir ,nasıldır biliriz
öyle bir sevdiğim varki
hepsi bir arada toplanmış
herşeyden önce ruhuna hayranım
taşıdığı asalete, kişiliğinde biriktirdiği olgunluğa,
yürekli oluşuna,
sevgisiyle bağlamasına
bir çocuk edasıyla masumca neşesine
yaşama sıkıca sarılışına
ah tabiki zetin gözlerine
kalbime dokunduğu anda itibaren anladım beklediğim kişi olduğunu
ee şimdiye gelcek olursak karambole değiliz
o benim kara zeytinim
16 Temmuz 2008 Çarşamba | Kategori Aşk
bir kız geldi bizim mahalleye hele rumuzunun bir açılımını yapalım bakalım
D eli kız demiş kendine
E h bizde deliden çılgından ne çok var
L ale koyalım senin adını
İ sterim ki lalelerki kadar değerli ol
K irazın kırmızısından mesela
I şık verelim birde yapraklarına
Z aten izmirli kendileri üstelik hemşerim
LALEM , DELİKIZ, GÜZEL KIZ
HOŞGELDİN ARAMIZA
HOŞLUKLAR GETİRRDİN
UMARIM BOL NEŞELİ SOHBETLERİMİZ
TATLI ŞEKER MUHABBETLERİMİZ OLSUN BİRARADA
16 Temmuz 2008 Çarşamba | Kategori Aşk
Temel, Fadime’nin kedisinden nefret etmektedir.
Birgün kararını verir ve
> Fadime evde yokken kediyi yakalayıp, arabasına koyar.
>
> 1-2 kilometre kadar ileride, bir köprünün yanına bırakıp evine döner.
Kapıyı açıp eve döndüğünde bir de bakar ki, kedi sepetinde oturuyor.
Ertesi gün,
Fadime’nin evden çıkmasını bekleyip, kediyi yine arabaya atar.
Bu kez 5-6
> kilometre ötedeki bir kasabada, bir çöp konteynerinin içine bırakır.
Eve döner, kapıyı açar, kedi yine baş köşeye kurulmuş,
Temel’e kötü kötü
bakıyor…
Ertesi gün işi iyice inada bindirir, kediyi yakaldığı gibi 10-15 kilometre
direksiyon sallar, bulduğu her tali yola girer, kedi yönünü kaybetsin diye
> çeşitli şaşırtmaca yollara girer, daireler izer.
>
> Sonunda yaptığı işten iyice emin olunca, arabayı durdurur ve kediyi bırakır.
> Arabasına atlayıp, evinin yolunu tutar.
>
> Saatler sonra Temel evine, Fadime’ye telefon açar;
>
> - Uy Fadime, kedi yaninda mi?
> - Evde, niye soriysun da?
> - O inatçıyı telefona ver hemen.
> - Kayboldum; yolu tarif etsin.
bu bizim sibelle sertan böyle inatçı kediler gibiler ya hanii
anladınız siz onu:-))))