EVİM, EVİM GÜZEL EVİM…

14 Haziran 2008 Cumartesi | Kategori: Edebiyat | Etiketler : ... | İhbar Et
(0 Oy, 5 üzerinden 0 puan )
Loading ... Oyunuz Gönderiliyor ...

               Yorgunum dostlar, ayaklarıma kara sular indi. Sinir katsayım da tavana vurmuş durumda. Gez, gez tükenmiyor çarşı. Özlemişim kalabalığı lakin insanın şehir merkezinde evi olmayıca pek zor. Gezsek tozsak iyi de ya yanımda ki tok evin aç kedilerine ne demeli. Tamam, bugün onlar için gitmiştim ama sürekli tıkınıp durdular. Ufaklığı görmeyin, zaten evden çıkmamız ayrı bir olaydı.

          Saat 13 otobüsüne yetişmeye çalışacağımya, bir yere gidilecekse evde ki telaşı bayan arkadaşlar çok iyi bilirler. Apar topar evi topla, çocukları hazırla, yedek çamaşır  al vs. vs.

Bir yandan elimde telefon belediye otobüsünün şöförünü arıyorum. ”Abicim, beni bekleyin ha, şimdi çıktım, 10 dakkaya ordayım, aman ha almadan gitmeyin.” Bugün gitmeseydik çatlayacak çocuklar:-))

Dakka dakkasına yetiştik, Allahtan otobüs bugün kalabalık değildi. Biz anlattığım gibi tıngır mıngır indik virajlı yollardan mavi şehreee. (Feministim, mavi şehir Ordu).

          Hava sımsıcak, ne anlattıysam hepsini yaptık fazlasıyla. Güzel gündü velhasıl. Dönüşte arkadaşlar denk geldi, en azından eve kadar yürümek zorunda kalmadık.

         Evim, evim güzel evim, çok yorulmuşum. Gelir gelmez hadi çocuklar banyoya. Şimdi elimde form çayım, yazıyorum. Yazmak her zaman dediğim gibi beni dinlendiren tek şey.

         Şimdi ayaklarımı uzatıp kara sular inmiş ayaklarımı dinlendirme zamanı. Canım eşim yanımda değil, o yüzden demlediğim çayımı onsuz içicem.

         Dışarda rüzgarın sesi, fırtına başladı. Burası dağlık olduğu için mavi şehirden iklim olarak çok farklı ve birazdan iyi bir yağmur geliyorum diyor.

         Herkese kucak dolusu sevgiler…

Yorumlar

Yorum yaz

Yorum yazmak için Giriş yapınız