EVİM, EVİM GÜZEL EVİM…
Yorgunum dostlar, ayaklarıma kara sular indi. Sinir katsayım da tavana vurmuş durumda. Gez, gez tükenmiyor çarşı. Özlemişim kalabalığı lakin insanın şehir merkezinde evi olmayıca pek zor. Gezsek tozsak iyi de ya yanımda ki tok evin aç kedilerine ne demeli. Tamam, bugün onlar için gitmiştim ama sürekli tıkınıp durdular. Ufaklığı görmeyin, zaten evden çıkmamız ayrı bir olaydı.
Saat 13 otobüsüne yetişmeye çalışacağımya, bir yere gidilecekse evde ki telaşı bayan arkadaşlar çok iyi bilirler. Apar topar evi topla, çocukları hazırla, yedek çamaşır al vs. vs.
Bir yandan elimde telefon belediye otobüsünün şöförünü arıyorum. ”Abicim, beni bekleyin ha, şimdi çıktım, 10 dakkaya ordayım, aman ha almadan gitmeyin.” Bugün gitmeseydik çatlayacak çocuklar:-))
Dakka dakkasına yetiştik, Allahtan otobüs bugün kalabalık değildi. Biz anlattığım gibi tıngır mıngır indik virajlı yollardan mavi şehreee. (Feministim, mavi şehir Ordu).
Hava sımsıcak, ne anlattıysam hepsini yaptık fazlasıyla. Güzel gündü velhasıl. Dönüşte arkadaşlar denk geldi, en azından eve kadar yürümek zorunda kalmadık.
Evim, evim güzel evim, çok yorulmuşum. Gelir gelmez hadi çocuklar banyoya. Şimdi elimde form çayım, yazıyorum. Yazmak her zaman dediğim gibi beni dinlendiren tek şey.
Şimdi ayaklarımı uzatıp kara sular inmiş ayaklarımı dinlendirme zamanı. Canım eşim yanımda değil, o yüzden demlediğim çayımı onsuz içicem.
Dışarda rüzgarın sesi, fırtına başladı. Burası dağlık olduğu için mavi şehirden iklim olarak çok farklı ve birazdan iyi bir yağmur geliyorum diyor.
Herkese kucak dolusu sevgiler…

15 Haziran, 2008 Pazar
tatlı bir koşuşyurmanın sonunda ev gelipte ayakalrı şöyle bir uzatıp dinlenmek sonra kağıdı kalemi alıp bir iki cümle karalamak hel sizin anlatığınız gibi bir manzaraya karşı yazmak eminim insana tüm yorguluğunu unutturuyordur malesef istabulda benim semtimde öyle doğa harikası yer yok şimdi biraz kıskanmadım dersem yalan olur o güzel manzarayı .eşinizin babalar günü kutlu olsun yatağanlı
15 Haziran, 2008 Pazar
:)) her güzel gün yorucu geçiyor ama unutuyor insan.Tüm günlerinizin güzel geçmesi böyle tatlı yorgunluklarla geçmesi dileğiyle….
15 Haziran, 2008 Pazar
canim benim gönlü güzel kizim genclikte öyle kosusturmalari atlattikta simdi dönünce yine yalniz kalacagimi düsünüyorum.ne güzel günlerdi o günler.
aah ah yemegimi pisiripte yavrularimi basima devsirdigim günler.bu günlerin kiymetini bil güzelim yorulsanda deger hani yalnizlik zor birtanem.öpüyorum saygilar
16 Haziran, 2008 Pazartesi
aynı telaşı bende dün yaşadım..hakkaten çocukla çarşıya gitmek tam bir işkence…