Aşk Kategorisindeki bloglar

cinlerim tepemde ne yapmalıyımm?? (veda)

18 Temmuz 2008 Cuma | Kategori : Aşk 53 Yorum

HAYAL MAHSULLERİ OFİSİ

    Dilim döndüğünce, yüreğimce mart ayından beridir yazıyorum..veda faslını sevmesemde yazmak istedim birkaç satır birşeyler..

    bir çok insan tanıdım burda. çok sevdiklerim de oldu nefret ettiklerim de.. ama sıkıldım yapmacık insanlardan.. bıkıttırdılar da diyebilirm.. burası sanal farkındayım gerçekte de tahammül edemiyorum yapmacık insanlara burda hiç tahmül edemeyeceğim.. çok kolay yalan söylenebiliyor hemde masumiyet giydirilerek yalanın üstüne.. belki de en iğrenci de bu olsa gerek…

    çok sinirliym, tahamülsüzüm.. kafa izni yapacağım.. yazmayı düşünmüyorum.. ama yazan arkadaşlarıma destek vereceim yazmadığım süre zarfında.. benim için önemli bir kaç arkadaşımın ismini zikretmeden veda yapmak istemiyorum;

 

tufan abi

yatağanlı

patikli güvercin (pat.pati)

gülendam

SUZEM

feminist

bir yudum sevgi

 

    bağlantım her daim olacak yorumlarımla yanınızda olmaya çalışacağım.. hepiniz ayrı ayrı çok değerlisiniz.. sevgilerimle…

 

not: sevdam seni eklemiyorum sen zaten emekli ettin kendini şimdilik eheheh

 

 

 

ÖYLE BİR İLŞKİYE TUTULURSUNUZ Kİ….

16 Temmuz 2008 Çarşamba | Kategori : Aşk 9 Yorum

44

Öyle bir ilişkiye tutulursunuz ki ne sevebilir ne terk edebilirsiniz.
Kör kütük bağlanmışınızdır aslında.
En güzel yıllarınızın, acı tatlı hatıralarınızın ortağıdır.
İç çekişmelerinizin nedeni, yazılarınızın ilhamı, sohbetlerinizin konusudur.
Göz yaşlarınız da, bilinçaltınızda, kahkahanızdadır.
Korkunca saklandığınız bir sığınak, coşunca öptüğünüz bir bayrak…
Sevdanız riyasız, çıkarsız, karşılıksızdır.
Sınırsız ve nihayetsizdir.
Ölmek var dönmek yoktur. Gün gelir anlarsınız, içten içe bir şeylerin kanadığını.
Tutkulu sevdaların gizli hançeri başlar parıldamaya…
Orasından burasından eleştirmeye koyulursunuz,
Şöyle görünse, öyle demese, değişse biraz ya da eskisi gibi olsa…
Başkalarını örnek göstermeye,
"bak onlar nasıl yaşıyor" demeye başlarsınız.
Hem birlikte yaşayıp, hem özgür olmanın yollarını ararsınız.
Aşkınızın gözü kör değildir artık.
Yanlışını görür düzeltmek istersiniz.
"Eskiden böyle miydi ya…."
diye başlayan sohbetlerde açılır eleştirinin kapısı.
Açıldıkça bastırılmış itirazlar yükselir bilinçaltınızdan.
Böyle sürmeyeceğini bilirsiniz, değişsin istersiniz.
O, sevgisizliğe yorar bunu… ihanete sayar…
Tutkulu ilişkilerde ihanetin bedeli ölümdür.
"Ya sev böyle ya da terk et" diye gürler.
Bir zamanlar bir gülücüğüyle, alacakaranlığı ısıtan o rüya,
Bir kabusa dönüşür birden…
Kapatır gönlünün kapılarını, yasaklar kendini size…
Hoyrattır bakmaz yüzünüze, zehir akar dilinden, konuşturmaz.
Suçlar, yargılar, mahkum eder.
mühürler dudaklarınızı. siler sizi defterden…
"iyiliğin içindi hepsi, seni sevdiğim için…"
dersiniz dinletemezsiniz.
Ayrılırsanız yaşayamayacağınızı bilirsiniz ama böyle de sevemezsiniz.
İhanetten kırılmıştır kaleminiz, severek terk edersiniz….
"Madem öyle"nin çağı başlar ondan sonra.
Madem ki siz böylesine tutkun iken O hep başkalarını seçmiştir,
Madem ki kıymetinizi bilmemiştir, o halde günah sizden gitmiştir.
Lanet ederek bu karşılıksız aşka, çekip gitmeleri denersiniz.
Aşkın göçmenlik çağı başlar böylece….
Daha özgür olacağınız limanlara demirlersiniz bir süre.
Ne var ki unutamaz, uzaktan uzağa izlersiniz olup biteni…
Ansızın kulağınıza çalınan bir şarkı ya da kapı aralığından,
Süzülüp gelen bir korku hatırlatır onu yeniden.
Yaban ellerde, başka kollarda ondan bahseder, ağlarsınız.
Kokusunu özlersiniz, türküsünü söylemeyi, şarkısını dinlemeyi,
Yemeğini yemeyi, elinden bir kadeh şarap içmeyi…
Karşı nehrin kenarından hasret şiirleri haykırırsınız…
Sular kulağına fısıldasın diye..
Dönüp, "seni hala seviyorum" diye bağırmak gelir içinizden….Dönemezsiniz.
Görmedikçe bağlanır, uzaklaştıkça yakınlaşırsınız.
Anlarsınız ki bir çaresiz aşktır bu.
Ne onunla olur, ne onsuz…
Hem kollarında ölmek, kucağına gömülmek arzusu,
Hem "ne olacak sonunda" kuşkusu.
Böyle sevemezsiniz,
Terk de edemezsiniz.
Sürünür gidersiniz!…

CAN DÜNDAR

ömer hayyam dan

16 Temmuz 2008 Çarşamba | Kategori : Aşk 23 Yorum

Dünya üç beş bilgisizin elinde;
Onlarca bilgi güya kendilerinde.
Üzülme; eşek eşeği beğenir:
hayırlar vardır sana kötü demelerinde.

 

BİR YÜREK Kİ YANMAZ YÜREK DENİR Mİ ONA
SEVMEK HARAM,YÜREĞİNDE ATEŞ OLMAYANA
BİR GÜNÜ SEVGİSİZ GEÇİRDİNSE YAZIK
EN BOŞ GEÇEN GÜNÜN O GÜNDÜR,İNAN BANA!

 

geçmiş olan dünden hiç yad etme
yarın da gelmemişken feryad etme
düşünme geleceği de geçmişi de
şimdi şen ol da yaşamı berbad etme

foto :))

16 Temmuz 2008 Çarşamba | Kategori : Aşk 33 Yorum

44

sevda01

15 Temmuz 2008 Salı | Kategori : Aşk 12 Yorum

   at

    tanıdığım ender özel insanlardandır kendisi. yüreği de sevgisi de kocaman… anlatmak çok zordur sevileni ve ben de aynı sıkıntıyı yaşıyorum şuan.. sevmez öyle caf caflı kelimeleri , arkada kalmak isterim der , afişe olmak istemez.. sırtınızı dayadığınız duvar gibi.. arkanızdadır…

     adı gibi sevda sevdadır sözleri.. anne yüreğinden dökülürler inci inci ve yüreğime kadar işledi sevdam…seviyorum, çok seviyorum hem de..

    gülümsetebilmek onu en hüznlü anında, paylaşmak yüreğindekileri inanılmaz mutluluk verici… artık giremiyor.. hayat yoruyor fazlaca kendisinii.. oysa ne güzel sabah sohbetlerimiz vardı.. gülerdik, eğlenirdik.. özlüyorum… hayat diyorum azcık torpil geç, beni dinlemiyor…

    bu satırları ne zaman okursun bilmiyorum ama çok seviyorum seni annemmm.. özlemle öpüyorum..

bitiş

14 Temmuz 2008 Pazartesi | Kategori : Aşk 41 Yorum

  20 

kara bir tül vardı aramızda aydınlığını grileştiren…

    evladını yitirmiş anlar gibi feryat ediyordu yüreğim

teselli verecek, yarama merhem olacak tek bir söz dahi yoktu kıyametinde

zordu, çok zordu gidişini izlemek eline  ayağıan felç inen insan gibi

ağzımdan gitme bile çıkamadı gurur denen hastalığım nüksettii

sustukça gözlerim çağladı…

baksan görürdün halimi, kansızıyordu gözlerimdenn

kan revan yüzüm…

göremedin…

yaz yagmuru

mavi sevdam

11 Temmuz 2008 Cuma | Kategori : Aşk 55 Yorum

 

Bir mavi denizdeyiz şimdi seninle
ak bir martı gibi umut ve sevinç yüklü gemimiz
mutluluk rüzgarları vuruyor yelkenlerimize
pupa yelken yol alıyoruz sabaha
güneşli günlere çıkıyoruz, mavi gecelere
güzelliklerin el değmemiş ormanlarında
düşlenmemiş renklerin çılgınlığı düşüyor bakışlarımıza
kulaklarımıza binlerce kuş sesi dökülüyor
şiir cıvıltıları üşüşüyor saçlarımıza
sevgi çelenkleri örüyor zaman içimizdeki ışıltılardan
sevgiyle beslenerek,
bin çiçek büyüyor özlemin kor bahçelerinden
küskün çocuklar gülümsüyor yıldızlara
seviyoruz bütün insanları, bütün hataları affediyoruz
şarkılar bizim oluyor, şiirler bizim, yarınlar bizim
su gibi yudum yudum, hava gibi nefes nefes
mutluluğu tadıyoruz tüm pınarlardan
sevgimizi koyup tüm sevdaların üstüne
yelin suyla öpüştüğü kıyılara atıyoruz acılarımızı
kaldırıp duvağını gökyüzünün
öpüyoruz tüm beyaz bulutları alnından birer birer
dudaklarımız gül oluyor, gözlerimiz yıldız, bakışlarımız ay
uçuk bir mavide tutsak kalıyor hayallerimiz
sokaklar dolusu mutluluk
çiçekler dolusu sevgi ekiyoruz güzelliğin doruklarına
martılar uçuruyoruz samanyoluna mavi düşler boyu
bir Adem ile Hava faslındayız şimdi seninle
mavi bir rüya görüyoruz, mavi bir bahar yeşeriyor tenlerimizde
yeni bir aşk masalı yaşıyoruz şarkıların tılsımında
güneşi, mehtabı, yıldızları içiyoruz tüm pınarlardan
dudakların kalplere sığındığı bir adada
şimdi binbir arzuyla köpürüp kabarıyor dalgalar
şiir’in yedirenk çakılları vuruyor kıyılarımıza
bütün ihanetlerden arı, bütün çirkinliklerden uzak
yıldızları yol yapıp umutlarımıza
mavilere tırmanıyoruz ince alımlı ayaklarıyla aşkın….

 

 

ALINTI

aşk-cantanem

11 Temmuz 2008 Cuma | Kategori : Aşk 22 Yorum

Sana önceden yazdığım dizeler yalan söylüyordu;
Seni bundan daha çok sevemem diyenler hani;
Ama o zamanlar aklım bir türlü almıyordu,
İçimdeki alevin daha da parlak yanabileceğini.
Oysa zaman, kralların fermanını bile değiştirir,
Yeminler arasına girer, milyonlarca oyunuyla,
Kutsal güzelliği karartır, sivri niyetleri köreltir;
Nice dik başları değişimin çarkına uydurur sonunda;
Heyhat! Ben de zaman denen zorbanın korkusuyla,
‘En çok şimdi seviyorum seni,’ diyemez miyim;
Aşkımdan kuşku duymadığım, en emin olduğumda,
Geleceği unutup, o güne taç giydiremez miyim.
Aşk bir bebek olduğuna göre,
hayır, bunu diyemem,
Büyümesini sürdüren şeyi,
büyümüş gibi göremem.

 

William Shakespeare

ıhlamurlar çiçek açtığı zaman

11 Temmuz 2008 Cuma | Kategori : Aşk 13 Yorum

Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü
Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü
Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü
Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana
Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden
Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden
Bebekler hayta hayta yürümeden
Geleceğim diyorum, geleceğim sana
Ne olur kesin bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Beklesen de olur, beklemesen de
Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende
Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde
Hangi ses yürekten çağırır beni sana
Geleceğim diyorum, takvim sorma bana
-Ihlamur çiçek açtığı zaman.

Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi
Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi
Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi?
Başka bir gezegende de olsan dönüşüm hep sana
Kesin bir gün belirtemem, n`olur takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden
Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben
Yeter ki bir çağır beni çiçeklendiğin yerden
Gemileri yaksalar da geleceğim sana
On iki ayın birisinde, kesin takvim sorma bana
-Ihlamur çiçek açtığı zaman.

Bak işte, notalar karıştı, ezgiler muhalif
Hava kurşun gibi ağır, yağmursa arsız
Ey benim alfabemdeki kadîm Elif
Ne güzellik, ne de tat var baharsız
Güzellikleri yaşamak için geleceğim sana
Geleceğim diyorum, biraz mühlet tanı bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Ihlamurlar çiçek açtığı zaman
Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan
Kimseye uğramam ben sana uğramadan
Kavlime sâdıkım, sâdıkım sana
Takvim sorup hudut çizdirme bana
Ben sana çiçeklerle geleceğim
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

SENİ SEVİYORUM

10 Temmuz 2008 Perşembe | Kategori : Aşk 31 Yorum

CAN       

    kelimeler bir araya gelse, dizi dizi cümleler oluştursalar yine de bir sen yapamıyorlar cantanem.. her düşündüğümde hayatıma farklı bir anlam katan seni nasıl bir kaç cümleye sığdırabilirm ki…mucizesin, mucizemsin…ne kadar matmış hayat yokluğunda, yeşil daha bir canlımış mavi bir o kadar derin..

    yeniden keşfediyorum hayatı.. farkına varmadığım bir çok detay varmış mesela..bu seer yalnız değilim sen varsın yanımda cantanem.. varlığın, gülüşün, sözlerin… cantanem dolu dolu seni yaşamak, seni solumak, sen olmak…ruhum aradığını buldu.. huzurumsun, mutluluğumsun, mucizemsin.. daha bir sıkı tutununuyorum hayata…

     bu sabah daha bir duygusaldım sanki..yazını okudum gözlerim doldu.. ama ağlamadım.. ..başarmak üzeresin söyleyeyim…

      son olarak yineliyorum ;

CANTANEM ÇOK SEVİYORUM SENİ