Çöp biriktirmeyi seviyoruz!!!
Kocaman bir çöp bidonum var balkonda, sabahtan akşama kadar doluyor, o bile yetmiyor bazen. Şimdi karpuz falan çıktı çok yer kaplıyor elbet. Düşünüyorum, karpuz ve sebze kabuklarını ayırsam yakınlarda ineği olan birilerine versem, hayvan yerdi diye. Ama mümkün değil. Kağıt, gazete, dergi cinsi şeyleri de çöpe atarken canım yanıyor. Oysa bunlar geri dönüşümü olan şeyler, keza cam şişelerde öyle. Hatta hiç olmadı çevrede atık olacağına toplayayım kazan dairesinde yansın diyorum ama kimse oralı olmuyor. Sobalı bir evde oturuyor olsaydım bu kadar çöpüm olmazdı. Çünkü çoğunu yakıp yokedebilirdim.
Benim canım anneannem, ömrü uzun olsun, daha sağlıklı ve genç iken, hatta hayırsız dayım onu evinden atmadan evvel bütün sebze ve meyve kabuklarını çatıda bir gazetenin üzerinde kuruturdu. Hatta o kalın karpuz kabuklarını bile. Tam akşam üzerleri çatıya çıkıp Burdur’un enfes manzarasını seyredecekken karşımıza birde çöp manzarası çıkardı. Anneannemin çöpleri. Kızardık o zamanlar, bunların yeri burası değil anneanne, çöpe atsana…
O her zaman, hiç üşenmeden yediğimiz, içtiğimiz, tükettiğimiz herşeyin artığını elinden geldiği kadar kurutur ve banyonun sobasında yakardı. Naylon poşetleri tertemiz yıkar, kurutur ve onları köylüler pazarına götürüp pazarcı kadınlara verirdi. Anneannemin evinde çöp, yakacak kadar değerliydi. Anneannem o yaşına rağmen bizim bilmediğimiz veya öğrenemediğimiz çevre bilincine sahipti. Mandıradan alınmış süt şişeleri ve yoğurt kapları bile aynı titizlikle yıkanır, mandıraya geri iade edilirdi.
Geçen yılda Merkezde oturduğum dönem belediye atık kumbaraları koymuştu çöp konteynırlarının yanına. Bu kumbaralar üç bölümden oluşuyordu. Cam, kağıt, plastik atık. Ben şahsen evimde bunları ayırıp yerli yerince kumbaraya atıyordum ama zamanla vatandaş bunu normal bir çöp bidonu halinde kullanmaya başlayınca bende pes ettim. Çünkü ayırdıklarımı atacak yer kalmıyordu.
Şimdi düşünüyorumda anneannemin yaptığı en doğrusu imiş. Ona bunları böyle yap diye tenbih eden olmuyordu elbet, ama o gerçekten yaşadığı çevreyi seviyordu. Şimdi bile halen yerde bir şişe veya kağıt görsün onu eve getirir. Annem de evde biriktirdiği cam ve kağıtlarla birlikte onlarıda alır atık kumbarasına bırakır gelir.
Evimiz temiz olsa ne çıkar, bizim biriktirdiğimiz çöpler dağlar tepeler oluşturmakta, onlardan çıkan zararlı gazlar havayı kirletmekte, sularımıza karışmakta ve toprağımıza. Benim anneannem bana temiz bir çevre bıraktı ve ben bakalım torunlarıma ne bırabileceğim.