ERKEKLERDE CİLT BAKIMI
31 Ocak, 2008 Perşembe Etiketler : peeling estetik izmir güzellik merkezi botoks kırışıklık tedavisi gençlik yasemen anti aging cilt bakımı hassas ciltler | İhbar Et
ERKEKLER İÇİN CİLT BAKIMI
Son zamanlarda biraz değişmiş olmasına rağmen, erkeklerin çoğunluğu kendileriyle fazla ilgilenmezler. Saçlarının dökülmesine içleri yanar ama bakımı konusunda umursamaz davranırlar. Bu konudaki kalıtımsal çaresizlik onları geri çekiyor veya kabullenmekten başka bir çıkış yolu bulamıyor olabilirler. Saç konusu böyle ama ciltlerine daha iyi bakmamaları için bir engel yok. Kimisi gayret etse de, yine de bu konular kadınların önemsediği oranda, onların ilgisini çekmiyor. Veya ciltleriyle uğraşmayı erkekliğe yakıştıramıyor olabilirler…
Bir yandan da, birçok erkek, yıllardır, manikürlerini yaptırıyor, vücut ölçüleriyle ilgileniyor, kelliğe karşı kozmetik yöntemlere başvuruyor, saçlarına şekil veriyor, boyuyor, deodorantlarını ve parfümlerini sürüyor, cilt bakımı için estetik merkezlerine gidiyor. Uzunca bir zamandır yüz gençleştirme veya epilasyon için başvuranların en az % 30’u erkekler. Bunu hepimiz biliyoruz. Biliyoruz ama nedense sır olarak kalması hala çok önemli. Uzun lafın kısası, bakımlı olmak kadınsı bir davranış gibi algılanmaya devam ediyor…
Erkeklerin ciltleri de kırışıyor ve her türlü cilt sorunları ile karşılaşıyorlar. Onların cildi de sıklıkla kuru, yağlı, sivilceli, sorunlu ( örneğin: rosea, psoriasis, seborrhea, egzema) olabiliyor. Erkeklerde ayrıca sakal ve bıyık büyük bir derttir. Her gün tıraş olmak ciltlerini tahriş eder, kızarıklıklara, kimi zaman kıl dönmesine yol açar.
Erkeklerin kullandığı tıraş köpükleri, tıraş jelleri gibi ürünler içinde, oldukça yüksek oranda alkol, mentol, nane, potasyum, sodyum hidroksit, kafur gibi cildi tahriş eden maddeler bulunur. Tıraş öncesi ürünler, kılları dikey hale getirerek, kıl foleküllerinin ve cildin şişmesine neden olurlar. Kılların dikey bir hal alması tıraşı kolaylaştırır. Ancak tahriş ve buna bağlı şişme nedeniyle, tıraş makinesi tüm kılların köklerine ulaşamaz. Sonuç olarak tıraş çok iyi bir sonuç vermez. Aksine şişkinliğin içinde kalan kıllar tıraştan hemen sonra uzamaya devam ederler. Bu durumda kıl dönmesiyle karşılaşmak işten bile değildir.
Tıraş konusunda tavsiyeler:
Tıraşa başlarken, köpükler, jeller ve kremler kullanılabilir. Hassas ciltler için üretilen tıraş ürünleri daha naziktir. Cildi diğerleri kadar tahriş etmezler. Bunların içinde o kadar fazla parfüm, mentol, alkol, limon, portakal, greyfurt, okaliptüs, kafur ya da nane bulunmaz.
Köpüğünüzü değiştirmek istemiyorsanız, hiç olmazsa tıraştan sonra hassas ciltler için hazırlanmış bir after shave kullanmayı deneyin. Çünkü makinenin tahriş ettiği cilde biraz daha fazla özen göstermeniz gerekir. Tıraşınızı tamamladıktan sonra yüzünüz fazla kızarıyorsa, bunun nedeni büyük bir ihtimalle sert after shave’lerdir.
Her nedense,after shave’lerin hemen hepsi serttir. Bu ürünler tepesine kadar parfüm, alkol ve aklınıza bile gelmeyecek, daha bir çok tahriş edici madde ile doludurlar. Aslında en uygun after shave, cildi tahriş etmeyen alkolsüz toniklerdir. Cilt temizliğini tamamlamak ve gözenekleri sıkılaştırmak için üretilen bu tonikleri, tıraştan sonra güvenle kullanabilirsiniz.
Günlük bakım:
Erkeklerin her gün tıraş olmaları, ciltlerindeki ölü deri tabakasının temizlenmesini sağlar. Böylece hücre oluşumu ve cildin yenilenmesi çok daha kolay olur. Ancak bu durum sadece yüzlerinin tıraş edilen alt bölümü için geçerlidir. Yüzlerinin üst kısmındaki deri tabakası soyulmadığı için zamanla sertleşir ve matlaşır. After shave’lerin de bu konuda hatırı sayılır bir katkısı olur!
Her gün tıraş olan erkeklerin, tıraş oldukları bölgeye peeling yapmalarına ihtiyaç kalmadığı açıktır. Ancak yüzün tıraş olmayan bölgelerinde ( alın, göz kenarları ve yanak üstü) Meyve asitleri (AHA) içeren ürünler kullanılması, cildi korur, taze ve sağlıklı görünmesini sağlar. İsteyenler bu kremleri dermatolog tavsiyesi ile alıp, evlerinde kendileri uygulayabilirler. Böyle hafif bir günlük bakım, yüzün çok daha sağlıklı, temiz ve taze görünmesini sağlar.
Siyah noktalar ve sivilcelere gelince, bu tür sorunlarda, iyi formüle edilmiş salisilik asit (BHA) içeren bir ürün son derece iyi sonuçlar verebilir. BHA’lar tıraşlı cilt bölgelerinde bile rahatlıkla kullanılabilir. Bu ürünler cildi hafifçe soyar, gözenekleri açar. Böylece siyah noktalar ve sivilceler önlenir. BHA aspirin ile aynı maddeyi içerir. Her ikisinin de ana maddesi salisilat’tır. Salisilat cildi rahatlatır, kızarıklıkları, şişkinlik ve tahrişleri iyileştirir.
Eski kalıplar değişiyor:
Yıllar boyunca, erkeklerin kadınlar gibi yaşlanmadıklarına dair yorumlar dinledim. Aslında bunun altında yatan gerçek, toplumun bir kesiminin, erkeklere farklı bir şekilde bakmasından kaynaklanıyor. Erkeklerin yaşlanması sanki daha kolay kabulleniliyor. Saçları kırlaşmış, yüzü çizgiler , lekeler ve kırışıklıklarla dolmuş, kilolu bir erkek daha olgun, güçlü ve güven veren bir çekicilikle tarif ediliyor. Oysa kadınlarda bu görünüme pek toleransımız yok.
Artık kent yaşamında erkeğin tıraş olmaktan öte bakımlı olması, kilosuna dikkat etmesi, güzel kokması ve iyi giyinmesi önemli bir ölçü haline geldi. Kuşkusuz, işe alınırken, terfi ederken, önemli bir temsil mevkiine aday olurken yakışıklı, genç görünümlü ve bakımlı erkeklerin şansı çok daha yüksek.
Esasında şimdiki gibi modern kent toplumları oluşmadan önceki dönemlerde, erkekler en az kadınlar kadar gösterişliydiler. Özellikle kabile geleneğinde erkeklerin süslenmesi ve renk renk boyanması sınır tanımazdı. Batı imparatorları da en az doğu’dakiler kadar şatafatlı giyinirlerdi. Birbirinden değerli kumaşlar, nakışlar ve takılar ile güçlerini gösterirlerdi. Erkeklerin gri-kahverengi-lacivert ve siyah renklere bürünmesi, tekdüze bir stil ile sınırlanması nispeten yeni bir olaydır. Erkeğin temel giysisinin pantolon olması bile yenidir. İskoç etekleri, şalvarlar hala kullanılmakta.
Eski kalıplar giderek kırılıyor. Erkek modası gittikçe değişiyor. Kuşkusuz, önümüzdeki yıllarda erkekler de çok daha renkli giyinecekler ve bakımlı olacaklar…
Haftaya yeni bir konuda buluşmak üzere, hoşça kalın,
Dr. Yasemin Fatih Amato
Yasemen İzmir Güzellik Merkezi
