Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Yasemen İzmir Güzellik Merkezi

CİLT TİPİNİZİ BİLİYOR MUSUNUZ

Bu test ile 6 basit soruda, cilt tipinizi kolaylıkla belirleyebilir, cilt tipinizin genel görünümünü ve oluşum nedenlerini öğrenebilirsiniz.

 

 

1) Cildinizde ne sıklıkta siyah nokta ve sivilce problemi yaşıyorsunuz?

a) Sık sık

b) T bölgesinde zaman zaman

c) Çok sık değil

d) Hiçbir zaman

 

 

2) Gözeneklerinizin belirginliği (görünürlüğü) nasıldır?

a) Çok belirgin

b) T bölgesinde biraz belirgin

c) Çok belirgin değil

d) Hemen hemen hiç belirgin değil

 

 

3) Cildinizi gergin ve kuru hissettiğiniz olur mu?

a) Hemen hemen hiç

b) Bazen yanaklarda

c) Ara sıra

d) Hemen hemen her zaman

 

 

4) Yüzünüzde hiç yağlanma olur mu?

a) Her zaman

b) T bölgesinde sık sık

c) Ara sıra

d) Hiçbir zaman

 

 

5) Cildinizde çizgiler olur mu?

a) Hemen hemen hiç

b) Biraz gülüş izleri

c) Göz çevresinde, alında ve ağız çevresinde görünen fakat belirgin olmayan

d) Bazı alanlarda derin çizgiler, bazı alanlarda ince çizgiler halinde

 

 

6) Cildinizde pullanma olur mu?

a) Hiç bir zaman

b) Yanaklarda bazen

c) Nadiren

d) Sık sık

 

 

 

 

CİLT TİPİ / PUAN

Cevapladığınız sorularda, her a) şıkkı için 1 puan, b) şıkkı için 2 puan, c) şıkkı için 3 puan ve d) şıkkı için 4 puan aldınız.

 

 

(20- 24 PUAN) GÖRÜNÜMÜ ve OLUŞUM NEDENLERİ KURU BİR CİLT

Cildin genel görünümü mat ve kurudur. Gözenekler genelde küçüktür. Sivilce ve siyah nokta gibi problemlere genellikle rastlanmaz. Erken yaşlanma riski vardır. Yağ salgılamasının azlığı, aşırı sabun kullanımı, dış etkenlere maruz kalma, C, E, ve F vitamini eksikliği cildinizde sorunlara yol açabilir. Dikkat etmelisiniz!

 

(15- 19 PUAN) NORMALDEN KURUYA BİR CİLT

Şeffaf görünümlü, nem ve yağ durumu dengeli, gözenekleri kapalı, lekesiz bir cilt tipidir. Zaman içinde kuruma eğilimi gösterebilir. İdeale yakın, problemsiz bir cilt türüdür.

 

(10- 14 PUAN) NORMALDEN YAĞLIYA DÖNÜK / KARMA BİR CİLT

Alın, burun ve çene yağlı, diğer bölgeler genelde normal veya kurudur. Yağlı bölgelerde siyah nokta ve sivilce meydana gelir. Dönemsel olarak yağ salgılamasının fazlalığı, ergenlik çağı, genetik yapınız cildinizde sorunlara yol açabilir. Dikkat etmelisiniz!

 

(6- 9 PUAN) YAĞLI / PROBLEMLİ BİR CİLT

Gözenekleri büyüktür, cildin genel görünümü parlak ve yağlıdır. Siyah nokta ve sivilce oluşumuna müsaittir. Yağ içermeyen, hafif nemlendiriciler kullanılmalıdır. Yaş ilerledikçe yağlanma azalabilir. Aşırı aktif yağ bezleri hormonal değişimler, genetik, gözeneklerin tıkanıklığı, hijyen eksikliği cildinizde sorunlara yol açabilir. Dikkat etmelisiniz!

 

EVLİLİK TELAŞI İÇİN EVLİLİK PAKETİ

 

Evlilik öncesi zor bir zamandır, stres doludur. Haftalarca süren ev arayışı, düğün mekânın belirlenmesi, gelinlik modelinin seçilmesi, kuaför, ayakkabı, pasta, alyans, süsleme, müzik derken, çözüm için sizi bekleyen birçok konu, önünüzde dağ gibi yığılıyor. Bir de bunlara iş yoğunluğu eklenince, gereksiz yaşanan tartışmalar birçok çifti ayrılık noktasına getirebiliyor.

 

 İşte tam bu noktada sizin için neyin önemli olduğunu anlamak zorundasınız. Eşiniz ve sizin için hazırlanmış bir evlilik paketi ile büyük gün geldiğinde biraz gevşemeye biraz rahatlamaya ve biraz da sağlığınıza dikkat etmeye ihtiyacınız var. Bunu Yasemen İzmir Güzellik Merkezinde, size sunulan bir paket program ile sağlayabilirsiniz. Aylarca süren koşuşturmaca, telaş ve stres bir anda yerini mutluluk ve huzura bırakabilmeli.

 

Burada, Yasemen’in Uzman Estetisyen Kadrosu devreye giriyor. Geçen yıl Türkiye’nin İlk ve Tek Erkek Bakım Merkezini kuran Dr. Yasemin Fatih AMATO ve ekibi, evlilik hazırlığı yapan çiftlere cilt bakımı, epilasyon, manikür, pedikür, vücut masajı, bronzlaşma işlemleri ile stresten uzak, capcanlı bir gün vaat ediyor. Düğün hazırlıkları sırasında artan stresle birlikte çiftlerin gereksiz yere birbirlerini kırmalarına dikkat çeken Dr. Yasemin Fatih, hazırladıkları yarım günlük program ile, “böylesine önemli bir günde genç bir bayanın hayalinde yaşattığı masal prensesi gibi olmak istemesi tuhaf karşılanmamalıdır” diyor.

 

Yasemen İzmir Güzellik Merkezinin hazırladığı bu programda cildiniz temizleniyor, bakım uygulanıyor, siyah ve beyaz noktalarınızdan arındırılıyor ve yüz masajı ile tamamlanıyor. Yüzünüz ışıl ışıl parlarken, sizi manikür ve pediküre alıyorlar, çünkü bu özel günde el ve ayak bakımı çok önemli. Ayaklarınız eziyet çekeceği için çok rahat ve problemsiz olmak zorundalar. Tırnaklarınız törpülenip, batıklarınız düzeltildikten sonra parafin bakımı ile yumuşatılıyor. İstenmeyen tüyleriniz hemen oracıkta çözüme kavuşuyor, sizi bebek gibi pürüzsüz bırakıyor. Sırada komple vücut masajı var. Ne de olsa bunca telaşın üzerine kaslarınız rahatlamayı hak ettiler. Moraliniz bozuk ya da canınız sıkkınsa, masaj başladıktan az sonra sakinleştiğinizi hissedeceksiniz. Masaj yapılırken, kan dolaşımı hızlanır ve vücudumuzdaki oksijen oranı artış gösterir. Masaj bittiğinde enerjiyle dolup, hafifleyecek, dinçleşecek ve canlanacaksınız. Yasemen Ekibi, programı bronzlaşma uygulaması ile bitirerek sizi masal prensesi gibi uğurlayacaklarını söylüyorlar. Unutamayacağınız bu önemli güne böylesine rahatlamış ve canlanmış olarak başlamak, sizin ve eşiniz için birlikte yapabileceğiniz birçok programların başlangıcı sayılacaktır.

 

 

Yasemen İzmir Güzellik Merkezi

SİVİLCE İZLERİ TEDAVİSİ

AKNE İZLERİNİN TEDAVİSİ

 

Akneleri gelip geçici sorunlar olarak kabul edebiliriz ama izleri yaşam boyunca başımıza dert olurlar. Hafif izler zaman içinde iyileşme eğilimi gösterirler. Orta şiddette veya derin izler ise ciddi sorunlara dönüşürler. Akneler beyaz ciltlerde kırmızı, esmerlerde koyu renkli lekeler bırakırlar.. Erkek olsun, kadın olsun yüzleri olduğundan çok daha yaşlı, yorgun, renksiz, lekeli ve çökmüş gösterirler. Kamufle etmeye çalıştıkça izler daha fazla göze batar. Erkekler tıraş olurken sıkıntı çekerler. Bütün bu sorunlara bir çare arıyorsanız, aşağıda sıraladığım yöntemlerden yararlanabilirsiniz.

 

§         Fraksiyonel Lazer

§         Kimyasal peelingler,

§         Klasik dermabrazyon ve mikrodermabrazyon, 

§         Lazer resurfacing

§         Foto IPL ve radyo frekansı gibi ışık tedavileri

 

PEELİNG ÇÖZÜMLERİ

Sivilce izlerinin tedavisinde en fazla AHA ve TCA gibi orta derinlikte ve yüzeysel kimyasal peelingler kullanılır. Bu işlemler yan etkileri açısından gayet güvenlidirler.  Derin peelingler, örneğin klasik dermabrazyon, fenol gibi uygulamalar, bizim ülkemizin iklim koşullarına ve insanlarımızın cilt yapısına (çok beyaz tenli olanlar hariç)  pek uygun sayılmazlar. Derin peelingler içinde özellikle Erbiyum lazer ve Karboksi lazer sivilce izlerinde mükemmel sonuçlar yaratırlar. Bunlardan yararlanıyoruz ama öncelikle hastayı, cilt rengini ve mevsimi dikkatle seçerek..

 

KOLAJEN ÇÖZÜMLERİ

Sivilce koparılırsa veya sürekli aynı yerde yeni sivilceler çıkarsa cildimizde çukurlar oluşur. Çünkü o bölgedeki kolajen dokusu kayba uğrar. Bu durumda cilt altındaki kolajen tabakasını artıran tüm tedaviler görünümü düzeltmemizi sağlar.

 

§         Photo IPL adı verilen ışık tedavisi, sivilcelerde olduğu kadar, iz, leke ve çukurların tedavisinde de kullanılır. Bu yöntem kollajeni arttırır, cildi dolgunlaştırır ve savunma sistemini aktif hale getirir.

§         Son dönemde kullanımı artan Radyo frekansı (Thermage tedavisi) ciltteki kolajeni etkili şekilde arttırdığı için akne izlerinin hafiflemesine yardımcı olur.

§         Mikro dermabrazyon yöntemi de kolajeni kalınlaştırır. Cilt her seansta biraz daha düzelir.  

§         Az sayıda, küçük ve yüzeysel izleri olan bazı hastalarda,  deri altı dolgu enjeksiyonları gayet iyi sonuçlar verirler.

 

BEKLENTİLER GERÇEKÇİ OLMALI

Akne izleri için kullanılan tedavi yöntemleri cildin tepkisine göre seçilir veya birbiri ile kombine edilir. Azimli hastalar, iz ve leke tedavilerinden oldukça iyi sonuçlar alırlar.  Çok derin izlerin tedavisinde başarı şansı %20 ile % 60 arasındadır.

 

 

Dr. Yasemin Fatih AMATO

Yasemen İzmir Güzellik Merkezi

www.yasemen.org

DUDAK UÇUKLARI AFT PROBLEMİ KURULUK

DUDAK CİLDİ HASSASTIR

 

Ağzımız ve dudaklarımız, tüm estetik ve kozmetik kaygılarımızda başrolü oynarlar. Gelgelelim, dudak cildi hassas bir cilttir. Sadece rujlar, sadece kozmetik bakım ona yetmez. Bünyemiz zayıf düşünce hemen etkilenir. En güzel makyaj teknikleri bile anlamını kaybeder. Bu nedenle uçuklar, aftlar, dudak kenarında oluşan çatlamalar, kuruluk, kabuklanma gibi sorunları ciddiye almalıyız. En sık rastlanan tekrarlayan ağız yaraları uçuk ve aft’tır. Dışarıdan bakınca birini diğerinden ayırmak güç olabilir. Ancak nedenleri ve tedavileri tamamıyla farklı olduğundan doğru teşhis konulması önem taşır.  

 

UÇUKLAR

Uçuklar sıklıkla dudaklara görülen, içi sıvı dolu kabarcıklara verilen genel bir addır. Uçuk çıkmadan birkaç gün önce kaşıntı, ağrı başlar, ardından dudağın kenarında ufak bir yara belirir. Bu kabarcıklar saatler içinde patlayarak kabuklanırlar. Tüm bu süreç 7-10 gün kadar sürer. Uçuklar bir çeşit herpes simpleks virüsünün aktif duruma geçmesi ile meydana gelirler. Virüs, o bölgedeki sinir düğümüne girip yerleşir ve vücudun zayıf düştüğü durumlarda yeniden çoğalır. Özellikle stres, ateş, travma, hormonal değişiklikler ve güneş ışığı uçukları tetikler.

 

§         Uçuk ve uçuk yarasının kabuğu ile oynanmamalıdır. (Parmaklara uçuk virüsü bulaştırırken, uçuk yarasına da diğer mikroplar bulaştırılmış olur.) Dokunulursa eller çok iyi yıkanmalıdır.  Hele gözler kesinlikle ellenmemelidir. Özellikle bebekler, çocuklar ve diğer insanlar öpülmemelidir. Uçuklu insanın kullandığı havlu, bardak, çatal, kaşık vb. eşyalar ayrılmalı ve başkalarının kullanmasına izin verilmemelidir.

 

AFT SORUNU

Aft’lar dilde, damakta, dudak ve yanakların iç kısımlarında görülen küçük, yüzeysel ülserlerdir. Oldukça ağrılıdırlar ama en fazla 14 gün sürerler. Nedeni bir bakteri veya virüs olmadığı için bulaşıcı değildir. Aft’ın yılda bir iki kereden daha sık tekrar ediyorsa nedenini araştırmak, başta behçet hastalığı olmak üzere birçok hastalıktan kuşkulanmak gerekir.

 

§         Aftın önde gelen nedenleri arasında; Stres, travma, asitli yiyecekleri (domates, turunçgiller, vs.) sayabiliriz. Ayrıca vücutta demir eksikliği (özellikle yaşlılarda) B12 vitamini, folik asit, çinko eksikliği, diş travmaları, bazen adet öncesi sendromu, aspirinin ağızda uzun tutulması, ağız içi antiseptiklerin sık kullanılması, diabet, allerjik ve toksik reaksiyonlar, direnci düşüren hastalıklar (kanser, aids vs gibi) ve tedavilerde kullanılan ilaçlar (özellikle kemoterapi) önemli nedenlerdir.

 

DUDAKLARINIZI KURUTMAYIN

Dudak kuruluğu, çatlaması, kabuklanması da sık sık başımıza gelir. Dudak kuruluğunu önlemek için; dudakları yalamamak, gece gündüz nemli tutmak,  koruma faktörü içeren rujlar sürmek, soğuktan ve kuru havadan korunmak gerekir.

§         Dudaklardaki çatlaklar bazen derinleşebilir ve iyileşmeyen yaralara dönüşebilirler.  Bu durumda muhakkak doktora görünmek gerekir. Çünkü özellikle sigara içenlerde ve güneşe fazla maruz kalanlarda dudak kanserleri, bir türlü iyileşmeyen kuruluk ve çatlaklar şeklinde başlar.

 

Dr. Yasemin Fatih AMATO

Yasemen İzmir Güzellik Merkezi

www.yasemen.org

 

 

 

CİLTTE KIRIŞIKLIKLAR KAZ AYAKLARI İNCE ÇİZGİLER

 

KIRIŞIKLIKLAR OLUŞMADAN ÖNCE

 

Çağdaş yaklaşımlarda, “koruyucu hekimlik” gün geçtikçe daha büyük bir önem kazanıyor. Kuşkusuz bu konu bulaşıcı hastalıklara karşı aşı olmaktan ibaret değildir. Yaşam tarzımız en az onlar kadar belirleyicidir. Küçük yaştan itibaren spor yapmak ve düzgün beslenme alışkanlıkları kazanmak, gereksiz yere ilaç almamak, genetik tehlikelere karşı önlem almak, güneşten korunma bilinci ve psikolojik sağlamlık belki de koruyucu tıbbın en değerli parçalarıdır. Emin olun, sağlığımızı korumak, hasta olduktan sonra tedavi olmaktan çok daha önemlidir.

 

KIRIŞIKLIK BÜYÜK ÖLÇÜDE ÖNLENEBİLİR

Bu açıdan baktığımızda, birden zihnimizde yeni bir ışık yanıyor. Koruyucu kırışıklık tedavisi olabilir mi?  Evet tabii ki olabilir. Örneğin;

 

§         Genç bir insan kaşlarını sık sık çatıyorsa, bu mimiğin bir süre sonra kalıcı izler bırakacağına kuşku yoktur. Mimikleri iradi olarak önleyemiyorsa, 17 yaşında bile olsa botox ile önlem alınabilir. Bu kadar genç bir insana 2-3 kere botox uyguladığımızda mimiğin kendiliğinden ortadan kalktığını ve botox kesildikten sonra da alışkanlığın değiştiğini görüyoruz.

§         Çocukluktan başlayarak yüzümüze güneşten koruyucu sürmeye ve güneş gözlüğü kullanmaya alışmalıyız. Bu önlem bizi leke ve kırışıklıklardan korur.

§         Yatış pozisyonu çok önemlidir. Sırtüstü yatmak kırışıkları önler.  

§         Diyet kaygısı buluğ çağında başlar. Ondan sonra da ömür boyunca kilo alıp vermeye devam ederiz. Ne yazık ki çabucak kırışıp sarkmanın en başta gelen nedenlerinden biri budur.

§         Her yaz bitiminde 6 seans peeling yaptırmanızı veya dermatolog kontrolünde leke çıkartıcı krem kullanmanızı öneririm. Bu düzenli bakımlar yıllar geçtikçe lekelerin birikmesini önler.

§         Nemlendiriciler çok değerli günlük bakım ürünleridir.  Cildin susuzluğunu giderirler ve direncini arttırırlar. Cildi korumak için küçük yaştan itibaren nemlendirici sürmek, 17 yaşından sonra da göz çevresi kremine başlamak çok yararlıdır.

§         İleriki yaşlarda cildimizin pürüzsüz ve lekesiz görünmesi için ergenlik sivilceleri başlar başlamaz tedavi edilmeli ve akneli ciltler susuz bırakılmamalıdır.

§         Yaşımız 35-45’e vardığında cildimizin kollajen dokusu biraz destek ister. Bu aşamada radyo frekansı veya thermage olarak bilinen ışık tedavileri, cilde birkaç yıl avans kazandırır.

§         Dudak yapımız zamanla zayıflar. Hafif bir dolgu ile takviye edersek ağız çevresindeki kırışmaları uzun süre erteleyebiliriz.

 

Yaşlanınca yüzünüzün nasıl görüneceğini merak ediyor musunuz? Aşırı yorgunken veya grip olduğunuzda kendi resminizi çekip bakın. Bu fotoğraf ileride nasıl yaşlanacağımız konusunda iyi bir fikir verir. Biz de önlemlerimizi ona göre alabiliriz.

 

Yukarıda bahsettiğim önlemler sizin de aklınızdan geçiyor olabilir. Ancak belki de yakın çevreniz bunları gereksiz bulduğu için tereddüt ediyorsunuzdur. Bence bir gün bile beklemeyin. Gayet hafif, doğal görünümlü tedavilerle ileriki yıllarda oluşabilecek deformasyonları başlamadan önleyin! 

 

 

Dr. Yasemin Fatih AMATO

Yasemen İzmir Güzellik Merkezi

www.yasemen.org

SOĞUK HAVA VE CİLT BAKIMI

CİLDİNİZİ SOĞUKTAN KORUYUN

 

Her mevsim farklı keyifler getirir. Yaz deniz ve güneşin, özgürlüğün mevsimidir. Kış ise kar, kayak, sinemalar, sosyal olaylarla renklenir.  Gerekli önlemleri alırsak, her mevsimin tadını doyasıya çıkarabiliriz.  Cildimiz tüm bedenimizin en ön saftaki kalkanı olduğu için daima korunmaya ihtiyacı vardır. Hele yüzümüz çevreden gelen her türlü etkiye karşı savunmasızdır. Bu nedenle ona iyi bakmalıyız.  

 

Yaz boyunca güneşin cildimiz için ne kadar zararlı olduğundan bahsediyorduk. Ama kışın da cildimizin güvende olduğunu söyleyemeyiz. Özellikle kış mevsimiyle birlikte bazı cilt rahatsızlıkları artar. Bunların en başında akneler, sedef, egzema, vitiligo gibi sorunları sayabiliriz. Ayrıca soğuk havanın neden olduğu cilt kuruluğu cildin yaşlanma sürecini hızlandırır.

 

Kışın karşı karşıya olduğumuz en büyük sorunlar; dışarıdaki soğuk ve kuru havalar, sert rüzgarlar, çevre kirliliği ve asit yağmurlarıdır. Bu doğal etkenlerin yanı sıra kapalı ortamlarda geçirdiğimiz süreler de cildimizi olumsuz yönde etkiler. Örneğin iç mekanlarda taze havadan mahrum kalırız. Sıcak kaloriferler, soba ve klima gibi ısıtıcı cihazlar havayı kuruturlar. Dışarıdaki soğuk hava cildimize ne kadar zarar verirse, evlerin ve iş yerlerinin gereğinden fazla ısıtılması da en az o kadar zararlıdır.  

 

NE SOĞUK NEDE SICAK!

Kış boyunca en büyük ihtiyacımız nem ve temiz havadır.  Bir yandan havayı diğer yandan da cildimizi nemlendirmek için her tedbiri almalıyız.

 

§         Soğuk, yağışlı ve rüzgarlı günlerde, cildinizi korumak için elinizden geldiği kadar örtünün.

§         Günde en az 2 litre su için

§         Aşırı sıcak suyla yıkanmayın

§         Elektrikli battaniyeler içinde uyumayın

§         Ev ve iş yerinde buhar makinesi çalıştırın

§         Kalorifer üzerine ıslak havlular koyun veya sobanın üzerinde bir çaydanlık su kaynatarak odadaki nem oranını arttırın.

 

KIŞ KOZMETİKLERİ

Kış boyunca daha besleyici ve biraz daha güçlü kremler kullanmamız gerekir.  Cildimiz kuru da olsa, yağlı da olsa onu nemlendirmeyi ihmal etmemeliyiz.

 

§         İçinde A-C-E vitaminleri gibi antioksidanlar, bal, aloe vera ve meyve asitleri bulunan onarıcı bakım ürünleri kullanın.

§         Cildinizi besleyici maskelerle canlandırın. Özellikle bal, avakado püresi, süt ve kayısı yağı, kivi, muz gibi malzemelerden yapabileceğiniz maskeler cildin nem dengesini korur ve onu besler.

§         Temizleyici olarak jel yerine daha kremsi ürünleri tercih edin.

§         Cildiniz kuru ise solaryumdan uzak durun. 

§         Karlı bir ortamda yaşıyorsanız veya kayağa gidecek olursanız AHA’lı ürünleri bir hafta önceden bırakın ve güneşten koruyucu kullanmayı ihmal etmeyin.

 

Dr. Yasemin Fatih AMATO

Yasemen İzmir Güzellik Merkezi

www.yasemen.org

MEZUNİYET KIYAFETLERİ DEĞİL ESTETİK

 

GENÇ KIZLAR İÇİN

 

Anneler genç kızların giyim kuşamından, süslenme tarzından genellikle hoşlanmazlar. Hatta diyebilirim ki, araları çoğunlukla bu bahaneyle bozulur ve her iki tarafı da fazlasıyla üzen ve yaşam boyu iz bırakan çatışmalar böyle başlar. Gençler açısından bakarsak; annelerin kızlarının giyimini, makyajını, saçını veya takılarını her fırsatta eleştirmesi son derece moral bozucudur. Kozmetik dermatolojiye yıllarını vermiş bir uzman olarak, genç kızlara bazı tavsiyelerim var. Taraf tutmadığıma, sadece sizden ve güzelliğinizden yana olduğuma kuşku duymayacağınızı biliyorum..

 

§         Kendinize değişim şansı tanıyın. Bugün dövmelere veya belirli motiflere hayran olabilirsiniz. Ama yarın ne hissedeceğinizi bilemezsiniz. Bu nedenle kalıcı işlemlerden uzak durun. Dövmelerde de, saç boyalarında da geçici olanları, kalıcı izler bırakmayanları tercih edin.

 

§         Akneleriniz varsa, onları kesinlikle kurcalamayın ve en kısa zamanda bir dermatologa gidip tedaviye başlayın. Emin olun, akne tedavisi kendinize yapacağınız en değerli yatırımlardan biridir.

 

§         Cilt tipinize uygun güzel bir güneşten koruma kremi alın ve onu düzenli olarak kullanın. Hava güneşli de olsa, yağmurlu da olsa siz kreminizi sürmeden sokağa çıkmayın. Bu küçücük ve basit önlem, yıllar sonra harika bir cilt olarak size karşılık verecektir.

 

§         Makyaja özenmekte haklısınız ama fazlasından uzak durun. Çünkü abartılı makyaj genç olsun, yaşlı olsun herkesi çirkinleştirir. Sizin bütün ihtiyacınız güzel bir rimel, akneleriniz varsa onu kapatacak hafif bir “concealer” ve dudak parlatıcısından ibarettir.

 

§         Fondöten genç kızların canlı, pembe ciltleri için gereksizdir. Sivilcelerinizi örtmek istiyorsanız üzerine kapatıcı dokundurabilirsiniz. Ama sadece dokundurun. Onu parmaklarınızla yaymaya veya sürmeye çalışmayın. Çok belli oluyorsa hafif ve saydam bir pudra ile kamufle edin.

 

§         Göz makyajı yapmak istiyorsanız dudaklarınızı doğal halinde bırakın. Belki hafif bir parlatıcı sürebilirsiniz. Dudaklarınızı boyamak istiyorsanız, o zaman allık bile sürmeyin. Kirpiklerinizi rimelleyin ve göz kapaklarında belli belirsiz bir gölge yapmakla yetinin.

 

§         Manikür ve pedikürle tırnaklarınızın derisini boşuna yıpratmayın. Tırnaklarınızı temiz tutun, hepsi aynı uzunlukta olsun yeter. Oje kullanmak istiyorsanız,  altına önce renksiz bir kat sürün ki tırnaklarınız zamansız kuruyup sararmasın.

 

§         Makyajınızı, rimelinizi temizlemeden yatağa yatmayın. Jöle, köpük gibi saç kozmetiklerini düzenli olarak kullanıyorsanız, saçlarınızı her gece yıkamayı alışkanlık haline getirin. Çünkü sertleşen saçlar yastığa sürtündüğünde kolayca kırılır.

 

 

Dr. Yasemin Fatih AMATO

Yasemen İzmir Güzellik Merkezi

www.yasemen.org

RADYO FREKANS GENÇLEŞTİRME THERMAGE

RADYO FREKANS GENÇLEŞTİRME

 

Kozmotoloji dünyası her yıl yeni yöntemler yaratıyor. Bunların bazıları gelip geçici umutlar gibi silinip kayboluyor, bazıları ise klasik yöntemlere dönüşüyor ve vazgeçilmezler arasına giriyor. Örneğin 2002 botoks’un FDA tarafından onaylandığı yıldı. 2004’de Foto IPL adlı ışık tedavileri tüm uluslar arası kozmetik fuarlarına damgasını vurmuştu. 2006 yılı ise,  radyo frekans ile gençleşme tedavilerinin ön plana çıktığı bir yıl oldu. Radyo frekans etkisi açısından Foto IPL’den daha güçlü, yan etkilerinin yok denecek kadar az olması bakımından da Lazer’den daha üstün görünüyor.

 

Bu teknoloji 1995 yılından bu yana tıbbi tedavi amacıyla kullanılıyor. Özellikle apne ve horlama tedavisinde, reflü tedavisinde, varis tedavisinde ve bazı kanser tümörlerinin iyileştirilmesi için yararlanılıyor.

 

RADYO FREKANS İLE GENÇLEŞME:

Radyo frekansın kozmetik kullanımda en başarılı olduğu alan, 35-55 yaşlarında yeni başlayan gevşemeler ve hafif elastikiyet kayıplarıdır.

 

Ø      Yüz ve boyun bölgesindeki hafif gevşeme, kırışma ve sarkmalar

Ø      Çene altı (gıdı) gevşemeleri

Ø      Ameliyat ve akne izlerinin giderilmesi

 

Radyo frekans, yüzün yanı sıra;  hızlı zayıflama, doğum sonrası sonucu oluşan deformasyonlar,  kol, bacak araları sarkmaları, gevşemiş meme derisi ve karın sarkmalarında hatta sellülit tedavilerinde de son derece etkilidir.  Ancak yüz bölgesi dışındaki uygulamalar için Amerikan Gıda ve İlaç Örgütü (FDA) onayı yeni alındığından kullanımı şimdilik çok yaygın değildir. 

 

SORUNSUZ BİR İŞLEM:

Radyo frekans hücrelerin etrafındaki dokulara, dış deriye zarar vermez. Hastanın hissetmediği ancak alt deri dokularını harekete geçiren özel bir ışın ve ısı vererek; deriyi soymadan, yaralara yol açmadan, kollajen dokunun yeniden düzenlenmesini sağlar.  Bu yöntemin yan etkileri yok denecek kadar sınırlıdır. En güzel tarafı da, güneşe karşı hassasiyeti arttırmadığı için yazın hatta yanık tene bile yapılabilmesidir.

 

Ø      İşlemden sonra bazen hafif kızarıklıklar oluşur. Bunlar birkaç gün, bazılarında bir-iki hafta kadar devam eder.

Ø      Nadiren ödem ve çöküntüler ortaya çıkar. Bu yan etkiler genelde kendi kendine geçer ama bazen dolgu takviyesi gerekebilir.

Ø      Anestezi yapmadığımız hastalarda tüm bu yan etkiler çok daha sınırlı olur.

 

İşlem süresi, uygulama yapılacak alanın büyüklüğüne bağlı olarak 20 dakika ile 2 saat arasında değişir.  Ciltteki değişimler 2—3 ay sonra başlar ve genellikle 6 ayda en üst seviyeye çıkar. Genellikle yüz için radyo frekans tek seansta yapılıyor. Ancak tek seansta deri fazla zorlandığı için bazı sorunlar oluşabiliyor. Benim izlenimlerim 6 ay ara ile daha hafif 2 seans yapılmasının daha etkili olduğunu gösteriyor.

 

 

Dr. Yasemin Fatih AMATO

Yasemen İzmir Güzellik Merkezi

www.yasemen.org

ÖZEL DAVETLER BAKIM ESTETİK

YILBAŞI GECESİ CİLDİNİZ IŞILDASIN

 

Pazar akşamı yeni yılı karşılayacağız. Kimimiz evlerimizde, bazılarımız bir yılbaşı balosunda, yakınlarımızla umutlarımızı paylaşacağız. Nerede olursak olalım, o gece daha güzel, daha şık olmak için, hepimiz elimizden geleni yapacağız. Yılbaşı makyajı, takıları, giysileri için her tarafta sayısız öneri bulabilirsiniz. Ben bütün bunların kıyısında durup size temel birkaç ipucu vermekle yetineceğim..

 

En önemli tavsiyem: Yılbaşı gecesini yorgun karşılamayın! Çünkü hiçbir makyaj bitkinliğin izlerini silemez. O gün mutlaka kendinize biraz zaman ayırın. Güzel bir banyo alın, vücudunuzu nemlendirmeye ve cildinizi canlandırmaya özen gösterin.

 

BUZ MASKESİ İLE LİFTİNG

Buz maskesi herkese iyi gelir. Cildi gerer, dokuları toparlar, şişlikleri alır ve rengini canlandırır. Uygulaması da gayet kolaydır. Önce yüz, boyun ve dekoltenizi kremleyin. Sonra elinize bir parça buz alıp, dairesel hareketlerle, yavaş yavaş cildinizde gezdirin.

 

YUMURTA İLE YÜZ GERME

Yumurta solgun ve yorgun ciltleri hızla canlandırır. Yumurta sarısı yoğun bir şekilde besleyici aktif maddeler içerir. Yumurta akındaki aminoasitler ve albüminler ise cildimizde lifting etkisi yaparlar.

 

Kuru ve normal ciltler:

1 yumurtayı 1 çorba kaşığı bal ve birkaç damla süt ile karıştırıp çırpın. Temiz cilde pamukla masaj yaparak sürün. 15 dakika bekleyin sonra ılık ıhlamura batırılmış pamukla temizleyin. Ihlamur canlandırıcı ve rahatlatıcıdır Yorgun ciltleri kendine getirir. .Ardından Ilık suyla yıkayıp havlu ile tampon yaparak kurulayın.    

 

Cildiniz yağlı ise:

O zaman yumurtanın sadece akını kullanın. Birkaç damla limon suyu ile karıştırıp maske yapın. 20 dakika bekledikten sonra yüzünüzü ılık papatya çayı ile silin.  Papatya gözenekleri sıkıştırır. Ardından Ilık suyla yıkayıp havlu ile tampon yaparak kurulayın.

 

Kırışıklara karşı:

Cilt tipinize göre bu maskeleri uyguladıktan sonra, bir yumurtanın sadece beyazını ayırıp çıkarın. Yüzünüzde germek istediğiniz yerlere  (göz – ağız çevresi-alın gibi) sürün. Kuruyuncaya kadar mimik yapmadan, kasları oynatmadan dinlenin. Artık makyajınızı yapabilirsiniz.

 

1 OCAK SABAHI DİNÇ KALKIN

Yılbaşı gecesi kimseye alkol almayın diyecek değilim. Ama hepimizin bildiği gibi, alkol vücudumuzda adeta radyasyon zehirlenmesine benzeyen bir etki yaratır. Ertesi gün “Akşamdan kalma” olmak istemiyorsanız,  yatmadan önce; C Vitamini, B1, S-ally-cysteine-glutathione, E vitamini ve selenyum alın.

 

 

Dr. Yasemin Fatih AMATO

Yasemen İzmir Güzellik Merkezi

www.yasemen.org

EVDE CİLT BAKIMI: YEŞİL ÇAY

CİLT BAKIMINDA YEŞİL ÇAY

 

Çin’de 5000 yıllık bir mazisi olan Yeşil çay (camelia sinensis) batı dünyası için yeni bir keşif sayılmasına rağmen kullanımı gün geçtikçe artıyor. Çünkü son derece aktif bir antioksidan ve anti aging yönüyle olağanüstü sonuçlar sergiliyor. Yapılan araştırmalara göre, yeşil çay vücut direncini arttırıyor, kilo kontrolüne yardımcı oluyor, bazı kanser türlerini önlüyor ve kemik erimesine karşı etkili oluyor. Yeşil çayın cilt üzerindeki etkileri de ilginç. Deriyi güneşten gelen UV ışınlarından koruduğu gibi,  kırışık çizgilerini geciktiriyor, ödemleri gideriyor ve cilt kanserini önlemede yardımcı oluyor.

 

YEŞİL ÇAY KOZMETİKLERİ

Artık birçok kozmetik ürünün içinde yeşil çay var. Üzerinde açıkça yazanlar kadar, yeşil çayı etikette ön plana çıkarmayan ürünler bile yeşil çaydan yararlanıyorlar.  Birçok nemlendirici, güneşten koruyucular, fondötenler, şampuan ve saç kremleri,  saçlar için hazırlanan ultaviyole filtreler veya boya rengini koruma özellikleri yeşil çaydan yararlanılarak yapılıyor. Yeşil çaylı diş macunları da içindeki doğal florid sayesinde diş etlerini koruyor.

 

DOĞA İLE TEKNOLOJİ EL ELE

Kozmetik sanayiinde yeşil çayın kullanım nedenleri çeşitli. Her şeyden önce, yüksek antioksidan aktivitesi hem ağızdan alındığında hem de cilt yüzeyine uygulandığında güneş zararlarını azaltıyor ve cildin daha geç yaşlanmasına yardımcı oluyor. Doğal ürünlerde ise kimyasal malzemelere alternatif bir koruyucu (prezervatif) olarak tercih ediliyor. Kozmetik dünyasındaki araştırmacılar yeşil çayın yararlı olması için hangi oranda kullanılması gerektiğini veya hangi bileşikler içinde hazırlanmasının daha etkili olduğunu araştırmaya devam ediyorlar. Örneğin bazı ürünlerde yeşil çayı sadece UV ışınlarıyla harekete geçen “photozames” adı verilen küreler içine saklıyorlar. Böylece, güneşe çıktığımızda, küreler güneşin etkisiyle kendiliğinden açılıyor ona en çok ihtiyacımız olduğu anda yeşil çay aktif hale geliyor.

 

YEŞİL ÇAYI KAYNATMAYIN

Kendinize yeşil çay hazırlamak için, suyu kaynatın, fokurdaması geçtikten sonra, bir tutam veya 1 poşet yeşil çayın üzerine dökün. Birkaç dakika demlenmesini bekleyin. Yeşil çayı kesinlikle kaynatmayın. Yüksek ısı içeriğindeki yararlı maddeleri bozabilir. Bu çayı özellikle yemeklerden önce ve yemek sırasında, şekersiz olarak tüketmeye özen gösterin.

 

YÜZ TONİĞİ

Kaynamış 100 ml kadar suyu 1 çay kaşığı yeşil çayın üzerine dökün. Sonra demlenip soğumak üzere bırakın. Oda sıcaklığına gelince, cam yahut porselen bir kabın içine alarak buzdolabına koyun. Böylece cildiniz için son derece yararlı bir tonik elde edersiniz. İhtiyacınız oldukça, cildinizi yeşil çaylı toniğe batırılmış temiz bir pamukla silin.

 

YEŞİL ÇAY CİLDİMİZİN DOSTU:

Yeşil çaydan çok çeşitli şekillerde yararlanabilirsiniz. Diş etlerine gargara yapabilir, yorgun ayaklarınızı yeşil çaylı soğuk suda dinlendirebilir, mantar ilaçları geliştirebilirsiniz. Yeşil çay kremleri, evde yapabileceğiniz yeşil çay tonikleri ve maskeleri; cilt lekeleri, kılcal damar çatlamaları,  kuruluk, akne tedavisi, özellikle gözaltı torbaları ve mor harelere karşı çok etkilidir. Başka bir yazıda size çeşitli cilt sorunları için yapabileceğiniz yeşil çay tedavilerini anlatacağım.

 

 

Dr. Yasemin Fatih AMATO

Yasemen İzmir Güzellik Merkezi

www.yasemen.org