cinlerim tepemde ne yapmalıyımm?? (veda)

18 Temmuz 2008 Cuma | Kategori : Aşk 21 Yorum

HAYAL MAHSULLERİ OFİSİ

    Dilim döndüğünce, yüreğimce mart ayından beridir yazıyorum..veda faslını sevmesemde yazmak istedim birkaç satır birşeyler..

    bir çok insan tanıdım burda. çok sevdiklerim de oldu nefret ettiklerim de.. ama sıkıldım yapmacık insanlardan.. bıkıttırdılar da diyebilirm.. burası sanal farkındayım gerçekte de tahammül edemiyorum yapmacık insanlara burda hiç tahmül edemeyeceğim.. çok kolay yalan söylenebiliyor hemde masumiyet giydirilerek yalanın üstüne.. belki de en iğrenci de bu olsa gerek…

    çok sinirliym, tahamülsüzüm.. kafa izni yapacağım.. yazmayı düşünmüyorum.. ama yazan arkadaşlarıma destek vereceim yazmadığım süre zarfında.. benim için önemli bir kaç arkadaşımın ismini zikretmeden veda yapmak istemiyorum;

 

tufan abi

yatağanlı

patikli güvercin (pat.pati)

gülendam

SUZEM

feminist

bir yudum sevgi

 

    bağlantım her daim olacak yorumlarımla yanınızda olmaya çalışacağım.. hepiniz ayrı ayrı çok değerlisiniz.. sevgilerimle…

 

not: sevdam seni eklemiyorum sen zaten emekli ettin kendini şimdilik eheheh

 

 

 

gerçek bir hikaye komik:)))

17 Temmuz 2008 Perşembe | Kategori : Mizah 17 Yorum
    özel bi fabrikada muhasebe şefi olarak çalışıyorum.bloğunu okuyodum  bugün:) çok güldüm çokkkk.ben gülerken içeri orta yaşlı şık giyimli bi bey girdi.
-afedersiniz hanfendi aşağı kapı kapalıymış x beye ulaşamıyorum.yardımcı olurmusunuz dedi
 
-tabi beyfendi kim dielim
 
-telli torna efendim
 
bu arada gülüyorum ama hala:) tlf açtım x bey nerdesiniz
- fabrikaya girdim hayırdır??
-telli turna sizi bekliyo
!!!!?????? anlamadım
 
bu arada hala gülüyorum:))farkında değilim yani
- telli turna sizi bekliyo benim odamdayız dedim :))))
 

adam anında damladı benim odaya hoşgeldiniz telli turna demezmii:)))))

 

 

not: arakadaşım sen beni güldürdün Allah da seni güldürsün koptum hahahah

Yaşanmış Trajik - Komedi Olaylar

17 Temmuz 2008 Perşembe | Kategori : Mizah 4 Yorum

    Kalp ameliyatı oldum. 4 ay rapor aldım ve bu 4 ayın sonunda rapor paramı almak için Fatih SSK’ya gittim. Klasik bir şekilde eksik evrakları parti parti söyledikleri için 3 gün uğraştım ve büyük gün geldi. Param hesaplanıyor. Bankodayım, sorular geldi :

- Hastanede yattın mı ?

- Herhalde abi, dedim, henüz evlerde kalp ameliyatı yapamıyorlarmış.

    Hiç yorum yapmadı ve 2. soruya geçti :

- Çıktın mı peki?

    Ve ben dumur…

- Hayır, hala akşamları işten sonra yatmaya hastaneye gidiyorum.

    Ve kafamı duvarlara vurduracak soru geldi. Espri bile anlamaktan aciz bu adam sordu :

- İstanbul’da kimsen yok mu yahu. Niye hastanede kalıyorsun ki hala?

 

 

ahahahhahha

tikky turkchesi ???

17 Temmuz 2008 Perşembe | Kategori : Edebiyat 15 Yorum

    ne kadar dilimize girdi uyduruk, kesik, lüzumsuz vurgularla uzaltılan kelimeler ya da kelimecikler demeliyim..sempatik mi geliyor ya da ingilzce türkçe karışımı yeni bir lisan mı türetilmeye çalışılıyor anlam veremedim, anlayamadım..konuşma hayatımıza bu denli girmiş olmaları bir yana edebiyatla uğraşan amatörlerin bunları metinlerde kullanmaları daha sinir bozucu..örnek veriyorum;

 

          seni hep beklicem narçiçekim

                                                                                     gelmicem demene rağmen

        sensizliğe inat, seni yaşıcam

                                                                                    gelmiceğini bilsem de

      her nefes yine sen olucam..

   

    Gerçekten sinir bozucu.konuşmayı anlıyorum da bir nebze olsa, neden bu iğrenç, dallanıp budaklandırılan öz türkçeden sapmış kelimeleri edebiyata sokmak istiyorlar hiç anlamıyorum..Bir takıntımı paylaşmak istedim dilim döndüğünce.. Türkçemizi seviyorum ve elimden geldiğince düzgün kullanmaya gayret ediyorum.. " Bir ulusu ulus yapan lisanıdır " sözünden yola çıkarak herkesin de özen göstermesini temenni ediyorum..

 

yaz yagmuru

kerpe- bir doğa harikası..

17 Temmuz 2008 Perşembe | Kategori : Doğa 4 Yorum

kerpe

 

kerpe

kerpe

kerpe

ÖYLE BİR İLŞKİYE TUTULURSUNUZ Kİ….

16 Temmuz 2008 Çarşamba | Kategori : Aşk 9 Yorum

44

Öyle bir ilişkiye tutulursunuz ki ne sevebilir ne terk edebilirsiniz.
Kör kütük bağlanmışınızdır aslında.
En güzel yıllarınızın, acı tatlı hatıralarınızın ortağıdır.
İç çekişmelerinizin nedeni, yazılarınızın ilhamı, sohbetlerinizin konusudur.
Göz yaşlarınız da, bilinçaltınızda, kahkahanızdadır.
Korkunca saklandığınız bir sığınak, coşunca öptüğünüz bir bayrak…
Sevdanız riyasız, çıkarsız, karşılıksızdır.
Sınırsız ve nihayetsizdir.
Ölmek var dönmek yoktur. Gün gelir anlarsınız, içten içe bir şeylerin kanadığını.
Tutkulu sevdaların gizli hançeri başlar parıldamaya…
Orasından burasından eleştirmeye koyulursunuz,
Şöyle görünse, öyle demese, değişse biraz ya da eskisi gibi olsa…
Başkalarını örnek göstermeye,
"bak onlar nasıl yaşıyor" demeye başlarsınız.
Hem birlikte yaşayıp, hem özgür olmanın yollarını ararsınız.
Aşkınızın gözü kör değildir artık.
Yanlışını görür düzeltmek istersiniz.
"Eskiden böyle miydi ya…."
diye başlayan sohbetlerde açılır eleştirinin kapısı.
Açıldıkça bastırılmış itirazlar yükselir bilinçaltınızdan.
Böyle sürmeyeceğini bilirsiniz, değişsin istersiniz.
O, sevgisizliğe yorar bunu… ihanete sayar…
Tutkulu ilişkilerde ihanetin bedeli ölümdür.
"Ya sev böyle ya da terk et" diye gürler.
Bir zamanlar bir gülücüğüyle, alacakaranlığı ısıtan o rüya,
Bir kabusa dönüşür birden…
Kapatır gönlünün kapılarını, yasaklar kendini size…
Hoyrattır bakmaz yüzünüze, zehir akar dilinden, konuşturmaz.
Suçlar, yargılar, mahkum eder.
mühürler dudaklarınızı. siler sizi defterden…
"iyiliğin içindi hepsi, seni sevdiğim için…"
dersiniz dinletemezsiniz.
Ayrılırsanız yaşayamayacağınızı bilirsiniz ama böyle de sevemezsiniz.
İhanetten kırılmıştır kaleminiz, severek terk edersiniz….
"Madem öyle"nin çağı başlar ondan sonra.
Madem ki siz böylesine tutkun iken O hep başkalarını seçmiştir,
Madem ki kıymetinizi bilmemiştir, o halde günah sizden gitmiştir.
Lanet ederek bu karşılıksız aşka, çekip gitmeleri denersiniz.
Aşkın göçmenlik çağı başlar böylece….
Daha özgür olacağınız limanlara demirlersiniz bir süre.
Ne var ki unutamaz, uzaktan uzağa izlersiniz olup biteni…
Ansızın kulağınıza çalınan bir şarkı ya da kapı aralığından,
Süzülüp gelen bir korku hatırlatır onu yeniden.
Yaban ellerde, başka kollarda ondan bahseder, ağlarsınız.
Kokusunu özlersiniz, türküsünü söylemeyi, şarkısını dinlemeyi,
Yemeğini yemeyi, elinden bir kadeh şarap içmeyi…
Karşı nehrin kenarından hasret şiirleri haykırırsınız…
Sular kulağına fısıldasın diye..
Dönüp, "seni hala seviyorum" diye bağırmak gelir içinizden….Dönemezsiniz.
Görmedikçe bağlanır, uzaklaştıkça yakınlaşırsınız.
Anlarsınız ki bir çaresiz aşktır bu.
Ne onunla olur, ne onsuz…
Hem kollarında ölmek, kucağına gömülmek arzusu,
Hem "ne olacak sonunda" kuşkusu.
Böyle sevemezsiniz,
Terk de edemezsiniz.
Sürünür gidersiniz!…

CAN DÜNDAR

ÖZÜR DİLERİM

16 Temmuz 2008 Çarşamba | Kategori : Şiir 3 Yorum

Her şey çok hızlı değişirken
Naylon hayallerin satıldığı dünyada.
Bir ben ayak uyduramadım
Yanlışlıklara,
Özür dilerim.

Amacım her şeyi öğretmekti size,
Bunun için hazırlandım gece gündüz.
Televizyonlar benden önce girmiş dünyanıza,
Tuşlara basan parmaklar, unutmuş kalem tutmasını;
Eksik harflerle mesaj atarken geleceğinize
Kitapların mesajını öğretemedim,
Özür dilerim.

Yabancı parçaları, yabancı şarkıcıları
Yabancı markaları,
Yabancı olan her şeyi tanıdınız.
Yabancılaştınız kendi kültürünüzden
Ben size yetemedim,
Özür dilerim.

Yarışamazken dünya medeniyetiyle
Sınıfta, okulda, dershanede
Yarışınız vardı birbirinizle.
Yarıştıramazken sizi,
Saygıda, anlayışta, bilgide
Şans toplarıyla yarıştınız.
Engelleyemedim,
Özür dilerim,
Elementleri saydınız,
Rakamları saydınız, formülleri saydınız,
Dağları, ovaları, ırmakları,
Cümlenin öğlelerini saydınız,
Ama insanları saymasını öğretemedim size
Özür dilerim.

 

(İDRİS ÖZLER)

ömer hayyam dan

16 Temmuz 2008 Çarşamba | Kategori : Aşk 23 Yorum

Dünya üç beş bilgisizin elinde;
Onlarca bilgi güya kendilerinde.
Üzülme; eşek eşeği beğenir:
hayırlar vardır sana kötü demelerinde.

 

BİR YÜREK Kİ YANMAZ YÜREK DENİR Mİ ONA
SEVMEK HARAM,YÜREĞİNDE ATEŞ OLMAYANA
BİR GÜNÜ SEVGİSİZ GEÇİRDİNSE YAZIK
EN BOŞ GEÇEN GÜNÜN O GÜNDÜR,İNAN BANA!

 

geçmiş olan dünden hiç yad etme
yarın da gelmemişken feryad etme
düşünme geleceği de geçmişi de
şimdi şen ol da yaşamı berbad etme

foto :))

16 Temmuz 2008 Çarşamba | Kategori : Aşk 33 Yorum

44

bayram olsun

16 Temmuz 2008 Çarşamba | Kategori : Edebiyat 2 Yorum


    Nefes almak bayramdır mesela; günün birinde soluksuz kalınca anlar insan…

    Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir; sevmeninkini yalnızlık…

    Bayramdır, elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedeni kaybetmemek, kurda kuşa yem olmayıp "Çok şükür bugünü de gördük" diyebilmek…

    Sevdiklerinle geçen her gün bayramdır.

    Küsken barışmak, ayrıyken kavuşmak, suskunken konuşmak bayramdır.

  

  * * *


    Evde yalnızlığı noktalayan insan nefesi, akşam kapıda karşılayan yavuklu busesi, sevdalı bir elin tende gezmesi, nice adağın ardından çınlayan çocuk sesi bayramdır.

    Sonrasında gelen ilk diş bayramdır, ilk söz bayram, ilk adım, ilk yazı, ilk karne bayram…

    Güne gülümseyerek başlamak bayramdır.

    "İyi ki yanımdasın" bayram, "Her şeyi sana borçluyum" bayram, "Hiç pişman değilim" bayram…

* * *

      Evlatların mürüvvetini görebilmek, eve dolu bir torbayla gidebilmek, konu komşuyla yarenlik edebilmek, akşamları eskimeyen bir keyifle çay demleyebilmek bayramdır.

    Zamanı donduran eski fotoğraflara nedametsiz bakabilmek, altı çizilmiş eski kitapları aynı inançla okuyabilmek, yol arkadaşlarının yüzüne utanmadan bakabilmek bayramdır.

    Alnı açık yaşlanmak bayramdır; ulu bir çınar gibi ayakta ölebilmek bayram…

* * *


   
       Bunların kadrini bilirseniz, kıymet bilmeyi öğrenirseniz her gününüz bayram olur.
Meraklanmayın, öyledir diye size deli demezler.

    Deseler de böyle delilik, bayram artığı günlerdeki nankör akıllılıktan evladır.
Her gününüz bayram olsun!

Can Dündar