CİLT LEKELERİ TEDAVİ OLANAKLARI
28 Şubat, 2008 Perşembe Etiketler : cİlt lekelerİ leke tedavİsİ | İhbar Et
CİLDİMİZDEKİ LEKELER VE TEDAVİ OLANAKLARI
Az veya çok, hepimizin cildinde bazı lekeler vardır. Yıllar geçtikçe lekelerin nedenleri çeşitlenir ve sayıları artar! Bunların çoğu deri hafızasında saklanan eski güneş hasarlarıdır. Sonra hormonal nedenler eklenir ve lekeler uğraşmamız gereken yeni bir mesele olup çıkarlar…
Lekelerle ilk tanışma; Çilli yanaklar..
Beyaz tenli insanlar daha küçücükken çillerle tanışırlar. Kızıl saçlı çocukların, çilli yanakları sevimli tiplerinin bir parçası gibidir. Yazın artan, kışın kendiliğinden hafifleyen çiller, esasında güneş hasarından başka bir şey değildir.
Esmer çocuklar çilli olmazlar. Ama bu onların cildinin lekelenmediği anlamına gelmez. Bir çok esmer çocuğun yüzünde renk dalgalanmalarını fark edebilirsiniz. Bu lekeler yuvarlaktır ve üzerinde hafif pullanma vardır. Özellikle beslenmesi sorunlu, yeteri kadar su içmeyen, parazit enfeksiyonu geçiren çocuklarda böyle lekeler daha sık görünür.
Yaşımız ilerledikçe lekeler artar:
Ergenlikten sonra ve yirmili yaşlarda leke nedenleri çeşitlenir; Hamilelik, güneş, hormonlu gıdalar, hormonal dengesizliklere bağlı olarak artmaya devam eder. Lekeler en fazla yüzümüze, ellerimizin üstüne, dekoltemize ve omuzlarımıza
yerleşirler.
Birçok leke cildin tahriş edilmesi sonucunda ortaya çıkar. Örneğin sivilcelerin sıkılması, eski bir yaranın izi, epilasyondan sonra güneşten korunmamak, sıcak ağda, sir, batık kılları çıkarmak için cımbızla oynanması, aşırı sabunlama gibi örnekler, damlaya damlaya göl olur misali, birer birer artan lekelere yol açarlar. Özellikle boyun ve dekoltelerdeki lekelerin çoğunun nedeni parfümlerdir.
35 yaşından sonra cildin yenilenme hızı azalır. Mevcut lekeler büyüme eğilimi gösterir ve daha kalıcı bir hale gelir.
Yaşlılık lekeleri:
40 yaşından sonra ellerde lekelenme başlar. Ellerdeki lekeler insanın yaşını belli eden sevimsiz işaretlerdir. Bunlar genellikle karaciğer lekeleri olarak bilinir ama esasında karaciğerle bir ilgileri yoktur. Benzer lekeler dekoltede, kollarda da oluşur. Eğer kendinizi güneşten koruyamıyorsanız, yüz cildinde de pigmentler değişmeye başlar. Cilt rengine bağlı olarak, lekeler açık bej, oldukça siyah ya da grimsi bir renkte belirirler. Dilim söylemeye varmıyor ama bunlar aslında yaşlılık lekeleridir.
Hormonal nedenler:
Cilt üzerindeki kahverengi, düzensiz lekeler, azalan hormonlar ve bozulan hormon dengesine bağlı olarak ortaya çıkarlar. Bu lekelerin baş sorumlusu deri hafızasında saklanan eski güneş hasarları olmakla birlikte, ortaya çıkabilmeleri hormonal sorunlarla ilgilidir.
▪ Ciltteki lekelere uyku düzensizlikleri eşlik ediyorsa, MELATONİN eksikliğini teşhis etmek zor değildir.
▪ Lekelerden sorumlu olan diğer hormonların başında BÜYÜME HORMONU ve böbrek üstü bezlerinde salgılanan DHEA eksikliği gelir.
▪ Öte yandan ACTH hormonu dengesizliği de lekelere yol açar.
Aşağıda size bazı kozmetik leke tedavilerini anlatacağım. Ama hormonları dengelemek ve yeterli vitamin alarak vücudu desteklemek önemlidir. Leke tedavisinde kullandığımız en etkili vitaminler;
▪ A Vitamini : Günde 10 mg
▪ E Vitamini: Günde 10-50 mg
▪ Selenyum: Bu minerali günde 25 mcg almanız gerekir.
Tabii bu destekleri almak için önce doktorunuza danışmalısınız. Vitaminlerin kullandığınız başka ilaçlarla etkileşimleri olabilir.
Gebelik Lekeleri
Konuya başlarken hemen belirteyim; gebelik lekeleri için endişe etmeye gerek yoktur. Hemen hemen tümü doğumdan sonraki bir yıl içinde kaybolur.Yeter ki bunlara güneş lekeleri eklenmiş olmasın!
Hamile kadınların büyük çoğunluğu, belli bölgelerinde ciltlerinin karardığını fark ederler. Esmer tenli kadınlarda bu daha belirgindir. Bu renk koyulaşması, yükselen östrojen hormonu nedeniyle renk pigmentlerinin (melanosit) artmasındandır.
Gebeliğin ikinci yarısında bazı kadınların yüzlerinde maskeye benzeyen bir lekelenme görülür. Bu duruma hamilelik maskesi veya tıbbi adı ile melasma yahut kloasma denir. Bu da büyük bir ihtimalle aşırı östrojen üretimine bağlıdır.
|
Vücuttaki koyu renkli lekelere veya yüzde oluşan gebelik maskesi’ne, bazen doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda da rastlanır. |
LEKE TEDAVİLERİNDE BEYAZ CİLTLER DAHA ŞANSLIDIR
Esmerlerde en ufak bir travma, yara, yanık gibi tahrişler kalıcı lekelere dönüşür. Bu nedenle esmerlerin daha dikkatli olması gerekir. Sarışınlar hayatlarının erken yaşlarında leke ile tanışsalar da beyaz ciltlerde leke tedavisi daha başarılı sonuçlar verir.
Tedavilere gelince; Tüm peeling çeşitleri, özellikle orta dereceli peelingler, Foto Rejuvenation ve Lazer tedavileri lekeleri çıkartmakta oldukça etkilidirler. Ancak ellerimizdeki, dekolte ve omuzlarımızdaki koyu renkli lekeler için en etkili yöntem Krioterapi’dir.
Krioterapi (buz tedavisi):
Krioterapi ciltte soğuk yanığı yapar.Yanık kabuk bağlayarak lekeyi tedavi eder. Bu yöntem el ve omuzlardaki lekelerde çok başarılıdır. Çok sarışın, beyaz tenli hastaların yüzünde de kullanılabilır. Ancak esmerlerin yüzüne kriyoterapi yapılamaz. Kabuklanma iz kalmasına neden olur.
Hidroksi Asitler ve Peeling’ler:
Kozmetik dünyasında AHA-BHA ve PHA olarak tanıdığımız tüm hidroksi asit peelingleri, ışığa bağlı yaşlanma belirtilerinde, kırışıklık, leke ve akne tedavilerinde son derece yararlıdırlar. Tedaviye başladıktan birkaç ay sonra cildin rengi açılır, dokusu yenilenir ve lekeler kaybolmaya başlar.
Dermatoloğunuz, klinik tedavileri uygularken, size evde kullanacağınız bazı krem ve melhemler önerebilir. Bu tip kremleri seçerken içindeki etken maddenin oranı önemlidir. Örneğin kremlerdeki AHA oranı %5 den az ise hiç bir değeri yoktur. Bir çok kozmetik kremde AHA oranı %2-3 kadardır. Bu dozdaki kremlerin lekelerinize hiçbir yararı olmaz.
Renk açıcı kremlerin hepsi cildi biraz tahriş ederler. Bu nedenle sadece kış aylarında ve kullanılmalı, yağmurlu havalarda bile, gündüzleri güneşten koruyucu ihmal edilmemelidir.
Hidrokinon:
Leke tedavisinde en başarılı ilaçlardan biridir. Yoğunluğu %2-10 arasında kullanılabilir. Genelde kozmetiklerdeki miktarı %2 kadardır. Eczanelerde hazırlanan preparatlarda %10’a kadar çıkılır. Hidrokinon aleyhinde bir çok yayın yapılmakta, zaman zaman yasaklanmaktadır. Buna rağmen Hidrokinon’un neden kullanılmaması gerektiği konusunda temelli bir iddia ortaya atılabilmiş değildir. Tartışmalar devam etmesine rağmen, Hidrokinon leke tedavisinde hala ilk sıralarda yer alıyor.
Bitkisel leke açıcı olarak tavsiye edilen Arbutin içindeki etken madde de hidrokinondur. Renk açıcı olarak takdim edilen kozmetik ürünlerin çoğunda % 5 kadar hidrokinon bulunur.
Tretinoin:
Tretinoin sentetik bir A vitamini türevidir. Hücre yenilenmesini hızlandırır, renk hücreleri olan melaninleri dengeler, kollajen üretimini arttırır ve kılcal damarların dolaşımını düzenler. Çok etkili bir tedavidir ama her ciltte umulduğu kadar yararlı olmaz. Tretinoin kullanan hastaların %65’inde, ince kırışıklıklar ve yaşlılık lekelerinde azalma saptanır. Diğerlerinde cilt tahriş olur, kızarır ve daha lekeli bir görüntü alır..
Photo rejuvenation:
Size daha önce bahsetmiş olduğum “ Photo rejuvenation” adlı ışık tedavisi cildi soymadan, melanin (renk) pigmenti içeren lekeleri seçer ve onarır. Diğer tedavilere oranla yan etkisi çok daha azdır.
Lazer Peeling:
Lazer peeling, derin soyma ve cildi oldukça köklü bir şekilde yenilemek amacı ile yapılır. Kistik akne izlerinde, nispeten derin kırışıklıklarda, güneşe bağlı yaşlanma etkilerinde, yüz ve boyun derilerini germe, leke giderme gibi tedavilerde oldukça başarılıdır. Ancak koyu renkli ciltlere tavsiye edilmez. Akne tedavisi için Roacutane kullanıyorsanız, Lazer uygulanmamalıdır.
***
Leke konusu çok yönlü bir cilt sorunudur. Birçok cilt düzensizliği gibi tarihçesi ilk güneş anılarıyla başlar ve hafızamız zayıflasa bile derimiz güneş etkilerini hatırlar, lekeleri yerli yerine kondurur! Ve tabii hormonlar bütün bu düzensizlikleri yada düzenleri etkiler. Zararın neresinden dönülse kardır. Gördüğünüz gibi tedavi için birçok seçeneğiniz var. Leke sorununuz varsa, güvendiğiniz bir dermatoloğa gidin ve tavsiyelerine harfiyen uyarak tedaviye başlayın…
Ramazan ayının hepiniz için huzurlu ve sağlıklı geçmesini dilerim.
Haftaya başka bir konuyu yine enine boyuna incelemek üzere hoşçakalın.
Dr. Yasemin Fatih AMATO
Yasemen İzmir Güzellik Merkezi

iyi günler ben 26 yaşımda bir bayanım.çok yüksek faktörlü koruyucu ürünler kullanmama rağmen çil problemim var.bu durumun aynı zamanda genetik olduğunun farkındayım.çillerimi hafifletmek için bir takım ürünler kullandım ama işe yaramadı.şimdi bu problemin bir takım tedavilerle köklü olarak çözülebileceğini biliyorum.bana bu konuda yardımcı olabileceğinizi sanıyorum.ancak açıkçası işin maliyeti beni korkutuyor.sizce korkalımıyım?bu konuda bana dönerseniz sevinirim.ilginize şimdiden teşekkürler.mail adresim:gulusce@otmail.com
çilli biri olduğum için sıkıntılı günlerim hiç bitmiyor.üniversite mezunuym 25 yaşındayım hemşireyim.uygulıycam tedavinin cildime bir hasar vermesinide istemiyorm çillerim canımı ÇOK sıkıyor ama her duyduğum ürünü kullanmıyorum.şu anda etkili bir ürünüm var aksatmıyorm,kışın dahi kullanıyorm ama geçmiyor.güzellikmerkezlerine karşıda tereddütlerim var yeni krem önereceksiniz yeni tedavi yöntemleri yine masraf ama yine aynı olacak dimi ?yazınızın sonunda ramazanınızın huzurlu geçmesini dilerim demişsiniz başörtülü bayan olarak çok hoşuma gitti,samimi hissettim teşekkür etmek için yazıyorm.doğuştan inatçı ve çok çilli bi cildin düzelmesi mümkün değil dimi
mrb 23 yaşında bi genci bi çarpma sunucu burnumun ön tarafında yara oluştu yara kabuk tutup iyileşti ancak leke 4-5 ay geçmesine rağmen geçmedi estetik olabilirmiyim lütfen yardımcı olun
meraba size bir sorum olacak yüzümde siğiller vardı doktora gittim kriyoterapi uygukadı cildim esmer ve tedavinin ardından 1 buçuk ay geçti ve hala yüzümdeki izler geçmedi doktor güneş kremi önerdi acaba ne kadar işe yarar yada bu izlerin geçme ihtimali varmı öğrenebilirmiyim teşekkürler