Napolyon’un Dersi
Bir gün Napolyon düşman askerlerinden kaçarken, bir
bakkal dükkânına girmiş. Bakkala hemen kendisini
saklamasını emretmiş. Bakkal da Napolyon’u müsait bir
yere saklayıp, biraz sonra gelen düşmanlara da
-’Az evvel biri koşarak şu tarafa kaçtı.’ diye
savuşturmuş.
Nihayet biraz sonra Napolyon’un muhafızları
yetişmişler..
-’Efendim, af buyurun ama merak ettim, ölümle bu denli
burun buruna gelmek nasıl bir duygu?’
Napolyon birden öfkelenmiş.
-’Sen kim oluyorsun da benimle böyle dalga geçercesine
konuşabiliyorsun?’ diye bağırmış.Hemen askerlerine,
adamcağızı kurşuna dizmelerini emretmiş Askerler
bakkalın gözünü bağlayıp, karşısına dizilmişler.
Mermiler namlulara sürülmüş, artık ‘ateş’ emri
verilecek… Adamcağız içinden
-’Ah, ne yaptın sen? Şimdi ölüp gideceksin’ diye
düşünürken, arkadan bir çift el uzanmış, gözündeki
bağı açmış. Karşısında
Napolyon varmış. Tek cümleyle cevaplamış Napolyon:
-’İşte böyle bir duygu!’
Yaşayarak öğrenmek, bedeli en yüksek öğrenme
biçimidir..

6 Eylül, 2007 Perşembe
teşekkürler
9 Eylül, 2007 Pazar
iyi yorum sağol