Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

2008′den Beklentileriniz Neler?

 

Acı tatlı olaylarla 2007′yi geride bıraktık.Terör olayları,andığımız şehitler,mitingler,seçimler,suikastler,operasyonlar vs vs… konularla geride kaldı.2008 ve gelecek için en iyi dilekleri dillendirdik.
Devamı için tıklayınız »

Cumhuriyet Mitingleri (2007)

Bu konuyu bu blogda tartışma olayı olsun diye değil 2007 yılında gerçekleşen önemli olaylarda biri olduğu için yazıyorum;
Devamı için tıklayınız »

2007′ye Damga Vuran Olaylar

Genel anlamda 2007 yılına damga vuran belli başlı olayları aşağıda sıralamaya çalıştım, unutulan veya eklemek istediğiniz başka olaylar varsa söz sizde…
Devamı için tıklayınız »

Değerini bilenlerin bayramı kutlu olsun!



Bügün; Atatürk komutasındaki Mehmetçiğin, işgal ordularını Anadolu’dan söküp attığı Büyük Taarruz’un 85′inci yldönümü…

Yok edilmekte olan bir milletin başkaldırışına önderlik eden Büyük Komutan Mustafa Kemal Paşa, mağrur milletine kahramanlık destanının öyküsünü Afyonkarahisar’ın Kocatepe sırtlarında yazdırdı.

Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi ve Sevr Antlaşması’yla yurdumuz tamamen elimizden alınmıştı.

Topraklarımız işgalci devletler arasında pay edilmişti.

Osmanlı Padişahı ve hükümeti…

İstanbul basını…

Devleti yöneten bürokratlar teslim olmuştu…

Düşman ordusu, İstanbul Üniversitesi’nin kalbine karargâh kurmuştu da “akademik dünya” bunu ayakta alkışlayarak karşılamıştı!

İstanbul sosyetesi ise teslim olmaktan da öteye gidip, Fransızlar’ın, İngilizler’in şerefine balo düzenleme, onlarla akraba olma gayretine düşmüştü:

“Ayyy monşer, ne kadar yakışıklı ve cesursunuz… Müziğiniz ne kadar hoş, yemekleriniz ne kadar leziz… Hatta çişiniz bile ne kadar farklı! Size hayranız efendim!”

***
İstanbul’daki bu soysuz tavra karşı ilk tepki, Atatürk’ten geldi…

19 Mayıs 1919’da o vapura bindi; sonrasını biliyorsunuz…

Gazi Mustafa Kemal’in başkomutanlığını yaptığı ordumuz, 26 Ağustos 1922’de düşmana saldırdı, 30 Ağustos’ta son yumruğu vurdu!

Peki; ülkenin düşmandan kurtarılmasına en çok kim üzüldü biliyor musunuz?

Osmanlı Padişahı…

Çünkü bu zafer, onun saltanatının bitmesi demekti!

Bir de üç yıl öncesine kadar işgal kuvvetlerine övgüler düzen sözüm ona “devlet ve hükümet adamları” ile İstanbul sosyetesi…

Hani çocuklarını savaştan kaçırmak için Paris’e gönderen paralı züppeler…

İçleri kan ağladı Fransız sevgilileri gitmek zorunda kaldı diye; bu yüzden sadece, “Ay bağımsızlık ne hoş duygu, monşer!” diyebildiler yalancıktan!

Anadolu’daki sevinç ise gerçekti…

Çünkü canlarıyla, kanlarıyla savaşan insanlar için “hoş bir duygu” olmaktan çok farklıydı bu zafer…

“Hayatta kalmak”, “Ezilmemek”, “Aşağılanmamak”, “Tebaa olmaktan vatandaş olmaya terfi etmek” demekti! İşte biz bugün, 30 Ağustos 1922’deki o büyük zaferi kutluyoruz…

Değerini bilenlerin bayramı kutlu olsun!

Kaynak

 

Bilişim Bakanlığımız Olur mu?

Yeni hükumette bir bilişim teknolojilerinin kullanılması, yaygınaştırılması ve geliştirilmesiyle ilgili bir bakanlık görebilecek miyiz? Ne dersiniz? Hoş olmaz mı!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Altmışıncı Hükumet’in kurulumu konusunda yaptığı bir konuşmada Bilim ve Teknoloji ile ilgili bir bakanlık bulunabileceği yönündeki söylemi, bizler kadar sivil toplum kuruluşlarını da heyecanlandırdı. azı dönemlerde gündeme gelen; fakat görüldüğü (aslında görülemediği) üzere henüz hayata geçememiş bir girişim de olsa, Altmışıncı Hükumet döneminde bilimsel ve teknolojik kalkınma konularının kendi içinde çözüldüğü ve yönlendirildiği bir bakanlığa sahip olması uzak görünmüyor.

İlk Açıklama TBV’den

Bilişim teknolojileri konusunda en yetkin sivil toplum kuruluşlarından olan Türkiye Bİlişim Vakfı’nın başkanı Faruk Eczacıbaşı, konuyla ilgili olarak "Sayın Başbakanımızın açıklamalarını Türkiye’nin bilgi toplumuna dönüşümü sürecinde öncü çalışmalar yürüten TBV olarak büyük bir memnuniyetle karşıladık. Bu doğrultuda, bilişimle ilgili tüm konuları tek elden koordine eden, kendi bütçesi ve yaptırım gücü olan güçlü bir yapının kurulmasını arzu ediyoruz. Başbakana yakın çalışan, klasik bakanlık teşkilatından farklı olarak bilişim dünyasına uygun bir esneklikte, güne ayak uyduran çağdaş bir bakanlık yapısını sonuna kadar destekleyeceğiz." şeklinde konuştu.

 Kaynak

 

Büyük Ortadoğu Projesi

 Amerika İsrail merkezli kaos politikalarıyla oluşturduğu “Büyük Ortadoğu Projesi” si tamamen ülkeleri devletsizleştirme ülke halkını da kimliksizleştirme projesidir.Amerika’ya göre model ülke Türkiye, işi organize edecek “Derin Devlet” kısmını halledecek olan ülkede İsrail olacak.Amerikan yönetiminin proje dahilinde yaptıklarına bakarsak ülke yönetimlerine müdahale etme,darbeleri tetikleme,terörist gruplar yaratmak, vb onlarcası.Evangelist-Yahudi-Şeytan ortaklığının tekelindeki Amerikan yönetimi halen uyguladığı politikaya devam ederse batağa saplanacak.Amerikan ekonomisi şimdiki durumu günde 2 milyar dolar açık vermekte bu açığın nedeni 1950’ler den sonra üretim ekonomisini bırakıp kabul ettiği para ekonomisinden kaynaklanıyor Amerikan yönetimi kontrolünde olan devletlerde yaptığı borsa ve para oyunlarıyla verdikleri günlük 2 milyar dolarlık açığı kapatmaktadır.Bunun kalıcı olamadığını bildikleri için dünya enerji piyasasını tekelerine almak zorunda.Şahinlerin Rusya ile yaptığı Hazar petrolü çekişmesinde kazanan oldu ” Ya bizdensiniz ya onlardan” diyerek işe başlayan Bush yönetimi oldu.Hazar petrolü ilk önce Ermenistan üzeri getirilecek ti Türkiye nasıl olduysa Ermenistan’ı projeden çıkardı.Gürcistan üzeri getirilecek olan Hazar petrolüne zamanın da SSCB Dışişleri Bakanlığı yapmış ve Sovyetler Birliği tarafından darbeyle iktidara gelmiş olan Eduard Şvardnadze Rusya’ya olan yakınlığın dan dolayı projeye karşı,Kadife Devrim için ülkedeki bütün sendikalar sivil toplum örgütleri George Soros’un finansmanı ile harekete geçirildi ve darbeyle iktidara gelen devlet başkanı yine darbeyle gönderildi.Amerika ve Avrupa Birliği darbeyi hemen kabul etti IMF kredi musluklarını açtı.Rusya için tam bir hezimet Amerika için zaferle sonuçlandı Rusya-Çin bypass edildi ve Hazar petrolü doğuya değil batıya akmaya başladı.Eduard Şvardnadzeyi emekliye ayırtan Amerikan yönetimi yerine 40 yaşlarında genç dinamik çok iyi derecede İngilizce bilen Amerika da hukuk bürolarında hukuk eğitimi almış gözü kapalı Amerika’ya güven duyan Mihail Sakaşvili’yi göreve getirildi.CIA Gürcistan da Kadife devrim için çalışan görev arkadaşlarının emeklilik işlemleri başladı doğal gazdan zehirlenerek öldürülen Başkan Zurub Jvaniya sonrada Başkan’ın danışmanı Giorgi Gelaşvili de evinde intihar ettirilerek öldürüldü.Gürcistan’a da demokrasi geldi bu ülke de özgürleşti.Gürcistan yenilgisini Putin ülkesindeki Yahudi asıllı Amerika için çalışan petrol ve medya patronlarına çıkardı.Rus ekonomisi enerji ihracatına bağlı petrol fiyatı artıkça rahatlayan petrol fiyatları düşerse zora giren Putin yönetimi bunlara ekrana getiren medya patronu Aleksandır Gussinsky’yi ait milyarlarca dolarlık vergi borçlarını ödemesi için baskı yapıp tüm mal varlığını el koyup Rusya’yı terk ettirdi.Putin Amerikalılar ile Dudayev’i ve Şamil Basayev’i görüştüren ve batıya çalışan ajan Nezamisnya İzvestiya da affedemedi.Putin ülkenin en zengin işadamı olan Mihail Hadorkovsk’un da milyarlarca dolar vergi borçlarını bulup ödemesi için baskı yapıp ülkeden yolladı.Son derece medyatik olan İngiliz Chelsea Kulüp’ün sahibi olan Roman Abramoviç’i de Yeltsin döneminde ülkeden kaçırılan 500 milyar dolarlık Rus kara parasının yurt dışına kaçırılmasından sorumlu tutup ülkeden gönderdi.Bu dört Yahudi kafadarın buluştuğu yer Yukos dünyanın sayılı petrol şirketleri arasında olan bu şirket şimdi Putin’in elinde Putin devletin olan Sibneft ile Yukosu birleştirip dünyanın en büyük 4. petrol şirketini yarattı..

Projenin Kafkaslardaki diğer bir ayağı da Çeçenistan,Amerika ve Rusya burada da çekişti ve hala kazanın olmadığı bölgeye sonun da Vehabiler de el attı Beslan kasabasında yaşanan okul baskını eylemini de Vehabiler organize etti Çeçen’lerin bu direnişi bağımsızlık hareketinden çıkıp süper güçlerin gövde gösterisine dönüştü.Vehabilerin etkisiyle Çeçenlerin haklı direnişi terör olarak nitelendirilmeye başladı.Dudayev’den sonra Rusya’ya rağmen başa geçen Aslan Mashadov’un öldürülmesinin nedeni Dağıstanlı komutan Şamil Basayev’in Çeçen direnişinin başına getirilip yeni bir Dağıstan cephesi açıp Çeçenistan ve Dağıstan’ı birleştirip Kuveyt modeli gibi Hazar petrolü etrafında yeni bir körfez petrol ülkesi yaratmak.

CIA’nin Lübnan da ki faaliyetleri Ekonomi Bakanı Marwan Hamadeh suikastı ile başladı.Bu suikastı da Lübnan da ki iç savaşı önlemek için Birleşmiş Milletler,Avrupa Birliği,Amerika desteği ile Lübnan’a giren Suriye’ye ihale ettiler.Lübnan da MOSSAD’ın ince ince planladığı senaryo 16 yıl sürecek bir iç savaş başladı.Hıristiyanlara çok fazla imtiyazlar verilmesi kısa süre de azınlıkların iç hesaplaşmalarına dönüştü Lübnan ordusu ikiye ayrıldı,koyu bir İsrail ve Amerika düşmanı görünümdeki Suriye’nin Lübnan’a müdahalesi başladı.Suriye’nin Lübnan’a girmesiyle Suni Müslümanları sindirilmeye başladı iç savaş sırasın da Devlet daireleri, hastaneler, okullar yıkılıp tahrip edildi, Ortadoğu’nun en güzel şehirlerinden biri olarak bilinen Beyrut bir harabeye döndü.Suriye müdahale etmeseydi ülkedeki Hıristiyan azınlık neredeyse tamamen yok edilecekti.Tam bu sırada Lübnan’ın Turgut Özal’ı Bay Lübnan Refik Hariri ortaya çıktı.16 yıl süren iç savaştan sonra ülkeyi yeniden yaratı 15 Şubat 2005 tarihinde Aziz George Oteli’nin önünde 350 kilogram patlayıcı ile bombardıman sonucu oluşabilecek etki gibi asfaltlar yerinden söküldü,insanlar yanarak,parçalanarak öldüğü suikast sonucu öldürüldü.Patlamadan sonra halkın olay yerine akın etmesinin engellenmemesi 17 gün sonra bile patlamanın olduğu bölge de cesetler bulunmasının nedeni Lübnan Hükümetinin suikastı ört bas etmesidir.Hariri’nin araçlarında konvoyda bomba uyarıcı düzenekler mevcut nasıl olduysa sistemler kilitlendi uydudan alınan uyarı iletileri durdu.Patlama sonrası hemen bir yalan kurgulandı olaydan 1 saat sonra muhalif birkaç siyası hemen televizyonda direkt suçlu Suriye gösterildi CNN de alt yazılar geçiyor Amerika Suriye Büyük Elçisini geri çekti.Refik Hariri nisan ayında yapılacak seçimlerdeki en büyük Başkan adayıydı.Tek başına iktidara gelmesine kesin gözüyle bakılan Refik Hariri Suriye’nin Lübnan dan çekilmesine karşıydı Lübnan’ın güvenliği için Suriye kuvvetlerinin ülkede kalmasını istiyordu.Hariri’ nin yerine artık Muhalif Dürzi Lider Velid Canbolad Lübnan siyasetine yön veriyor Velid Canbolad Suriye’nin ülkeyi derhal terk etmesini istiyor ve sonrası bildik görüntüler ülkedeki bütün kötü gidişten Suriye sorumlu tutuluyor 1 milyon kişi sokaklarda 14 gün süren eylemler sonucun da Cumhurbaşkanı Emil Lehud tapun ağzın da Başbakan Ömer Kerame istifası veriyor.Bu halk darbesine de Sedir Devrimi adını veriliyor.Lübnan özgürleşti ve demokrasi bu ülkeye de geldi.
alıntıdır…

Sayfalar : [1] 2 3 4 5 6 ...

Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.