Öksüz Sorular
13 Mayıs 2008 Salı | Kategori Edebiyat | Etiketler : sevda uzak kadın erkek engel deneme İhbar Et“Bu kadar çok mu seviyorsun?” dedi babası, oğlunun gözlerinin içine bakarak.
“Peki ya sonuçları düşündü mü?”
…………………………………………………………………………
Sonuç mu?
Sonuçlar mı vardı, düşünülmesi gereken?
Aradaki yaş farkı, son bulması gereken bazı sorunları da beraberinde mi getiriyordu yoksa?
…………………………………………………………………………
“Cevapsız soruları var hala kafasında, çözmesi gereken” diye düşündü, yaşlı adam. Sevda böyleydi işte, yıllarca aynı kaldı da zaten.
“Ey aşk! Hala aynısın, tıpkı gençliğimde ki gibi” diye söylendi içten içe.
“Sen hiç yaşlanmaz mısın?”
Hiç umulmaz yaralar açmaya devam ediyordu, gönüllerde.
Oğlu, bazı şeyleri göremeyecek kadar kördü şimdi. Âşık olduğu kadınla aralarında tam on yaş vardı.
On sene, yaşanılası birçok olayı içine alabilecek kadar büyüktü, uzundu ona göre…
…………………………………………………………………………
Yaş farkını düşünmek, en son olaydı onun için. Daha karşılık bile göremediği bir sevda, yakıp kavuruyordu onu. Bir anlık, gelip geçici bir romantizm olmadığından emindi ama.
Duyguları sahiplenme duygusunu tatmıştı bile, ilk gördüğünde. Koruma içgüdüsüyle her gün aynı yollarda defalarca tur’a çıkmıştı, gözleri penceresinde.
Salınan arkası arkasına haberler cevapsız kalmış, kazara birbirine takılan gözler, boş bakışlarla çabuk ayrılmıştı yine.
Babası haklı olabilir miydi acaba?
Sorunlar, bir sonucu da beraberinde mi getirecekti?
“Hayır !”
Bu düşünmesi bile gereksiz bir konuydu. Neden bir sevda yaşanırken gönüller de, hep düşünülesi konular çıkar ki ortaya?
Neden “Bırakalım, sevdalarını yaşasınlar” demezler ki bir türlü?
Hep sorunlar vardır onlara göre, hep kötülükleri karıştırırlar sevdalara!
Ya sevdiğine ne demeli?
Gözleri bu kadar mı kördü? Yaşanılanlara karşı. Onun için atıyordu bu yürek, günlerce. Yoksa?
Unutmuş muydu yüreği sevmeyi?
Gidenin ardından yıllarca yasını mı tutmaktı amacı?
…………………………………………………………………………
Perdeler, duvar olmuştu aralarında. Sevdasına bakarken kadın, yine muhatap oldu sorulara gönlü.
Hep böyle mi bakacaktı dünyaya?
Sevmek, âşık olmak bir defalık, “Hak” mıydı kullanılan?
Yıllarca korumuştu kendini, yitip giden sevdasının ardından…
Eskileri düşündü.
Hiç sevmemişler miydi onlar? Sonra yeniden âşık olmamışlar mıydı, evlenmemişler miydi?
Bilmiyordu kimse, yaşadığı yalnızlığı. Şimdi açsa yüreğini, yeni bir aşk’a. Bin türlü kulp takarlardı ardından.
Oldukça genç olması, yeni sevdanın. Kopuklukları yaratır mıydı aralarında?
Bahanesi çoktu, yeni bir aşkın yaşanmaması için.

Kapattı yine gönüller kapılarını, kimse duymadan…
…………………………………………………………………………
Yine “Aşk” uğradı, gönüllere, sardı bir kez daha. Yine ardında öksüz sorular bıraktı, giderken. Yerden göğe kadar uzanan…
Gülnaz Hasköy

14 Mayıs, 2008 Çarşamba
kadin sevdimi bir baska sever.. bizimkine pek benzemez…elinize saglik…saygilarimla
***
Merhaba
Teşekkür ederim beğeniniz için.
Ama haksızlık etmeyin beylere:)
Sağlıcakla kalınız.
16 Mayıs, 2008 Cuma
Aslında günümüzde çokça yaşanan bir sorun bu,duyuyoruz ve görüyoruz
ben sevginin her türlüsüne saygı duyarım,yanlız şunu ayırmak lazım
zaman zaman etrafımda’da görüyorum,geçici bir istek bir heves’de olabiliyor,kısa süre sonra iki tarafta hüsrana uğruyor,yaşı büyük olanında
izler daha derin kalıyor iyi tartmak lazım ktacom’a katılıyorum hanımlarda
bu duygular daha yoğun yaşanıyor.başımdan geçen bir çok olay var ama
burası yeri değil,sayfalar sürer çünki.
Çok güzel konulara temes ediyorsunuz,sizi kutlarım.
Tüm güzelliklerin sizinle olması dileğiyle,saygılar sevgiler.
Hoşçakalın.
***
Haklısınız, günümüz gençleri sevdasına sahip çıkmıyor.
Herşey bencillikten kaynaklanıyor aslında. Hatalara af yok nedense. Paylaşım yok, iletişim sorunu v.b şeyler.
Teşekkür ederim beğeniniz için.
Hoşçakalınız