Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Yasemen Cilt & Estetik Merkezi-İzmir

ŞOK! Uykusuzluk şişmanlatıyor..

(0 Oy, 5 üzerinden 0 puan )
Loading ... Oyunuz Gönderiliyor ...

 

Uyku ve kilo arasında nasıl bir ilişki olduğu, araştırılmaya devam ediliyor. Ancak fazla kilolu insanların, yada asla kilo alamayanların,  önemli bir kısmının, uyku sorunları olduğuna kuşku yok!

İnsan vücudu hakkındaki ilk bulanık bilgilerimizin, 6000 yıllık bir geçmişi olduğunu kabul edersek, bu sürenin son 60 yılını, uyku ile ilgili aydınlanma yılları sayabiliriz. Uykunun ne olup ne olmadığı, safhaları,  vücudumuzdaki etkileri, 1950 lerden bu yana dikkatle inceleniyor. Dünyanın birçok yerinde, uyku araştırma enstitüleri hatta vakıfları var. Ve uykunun önemi hakkında her geçen gün yeni şeyler öğreniyoruz.   

Uyku pasif bir olay değildir:
Binlerce yıldır, insanlar uykuya daldıklarında her türlü yaşamsal faaliyetin ve beynin durduğunu zannederlerdi. Hatta uykuyu ölüme benzetirlerdi. Beynin bu süreçte boş ve pasif olduğu, vücudun da sadece dinlendiği sanılırdı.

Oysa uyku, bizim hiçbirşey olmadan ve yapmadan geçirdiğimiz pasif bir olay olmaktan çok uzaktır. Uyku hem vücudumuzda hem de beynimizde son derece önemli fizyolojik değişimlerin oluştuğu, dinamik bir süreçtir hatta hummalı bir faaliyettir. Ve uyku sağlığımız için en az hareket ve besinler kadar önemlidir.  

Uyku ve vücut metabolizması:
Vücut saatimizi ve uykumuzu düzenleyen hormon olarak tanıdığımız Melatonin sadece geceleri, karanlıkta salgılanır. Prolaktin, Testeron ve Büyüme Hormonu da 24 saatlik döngü içinde en fazla geceleri, uykuda salgılanırlar. Uyku uyuyamadığımız zaman tokluk hormonu olan Leptin etkisini kaybeder, stress hormonu Kortizol ise bizi ele geçirir! 

Geceleri iyi uyuyamıyorsanız, kilo vermeyi unutun!
Gece uykusu kaçan bir insan ne yapar? Yataktan kalkıp dosdoğru buzdolabına gider. Bazıları da tepsiyi, tabağını doldurup, televizyon karşısına geçer! Ve umutsuz bir şekilde sabahı beklerken, atıştırarak kendisine teselli arar..

Uykudan yoksun kalmak, yada kalitesiz uyumak, iştahımızı arttıran Leptin hormonunu harekete geçirir. Öte yandan strese karşı direncimizi düşürerek irademizi zayıflatır. Ve en önemlisi kilo dengesi için son derece önemli olan glikoz toleransımızı düşürür. Yani yediğimiz herşey çabucak yağ olarak depolanmaya başlar. Bütün bunların sonucunda kilo aldığımızda şaşırmamak gerekir. 

Tokluk hormonu uykuda yükselir:
Uyku ile kilo dengesi arasındaki ilişkinin şifrelerinden biri Leptin hormonudur. Leptin, beyindeki bazı zincirleme reaksiyonlarla, bize başka bir yiyeceğe ihtiyacımız olmadığını, yani doyma hissinin sinyalini veren hormondur. Biz uykudayken Leptin  seviyesi yükselerek,  yemeye ihtiyacımız olmadığını hissetirir.  Uykumuz kalitesizse yada bölünüyorsa, Leptin seviyeleri azalır. Tam tersine açlık bayrağını açan Ghelin hormonu yükselir. 

Uykusuz kaldığımızda irademiz zayıflar:
Yetersiz yada kalitesiz uyuduğumuz bir geceden sonra, uykusuzluğun yarattığı stress, bizim yaşam kalitesi üzerinde odaklanmamızı zor bir hale getirir. Tüm olumlu hedeflerimizi ertelememize neden olur. “Bugünü idare edeyim de, yarın bakarız! “ şeklinde bir ruh haline yol açar. Zayıflayan sinirlerimize rağmen işimizle, gündelik sorunlarla başetmek uğruna, yediklerimizi seçmekten de, hareket etmekten de vaz geçeriz. Çoğunlukla gündüz uyuklamamak için ve acil enerji ihtiyacı ile karbonhidratlara ve keyif verici maddelere sarılmaktan başka bir çaremiz kalmaz. Gelsin kahveler, gitsin çaylar, çikolatalar hatta biraz konyak lütfen..

Geceleri uyuyamadığımız zaman stress hormonları yükselmekle kalmaz. Aynı zamanda mutluluk ve ruhsal dengemizi belirleyen hormonal salgıları engeller. Depresiv belirtiler, tatlı ve karbonhidratlara düşkünlük böylece bir kat daha artar. 

Uykuyu hor görmeyin! 
Modern toplumlarda uykuyu tembellik gibi görmeye eğilimimiz var. Çoğu zaman uykusuzluğa karşı ne kadar dirençli olduğumuzla övünürüz. Hatta dahilerin az uyuduğu gibi bir düşünce de vardır.

Yetişkinlerin geceleri 8-8,4 saat uyumasının yeterli olduğu kabul edilir. Bu sürenin dinlenmek ve vücudu onarmak için yeterli olduğu düşünülür. Bazı toplumlarda geceleri 6-7 saat uyunur,  gündüzleri de 1-2 saat öğle uykusu ile 8 saat tamamlanır.  

Esasında tam olarak kaç saat uyumamız gerektiği henüz bilinmiyor. Bazı insanların 3-5 saat uyku ile etkin bir şekilde yaşamayı başardıkları doğrudur. Ama çoğumuz 8 saat ve hatta biraz daha fazla uykuya ihtiyaç hissederiz.

Yapılan deneylerde, bir hafta süre ile 7 saat uyku uyuyan bir grup insanın tepkileri ölçülmüş. Farklı oranlarda da olsa, tümünün hareketlerinin yavaşladığı, konsantrasyon güçlüğü çektikleri, reaksiyon sürelerinin uzadığı, bilmece ve matematik problemlerini daha uzun sürede çözebildikleri  ve çikolataya düşkünlüklerinin arttığı görülmüş.  Deney 5 saatlik uyku ile tekrarlandığında, tüm bu tepkilerin daha da yavaşladığı kaza ve hata sayısının arttığı görülmüş. 

Ciddi derecede uyku sorunları olan insanlarda, metabolizmanın darmadağın olduğu, yaşamsal hormonların dibe vurduğu, önemli fonksiyonların tamamen bozulduğu, vücut ısısının düşmeye başladığı, koordinasyon ve kalp ritminin bozulduğu ve akyuvarların sayısında azalma başladığı, dolayısıyla  bağışıklık sisteminin hasar gördüğü izleniyor.  Böyle olaylar, önlem alınamazsa, ölümle sonuçlanabiliyor. Uyku işte bu kadar önemli!

Daha az uyku, daha fazla kilo demektir:
Acaba uykumuzun önemini anlamak için daha ne kadar gerekçe sıralamak lazım? Her fırsatta uykumuzdan feragat ederiz. 7 saat, 6 saat, 5 saat yeter derken, başımıza yeni dertler alırız. Uykusuzluğun sonucunda  yavaş yavaş fiziksel sağlığımızı, mantığımızı, hafızamızı kaybedebileceğimizi, koordinasyon bozuklukları ile karşılaşabileceğimizi biliyorduk. Şimdi yeni bir sorun daha çıkıyor karşımıza, kilo artışı !

Örneğin bir uyku düşmanı olan Apneden muzdarip olanlar, hızla kilo alıyorlar. Gerçi apnenin nedenlerinden biri de şişmanlıktır ama bu iki ucu keskin bir bıçak gibi çalışır. Uyku apnesi, uyku bozukluklarına neden olur ve tabii bu insanlar giderek aktiviteyi kısıtlamaya başlarlar. Egzersiz kesilince doğal olarak kilo alınır, ama tek sorun bu değildir.  Yukarıda belirtiğim gibi, zincirleme reaksiyonlar devreye girer. Stress, açlık hormonları gibi. Büyüme Hormonu ve Testesteronun azalması  da uzun vadede vücut kitle endeksinin artmasında ve kasların zayıflamasında,  giderek kemik erimesinde baş etkenler arasına girerler..

Ne zaman ilaç almak gerekir?
Amerikan Ulusal Uyku Vakfının hazırladığı bu sorulardan birine veya birkaçına evet diyorsanız, vakit kaybetmeden doktora gidin. 
[ ]        Bana horladığımı söylüyorlar
[  ]       Uyurken nefesimin kesildiğini söylediler
[  ]        Tansiyonum yüksek
[  ]        Daha enerjik olmak isterdim
[  ]        Geceleri terliyorum
[  ]        Geceleri kalp atışlarımda düzensizlikler oluyor
[  ]        Sabahları başım ağrıyor
[  ]        Geceleri nefesim daralıyor ve uyanıyorum
[  ]        Çok kiloluyum
[  ]        Cinsel isteğim azalıyor
[  ]        Gündüzleri uykum geliyor ve dikkatimi korumakta zorlanıyorum
[  ]        Geceleri ağzım o kadar kuruyor ki, beni uyandırıyor. 
[  ]        Uykuya dalmakta güçlük çekiyorum
[  ]        Gece yattığımda beynime düşünceler üşüşüyor
[  ]        Bazı geceler uyumakta zorluk çekiyorum
[  ]        Geceleri bazen uyanıyorum ve tekrar uyuyamıyorum
[  ]        Sabahları biraz daha uyumak istediğim halde çok erken uyanıyorum.
[  ]        Yatağa yattıktan sonra yarım saat kadar veya daha uzun bir süre uykuya dalamıyorum
[  ]        Kendimi genellikle sıkıntılı ve endişeli hissediyorum 
[  ]        İşe veya derse konsantre olmakta zorlanıyorum
[  ]        Sıkıntılı  olduğum zamanlar kaslarımda güçsüzlük hissediyorum
[  ]        Araba kullanırken içimin geçtiğini hissediyorum
[  ]        Akşamları  ailemle otururken, sinemada veya konuklarım varken uykuya dalıyorum.
[  ]        Uykuya dalınca hemen rüya görmeye başlıyorum
[  ]        Uykumda kendimi felç olmuş gibi hissetiğim geceler oluyor
[  ]        Geceleri bacaklarımın kasıldığını veya tekme attığımı söylüyorlar
[  ]        Yatağa yatınca bacaklarıma ağrı veya kramplar giriyor
[  ]        Geceleri uyumama rağmen gündüzleri yine de uykum geliyor

 

Dr. Yasemin Fatih Amato
Yasemen Cit ve Estetik Merkezi- İzmir
Tel: 0.232.422 71 03

http://www.yasemen.org/

NOT: Bu yazıdan yararlanmak istiyorsanız lütfen Dr. Yasemin F. Amato’ya ait olduğunu belirtiniz ve kaynak gösteriniz.

Yorum yaz

Yorum yazmak için Giriş yapınız