Yağmurun adı HAYAT…
Gündüz ki şiddetli rüzgarın ardından gece ağlıyor nihayet. Gürültülü kavgaların ardından ağlayan kadın misali, gece ağlıyor, ben dinliyorum. Yağmurun cama vurduğu her damla beni bambaşka hayallere götürüyor.
Lise de yine böyle bir yağmurlu gün; kara tahtanın başında ki öğretmen neler anlatıyor umrumda değil. Çünkü öyle dalmışım ki yağmura, ben derste değilim.
Üniversitedeyim. Vize sınavları bitmiş önümde kısa bir tatil var. Atladım otobüse, cam kenarındayım. Sevdiğim adama gidiyorum, beni özleyen ailemden habersiz. Yine yağmur vuruyor cama.
8 Ekim aşık olduğum tarih, yağmurlu bir gün de el ele tutuşuyoruz ilk defa, yağmur vuruyor sığındığımız öğrenci kantininin camına.
Tatile çıkıyoruz, aşkım, bebeğimiz ve ben. Kendi arabamızı aldık ilk defa. Yaz yağmuru bütün sıcak havayı yırtarcasına arabanın camlarına vuruyor. Öyle bir yağmur ki silecekler zor dayanıyor.
Hastanedeyim, karadenizin hiç kesilmeyen yağmuru Haziran da da devam ediyor. İkinci bebeğim kucağımda, yeni doğan ünitesinde ki bebeklere yağmur ninnisini söylüyor.

29 Mayıs, 2008 Perşembe
anlatım olarak okadar güzelki zevkle iki defa okudum..
eline sağlık
29 Mayıs, 2008 Perşembe
bende teknoloji özürlüyüm yinede ilgine teşekkürler arkadaşım
29 Mayıs, 2008 Perşembe
sizede iyi geceler
30 Mayıs, 2008 Cuma
bir de ben varım yağmur.. hergün ıslatıyorum yorumlarımla blogunu hehehe:D senin içinde de var bir yağmur… tozlanmış herşeyi temizler gibi.. karadenizin yağmurdan sonraki yeşili gibi.. kesfedilmemiş okyanus dipleri gibi..:))) iyi ki varsın cicii annemm:D öptümmm çokkk:D