yorumsuz

ege bir yunan gölü deeldir,
ege bir turk gölü de deeldir,
binaenaleyh ege bir göl deeldir.
(Süleyman Demirel)
-yedi yedi daha ne edeerr? ?
kalabalik: - ondöört
- haayyiiirr. . . yedi yedi daha ne edeeer?
kalabalik: ? ? kirkdokuuzz
- haayiiirr. . bugün günlerden neee?
kalabalik: cumartesiiii
- haayiiirr. . bugün ayin kaçiii? ?
kalabalik: yedisiii
- aylardan neee?
kalabalik: temmuuuuzz
- yedi yedi daha ne edeerr?
kalabalik: ? ? ?
(tansu çiller, bir 7 temmuz günü yalovalilar’a 77. il olduklari müjdesini vermeye çalisiyo… )
"turkiye’de petrol vardi da, tankerlerin hortumuna agzimizi dayayarak biz mi ictik?"
(Süleyman Demirel)
"bir koyup uc alacagiz"
(t. ozal - turkiye’nin korfez savasi’na katilmasi babinda)
"- erken secim olmasaydi 2084′ e kadar iktidar’ da kalacaktik."
(ecevit)
"saadet partisi bir fabrikadir. müslüman’i aliiiir suurlu müslüman yapar. nasil suurlu müslüman yapiyor?aliyor müslüman’i basina üç tane çivi çakiyor. bir tanesi cihat çivisi, ikincisi haftalik toplanti çivisi, üçüncüsü de milli gazete çivisi. bir insanin basina cihat çivisi, haftalik toplanti çivisi, milli gazete çivisi çakilmissa bu insan artik suurlu müslüman olmustur. . . "
(Necmettin Erbakan)
sevgili samsunlular, mubarek ramazan bayraminizi (kurban bayramidir ve arkadan bir gorevli "kurban bayrami efem" diye uyarir)…. mubarek ramazan bayraminizi olmasa daaaaaaa en az onun kadar mubarek kurban bayraminizi kutlariiiiiiiimmm.
(tabi ki Tansu Çiller)
gazeteci: efendim sehit analari da asker analari da agliyor, teror konusunda ne yapacaksiniz (gibi bir soruydu)
mehmet golhan: benim oglum da amerika’da, benim karim da agliyor. . . sabretsinler!
(zamanin milli savunma bakani Mehmet Golhan)
60′li yillarda kibris meselesinden oturu ingiltere’yle aramiz iyi degilken ve ingiliz disisleri bakani’na kamuoyu acayip gicik olmakta iken ingiltere ziyareti donusunde gazetecilerle suleyman demirel arasinda gecen diyalog:
- efendim neden ingiliz disisleri bakani’nin elini siktiniz?
- neresini sikacaktik gardesim
çalkantılı bir döneme girdik. zamlar dört bir yandan hayatımızı çevreledi. öyle ki nefes almak bile zor.. toplumsal bir travmaya neden oldu geçim sıkıntısı.. hükümete yansıyan hiç bişey yok sorarsanız güllükgülistanlık herşey…milletin anasını ağlıyormuş umurlarında değil…
elektiriğe %21 zam yaptılar .. sayın ingiliz vatandaşı bakanımız tasarruf yapın diye yaptık bu zammı dedi..şimdi siz ne tarafınızla güldünüz bilmiyorum ama krize girdim resmen…sokak lambalarının faturasını bile bize yüklemeye çalışanlar akıllarınca bizleri düşündüler yine… vay anasına beh…
sivil toplum örgütler ne iş yapar? bunu biri açıklasın lütfen… herşey menfaat değil eyyy koltuk sevdalıları…halkım uyan artık sen önüne konursa yersen yarın öbürgün daha beter olur…
"Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet.
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla,
bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson’un
66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali
Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
"Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt
hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
NAZIM HİKMET
geçen gs tv de metin oktay belgeselini izledim ve galatasaray tarihi..içim bir tuhaf oldu.. galatasary sevgimi o vakit anladım.. yaptığın bir işten gururlanmak gibi bir şey galatasaray…eskimeyen bir türkü gibi.. hagi li dönemleri izledim.. hafızam tazelendi.. doyamamışız futboluna.. 10 numara forma giyerdi ve 10 numara futbolcuydu… erken veda etti diye düşünüyorum hakan şükür ü gördükçe..hayli hayli oynardın belki kim bilir… 2000 li yıllara vurduğun damgayı kim unutabilir ki.. dün gibi.. ağladığımıbiliyorum.. aslında cimbomlu olmaktan çok türk olmanın ve yenmenin sevinciydi.. imkansızı başarmıştı işte.. daha önceleri türk takımlarının ve bilhassa türkiye milli takımın bol gollü yenilgileri ve yenildik ama ezilmedik demogojileri… galatasarayla hepsi son bulmuştu… ne biliym işte seviyorum takımımı:))
ülkenin gidişatına ses çıkartmayan, hala ülkeye değil dizilere kafa yoran ve çoğu insanın teşbihlediği koyun sürüsü denilen bir topluluk var.. önüne ne konursa yiyen, düzene karşı çıkmaya korkan, düşünmeyen bir toplum… vallahi gına geldi.. bilinçlendirme yapıyorum elimden geldiğince.. ak görünenlerin kapkara olduklarını anlatıyorum mesela.. bir tek oyun bile ne kadar değerli olduğunu…
hak aramak için aslında toplum bilincinin tam yerleşmiş olması gerektiğini ve ben mi kurtarıcağım bu ülkeyi zihniyetinin bizi getirdiği bu durumu anlatıyorum dilim döndükçe… kaderin aslında insanın istekleriyle şekilleneceğinden bahsediyorum… çünkü ben sürüden ayrılan idealist bir koyunum…
Yıkılmak,ezilmek her gün biraz daha
Dostlar değişiyor aldanmalar değil,
Aksimizden eser yok şimdi o sularda
Çirkin olan biziz aynalar değil…
Şerefsiz ellerin şerefe kaldırdıkları
Şişeler,kadehler o cam kırıkları
Götürün,götürün bu aydınlıkları
İçimde güz başladı ilkbahar değil,
Ne bir anlayışlı el,ne bir dost bakış
Biraz ümit,biraz hayal sonra aldanış
En güvendiğimiz tepelere kar yağmış
Deniz o deniz değil,dağlar o dağlar değil…
ümit yaşar oğuzcan
bilirsiniz deli tasvirlerinde delnin deli gömleği ve kafasında bir hunisi vardır… artık gömlekleri üstümüze giymişyen tam takım olalım dedik ve yeni vergilerimizle hunileri de kafaya geçirdik…
kutlamak lazım.. gerçekten bir başarıdır… bir sürü vergi varken yepyeni ismlerle yenisini vatandaşa dayamak hiç kolay değil..çok düşünmek lazım ne biliyim kafa patlatmak lazım…koca bir bravo.. mesela ben kırk yıl düşünsem hastaneden ayakbastı parası almak aklıma gelmezdi..pess vallahi.. neymiş; devlet hastanesinden 5.00-YTL, özel hastanelerden 7.00-YTL…
"hey sen özürlü vatandaşım sana dedim sana nasıl zorlukla aldıysan o evi vergisini de ödeyeceksin.. canını alırm vallahi… sen sen emekli, seni görmedim sanma!! evin iki cepheden sokak görüyorsa bittin sen.. iliğine kadar kurutacağım.. sana gelince asgari ücretlim geber umrumda değil…." evet devlet ferman verdii bu şekilde…
sabır çekmekten bıktım vallahi..şimdi üstüme 2008 model deli gömleğimi giydim sahi benim hunim nerde??

güzel bir maskeyle karşımıza çıkarlar sonra zihin gücünüzün alamdığı hayalinize sığmayan vaatler duyarsınız bu güzel maskelerden.. bilemezsiniz hayalini kurarsınız sonra.. bir bakarsınız sabah olmuş, maskeler çıkmış… gördüğünüz yüzden korkarsınız…
önceden hayallerimiz vardı, peri masallarının büyüsüne inanırdık.. aldığımız piyango biletini bile "kesin bu bana çıkacak diye" alırdık..inanırdık..belki de inanmak isterdik..
fakirdik ama umutlarımız vardı..kimis çocuğunu kıt kanaat okutturmaya çalışır ve umudu onun diplomasına bağlardı…okuyup koca adam olucak benim çocuğum..böyleydi işte.. sonra bu masallar çocuklara anlatıldı..okudu genç diplomasız bir işsiz oldu.. yine fakirdiler..bişey farketmedi…şerefin para etmediği bir ülkede meziyet şerefsizlikmiş bilemedi haliyle..(burda genel tablo anlatmak istiyorum biri baz alınarak yazılmamıştır)
çoğu okudğu bölümden hariç işlerde düzene kölelik etti..umut vardı önceleri…
futbol maçlarını izlerdik şu gavurlarla olanları.. yendik mi ne büyk sevinçti ulusumuz için ama onu bile çok görüyordu devletimin büyükleri..hewr ghalibiyet sevincin üstüne zam olarak tuz ekiyordu…
umutları vardı insanımın bir sihirli değnek değer de herşey değişir diye..olmadı.. önce dini sonra umudu sonrada da açlığı malzeme oldu bu düzene.. umutlarını da çaldılar bir o kalmıştı iç ısıtan artık umut da yok.. yürekler bir zemheride terk..ben bu kadar çaresiz bir evir daha hatırlamıyorum.. varsa hatırlayan varsa umudu olannn anlatsın… umut artık garibin ekmeği değil….