ÇAVUŞLARIN İBRAHİM
Nekadar uğraşırsa uğraşsın lakabını Çavuşların İbrahim olarak değiştirmeye, ona köyde GızÇavuşların İbram (Kızçavuşların İbrahim) diyorlardı. Eli bol olduğu kadar gönlüda boldu İbrahimin, belki Allah ona evinin bereketi artsın diye vermişti yedi tane doğurgan kız evladı ama bu evlatlar lakabında kara leke gibi duruyordu nihayetinde.
Komşumuzdu Gızçavuşların İbram, ard arda doğurduğu bebelerle yaşından en az 10 yaş fazla gösteren karısı, sürüsüne bereket kızların haricinde sürüsüne bereket ineklere de bakıyordu. Kışın değilde yazın eklenen bağ bahçe işleri, daha da vakti dar kılıyordu. Çocuklar hamarat kızlardı, elleri her işe yatkındı, analarının en büyük destekçileriydi ama babalarının soyadını taşıyacak bir erkek kardeşe sahip olsalar sanki daha bir mutlu olacaklardı.
İlkokul beşten sonra ibram Amca onların hiçbirini okutmamıştı. Herbirinin gözleri ışıl ışıldı, zeki çalışkan çocuklardı ama tek suçları kız olmaktı köy yerinde. Büyük kızın evlenme çağı geldiğinde fazla bekletmeden hoyta bir delikanlıyla nişanı takıvermişti İbram Amca ama bunun akabinde iki kız kardeşte çok beklemeden kocaya kaçıvermişti. Onlara kızgınlığından mı bilinmez, yoksa hala erkek evlat özleminden midir 35′ine merdiven dayamış karısını 8. defa gebe bırakmıştı. Çabuk ve sancılı geçen dokuz ayın ardından acilen hastaneye kaldırılan karısından oğlan oldu lafını duymak için üç gün yoğun bakım ünitesinin önünde nöbet tutmuştu. Köy ebesi Güllü Hanım 8.yi doğurmasının risklerini 7. doğumun ardından sık sık eve uğrayıp İbram Çavuşa anlatmıştı ama…
Doğumhanenin koridorlarında yankılanan bebek sesiyle kendine gelen İbram Amca dünyaya gelen son kızının adını, helalleşemeden ayrıldığı karısının adı olan Meryem koydu.
Bizim köye giderseniz birgün Gızçavuşların İbram’dan koyu bir yayık ayranı içmeden dönmeyin. Karısı kadar olmasada en küçük kızı mükemmel yapıyor ve yatalak babasına baktığı için asla evlenmiyor.