Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Yasemen İzmir Güzellik Merkezi

STRES: ERKEN YAŞLANMAYI TETİKLER

(0 Oy, 5 üzerinden 0 puan )
Loading ... Oyunuz Gönderiliyor ...

YAŞLANMAK İSTEMİYORSANIZ, STRESTEN UZAK DURUN

 

Stres deyince, bütün akan sular duruyor! Stresle baş etmekte zorlanıyoruz ama daha da kötüsü strese teslim oluyoruz. Bu büyülü sözcüğün adeta bir dokunulmazlığı var. Ne yazık ki tüm araştırmalar, modern toplumlarda stres düzeyinin gittikçe yükseldiğini,  strese bağlı fizyolojik sorunların arttığını ve bunların da yaşlanmada, obezitede ve cilt sorunlarında büyük bir rolü olduğunu gösteriyor..

 

Stres için birçok neden sıralayabiliriz. Çünkü izin verdiğimiz müddetçe, bir çok etken bizi olumsuz olarak etkiler. Her gün sayısız olay  gerginliğe, paniğe, üzüntüye, tepkilere  neden  olur. İş hayatı, aile sorunları, hastalıklar, maddi sorunlar, çocuklar, okullar, dersler, zaman darlığı, haksızlıklar, yıkılan umutlar! Kuşkusuz her şey stres nedeni olabilir. Hatta bazen davetler, alış veriş, tatil, eğlence, bayram hazırlığı  bile neşe yerine gerginlik ve panik nedeni olabilir! Strese neden sıralamak çok kolaydır ama  tahribatını atlatmak ne yazık ki, çoğu zaman o kadar kolay  olmaz..

 

Gerçekten stres; yüksek tansiyon, dolaşım bozuklukları, kalp hastalıkları, şeker hastalığı ve sindirim sistemi ile ilgili bir çok sağlık sorununun temel nedenidir.  Bütün bunların yanı sıra  bir de cilt sorunları ortaya çıkar. Uzun süreli depresyonlardan yada sinir hastalıkları bir yana, sadece geçici stres hali bile bize nelere malolur biliyor musunuz?

 

Stres sinyalleri!

Gerginlik baş gösterdiği anda,  böbrek üstü bezlerimiz aşırı derecede kortizol hormonu salgılamaya başlar. Hemen göz bebeklerimiz  büyür, kalbimiz  daha hızlı çarpar, kan basıncımız artar, aynı anda kolesterol yükselir, kaslarımız sertleşir, midemiz asit salgılamaya  ve  karaciğerimiz de hızla molekülleri şekere çevirmeye başlar. Bu arada kan şekerimiz de yükselir. Stresle birlikte vücudumuzda  kortizolün artması, diğer tüm önemli hormonları etkilerken, beyin sinyalleri değişmeye başlar.

 

Devam ederse işimiz zor…

Stres süresi 1 aydan fazla uzarsa; Bağışıklık sisteminin direnci kırılır, enfeksiyon ve hastalıklar bizi kolayca ele geçirir. Soğuk algınlığı ve grip ihtimali en az iki katına çıkar. Giderek ağrıları algılayışımız değişir.  Uzun süreli stres baş ağrılarına, migrene ve vücutta çeşitli ağrılara neden olur. Adet öncesi sıkıntıları (PMS) artar, menapoz semptomları şiddetlenir, öte yandan  cinsel istek ve üreme yeteneği azalır.

 

Yüksek stres seviyesi vücudumuzdaki enerji rezervlerini hızla tüketir. Müthiş bir bitkinliğe yol açar. Beynimiz biricik enerji kaynağı olan tatlılara ve şekere susuz bir hale gelir. Ve tatlılara, hamur işlerine, tuza ve içkiye düşkünlük baş gösterir.  Hele uykusuzluk da başlarsa, onu kısa sürede depresyon takip eder. Uyku yoksunluğunun neden olduğu halsizlik ve duygusal çalkalantılar,  karbonhidrat düşkünlüğünü arttırmaya devam eder.. 

 

Cildimizde neler olur?

Stresle yükselen kortisol seviyesi akne, sebora, şaç kaybı, cilt yaşlanması ve kırışıklıklar gibi çeşitli cilt sorunları yaratır: 

 

       Bir de bakarsınız, özellikle burun ve çenede,  kızarıklıklar oluşmuştur.  Sonra bu kızarıklıklar kaşınmaya başlar, bazen de  yaralara dönüşür.

 

       Yoğun stres, alerjik reaksiyonlar olarak da geri dönebilir, akneleri de tetikleyebilir.

 

       Stres  altındayken ter bezleri daha fazla çalışır. Avuçlar ve koltuk altları soğuk soğuk terlemeye başlar.

 

       Bazı insanların saçlarında kepeklenme olur.  Kepek,  “seborik dermatit”  olarak bilinen,  bir saç derisi hastalığına yol açabilir. 

 

       Stres saçların dökülmesine neden olabilir. Bildiğiniz gibi şok karşısında saçlar aniden ağarabilir.

 

       Bazı insanlarda tırnak ve saçların  uzaması yavaşlar.

 

       Stres cildin nem dengesini bozar. Örneğin yağlanmayı geçici olarak artırır,  uykusuz bir gecenin ardından, saçlarımız sanki 1 hafta yıkanmamış gibi yağlanabilir. Yahut tersi olabilir, cildimiz çöl  gibi kuruyabilir.

.

       Stress yüz kaslarını çok etkiler. Sinirlendiğimiz veya öfke, endişe duyduğumuz sırada yüz mimiklerimiz değişir. Gözler, alın ve ağız  çevresinde kasılmalar başlar. Aynaya bakarsak, ileride derin kırışıklara dönüşebilecek kas kırılmalarının ilk işaretlerini görebiliriz.

       Uçuk virütik bir cilt hastalığıdır ama, özellikle heyecan dozunun yükseldiği dönemlerde çıktığını herkes bilir. Biraz heyecanlanınca, üzülünce, uykusuz kalınca, yorgunsanız, kırıklığınız varsa, adet öncesinde,  yolculuk yaptıysanız, hava soğuksa, sıcaksa, rüzgar varsa,  “uçuklamak” isten bile değildir! Çünkü uçukları yaratan “herpes simplex” virüsü zayıf zamanlarımızı kollar.

 

       Kan dolaşımında aksaklıklar başlayınca kılcal damar genişlemeleri ve varisler artar.  

 

Stres tüm vücut direncini düşürür:

.Aşağıdaki stres belirtileri uzayacak olursa, vakit kaybetmeden bir doktora görünün.

 

       Huzursuzluk, uykusuzluk, konsantrasyon güçlüğü yaşıyorsanız,

       Sinirlilik,  ajitasyon veya alışkın olmadığınız kadar kolay öfkelenmeye başladıysanız

       İştah kaybı varsa

       Veya canınız sürekli tatlı ve karbonhidratları çekiyorsa

       Mide bulantısı

       İshal veya kabızlık,

       Baş ağrıları

       Sexe karşı ilgisizlik

       Alınganlık, ilgisizlik, karamsarlık

 

Direncinizi  arttırmak elinizde:

En önemlisi bakış açınızı geliştirmeniz ve hiçbir şeyin sağlığınızdan, huzurunuzdan daha önemli olmadığını aklınızdan çıkarmaksızın, tepkileri ona göre verebilmenizdir. Buna rağmen bazen stresten kaçamayız. Yakınlarımızın hastalanması, işyerindeki bazı dönemler, ailevi sorunlar, hatta taşınma gibi bazı nedenlerle gergin olacağımızı önceden bilebiliriz. En iyisi hemen tedbir almaktır. Örneğin böyle dönemlerde bazı beslenme destekleri size yardımcı olabilir.

 

       B Komplex vitaminleri strese karşı en büyük desteğinizdir. Sinir sistemini ve bağışıklık sistemini  güçlendirerek bitkinliğinizi giderir.  

 

       Calsiyum ve Magnezyum, kaslarınızdaki gerginliği yumuşatır ve kalbinizi güçlendirir. Bu iki mineral birlikte alındığında doğal bir sakinleştirici etkisi gösterir.

 

       C Vitamini bağışıklık sistemini ve direncinizi arttırır.

 

       Ginseng stres hormonlarını salgılayan bezleri bir yastık gibi dengeler.  

 

       Huzursuzluğunuz geceleri de devam ediyorsa, bir süre yatmadan önce Melatonin alın. Hiçbir yan etkisi yoktur ve iyi bir uyku size büyük direnç kazandırır.

 

       Egzersiz yapın, yürümeye çalışın. Hareket insanı gevşetir, moralini yükseltir, stresi giderir, uykuyu düzenler. Hiçbir yan etkisi olmayan, doğal  bir anti depresan rolü oynar.

 

       Sırtınız dik bir şekilde oturarak,  burundan derin ve yavaş nefes alıp vermeyi deneyin. Ve bu sırada sadece nefesinizi izleyin. Bunun  sizi nasıl rahatlattığına şaşıracaksınız. Derin nefes kan dolaşımını hızla  düzenler, sıkışmış kasları gevşetir, beyne giden oksijen miktarını arttırır ve daha  berrak düşünmeyi  sağlar.  Yani stresin yol açtığı tüm tepkileri geri çevirir.

 

       Müzik dinleyin. Müzik insanın duygularını ve düşüncelerini adeta akort eder, düzenler. Sizi o an içine girdiğiniz darboğazın, girdabın dışına çıkarır ve hayata dışardan bakmanızı kolaylaştırır..   

 

Bütün mesele, stres sizi esir almadan önce bunları aklınıza getirebilmektir… 

 

“Strese hayır ! ”  demeyi seçin

Nasıl  demeyin! Cevabını sizden başka hiç kimse veremez.  Çözümü bulmayı  gerçekten isteyin, yeter! . Bazı insanlar stresi sever, hatta tercih eder. Bu şekilde kendine bir dokunulmazlık çemberi kurduğunu zanneder. Ama asıl zararı kendisine vermekte olduğunu bilmez! 

 

Yaşamdaki  stres kaynaklarından  tam anlamıyla kurtulmak imkansızdır.  Onlar hep orada olacaklardır. Biri gitse, diğeri gelecektir. Ancak  tavsiyelere kulak kabartırsanız  ve isterseniz, kendinizi stresten korumanız mümkündür.  Size önerilen sayısız seçenekten hangilerini  isterseniz yapın ama stres yapmayın!

 

Hoşçakalın,

 

Dr. Yasemin Fatih AMATO

Yasemen İzmir Güzellik Merkezi

www.yasemen.org

 

Yorum yaz

Yorum yazmak için Giriş yapınız