Kadın Kategorisindeki bloglar

Karadenizli Nine

22 Nisan 2008 Salı | Kategori : Kadın 4 Yorum

(…)

12 Nisan 2008 Cumartesi | Kategori : Kadın Yorum Yok

      Ne güzel bir bahane buldun kendine, bahane bulmakta senin üstüne tanımıyorum. Saat 11 den beri yoksun, kahveye takıldın adım gibi eminim. Tam 3,5 saat olmuş seni bekleyip evin rutin işlerini yapacağım sandın değilmi. Hiçbir iş yapmıyorum bugün, kendime tatil verdim. Sen hele bi gel, acıktıysan ekmekarası bişeyler yersin. Surat asmıcam, kızmıcam, söylenmicem. Nasılolsa hadi şöyle bir dolaşalım dersin. Çünkü hava güzel, hava güzel olduğu için kızıyorum kendi kendime. Bu güzel havada dışarıda değilim diye. Bütün bir günüm mutlu geçmiyor, bak yine yalnız koyup gittin beni. Artık beni yavaş yavaş anlamaya başladın, sabah ne dedin ”Seni hiçbişey mutlu etmiyor değil mi” Evet, neyazık ki öyle.

     Dün ölüme bir adım vardı, dere kenarına indiğimizde odun toplamak için senden uzaklaşmıştım ya, bir adım sonrası yok oluştu. Aşağıda dere kar sularıyla fazlaca dolmuştu. Sonra arkama dönüp baktıp, sana ve çocuklara. Anladın değilmi, yapamayacağımı biliyordun, seni ve çocukları bırakıp gidemeyeceğimi. Cesaretim olmadığından değil.  Aptallık.

Bugün hava güzel

9 Nisan 2008 Çarşamba | Kategori : Kadın 5 Yorum

         Nihayet iki hafta aradan sonra güneş yüzünü gösterdi bugün. Bu sabahda erkenci oğlum, tam ben geri yatmak için kendimi motive etmişken minik ayak sesleri salona doğru ilerliyordu. Bugün bana neler getirecek bakalım. Sabahtan bir beklentim yok, belki öğleden sonra!

        Güneşle beraber fındık ağaçlarının da yeşilliği çıktı ortaya, manzaram kışdan daha güzelartık. Belki mesai bitince patika yoldan yürüyüşe çıkarım. Yanımda birkaç arkadaşla beraber. Gidip yapmak zorunda olduğum rutin ev işlerimi yapayım. Bugünün güzelliği için çalışmayacağım çünkü hüsrana uğramaktan yoruldum. Hayatımın sadeliğine ve basitliğine bırakıyorum kendimi.

(…)

4 Nisan 2008 Cuma | Kategori : Kadın Yorum Yok

                   Gecelerden bir gece, başımda ki ağrıda neyin nesi? Başımda ki ağrılar hem şiddetini artırıyor, hemde farklı bir yöne kayıyor. Hayat gibi… Yine yorgunum, beynim ve bedenim, uslanmayan gönlüm. Alışmaya çalıştıkça yalnızlığa daha çok batıyor. Çocuklar yine ayakta, hertarafa dağılmış oyuncaklar…Yine bu gecede dinlenmek yok bana. Yıldızlar çıkmış nihayet, yarın hava açık olacak galiba.

Akşam ve çocuklar

28 Mart 2008 Cuma | Kategori : Kadın 5 Yorum

    Yine sis bastı, hafta sonu da güneş açmayacak anlaşılan. Saat 22′ ye gelmesine rağmen halen uyanık çocuklar. Hiç enerjileri bitmiyor. Yorulmak nedir bilmiyorlar. Oysa şimdi uyusalar, bende çayımı demlesem, sigaramı yaksam ne güzel olurdu. TRT’ de güzel bir yarışma var onu izlerdim. Tabi ancak hayal.

     Televizyon onların tekelinde, bir yandan kavga edip biryandan sevdikleri proğramı izliyorlar. Yine ciyyak ciyyak sesi geliyor ufaklığın. Ooooof uyuyun artık! sabır sabır… Evin her köşesinde oyuncaklar, giyilip çıkarılmış giysiler. Topla topla hep aynı, yarın yine toplayacağım, akşama kalmadan yine dağılacak.

     Yarına bir planım yok, yine sıradan bir hafta sonu beni bekliyor.  Belki güzel bir gezintiye çıkarız, bu havada imkansız ya. Başıma dikildi veletler, blogdan çıkmak vakti.

?

23 Mart 2008 Pazar | Kategori : Kadın Yorum Yok

        Bilgisayarla sohbetteyim yine, tek ses klavyenin tuşlarına basarken çıkan tıkırtılar. Düşündüm de lisede boşuna daktilo öğrenmişiz.  Bu bahsettiğim 90 lı yıllar elbet. Şimdi ki gençler bilgisayar öğreniyor, hatta 4 5 yaşındaki çocuklar bile. Üniversite de bile görmediğim bilgisayarı evimde kullanıyorum, 3 yıldan beri. Epeyde ilerledim sayılır kendimce.

       Daktilo kullanmayı da severdim, hep büyüyüp evlenince bir daktilo alıcam kendime derdim. Daktilolar bile antika oldu. O hayalimi de gerçekleştiremedim ne yazık ki. Çok hayal kurardım eskiden, şimdi kurmuyorum. Çünkü oda boş iş.  Yalnızca hayattan beklentisi olanlar hayal kurmalı.

        Yalnızlık boğuyor beni. Yanımda bir dost olsaydı konuşur muydum onu da bilmiyorum. İçim sıkılıyor. Sevdiğim adam ortalarda yok, nereye gitti bilmiyorum. Belki maç izlemeye. Çocuklar hasta, ev eczaneye döndü. Onlar iyileşse, bahar gelse, güneş çıksa, ben yine eskisi gibi karakalem çalışmalarıma başlasam, denize gitsek, çok şey mi istiyorum!

         Yeni bir hafta daha başlıyor, sanki geçen hafta pazar da bunları düşünmüştüm gibi geliyor. Pazartesiden de bi umudum yok. Bir blog dostu bana şöyle yazmış. ”ümitsizsiniz”  ”ümit siz siniz” Ben ümitsiz bir vakayım. Her durumda mutsuz olmayı başarabilen tek insan. Sakın yorum yapma zahmetine girmeyin, berbat bir yazı oldu.

(?)

23 Mart 2008 Pazar | Kategori : Kadın Yorum Yok

                  Hergün biraz daha mutsuzluk çamuruna batmak. İstediğim hayat bu değildi, yaşatacağım hayatta. Ama ne var ki bir zincir gibi tek düze uzuyor hayatım veya kısalıyor mu demeliyim. Her akşam kapanan umutsuzluk sayfası ertesi gün yeniden açılıyor. Hergün böyle olacak biliyorum. Değişen tekşey çocukların gözlerimin önünde belirsizce büyümeleri. Hastalıkları, kavgaları, dertleri, ömür törpüsü çocuklar. Beni benden alan, özgürlüğüme gem vuran hayat! daha ne kadar sürecek bu anlamsız gidişat. Bugün pazar, yarıladık bile ne işim var? dağ gibi ütü ve yıkanmakta olan çamaşırlar, evin rutin temizliği. Hepsinin benim üstüme yığılması ve yalnızca benim yapmam gereken gereksiz işler.. adaletsiz. Neden şu kapıdan gönül rahatlığıyla çıkıp gidemiyorum. Ve neden sabahları kahvaltıyı ben hazırlamak zorundayım. Neden yatakları toplamak benim işim veya çocukları yıkamak. Şimdi uyumak ve biraz dinlenmek istiyorum.

KAFAM DARMADAĞIN..

26 Şubat 2008 Salı | Kategori : Kadın 3 Yorum

SUSMAK!

14 Şubat 2008 Perşembe | Kategori : Kadın 2 Yorum

        Akşam saatlerini iple çekiyorum, eşim gelecek, çoluk çocuk birarada akşam yemeği. Sonra çay faslı ve sohbetsizlik. Susuyoruz ikimizde, susmak da çok şey anlatıyor aslında. En çok da ben susuyorum, çocuklarda olmasa ses seda kalmayacak evde. Sessizlikte beynimi kemiren düşünceler, ”hadi bişeyler bul ve konuş, ne bulayım, bugün ne yaptığımdan falan mı bahsetsem!, yok ki bişey, bişey yapmadım, evişinden falan! yok ya çok basit kaçar, çocuklardan mı söz açsam! ne diyeceğim? yaramazlık yapıp beni delirttiler desem!, yok ortam biraz daha gerilir. Dur! çayı bitmiş, koyarken bişeyler bulurum elbet., Offf çayı da içtik. ”  Herzaman böyle olmuyor elbet. Genelde konuşan o olur, işyerinden, arkadaşlarından ve yaptıklarından bahseder, ben de hiçbişey yapmadığımdan. Kızarım ona bu kadar çok konuşabildiği için. Aslında kızgınlığım benim bütün gün evde kalıp onun dışarda olması. Elbette ki dışarıda olacak çünkü çalışıyor ve çalışan bayanları kıskanırım o an, kendimden nefret ederim günlerimi boş geçirdiğim için. Yine kızacaklar bu yazımı okuyanlar bana, çünkü yine negatifliğim üzerimde. Neyse çocuklar rahat bırakmıyorlar, blogdan çıkma vakti.

HAYATIMIZI KOLAYLAŞTIRANLAR.

23 Ocak 2008 Çarşamba | Kategori : Kadın 4 Yorum

           Evdeki elektrikli eşyalara hayranım desem çok mu komik olur? Çünkü hayatımıza giren çoğu elektirikli eşyanın olmadığı zamanları da biliyorum. Örneğin çamaır makinası, onun çamaşır yıkamasını izlemek bana zevk ve rahatlık duygusu veriyor. Çoook elimde çamaşır yıkadım yıllar evvel ama asla bi çamaşır makinası kadar temiz olmadı ve o kadar güzel sıkıyor ki ben asla sıkmayı beceremem. 12 yıldır kullanıyorum daha tık demedi. Her çamaşır atışımda kimler icat ettiyse bu makinayı onlara dua ediyorum.     Sonra şimdiye kadar hiç ihtiyaç duymadığım ve eşimin bana jest olsun diye aldığı bulaşık makinası. İyi ki de almışız bi dünya bulaşığı tertemiz yıkayıp, kurutup bana sunuyor. (Ah birde onları yerleştirebilseydi!) Birde evin en pis aleti elektrikli süpürge var tabi,  pis dediğime bakmayın benden temiz aslında. Evin tavanından tabanına heryere ulaşıyor sağolsun. Hele kardeşi halı yıkama makinesi, o da ayrı bi titiz. Bunların hepsi benim evimin kızları, onlar işbaşındayken hayran hayran bakıyorum ben.  Sonra cep telefonu, ona da ayrı bi sempatim var. Benim olmazsa olmazım. Veeee Bilgisayar. Uykumun kaçtığı saatlerde ki tek yoldaşım. Küçük afacanlar canına okuduğu için iki gündür ayrıydık. Geceyarısı oldu saatler bende sırf yataktan bunları yazmak için kalktım.  Allah tüm bunları olmayanlara da versin. (AMİN) Bir de keşke gerçeğinden ayır edilemeyen para basan bi makina olsaydı. O zaman hayat daha daha kolay olurdu. (Ciddiye alınmasın lütfen:)