Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş
 

FARKINDA MISIN?

19 Temmuz 2008 Cumartesi | Kategori Edebiyat 0

Minik bir çocuk…

Kaldırımda yürüyor sessiz sakin…

Birden bir miyavlama duyuyor bir inşaatın bodrum katından, miivv miiyyv… miniminiminnacık bir pisicik belli, hem korkmuş hem aç susuz… annesinden ayırıp hangi vicdansız attı oralara kim bilir. Çocuk biliyor annesi yok yanında çünkü oda böyle olur hep anne kokusu olmayan gecelerde. Annesinin geleceğini bilsede hep korkar küçücük yüreği ve o yavruda korkmuş belli.

 

Koca koca masmavi gözleri al beni lütfen bırakma burada der minik kıza. Annesi ne kadarda olmaz evde nasıl bakacaksın ona hem balık hem kuş var yapma kızım ama küçük kız duymaz bile. Hep inatçıdır zaten. (Piknikte yan çimenlikte otlayan kuzu çok içini acıtmış analı olanların yanında onu pek mahzun görünce ne yapıp etmiş önce çoban amcanın sonra babasının kanına girmiş anasız kuzuyu ödünç alıp eve getirmiş büyüyene kadar bakmıştır AYŞEGÜLüne analı kuzuları görüp mahzun olmamış biberondanda olsa emmiştir ya Ayşegül içi rahat geri otlamaya göndermiştir onu hemde daha beş yaşındayken. Bellidir o zamanlardam bu miniğin büyünce canavar olup ortalığı karıştıracağı.) hemen indi aşağı sese doğru hava hafif kararmış gittikçe daha da ürküyor yavrucak anne bağıruyor “daha sen kendin miniminnnacıksın neyine senin kedi kurtarmak gecenin bi vakti hadi eve gidelim sabah gelir alırsın yüreğimi hoplatma benim biyerini acıtcaksıınn hem annesi vardır onun buralarda bırak gelip alır” kim dinler, hoopp pisicik kucağında yuları çıkmıştır bile ufaklık. Nasılda güzeldir. Annede dünyanın en güzel annelerindendir zaten. Nasıl hayır desin kuzusuna hem de başka bir canı kurtardıktan sonra. Eve gelecektir artık el mahkum.

 

-Anneee adı var mıdır?

-Vardır heralde ama annesi biliyordur sadece

-biz nasıl çağırıcaz onu kedimi diceezz?

-e sende artık annesi oldun sayılır hadi sende koy ona bi isim

-ben kedi ismi bilmem kii

-bilirsin bilirsiinn hadi bakalım

-anneee hani benim kitabımda var ya bi kız örtmenin son verdiği neydi o

-hatırla bakalım neymiş

-"MİNNOŞ DENİZCİ" kitabın adı bu . O kızın adı minnoş ama bu kedi kız mı?

- kız.

-minnoş diye kedi olur mu?

-annesi sensin olur mu ki?

-olurr tamam adı minnoş bu kızın

 

yazık zavallı ufaklık tamamen bir tesadüf eseri çok güzel bir kedi ismi bulmuştur aslında : ) ama o minnoşun aslında bir kedi ismi olduğunu yıllar sonra öğrenip çok şaşıracaktır J

 

çok sever minnoşu. Minnoş defalarca balkondan düşer her seferinde iki gözü iki çeşme arar bahçede onu ama minnoş hep sağlamdır. İnatçıdır minnoşta annesi gibi J yavaş yavaş büyür minnoş. Bir gün minnoşun annesinin sahibi bulur küçük kızı onun annesi bende kardeşleri de var der. Yıkılır küçük kızın dünyası henüz ilkokul öğrencisidir ama biraz aklı çalışmakta kendisini onun yerine koyabilmektedir. Ya beni birisi bulsa ben senin annen oldum dese sonra annem gelip geri isteyince ben buldum benim dese ne olur diye düşünür. Minnoş annesini özlemiştir belki , kardeşleriyle oynamak istiyordur. Verilir minnoş ailesine ağıtlarla. O gece uyumaz ufaklık aklı minnoştadır. Sabah kapı çalar erkenden J minnoş yeri göğü yıkmış uyumamıştır. Geri gelir minnoş. Ve onlarla kalır bir süre daha ama evin büyükleri gitme zamanının geldiğini düşünürler çünkü yıllardır ufaklığın baktığı dilek ve bızdık vardır evde iki kanarya;anne kız… ve bir akvaryum dolusu balık… onlara bir şey yaparsa minnoş ufaklık kötü etkilenir kedilerden tiksinir diye korkarlar. Minnoş babanın iş yerine gönderilir. Oraya gider gelir görür bir süre ufaklık ama bir gün gider ve koşup ona gelmez minnoş. Annesi gelip götürdü derler, gitmez ki minnoş der sevmiyor muymuş beni? Arada gelip seni arıyor zaten derler belki bir gün aynı anda gelirsiniz. Yıllarca onunla karşılaşmayı bekler orada saatlerce ama hiç gelmez minnoş. Lise yıllarında orada çalışan bir işçiden yanlışlıkla öğrenir minnoş trafik kazasında ölmüştür. Artık arabalardan ve tüm şöförlerden nefret eder ufaklık. Hala etmektedir. Minik bir cana acımadıkları için… ve hala korkar karşıdan karşıya geçerken… yıllar boyunca nice kediler köpekler gelip konuk olur evlerine… yaralı kargalar yılanlar. Ailesinin kıymetini her seferinde bir kez daha anlar minik kız. Çünkü onu böyle kabul etmişlerdir. Delidir kızları ve ne yazık ki en zor görev yine onlarındır; bununla gurur duymak J

 

yıllar sonra üç gün önce yine görür o koca koca gözleri minik kız. Bir minnoş daha gelir sokaklardan.  Bir hediye gibi. Hem de anneli bir minnoş. Yeni evinde camının altında yaşayan beş yavru ve annesi; ve yavrulardan bir tanesi minnoş. Neler geçer aklından neler. İçi burkulur minik kızın. Ahh insanoğlu der ahh bir rahat bıraksanız şu minik canları… onları izlemek bile bir ömürken ne sebeple alınabilir bu canlar?

 

Trafik, belediye, zalim vatandaş, açlık, hastalık… her şey onların canı için nöbet tutarken böylesine hayat dolu böylesine cana yakın her şeyden habersiz her şeye dost… sen niye böyle olamıyorsun insanoğlu? 

 

Ben niye kendimi onlara her benzettiğimde gülümsüyorum gurur duyuyorum kendimle bir kez daha da SANA HER BENZEYEN YANIM NİYE SOL YANIMA BIÇAK GİBİ SAPLANIYOR?? NİYE UTANIYORUM? NİYE BEN SENİ SEVEMİYORUM İNSANOĞLU? BİR MİNNOŞ DAHA ALACAK MISIN BENDEN? KAÇ BİN MİNNOŞ DAHA MEÇHULDE SAHİPSİZ KALACAK?

 

KAÇ KERE DAHA KENDİNİ KANDIRIP RAHAT UYUYACAKSIN YATAĞINDA İNSANLIK? NESLİN TÜKENİYOR FARKINDAMISIN???

 
jasjas

NE YAPSIN YAZIK GÖNÜL BU SEVMİŞ…

19 Temmuz 2008 Cumartesi | Kategori Edebiyat 0

 

 

GÖNÜL FERMAN DİNLEMİYOR
bilmiyor herkes sevilmez

ama gönül bu dinlemiyor işte
o SENİ seviyor…
koccamaann seviyorr…

güneş sızıyor gözlerinden loş ışıkta
tedirgin aslında
ama yinede heyecanlı
öylece bakıyor, gel desen koşup kucağına atlayacak

seviyor seni, seviyor insanları
dost biliyor kendine herkesi
her yürek kendi yüreği gibi kocaman ve bütün dünyayı saracak sanıyor
 
bilmiyor herkes sevilmez
ama gönül bu dinlemiyor işte
o herkesi seviyor…
koccamaann seviyorr
 
bilmiyor ki; pek çoğu acımasız insanların
pek çoğu her cana zehir kusuyor
kan kusturuyor
 
bilmiyor ki; uzanan her el onu okşamayacak
kimi boğazına sarılacak kimi altın kadehte ölüm sunacak
kiminden azrail kaçar olmuş artık
kimi şeytanın yaveri
herkesi hırs bürümüş hepsi ellerinde sur
üflemek gözünün gördüğü herkesi acımasızca katletmek istiyor
 
bilmiyor ki; çok masum çok minik
içinde hep bir iyilik
zaman zaman sıcağın olup uyutmak istiyor
zaman zaman yüzünü yalayan serin rüzgar…
 
her şeyi yapar sen ağlasan gül diye
bir sevsen bir okşasan havalara uçmaz mı sevinçten?
sadece bunu ister senden miniğin
sadece bunu ister…
 
değer miydi her şeyi karartıp o gözleri ağlatmaya?
sevgiyi paylaşmak bu kadar mı zor hele ki karşılıksızken
sadece sever böyleleri
sadece sever…
seni bilir ve seninle ölmek ister…
ama senin öldürmeni değil…
 
zor mu bir canı minicik bir bakışla böylesine sevindirmek?
zor mu seviyorum seni demek?
zor mu yavan ekmeği paylaşmak?
 
zorsa eğer insanım ben demek ve canınızı yakacaksa;
o sevinince ben mutlu olmam diyorsanız
o bakışlar içimi ısıtmaz, onlar soğukta donarken canım yanmaz
o açsa banane ben mi doğurdum sorun değil ben tokum…
o mu kaldı uğraşacak en sonunda bir it…..
bu ölse ne olur her yer bunlarla dolu…..
 
bu işte insanlık senin sorunun bu…
kendini onun yerine koydun ilk satırları okurken değil mi?
çünkü sende öyle seversin insanoğlu inkar etme
sende sadece bunları beklersin sevince…
 
sevdiğin seni terk edince nasıl canın yanıyor bir anımsa…
ters bir bakışı nasıl yüreğini parçalıyor…
bir düşün yüzüne çarpılan kapılar kulaklarında kaç gece çınlıyor…
 
düşün ve gerçekçi ol nolur
tek farkınız onun merhametli oluşu, sonsuz sevişi…
kalan bütün hisleriniz aynı… onlarda canlı!!!
kendin incineceksen eğer sokakta biri sana tekme atınca,
canını yalacaksa anneni bir çöplükte ölü bulmak…
kahrından öleceksen çocuklarına bir heves bulup getirdiğin yemek onları zehirleyip öldürünce……….
gerçekçi ol insanoğlu
gerçekçi ol….
farkı ortadan kaldır ve bütün canlara merhametli ol…
unutma sadece senin evindekiler, çoluğun çocuğun değil can…
bil ki daha milyarlarcası nefes alıyor…
inan çok geç değil…
gerçekçi ol insanoğlu
gerçekçi ol….
farkı ortadan kaldır ve bütün canlara merhametli ol…
 
hala kocaman ümidimle
jasjas
 

 

 

 
 

BENİ SEVER MİSİNİZ?

19 Temmuz 2008 Cumartesi | Kategori Edebiyat 0

 

 

 

Öyle bir andı ki; hiçbir şey dindiremezdi artık kanayan kalbimin sızısını. Öyle bir acı ki hangi merhem sürülse kapanmazdı bu yara… Bitmiş ve dünyadaki her güzelliği bir anda yıkıp gitmişti. Gitmiş ve ne varsa içimde sevmeye sevilmeye dair hepsini yalan etmişti. Kendi kendime yaşamak kalmıştı bana ondan geriye. Onun üzerine bir dünya kurmuş, her nefesimi ona endekslemiş; yeri gelmiş aman uyanmasın diye nefes almaya çekinmiş, yeri gelmiş onun canını yaktı diye kızgınlığımı haykırmıştım insanlara tüm nefesimle. Bütün dünya varolan gücüyle üstüne gelse yinede ben vardım, kimseciklere elletmezdim onu, kanımın son damlasına kadar yinede kimseye tek laf söyletmezdim. Canımı adamıştım ona. Gözümü onunla açmıştım dünyaya, yeni bir hayatı keşfetmiştim. O varken aç kalsam da yine mutluydum. Dokunsa bana dünyalar benim olur “beni seviyor” derdim. “Beni seviyor ve bu bana yeter”. Onunla doğdum, onun yanında ölmeliydim. Onu koruyarak, onu yaşayarak onu yaşatarak.

 

Oyunlar oynardık, beraber yatardık, beraber gezer birlikte yer içer birlikte üzülür birlikte gülerdik… Az yüzü asılsa ne şebeklik varsa yapar hep gülsün isterdim… O da hiç dayanamazdı bana; salya sümük ağlasa bile hemen güler beni bağrına basar ama sonra bide beni üzdüğü için ağlardı… Beni öyle bir sarardı ki kolları hiç bırakmaz derdim, kocaman sarılır hiç bırakmaz beni… Gidemez, gitmez bensiz bir yerlere…

 

Yanılmışım…

Hep vedalaşırdı benimle evimizden çıkmadan önce. Sever öper bebeğim canım bitanem der, nereye gittiğini ne zaman döneceğini anlatır merak etmememi söyler öyle çıkardı… Son zamanlarda sadece BEN GİDİYORUM der olmuştu… Huzursuzdu içim, yanlış bir şeyler vardı. Değişiyordu yavaş yavaş… Yavaş yavaş benden gidiyordu… Öyle de oldu… Bir gün gidiyorum ben dedi ve gitti beni başkalarının acımasız kollarına umursamazca atarak…

 

Gitti. Bekledim, çok bekledim ama hiç gelmedi… Ben onunla ölmeyi, onu hep güvende yaşatmayı planlarken o beni ölmem için buralarda bırakıp gitti. Beni artık kimse öyle sevemezdi sanki. Belki çirkindim artık, belki yaşlı, belki çok yiyordum belki de çok yavaştım ya da çalışamıyordum eskisi gibi… Yani artık işine yaramıyordum!! Ama o beni aç bıraktığında ben onu terk etmemiştim. O beni okşamadığında ben ondan hiç gitmemiş hep sabırla beni tekrar sevmesini beklemiş onu hep sevmiştim.

 

Artık yok muydu benim kalbim?  Artık beni kimseler beğenmez, kimseler sevmez miydi? Çok mu çirkindim, çok mu yaşlıydım? İşe yaramaz bir ucube miydim artık?

 

Sevmeyecek sanki artık kimse beni, kimseler okşamayacak başımı, kimse seni seviyorum demeyecek, dese de onlar da terk edecek… Sanki nefes almıyorum artık, O yok ya bir önemi de yok…

 

Çok yalnızım şimdi. Sevmeye sevilmeye aç. Tekrar sevmek istiyorum.. Tekrar sevilmek… Canımın varlığını birileri bilsin istiyorum. İstiyorum ki birileri bana değer versin; zaten üç günlük ömrümde insanlığa olan inancımı yitirmeden ve ben hala herkesin dostuyken birileri kalbime dokunsun… Sevgi düşsün kalbime ki gözlerim yeniden parlasın…

Verebilecek sadakatimden sevgimden başka hazinem yok, ne yazık… Siz iyi biri misiniz?  Beni karşılıksız sever misiniz?

 

EN MASUM DUYGULARLA…

MASUMLAR ADINA

Jasjas

30.06.08

AH HAYVAN KARDEŞ…

19 Temmuz 2008 Cumartesi | Kategori Edebiyat 0

 

…..

hayvan kardeş
sana bir tavsiye daha sakın ha iki ayağının üstüne kalkma

zira ayakta durmak çabası diye adlandırdığı şeydir insanoğlunun sana çektirdiği bu ızıdrap..
iki ayağı üzerinde durma çabası..
hani kendi aç kalmamak için seni öldürdü ya,
hani doymak da yetmedi başka çıkarlarına seni alet etti ya..
hepsi ayakta kalmak içindi..
sevmedi kimseyi aslında ve çocuğunu bile geleceğine kapora olarak yetiştirdi bu iki ayaklılar,
sen ne bekledin ki.. ne umdun bu çamur dünyadan. çamur dünyalıdan..
ne umduysan vazgeç, kaç hayvan kardeş.. kaç sığın evren annenin yada o gibilerin eteklerine…
zira onlar işte senin dört ayağının üzerinde sağlam durduğunu bilenler
ve seni insana benzemediğin için sevenler…
zira onlar senin ayakta durman için dizleri üzerine çökenler..
 
ve hayvan kardeş sakın haa alınma kardeş dedik diye,
üzülme bendemi bozuldum
yoksa insanmı oldum diye düşünme..
kardeş demişsek saflığına özentimizden, ve bir umuttur
bizim gibiler sizleri kabul edemedi sığdıramadı hiç bir yerlere ama
belki olur ya

siz bizi kabul edersiniz tüm kirimizle kardeşliğe…
 

Kaç benden… arkana bile bakma… sakın!

19 Temmuz 2008 Cumartesi | Kategori Edebiyat 0

ruhsuzlaşmışsam artık ve
ölümden korkarken öldürmeyi seçip
ölüm makinesi olmuşsam
makineleşmişsem bu beton yığınlarının arasında
o güzel gözlerinden aksada bana
anlatmak istedikleri güzel ruhunun ve
ben her seferinde sırf o gözlerden korkuma istesem ki hepsi kapansa
çabalasam var gücümle bütün ışıklar sönsün ve ben olayım karanlıklar prensi/prensesi
kabul edemem ruhunun ışığını ufaklık
ben olmalıyım tek varlık kararmalı ortalık
sen öyle bakmaya devam ettikçe ve ışıldadıkça gözlerin
gösterdikçe bana merhameti sevgiyi ve malesef dört bacağın olsada insanlığı
sen benim öldürdüğüm arkadaşının başını bekledikçe
zehirli mamayı yerken bile gelip elimi yalayıp teşekkür ettikçe
yok ufaklık sen böyle ruhunun ışığını saçtıkça herşeye inat
anlaşamayız biz seninle
yok ruhum anla
sus ve çek git
parmaklıkların ardındayken bile ;ki 
seni oraya kapatan
aç bırakan bu insan
döven hakaret eden
kendi insanlığından utanıp aslında
bak hayvanlık böyle yapılır diye
sana defalarca tecavüz eden…
burdayım işte
öyle sevgi dolu bakma gözümü
istediğin tek bir dokunuş biliyorum
ama sana dokunanların hepsi acıtmış ufaklık
bedenimde ruhdan eser yok çorak toprak
kanına susamışlar bitmez bu kuraklık
nolur çek git
dokundurma insanlara kendini kirletmesinler senide
duymasın kimse sesini
gözlerin deydiğinde gözlerime parçalıyorsa
hala yüreğimi
bende ki ışık sönmemiş kaç vakit varken
kurtar kendini
duyduğum bir uğultu var evet
ama bunu ört pas etmek için tüm dünya avaz avaz bağırıyor
kaybediyorum ruhunun sesini
bedenimden çekilirken bu ışık ve benide bürürken o koca karanlık
kaç ne olur seni kirletmesinler
çünkü işte orada bitecek insanlık..
vazgeçmezsin değilmi ufaklık
senide kirletmişler ama hala o bakış…
bu sevgi dolu yürek varken sende
hem sen hem ben acı çekip duracağız böyle
sen insanlığa can çekiştireceksin ama sende yaşayacak
bense hayvanlığıma can çekiştireceğim lanet edeceğim gözlerini gördükçe
 
utancımla…
yasemin

ÇOK MU VAHŞİ?

19 Temmuz 2008 Cumartesi | Kategori Edebiyat 1

 

bir baba…
kendi çocuğunu bodruma kilitleyip yıllar boyu tecavüz etmiş ve ondan sekiz çocuk…
ölen ikizlerini fırında yakmış…
yapmış mı bunları gerçekten bir "insan"???
yapmışş, yapmışş….
yapamaz mı diyorsunuz? olamaz mı böyle bir şey? "insan" bir cana böyle kıyamaz mı?
benim yurdumun insanı alışıktır halbu ki bunlara…
hemde çookk aşinadır her seferinde tıkadığı o güzel kulakları bu tarz vahşet haberlerine…
Minik yavruların minik insanlarca kuyruklarına teneke bağlanmadı mı?
boyunlarına ip geçirilmedi mi?


sırf başka bir ırkın yavruları diye onların bebek olduğunu görmezden gelmedimi insan? annelerini öldürenlere ne olacakları sorulduğunda anaları gelsin alsın denilmedi mi?

ilkokul çağındaki çocuklarımız minik günahsız yavruları barakaya kapattı, yakıp seyrine bakmadı mı?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

sokaklar da cansız bedenleri sürüklenmedi mi hayvanların?

kapatıldıkları ahırda can vermedi mi zavallı inekler?

defalarca tecavüz edilmedimi günahsız habersiz ama ruhu ve bir canı olan, ama etten ibaret görülen zavallı bedenlere???

evet oldu bunlar….

çok uzak değil hemde bu son bir kaç ay içerisinde…

bunlara göz yumdunuz…

bunlara sustunuz…

köpeği yakan çocuk, yarın kendi çocuğunu fırında yakınca mı cani oldu?

köpeğe tecavüz etti kabul ettiniz de niye kendi çocuğuna tecavüz edince insanlıktan çıkardınız?

böyle başlamadı zaten herşey…

önce karınca ezdi "insan" sonra arabasıyla kediye çarptı… sonra bi çocuğu ezdi geçti gecenin bir vaktide vicdan azabı bile duymadı… frene bile basmadan çekip gitti de mi cani oldu?

her şey böyle başladı…

insanlığın bitiminde….

jasjas

02.05.08

OTTAN İTE.. HEPSİ CAN…

19 Temmuz 2008 Cumartesi | Kategori Edebiyat 2

 

YAPABİLİRDİ..
İNSAN(!)DI YA "O"
İSTESE HER ŞEYİ YAPABİLİRDİ..
DÜNYAYI KURTARABİLİRDİ..

SAVAŞI DURDURABİLİRDİ..

ÇÜNKÜ BUNLARIN HEPSİ ONUN YÜREĞİNDE ZİHNİNDE BAŞLIYORDU ÖNCE…

İSTESE BAŞLATMAZDI EN BÜYÜK KARGAŞALARI…
AKAN GÖZYAŞI SELİNDE ACİZ BİR BALIK DEĞİL, BİZZAT O SELİN ÖNÜNÜ KESEN BENT OLABİLİRDİ..

AĞLAMAZDI ANASI KİMSENİN..
KİMSENİN DÜNYASI KARARMAZDI..
KİMSE KİMSENİN KUYUSUNU KAZMAZ,
KIZINA BACISINA YAN GÖZLE BAKMAZDI…

CAN TATLIYDI YA; CANINI KORUMAK İÇİN BAŞKALARININ CANINA KASTETMEZ

ONLARIN DA

BÖRTÜ BÖCEK KURT KUŞ.. HEPSİNİN CAN TAŞIDIĞINI HESAPLAYABİLİRDİ…
 
İSTESE "O" İNSAN(!)
OLMAZDI YA BUNLAR,
BAKIN NELER OLDU……….

 

 

LÜTFEN VARSA AŞAĞIDAKİ RESİMLE BU RESİM ARASINDA Kİ FARKI AÇIKLAR MISINIZ?

 

 

 

HERŞEY MİNİKLERLE BAŞLAMADI MI?

"AMAN CANIM ALLAH IN ENİĞİ İŞTE TOHUMUNA PARAMI SAYDIK"

DEDİ İNSAN;

ANASI BABASI TEPİP GEÇTİ; BİR LOKMA EKMEĞİ PAYLAŞAN ÇOCUĞUNU DÖVDÜ BELKİ DE "ELİN İTİ KAPACAK KOLUNU BAŞINI BİT PİRE DE GELİR ÜSTÜNE GEL BAKİİM SEN BURAYA BAŞIMA İŞ AÇMA BENİM"

BİLMEDİ ÇOCUK ONUNDA CANI OLDUĞUNU…

UĞURSUZ İT… HEPSİ BUYDU…

HALBU Kİ ONLARDA ANA KUZUSUYDU;

ONLARIN YOKTU BELKİ ANNELER GÜNÜNÜ KUTLAMAK GİBİ BİR ADETLERİ AMA BU ANNELERİ OLMADIĞI ANLAMINA GELMİYORDU.. İNSAN GİBİ YÜRÜMÜYOR YAŞAMIYOR AMA BİR CAN TAŞIYORLARDI.. BUNU BİLEMEDİ UFAKLIK MİNİK AKLIYLA…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ÇOK ÖNCE BAŞLADI, BİTMECEYECEK BELKİ AMA…

DÜŞÜNÜLMELİ ASLINDA İNSANLIĞIN TÜMÜDÜR TAŞLANAN, KUYRUĞUNDA TENEKE DOLANAN VİCDANDIR.. ACIMAZSA MİNİK BİR YAVRUYA BİR ÇOCUK YARIN İLK HEDEF KARDEŞİ ANNE BABASIDIR.. VE SONRASI BİR VİCDANSIZ, BİR ACIMASIZDIR.. ANLATILMALI KORKABİLİRSİN AMA CANINA KASTETMEMELİSİN ÇOCUKLARA…

BİLMELİ CANIN NE OLDUĞUNU "OT"TAN "İT"E HEPSİNİN HAKKI OLDUĞUNU VE GEREĞİNİ HAKETTİĞİNİ FARKETMELİ..

GÖRMELİ GÜZELLİĞİNİ MİNİK BİR KELEBEĞİN, SADECE İNSANI BİLİP ONU YAŞAMAMALI… EN ACISI BUNU YAŞATMAMALI :(

HERŞEY İNSAN İÇİN DEDİ YILLARCA ETRAFINDAKİLER, DÜNYA ETRAFINDA DÖNÜYOR SANDI UFAKLIK..

O İNSAN DEĞİL DEDİ BİR GÜN ÇOCUK; YAŞASA NE OLUURR YAŞAMASA NE OLUR…..

VE İNSANLIĞIN KÜLLERİNİ SAVURDU KARTALDA BİR BARAKADA…

?l?nci 1. d?avasi resimleri

 

14.05.08

jas jas

Uyanır mı ki???

19 Temmuz 2008 Cumartesi | Kategori Hayvanlar 0

 

biirr varmıışşş biirr yokmuuşşş

yeşil vadiler çağlayan dereler yemiş ağaçları

bolluk bereket varmıışş

herkes mutlu mesut bahtiyar yaşarmıışş

masal bu ya; kirpi tavşan aslan kaplan hepsi bu yeşilliklerin arasında özgürce yaşarmış..

karışanı falan olmadan…

resmin orjinal boyutu için tıklayın

hatta öyle ya bazı insanların bunlarla konuştuğu onları sevdiği dost olduğu koruyup kolladığı anlatılmış asırlarca minik yüreklere…

sonra masalcı değişivermiişş

bütün masallar değişmiş

yürekler yavaş yavaş tüketilmeye ve dolayısıyla tüketmeye başlamış..

oyuncular değişince birden oyunlarda değişmiş

çocuklar KIRMIZI BALIK KAÇ KAÇ derken birden kurallar değişmiş…

kendileri kovalar oluvermişler

 

 

bunları oynamış böyle kanıksamışlar…

ALINAN HER CAN ARTI BONUS…

sonra belediye başkanı oluvermişler

e haliyle bonus kazanma çalışmaları devam etmiş…

 

 

anne baba olmuşlar

çocukları sevgiden uzak büyümüş…

onlarda can almış oyunlarda ve yola fırlayan minik bir köpek yavrusu kimse için bir şey ifade etmemiş; canlısı bir işe yaramıyor nasılsa demişler…

bilmemişler onunda ana kuzusu olduğunu

bilmemişler onunda can taşıdığını

bilmemişler duyguları olduğunu….

bilmemişler… bilememişler.. ne acı bizlere ki bildirememişiz…

sonra mı? sonra ne mi olmuş?

masal hiiçç bitmemiş… heepp uyutmuş…

dedik ya bir varmışşş bir yokmuşşş "İNSANLIK"…

 

YOKMUŞ ÇÜNKÜ MASAL İLK ONU UYUTMUŞ….

ARA ARA GÖKTEN ELMALAR DÜŞMÜŞ AMA UYUYANLARIN HİÇ BİRİ HABERDAR OLMAMIŞ

DÜŞEN ELMALAR HEP YAŞAM HAKKI DİYENLERİN KAFALARINA DÜŞMÜŞ HEP ACITMIŞ HER DÜŞEN ELMA HEP BİR ŞEYLER GÖTÜRMÜŞ ÇÜNKÜ…

ASIL ACI OLANDA HEP İŞ İŞTEN GEÇTİKTEN SONRA DÜŞMÜŞ…

 

Sonra mı? sonra ne mi olmuş?

masal hiiiçç bitmemiş hep uyutmuş..

dedik ya

bir varmıışşş bir yokmuşşş "İNSANLIK"

başta varmış sonraları yokmuş

ÇÜNKÜ MASAL İLK ONU UYUTMUŞ..

aşağıdaki görüntülerde dürtmezse artık;

tatlı RÜYALAR "İNSANLIK"

 

UTANCIMLA

jasjas

Başlık Sizsiniz

19 Temmuz 2008 Cumartesi | Kategori Doğa 0

 

gece soğuktur, gece karanlık…

gecededir her türlü korkunuz, yalnızlığınız, açlığınız, açıklığınız, zayıf yanlarınız…

gecededir tüm gücünüzün çetelesini tuttuğunuz ve kendinize fısıldayarak itiraf ettiğiniz acımasız anlar. gece saklar hüzünlerinizi. gece saklar en büyük yalnız kalışlarınızı, en korkunç cinayet planlarınızı, intiharlarınızı, paranoyalarınızı… geceden gelir karabasanlar ve birden düş dünyanızı sarıverir…

yıldızlar kurtarır bazen sizi kendinizden… içinizde boğulmaktan…

yalnızsanız bunları kendinizden de saklar hep güçlü olursunuz; hem de hayatınız boyunca… ne kadarsa işte hayatınız, bir gün bir ay bir yıl yirmi yıl belkide bir ömür… güç sizsinizdir, güçsüz de siz olsanız bile bunu sadece siz bilir ve geceden başka kimselere fısldamazsınız göz yaşlarınızın derin çığlığını…

ama hayatınızın bir yerinde bir nefes kayıverir gecenizin içine. kocaman gözler parlar karanlıkta seni seviyorum diye. dokunur buradayım korkma der ben seni her şeyden korurum… dünyanın en zayıf yaratığıda olsa dokunan siz güvenirsiniz ona… ve siz onun için tüm dünyaya cephe alır savaşırsınız…

sevmişsinizdir. tarifi yoktur bu duygunun. sadece gece hisseder sizin gururlu nefesinizi. sadece karabasan kaçar o ışıldayan gözlerden… onu korkutur size gurur verir o gözler; başınızı yaslarsınız ya göğsüne hani pıt pıt atar ya kalbi hani mırıl mırııll uyur ya işte bu dünya dönüyor demektir sizin için. ohh bee dünya varmış dersiniz…

o kalp attıkça mutlu olursunuz ve mutlu uyursunuz… huzurlu… duyarsınız ya işte o ses pıtırtı dünyanın en güzel ninnisidir. sıcağı hiç bitmez. ne kadar soğusada kalbiniz hayata karşı, üzse de sizi bu dünya ve donsa da duygularınız, bu sıcak çözüverir buzlarınızı…

bu sıcak bazende sizsinizdir.. belki bilmezsiniz ama birileri sizin sıcağınız olmadan uyuyamaz… kalbinizi duymazsa nefes alamaz yaşayamaz…

kendinizi kapıya koyulmuş köpek yavrusu gibi hiç hissettiniz mi? işte sever sizi o yavru koynunuzda uyur ama bir gün…

artık bitti dersiniz, herşeyi bırakıyorum…….

o zaman mı? duyamacak mı nefesinizi?

işte o zaman geceye karşı duramaz artık… güçlü değildir… siz hayatına girdikten sonra dışarısı onun için bitmiştir… sizin dışınız… sadece siz vardınız… GECEYE AĞLAR… GECEYE BAĞIRIR… GECEYİ SUÇLAR…

bitti mi dediniz??? her şey mi bitti???

O ZAMAN SİZ DUYMAZSINIZ…

KİMSE BİLMEZ…

ÖLMEK İSTER…

GECEYE HAYKIRIR!!!!

DURDURUN DÜNYAYI DÖNMESİN ARTIK

İNECEK VAR!!!!!!!!!!!!!!!

 

BÜYÜK ACIMLA

jas jas

 

kopek_1.jpg

beykoz-027.jpg

beykoz-039.jpg

 

jasjas

19.06.2008

 

dsadas