Şubat, 2008 Arşivi

ADAM

28 Şubat 2008 Perşembe | Kategori : Edebiyat 5 Yorum
     Yüreğime karlar yağdıran adam, hey! sana söylüyorum. Varlığımdan bihaber misin? Avuçlarımda sımsıkı tuttuğum kar tanesi, sıktıkça eriyorsun. Parmaklarımdan akıp giderken süzülen suyunu içiyorum, kana kana.  Senin bir damlanı kaybetmeye bile tahammülüm yok. Yüreğimi yağmur gibi ıslatan adam! Sırılsıklam aşkımdan bihaber misin? Damlaların eritiyor bedenimi,  şimşek gibi bakışlarında sıcaklığını görememek daha çok acıtıyor içimi. Beni bana hapseden adam! Zindan dünyamda tek aydınlığım. Karı bırak, yağmuru bırak, beni de özgür bırak güneşi avuçlayalım seninle. Seni ne çok sevdim bir bilsen.

ÖNEMSİZ

27 Şubat 2008 Çarşamba | Kategori : Edebiyat 1 Yorum

Gidemediğim yerler var, ulaşamadığım hayallerim. Özgürlüğüm küçük bir çocuğun ellerinde. Anlamını unuttuğum kavramlar. Sadece susuyorum, konuşmak boş zanaat. Amaçsızlar çöplüğüne kapağı attım ya içim hiç olmadığı kadar karamsar. Yazmak, beni motive eden tek şey. Yazmak için de konu gerek değil mi. Blogtaki yazıların hemen hemen hepsini okuyorum. Bazı arkadaşların kalemi aşk kokuyor, bazısı özlem, bazısı ayrılık, siz düşünün gerisini. Ben bloğu keşvettiğimde öyle hızlı bir giriş yaptım ki tıkandım şimdi. Basit, tekdüze bir hayattan basit yazılar ortaya çıkar. Belki benim ki sadece içimi dökmek.  Tanıdık birinin bloğuma rastgelmesini istemem fakat tanımadığım insanlardan eleştri, yorum ve destek almak hoşuma gidiyor. Benim için gizli bir günlük gibi. Yine başıma dikildi inatçı velet. Sanki birazönce bağırp çağıran o değil, hayatına normalinden devam ediyor. Bense küçüğüme kırgınım hala.

DEDİĞİ DEDİK VE İNAT

27 Şubat 2008 Çarşamba | Kategori : Edebiyat 1 Yorum

     Arkadaşlarla sözleştik bugün, hava bahar havası ve ben de günlerden sonra hiçolmadığım kadar havamdayım. Uzun zamandır görüşmediğim bir arkadaşa gidicez. Akşamdan hazırladım ne giyeceğimi, terliğimi ve çantamı. Çantamın içini de bana ait olmayan birsürü ıvır zıvırla doldurdum. (Yaramaz oğlumun yedek çamaşırları ve canının sıkılacağı düşüncesiyle sevdiği oyuncaklar…) Kendim hazırlandım ve sıra oğluma geldi. Biliyorum bilgisayarın başından kaldırmak zor olacaktı ama çaresini biliyordum. Hemencecik şalterden elektriği kestim ve ardından hayret ifadesiyle ”Tüüüüüh! elektrikler gitti.” dedim. Bana bir iki homurdandıktan sonra  onu gezmeye götüreceğimi söyledim. O da bana kızgın bir ifadeyle ”Hayııııııııır, ben yorgunum, gitmiceeeem!” dedi. Daha benim şalterler atmamıştı ki ikimiz arasında laf kavgası büyüdü, ikna olmuyor birtürlü. Üzerini bile giyindirtmiyor, tekmeler havada uçuyor. Banada geliyorlar yavaş yavaş ve nedense bugün pek bi  sabırlıyım.  Keçi gibi inat, ben kazağını kafasından sokuyorum o geri çıkartıyor, pantolonunun bir bacağını geçirsem diğeri yerde geziyor. Çorap morap giydirmek mümkün değil. Bu arada her yerim titremeye başladı, sinir kat sayım tavana vurdu.  4,5 yaşındaki bir velete yalvar yakar olmak da baya ağrıma gitti hani. İlla ki dayak istiyor diye düşünürken bir iki tane patlattım nere denkgelirse. Zil çaldı, arkadaşlar iki dirhem bir çekirdek giyinmiş beni bekliyor. Üç kadın halen yalvar yakar olurken en sonunda PES ettik ve o kazandı. Tamam, ben gitmiyorum siz gidin derken ağlıyorum biryandan. Çünkü küçücük çocuğa hem de benim olan bir çocuğa söz geçiremedim daha bu yaşta. Beni soracaklar biliyorum, şu bahaneye bakarmısınız ”oğlunu ikna edemedi, kaldı.” Başka biri bu bahaneyi bana söylese gelmek istemiyor diye düşünürüm. Ve bugün de yalnızım, mutsuzum. Gece olsa ve yine uyusam. Ertesi gün de değişen bişey olmayacak ama bilmiyorum.! Hep uyusam, hep uyusam.

KAFAM DARMADAĞIN..

26 Şubat 2008 Salı | Kategori : Kadın 3 Yorum

yine yoksun…

19 Şubat 2008 Salı | Kategori : Aşk 2 Yorum

      Yine yoksun, alışmaya çalışıyorum gitmelerine, biraz zor oluyor ama alışırım galiba. Bütün gün neden birbirimizden koptuğumuzu düşündüm.  Pek bi sonuca varamadım aslında. Bu akşam gitmeyeceğini hayal ettim ara sıra. Gitmezse beni seviyor, giderse sevmiyor demektir diye fal tuttum kendime. Ve gittin. Kızamıyorum artık sana. Kapı kapandığında bir iki damla gözyaşı akıyor sadece. Sonra bir sigara yakıyorum aptallığıma. Çocukça falıma gülüyorum. Tv de çalışmıyor, çatıdan düşen kar kütlesi anteni yerle bir etti. O yüzden daha da katlandı canımın sıkıntısı. Çocuklar yine anlamsız savaştalar, kulaklarımı tıkıyorum, onlara da kızmadım bugün. Sinirli değilim artık, sadece üzgünüm. Yalnızlığı sevmediğimi bilirsin aslında. Yalnız gecelerde ne kadar mutsuz olduğumu söylemiştim sana. Gece geç gelmeni diliyorum şimdi de, bu yüzümde ki anlamsız ifadeyi görme lütfen. Söz sana kızmayacağım neden geciktin diye, dedim ya alışmaya çalışacağım diye. Geldiğinde uyumuş olmayı diliyorum.  Ve bütün dileklerimin gerçekleşmesini diliyorum, bu gecenin şerefine içiyorum.

NE NEDİR?

19 Şubat 2008 Salı | Kategori : Aşk 2 Yorum
   Mutsuzluk mu depresyonu getirir, depresyon mu mutsuzluk yapar. Bence ikisi de değil, insan mutsuzsa etrafında zaten mutlu olunabilecek bişeyler yok demektir. Mutluluk varsa eğer neden mutlu olmayalım ki! Ve depresyondaysak eğer herkesin dedikleri boş değil midir. Hayatın tek düzeliğine nasıl bir anlam yüklemeli ki insan, herşey iyi ve güzel olsun. Hayatı güzel yapan insanın yaşadığı aşktır, o da geçer, aşk bile acı çektirirse sevmenin ne anlamı var. Aşk ve sevgi farklı diyeceksiniz, sonuçta ikisi de aynı kapıdan yola çıkarlar. Sevdiğim uzaksa bana sevmeye lanet ederim. Sevdiğim için kendime acırım. Depresyona da girsem, mutsuzda olsam bu kimsenin umurunda olmaz, olmamalı, herkes kendi hayatını yaşamalı. Bu dünyada en güzel şey deli olmak değil mi.!

GİDERSEN DÖNEMEZSİN…

18 Şubat 2008 Pazartesi | Kategori : Aşk 1 Yorum

       Gitme kal lütfen. İçimi acıtıyor sessiz sedasız gitmen. Gitme, kal. Neden bu suskunluğun, neden beni sensiz bırakman. Yine gözyaşlarım kirpiklerimi ıslatıyor. Bakmıyorsun gözlerime eskisi gibi. Bense hala aşığım sana. Beni yavaş yavaş ölgürüyorsun. Hergün ayrı bir mutsuzluk sayfası açıyorsun kalbimde. Beni artık sevmiyor musun? Biliyorum… Bu gidişlerin sebepsiz değil. Gitme, bu akşamda kal. Sessiz varlığın yetiyor bana. Küs müsün bana. ama neden? ne yaptım yine. Tek suçum seni fazlasıyla sevmem mi. Yanımda olmanı istemem mi? Gitme, nolur. Sensiz geçirdiğim saatlerin hesabını nasıl veririm. Söz vermedik mi bu evcilik oyununa başlarken. İyi ve kötü günde. Hangi gün ki gitmene sebep olan. Senden armağan, mutsuzluk ve aşk.

SUSMAK!

14 Şubat 2008 Perşembe | Kategori : Kadın 2 Yorum

        Akşam saatlerini iple çekiyorum, eşim gelecek, çoluk çocuk birarada akşam yemeği. Sonra çay faslı ve sohbetsizlik. Susuyoruz ikimizde, susmak da çok şey anlatıyor aslında. En çok da ben susuyorum, çocuklarda olmasa ses seda kalmayacak evde. Sessizlikte beynimi kemiren düşünceler, ”hadi bişeyler bul ve konuş, ne bulayım, bugün ne yaptığımdan falan mı bahsetsem!, yok ki bişey, bişey yapmadım, evişinden falan! yok ya çok basit kaçar, çocuklardan mı söz açsam! ne diyeceğim? yaramazlık yapıp beni delirttiler desem!, yok ortam biraz daha gerilir. Dur! çayı bitmiş, koyarken bişeyler bulurum elbet., Offf çayı da içtik. ”  Herzaman böyle olmuyor elbet. Genelde konuşan o olur, işyerinden, arkadaşlarından ve yaptıklarından bahseder, ben de hiçbişey yapmadığımdan. Kızarım ona bu kadar çok konuşabildiği için. Aslında kızgınlığım benim bütün gün evde kalıp onun dışarda olması. Elbette ki dışarıda olacak çünkü çalışıyor ve çalışan bayanları kıskanırım o an, kendimden nefret ederim günlerimi boş geçirdiğim için. Yine kızacaklar bu yazımı okuyanlar bana, çünkü yine negatifliğim üzerimde. Neyse çocuklar rahat bırakmıyorlar, blogdan çıkma vakti.

SEVGİLİLERE ÖZEL

13 Şubat 2008 Çarşamba | Kategori : Edebiyat 1 Yorum

  14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ; NE GÜZELDİR SEVGİLİ OLMAK, SEVGİLİYSEN HERGÜN YENİ ŞEYLER KEŞVEDERSİN SEVDİĞİNDE, HERGÜN DAHA Bİ UMUTLA TAKILIRSIN HAYATA, ELELE TUTUŞMANIN, ÖPÜŞMENİN SNİYESİ BİLE ÇOK ÖZELDİR. GECE UYKULARI NE TATLI OLUR, RÜYADA SEVGİLİYİ GÖRME HAYALİ İLE GÖZLER KAPANIR.  ANNENİN KIZMALARI, BABANIN OLUR OLMADIK YASAKLARI VIZ GELİR ÇÜNKÜ BAŞINI YASLAYABİLECEĞİN BİR OMUZ VARDIR BİRYERLERDE. SEVGİLİ OLMAK; NE GÜZELDİR YA, HALA O DUYGULARI ANIMSIYOR İNSAN, EVLİ OLUNCA SEVGİLİ KALAMIYOR SUNUZ NE YAZIK Kİ. BİZ HALA SEVGİLİYİZ DİYENLER, KOSKOCA BİR YALAN. EVLİLİK AYRI BİR GÜZELLİK OLSA DAAA, YA SEVGİLİ OLMAK; BULUTLARIN ÜZERİNDE GEZİNMEK GİBİ,  PEMBE PEMBE HAYALLARE KAPILMAK GİBİ, SADECE İKİNİZİN OLDUĞU BİR ZAMANI SAHİPLENMEK GİBİ. AYRILIK SAATLERİNİN ATEŞ GİBİ YAKTIĞI VAKİTLERDE, BİR ERTESİ GÜN YENİDEN BULUŞACAK OLSAN BİLE DAYANILMAZ BİR ACI HİSSEDERSİN YÜREĞİNDE. SEVGİLİNİN İSMİNİN GEÇTİĞİ HER NESNE, BİR MARKA, DÜKKAN ADI, KULAĞINA ÇALINAN HER ONUN İSMİNDE İLİKLERİNE KADAR TİTRERSİN, HERŞEYİ ONUNLA ÖZDEŞTİRİRSİN; SEVDİĞİ MÜZİĞİ, HAYVANI, BAHARIN KOKUSUNU, SONBAHAR YAĞMURUNU… HERŞEY SANKİ ONUN ADINI ALMIŞTIR. EY SEVGİLİ, EY SEVGİLİ, NE HOŞTUR SÖYLEMESİ, AŞK ŞAİİRLERİ BİLE ŞİİRLERİNİ SEVGİLİYE DAİR YAZMIŞLARDIR. BİR SEVGİLİLER GÜNÜ DAHA GELDİ, BİZİM KÜLTÜRÜMÜZDE OLMASA BİLE BUGÜNÜ EN GÜZEL BİÇİMDE YAŞAYAN SEVGİLİLERE NE MUTLU. LÜTFEN YAŞADIĞINIZ ANIN KIYMETİNİ BİLİN  VE SEVGİYLE KALIN.

Halim BAHADIR’dan

13 Şubat 2008 Çarşamba | Kategori : Edebiyat 3 Yorum

          Bulunduğun yer neresi olursa olsun yabancıysan: Bir kere kendinden koptun mu artık çok zordur geri dönüşün. Nereye gidersen git, yabancı hissedeceksin kendini. Hiçbiryere sığmayacak, hiçbir yere ait olmayacaksın artık. Senin yerin hiçbiryer olacaktır. Kendini tümüyle bulabileceğin bir yerin olmayacaktır. Bir gezgin gibi duracaksın hayatın içinde ve hep birşeylerin peşinde koşarken bulacaksın kendini, peşinde koştuğun şey amaçsızlık olsa bile. Tatminsizliğin zirvelerinde dolaşacak ve sık sık hayıflanacaksın, en kıymetli hazinen olan geçip giden zamana. Kendine yabancı kalacaksın , bulunduğun yere, duygularına, belki de artık sayıları çok azalanamaçlarına. İçinde ölüp gidenlerin yasını tutacaksın, yabancısı olduğun yerlerde. Bir yanda saf özgürlüğe düşkünlüğün, diğer yanda hiçbir yere ait olamama gerçeği. Özgür birisin ama yalnız. Bu halinle belki heryerdesin, belki de her yerdeyken bile hiçbiryerde. Hiçbirşey şaşırtmıyordur seni artık, herşeye tanıdık gözüyle bakabilirsin aslında. Ama birtek şeye yabancısın yine de: Bulunduğun yerlere. Giderken oralara götürmedin koptuğun kendini çünkü. (Romantik İsyankar’ın Posta da ki köşe yazısından alınmadır.) Son kitabı Kanatsız Kuşlar’ ı tavsiye ederim.