Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş
 

Vatan, Sana Canım Feda!..

27 Ağustos 2008 Çarşamba | Kategori Aşk 2

Vatan, Sana Canım Feda!..

 

  

 

 

 
 
 
Ben Atatürkçüyüm!
Ben Cumhuriyetçiyim!
Ben Laikim!
Ben Özgürlükçüyüm!
Ben Yobazların, Vurguncuların, Çıkarcıların Düşmanıyım!..
Çünkü Ben;
 Vatanını Seven Asil Kana Sahip Gerçek Türküm!..
 
Ne Mutlu Türküm Diyene!..

öYLE KARŞILA Kİ….

21 Ağustos 2008 Perşembe | Kategori Aşk 3

 

Tatlı cadı:))

19 Ağustos 2008 Salı | Kategori Aşk 7

İki kuzenin keyifleri

17 Ağustos 2008 Pazar | Kategori Aşk 1

Düşman çatlatanlar:))

17 Ağustos 2008 Pazar | Kategori Aşk 2

Canım benim

17 Ağustos 2008 Pazar | Kategori Aşk 1

Tatil bitti

17 Ağustos 2008 Pazar | Kategori Aşk 3

Ben geldim:))

Gülsem mi ağlasam mı bilemiyorum ama, tatilimiz bitti ve kürkçü dükkanına döndük geleli bir hafta oldu. Memleketime her gidişimde sanki hep oradaymışım gibi geliyo bana buraya her dönüşümde sanki hiç gitmemişim gibi…oradayken günler o kadar çabuk geçiyor ki:( bu gidişimiz öncekilerden daha uzun oldu.

 Herşeye rağmen güzel bir tatildi.

 

Bugün Küçük mucizelerin günü olsun….

15 Ağustos 2008 Cuma | Kategori Aşk 1


İkram edilen
taze demlenmiş bir bardak çay,

ya da mis kokulu bir fincan kahve

eski bir arkadaştan
beklemediğin anda bir telefon….

eve veya işe giderken ya da alışverişe
trafikte hep yeşil ışıklar….

Bugün…
içinde küçük sevinçlerin olduğu
bir gün olsun.

markette en hızlı ilerleyen kasa sırası….
mis kokulu bir yemek…

radyoyu açtığında ;
en sevdiğin şarkının çalıyor olması ve
o güzel şarkıya yüksek sesle eşlik etmek…

barış, mutluluk ve neşe dolu bir gün olsun.
MUTLULUĞUN günü….

bir şeylerin mükemmelliğinde ;
Tanrının senin yanında olduğunu, seni kayırdığını ve
bir yerlerden sana GÜLÜMSEDİĞİNİ
hissettiğin

sana özel olduğun hissini yaşatan
o garip ama hoş duygu ile
dolu güzel bir gün diliyorum.

Mutlu çocuk için 12 yöntem

15 Ağustos 2008 Cuma | Kategori Aşk 0

Uzmanlar, mutlu çocuk yetiştirmenin oyuncaklarla değil, hayatı boyunca ruhunu besleyeceği "pozitif bakışı açısını" aşılamakla mümkün olacağını bildirdi.

Anne babanın, çocuğun hayatı boyunca ruhunu besleyeceği pozitif bakış açısını yakalamalarına katkıda bulunabilmeleri için uygulamaları gereken yöntemlerin çok basit olduğunu söyledi. Pozitif bakış açısını yakalayan çocukların kendinden emin, optimist ve başarılı olduklarının kanıtlandığını ifade eden uzmanlar, çocuğun hayatı boyunca ruhunu besleyeceği 12 basit yolu şöyle sıraladı:

Derslere, kurslara ara verip çocuğunuzla bire bir vakit geçirin. Onunla beraber yerde oturup yap boz yapın, mutfakta beraber omlet yapın, banyo yapmadan önce beraber yüzünüzü boyayın, parkta beraber kaydıraktan kayın.

Değer yargılarını geliştirin. Ona sorumlulukları olan değerli bir vatandaş olduğunu aşılayın. Etrafındaki insanların hayatında fark yaratacak kapasitede olduğunu gösterin. Mesela kullanmadığı oyuncakları beraber biriktirip, bir derneğe bağışlayın. Eski gazeteleri biriktirmeyi, geri dönüşümü ona onun dilinde anlatın.
Aktivitelerde ona katılın, beraber bisiklete binin, beraber yüzmeye gidin, hem onu teşvik edersiniz hem de bol bol spor yapmış olursunuz.
Espri yapın, fıkralar anlatın, arada bir birbirinize takılın, bol bol gülün, gülmek daha fazla oksijen solumanızı sağlar.

Çocuğunuzu iyi bir iş yaptığında tebrik edin, ona hangi konularda başarılı olduğunu açıkça anlatın. Mesela ödevini bitirdiğinde "resminde kullandığın renkleri çok beğendim" gibi detay verin. Yaptığı proje hakkında konusun. Çocuğunuzu hediye ile değil övgülerle ödüllendirin.

Çocuğunuzun iyi yemek yemesine özen gösterin. Yemek aralarında yoğurt, meyve ve bol su verin. Yemek yemez diye öğün araları çocuğunuzu aç bırakmayın, hem psikolojisini etkiler hem de kilo kaybına neden olur.

Çocuğunuza hayal gücünü kullanabileceği oyunlar yaratın. Resim yapmak hem hayal gücünü geliştirecektir hem de yaptığı resimden dolayı tatmin hissi doğacaktır.

Günde 4 kere çocuğunuzu kucaklayın, 8 kere öpün, 16 kere ona gülümseyin. Tüm bunlar size kat kat geri dönecek.

Çocuğunuzu dinlemesini öğrenin, lafını yarıda kesmeyin, başka bir işle ilgileniyorsaniz, bırakın ve ona konsantre olun. Söylediği şeylerin önemli olduğunu onu dinleyerek gösterebilirsiniz. Bırakın aynı şeyleri tekrar etsin, siz hep aynı dikkatle dinleyin.

Mükemmeliyetçiliği bırakın. Çocuğunuzun yarıda bıraktığı bir işi bitirmeye veya düzeltmeye çalışmanız onun kendine güvenini sarsar. Masayı silerken atladığı köşeyi tekrar silmeniz veya beraber diktiğiniz saksıyı düzeltmeniz ona yaptığı işin iyi olmadığı hissini verecektir. Bir daha çocuğunuzun yaptığı işi düzeltmek için elinizi uzattığınızda düşünün. Eğer yaptığı iş tehlike yaratmıyorsa, sağlığa zararlı değilse elinizi geri çekin.

Karşılaştığı güçlükleri kendi başına aşmasını öğretin. Ayakkabı bağlarını yavaş da olsa bekleyin kendi bağlasın, çamaşırları asmanızda yardım etmek istiyor, beraber asın. Merdivenlerden kendi inmek istiyor, önünde yürümek şartıyla bırakın insin. Üstünden gelemeyeceği bir problemle karşılaştığında size problemi anlatmasını söyleyin ve çözümüne beraber karar verin.

Sevdiği seyleri yapmasına izin verin, gereksiz kısıtlama enerjisini ve heyecanını dışa atmasını engeller, bu da ona sıkıntı verir. Unutmayın; oyuncaklarını toplamayı öğrenmesi için önce dağıtabilmesi lazım……

Bu kadarda olmaz dedirten fıkra:)))

15 Ağustos 2008 Cuma | Kategori Aşk 6

Genç bir kadın, aylardır şantiyede olan kocasına  aşağıdaki satırları yazar:

 ’Sevgilim, biliyorsun, sen şantiyedeyken nur topu gibi bir bebeğimiz  oldu. Sütüm yetmediği için, yavrumuzu besleyebilmek amacıyla bir sütanne tuttum. Yalnız, bu sütannenin zenci olmasından dolayı çocuğumuz, emdiği sütün etkisiyle zaman içinde zenciye dönüştü. Haberin olsun dedim.  Bu konuda benim bir suçum olduğunu düşünmezsin umarım. Öptüm,  Biricik eşin’

 

Kadının kocası da bunun üzerine annesine bir mektup  yazar:

 

‘Sevgili anneciğim,  Karım bana gönderdiği son mektupta, sütü yetersiz  olduğu için bir sütanne tuıtmak zorunda kaldığını,  o sütannenin zenci olduğunu ve bu yüzden bebeğimizin  renginin de zamanla koyulaştığını yazıyor. Bundan  eşimi sorumlu tutamayız, tabii ki .  Selam ve sevgilerimle’

 

Annesi ise oğluna şöyle bir cevap yazar: 

‘Sevgili oğlum,  Aslına bakarsan, sen doğduğunda benim sütüm de  yetersiz kalmıştı.  Ama biz fakir olduğumuzdan dolayı, sütanne tutamayıp  onun yerine seni inek sütüyle beslemek zorunda kalmıştık. Bu durumda takdir edersin ki, senin safkan  bir öküz olmanın sorumlusu ben değilim. Seni seven annen’

 

dsadas