FARKINDA MISIN?
19 Temmuz 2008 Cumartesi | Kategori Edebiyat 0
Minik bir çocuk…
Kaldırımda yürüyor sessiz sakin…
Birden bir miyavlama duyuyor bir inşaatın bodrum katından, miivv miiyyv… miniminiminnacık bir pisicik belli, hem korkmuş hem aç susuz… annesinden ayırıp hangi vicdansız attı oralara kim bilir. Çocuk biliyor annesi yok yanında çünkü oda böyle olur hep anne kokusu olmayan gecelerde. Annesinin geleceğini bilsede hep korkar küçücük yüreği ve o yavruda korkmuş belli.
Koca koca masmavi gözleri al beni lütfen bırakma burada der minik kıza. Annesi ne kadarda olmaz evde nasıl bakacaksın ona hem balık hem kuş var yapma kızım ama küçük kız duymaz bile. Hep inatçıdır zaten. (Piknikte yan çimenlikte otlayan kuzu çok içini acıtmış analı olanların yanında onu pek mahzun görünce ne yapıp etmiş önce çoban amcanın sonra babasının kanına girmiş anasız kuzuyu ödünç alıp eve getirmiş büyüyene kadar bakmıştır AYŞEGÜLüne analı kuzuları görüp mahzun olmamış biberondanda olsa emmiştir ya Ayşegül içi rahat geri otlamaya göndermiştir onu hemde daha beş yaşındayken. Bellidir o zamanlardam bu miniğin büyünce canavar olup ortalığı karıştıracağı.) hemen indi aşağı sese doğru hava hafif kararmış gittikçe daha da ürküyor yavrucak anne bağıruyor “daha sen kendin miniminnnacıksın neyine senin kedi kurtarmak gecenin bi vakti hadi eve gidelim sabah gelir alırsın yüreğimi hoplatma benim biyerini acıtcaksıınn hem annesi vardır onun buralarda bırak gelip alır” kim dinler, hoopp pisicik kucağında yuları çıkmıştır bile ufaklık. Nasılda güzeldir. Annede dünyanın en güzel annelerindendir zaten. Nasıl hayır desin kuzusuna hem de başka bir canı kurtardıktan sonra. Eve gelecektir artık el mahkum.
-Anneee adı var mıdır?
-Vardır heralde ama annesi biliyordur sadece
-biz nasıl çağırıcaz onu kedimi diceezz?
-e sende artık annesi oldun sayılır hadi sende koy ona bi isim
-ben kedi ismi bilmem kii
-bilirsin bilirsiinn hadi bakalım
-anneee hani benim kitabımda var ya bi kız örtmenin son verdiği neydi o
-hatırla bakalım neymiş
-"MİNNOŞ DENİZCİ" kitabın adı bu . O kızın adı minnoş ama bu kedi kız mı?
- kız.
-minnoş diye kedi olur mu?
-annesi sensin olur mu ki?
-olurr tamam adı minnoş bu kızın
yazık zavallı ufaklık tamamen bir tesadüf eseri çok güzel bir kedi ismi bulmuştur aslında : ) ama o minnoşun aslında bir kedi ismi olduğunu yıllar sonra öğrenip çok şaşıracaktır J
çok sever minnoşu. Minnoş defalarca balkondan düşer her seferinde iki gözü iki çeşme arar bahçede onu ama minnoş hep sağlamdır. İnatçıdır minnoşta annesi gibi J yavaş yavaş büyür minnoş. Bir gün minnoşun annesinin sahibi bulur küçük kızı onun annesi bende kardeşleri de var der. Yıkılır küçük kızın dünyası henüz ilkokul öğrencisidir ama biraz aklı çalışmakta kendisini onun yerine koyabilmektedir. Ya beni birisi bulsa ben senin annen oldum dese sonra annem gelip geri isteyince ben buldum benim dese ne olur diye düşünür. Minnoş annesini özlemiştir belki , kardeşleriyle oynamak istiyordur. Verilir minnoş ailesine ağıtlarla. O gece uyumaz ufaklık aklı minnoştadır. Sabah kapı çalar erkenden J minnoş yeri göğü yıkmış uyumamıştır. Geri gelir minnoş. Ve onlarla kalır bir süre daha ama evin büyükleri gitme zamanının geldiğini düşünürler çünkü yıllardır ufaklığın baktığı dilek ve bızdık vardır evde iki kanarya;anne kız… ve bir akvaryum dolusu balık… onlara bir şey yaparsa minnoş ufaklık kötü etkilenir kedilerden tiksinir diye korkarlar. Minnoş babanın iş yerine gönderilir. Oraya gider gelir görür bir süre ufaklık ama bir gün gider ve koşup ona gelmez minnoş. Annesi gelip götürdü derler, gitmez ki minnoş der sevmiyor muymuş beni? Arada gelip seni arıyor zaten derler belki bir gün aynı anda gelirsiniz. Yıllarca onunla karşılaşmayı bekler orada saatlerce ama hiç gelmez minnoş. Lise yıllarında orada çalışan bir işçiden yanlışlıkla öğrenir minnoş trafik kazasında ölmüştür. Artık arabalardan ve tüm şöförlerden nefret eder ufaklık. Hala etmektedir. Minik bir cana acımadıkları için… ve hala korkar karşıdan karşıya geçerken… yıllar boyunca nice kediler köpekler gelip konuk olur evlerine… yaralı kargalar yılanlar. Ailesinin kıymetini her seferinde bir kez daha anlar minik kız. Çünkü onu böyle kabul etmişlerdir. Delidir kızları ve ne yazık ki en zor görev yine onlarındır; bununla gurur duymak J
yıllar sonra üç gün önce yine görür o koca koca gözleri minik kız. Bir minnoş daha gelir sokaklardan. Bir hediye gibi. Hem de anneli bir minnoş. Yeni evinde camının altında yaşayan beş yavru ve annesi; ve yavrulardan bir tanesi minnoş. Neler geçer aklından neler. İçi burkulur minik kızın. Ahh insanoğlu der ahh bir rahat bıraksanız şu minik canları… onları izlemek bile bir ömürken ne sebeple alınabilir bu canlar?
Trafik, belediye, zalim vatandaş, açlık, hastalık… her şey onların canı için nöbet tutarken böylesine hayat dolu böylesine cana yakın her şeyden habersiz her şeye dost… sen niye böyle olamıyorsun insanoğlu?
Ben niye kendimi onlara her benzettiğimde gülümsüyorum gurur duyuyorum kendimle bir kez daha da SANA HER BENZEYEN YANIM NİYE SOL YANIMA BIÇAK GİBİ SAPLANIYOR?? NİYE UTANIYORUM? NİYE BEN SENİ SEVEMİYORUM İNSANOĞLU? BİR MİNNOŞ DAHA ALACAK MISIN BENDEN? KAÇ BİN MİNNOŞ DAHA MEÇHULDE SAHİPSİZ KALACAK?
KAÇ KERE DAHA KENDİNİ KANDIRIP RAHAT UYUYACAKSIN YATAĞINDA İNSANLIK? NESLİN TÜKENİYOR FARKINDAMISIN???
jasjas

























