Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Arşiv Ağustos, 2007


Örümcek Ağı’nın Sırrı

Asırlardır örümceklerin yaptığı ağın kimyasındaki esrarı çözmeye çalışan bilim adamları, ilginç bulgulara ulaştı. Ama örümcek ağı sırrını korumaya devam ediyor.

Çapı 1 milimetrenin binde birinden daha küçük olan örümcek ağının aynı kalınlıktaki çelik telden 5 kat daha sağlam olduğu ve kendi uzunluğunun 4 katı esneyebildiği belirlendi.

Bilim adamlarının endüstri ve teknolojide hayal bile edilemeyen gelişmelere imza atmak için mercek altına aldıkları örümcek ağının esrarı çözülemiyor. İpin sırrı çözülürse, bunun kurşun geçirmez yeleklerden iz bırakmayan ameliyat ipliklerine, çok hafif kablolardan motosiklet kasklarına kadar pek çok alanda kullanılması planlanıyor.

Çapı bir milimetrenin binde birinden daha küçük olan örümcek ipliğinin aynı kalınlıktaki çelik telden 5 kat daha sağlam olduğu bilirlenirken, ağın kendi uzunluğunun 4 katı esneyebildiği kaydedildi. Ayrıca son derece hafif olan örümcek ağlarının 320 gramı ile dünyanın çevresinin sarılabileceği kaydedildi.

Kaynak

Bilgisayar obez yapıyor

Merkezi Londra’da bulunan Ulusal Tıbbi Araştırmalar Konseyi’nin araştırmasına göre; üst gelir grubuna sahip ailede doğan, özellikle de annesi çalışan çocukların, yaşamlarının ilk üç yılında obez olma riskleri yükseliyor.

Daha düşük gelir grubuna dahil çocuklar ise daha uzun süre anne sütüyle beslendiklerinden obezite riski düşüyor. Londra’da 13 bin bebeğin 0-3 yaş dönemindeki fiziksel aktivitelerinin ve beslenmelerinin incelendiği araştırmaya göre; yüksek gelir grubuna sahip bir ailenin çocuğunun obez olma riski yüzde 15 daha fazla olarak tespit edilirken, geliri düşük de olsa çalışan annelerin çocuklarında bu oran yüzde 20′lerde seyrediyor. Araştırmaya göre; gelir düzeyi düşük ailelerin çocuklarının daha sağlıklı beslenme ve daha fazla fiziksel aktivitede bulunma olanağı bulunuyor. Buna karşılık yüksek gelir grupları, özellikle de çalışan annelerin çocukları; hazır ve yüksek kalorili gıdalarla beslenmenin yanı sıra televizyon ya da bilgisayar karşısında daha fazla zaman geçiriyor, ana öğünlerde ve atıştırmalarda daha sağlıklı içeriğe sahip gıdalar tüketiyor.

hürriyet

Hangi GSM Operatörü Daha Ucuz

Vatan gazetesi, üç GSM şirketinin tarifelerini karşılaştırdı ve çıkan sonuç "acaba bu haber medya savaşının bir cephesi mi?" sorusunu akla getirdi.

 

AVEA’nın iddialı “25 kuruştan ucuzum diyen varsa ki var, pahalıdır” kampanyası, maliyet analizi yapma ihtiyacı doğurdu.

AVEA’nın iddialı “25 kuruştan ucuzum diyen varsa ki var, pahalıdır” kampanyası, 3 GSM operatörü için bir maliyet analizi yapma ihtiyacı doğurdu. Zira Türkiye’de 55 milyon abone cep telefonuna yılda 6.5 milyar $ ödüyor. Faturalı en favori tarifeler incelendiğinde AVEA ve “kontrollü” Vodafone abonelerinin Turkcell’e göre avantajlı olduğu net olarak ortaya çıkıyor.

Birkaç haftadır gazete ve televizyonlarda ilginç ve bir o kadar da iddialı bir reklam kampanyası göze çarpıyor. Kampanya, GSM abone sayısı Turkcell ve Vodafone’un gerisinde olan cep telefonu şirketi AVEA’nın. İddiası şu AVEA’nın: “Dakikası 25 YKR’den ucuzum diyen varsa -ki var- pahalıdır.” İddialı bir slogan. Rakiplerini, özellikle pazar lideri Turkcell’i hoplatacak cinsten.

Mobil telefon çok büyük bir sektör. Özellikle Türkiye gibi nüfusu ve nüfus artış hızı yüksek ülkelerde, cep telefonu operatörleri o ülkelerin en büyük şirketleri arasında yer alıyor. Türkiye’de 55 milyon civarında cep telefonu hattı var. 2006 sonu sektör verilerine göre Turkcell yüzde 60 payla pazar lideri. Telsim-Vodafone yüzde 24, AVEA ise yüzde 16 pazar payına sahip.

Rekabet eden 3 şirketten sadece Turkcell halka açık olduğu için, sektörün tamamına ilişkin güncel veri üretebilmek zor. Turkcell rakamlarından yola çıkarak Türkiye’deki 55 milyon GSM abonesinin ayda ortalama 10 dolar civarında bir fatura ödediği söylenebilir. (Turkcell’in abone başı ortalama hasılatı daha yüksek, çünkü premium müşteri kitlesinin önemli bölümü Turkcell’de) Bu durumda ayda 550 milyon dolarlık, yılda ise 6.5 milyar doları aşkın bir pazar büyüklüğü ortaya çıkıyor. Üç şirketi birarada düşünürsek ortaya çıkan satış geliri Türkiye’nin en büyük sanayi şirketi TÜPRAŞ’tan sonra ulaşılan ikinci büyük gelir konumunda.

Madem cep telefonu şirketlerine bu kadar büyük paralar ödüyoruz, o zaman AVEA’nın iddiasını masaya yatırmak gerek.

Kim dakikası 25 kuruşa cepten konuşturuyor, daha ucuza konuşturan var mı, tarifelerdeki püf noktaları hangileri?

İçiçe geçen tarifeler

Baştan söylemek gerek. Cep telefonu şirketlerinin çok sayıda tarifesi var. Çoğu da içiçe geçmiş durumda. Şebeke için konuşmalarda (Yani Turkcell’den Turkcell’e gibi), diğer GSM şebekeleriyle konuşmalarda, Türk Telekom’la yapılan görüşmelerde, yurtdışı konuşmalarda farklı ücretlendirmeler var. Paket tarife satışları var, bedava verilen süreler var, limit aşım ücretleri var… Varoğlu var anlayacağınız. Her şirket farklı kategorilerde kendini en ucuz ilan edebilir. (Birkaç TV kanalının aynı anda “geçen ay biz birinci olduk” demesi gibi)

Sıkletler, kategoriler farklı olduğu için bugün iddialı reklamın sahibi AVEA’nın “en ucuz benim” dediği kategoriden başlayacağız. Her üç şirketin de en çok tercih edilen faturalı hat tarifelerinden.

Bu kategoride AVEA’nın “HepsiBir”, Turkcell’in “BizBizeCell” ve Telsim-Vodafone’un “Seç Konuş/Mobil Hat Paketi” ni değerlendireceğiz.

Önce AVEA’ya bakalım: AVEA’nın bu tarifeyi seçen abonelerinden aldığı ücret ayda 95 yeni kuruş. Şirketin tarifesi son derece yalın. İster AVEA’lı aransın, isterse Turkcell ve Telsim/Vodafone aboneler aransın, AVEA müşterisi dakika ücreti olarak 25 yeni kuruş ödüyor. Türk Telekom’un sabit ev ve işyerlerini aramanın dakikası da 25 yeni kuruş. Bu fiyatlara yüzde 18 KDV dahil, yüzde 25 Özel İletişim Vergisi ise sonradan ekleniyor. AVEA, ücretlendirmeyi 6 saniyelik periyodlar üzerinden yapıyor. Yani faturanız her 6 saniyede bir 2.5 kuruş artıyor. 7 saniye konuşursanız 12 saniye ücreti olan 5 kuruş öduyorsunuz.

Turkcell’den markaj

Ücretlendirme periyodunun kısa olması abonelerin avantajına. Diyelim ki yanlış bir arama yaptınız. Karşı taraf açtı, bir saniyede telefonunuzu kapattınız. Faturanıza sadece 2.5 kuruş ekleniyor. Ücretlendirme 12 saniye üzerindan yapılsaydı bir saniye için 5 kuruş ödeyecektiniz. Veya 13 saniye konuştuğunuzda 24 saniyelik ücret olan 10 kuruş faturanıza eklenecekti.

Gelelim Turkcell’e: Baştan söyleyelim Turkcell’in BizBizeCell tarifesinde ne yöne konuşursanız konuşun dakika ücretlerinin tümü 25 kuruşun üzerinde. Turkcell de AVEA gibi bu tarifenin sabit ücretini 95 kuruş olarak belirlemiş. Turkcell’in de ücretlendirme periyodu, abone lehine bir süre olan 6 saniye.

Turkcell’in BizBizeCell aboneleri, bir başka Turkcell’liyle konuşmalarında dakika başına 30.5 yeni kuruş ödüyorlar. (KDV dahil, ÖİV hariç) Bu tarifede ev ve işyerleriyle yani Türk Telekom hatlarıyla konuşmaların da dakikası 30.5 yeni kuruş. BizBizeCell abonesi eğer AVEA veya Telsim-Vodafone’luyla konuşursa dakika ücreti 57.5 yeni kuruşa çıkıyor.

VATAN’IN NOTU:

Buraya bir not düşelim: Cep telefonu şirketleri yatırımlarının karlılık trendlerini “golf sopası” diye tanımlarlar. Şirket yatırımları nedeniyle birkaç yıl zarar eder, sonra karlılık başlar ve kar düzenli olarak yükselir. Çünkü yenileme yatırımları hariç şirketin yatırımları tamamlanmış, istikrarlı karlılık dönemi başlamıştır. Golf sopası tanımlaması da buradan gelir. Dikey tarafı diğerine oranla 20 misli uzun bir V harfi düşünün. Kısa taraf yukarıdan aşağı gider, ikinci uzun tarafta yukarı çıkarsınız, golf sopası gibi. Yatırımını tamamlamış bir cep telefonu şirketi için konuşmanın ne yöne yapıldığının önemi yoktur. Sonuçta ses baz istasyonundan, Türk Telekom’un yeraltı kablolarına gider, sonra aranan kişiye yakın baz istasyonundan aranılan cep telefonuna ulaşır. (Notun notu: Yurtdışı aramalarda, görüşme yönü ücreti etkiler) Cep telefonu operatörleri de karlılık hesaplarında görüşme yönüne göre maliyet analizi yapmazlar. Tüm bu teknik izahatin nedeni şu: Turkcell’in diğer operatörlere yönelik konuşmalara uyguladığı yüksek tarifenin maliyetle ilgisi yok. Turkcell burada abonelerine “Konuştuğun eşini, dostunu da Turkcell ailesine kat ki, daha ucuza konuşasın” demek istiyor. Bir başka deyişle pazarın lideri Turkcell, rakiplerine çok sıkı markaj uyguluyor. Haa, markaj yaparken faullü mü davranıyor, karar sizin.

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz, AVEA’nın reklamını yaptığı faturalı hattı, Turkcell’in aynı kategorideki tarifesinden ciddi şekilde ucuz.

Turkcell en pahalısı

Son olarak Telsim-Voddafone’a bakalım: Açıkçası şirketin benzer kategorideki uygulaması biraz karmaşık. Bir kere iki ayrı tarife birden kullanmak zorundasınız. Mobil Hat Avantaj Paketi ve Seç Konuş tarifesi. Bu hatların aylık sabit ücretleri sırasıyla 8 YTL ve 2 YTL. Dolayısıyla toplam 10 YTL sabit ücretiniz var. İkisini birden aldığınızda öncelikle Mobil Hat Avantaj Paketi’ni kullanmaya başlıyorsunuz. Bu tarife ayda 300 dakika konuşmayla sınırlı. 300 dakikayı aşınca ücretlendirmeniz Seç Konuş tarifesi üzerinden yapılmaya başlanıyor.

Gelelim ücretlere: İlk 300 dakika içinde, yani Mobil Hat Avantaj Paketi içinde kaldığınız sürece, ister sabit hat, ister cep telefonu ile hangi yönle konuşursanız konuşun dakikası 20 yeni kuruş. Burada dikkatli olunması gereken nokta, ücretlendirmelerin 60 saniyelik periyodlarla yapılıyor olması. Yani bir saniye de konuşsanız 60 saniye de konuşsanız faturanıza 20 kuruş ekleniyor.

Burada dakika başı ücreti bulabilmek için bir varsayım yapalım. Diyelim ki abone, kronometre tutarak tam 60’ar saniyelik 300 dakika konuşma yaptı. Konuşma faturası 60 YTL oluyor. 10 YTL’lik sabit ücreti de eklediğinizde 300 dakikaya 70 YTL ödüyor. Bu durumda dakika başına ödediği ücret 23.3 yeni kuruş oluyor.

Tabii bir aylık görüşmeyi 60’ar saniyelik dilimler halindeki disiplinle yapabilmek mümkün değil. Diyelim 45’er saniyelik 300 görüşme yapıldı ve her görüşme dakika ücreti olan 20 kuruştan faturalandı. Sabit ücretle birlikte fatura yine 70YTL. Bu durumda toplam 225 dakikalık konuşma için dakika başına 31 kuruş ödenmiş oluyor. Bu fiyat AVEA’nın üzerinde, Turkcell’in ise oldukça altında.

Abone 300 dakikayı aşınca, ikinci tarifeye geçiliyor. (Bir saniye de konuşsanız 45 saniye de 300 dakikalık hakkınızdan 1 dakika siliniyor) İkinci tarifede ücretlendirme şöyle: Şebeke içi konuşmalarda yani Vodafone’dan Vodafone’a görüşmelerin dakikası yine 20 kuruş. Türk Telekom, AVEA ve Turkcell’e yönelik aramaların fiyatı ise dakika başına 10 kuruş artarak 30 kuruşa yükseliyor.

Üç şirketin faturalı hatlarındaki en favori tarifelerinde durum böyle. Sonuç olarak AVEA ve kontrollü Telsim-Vodafone abonelerinin Turkcell’e göre avantajlı olduklarını rahatça söyleyebiliriz.

Aktif haber

BM’yi ‘hackleyenler’ Türklermiş

Birleşmiş Milletler’in resmi sitesi dün bir süreliğine ‘hacklenmişti’. İsrail ve ABD’yi protesto eden bilgisayar korsanlarının Türk olduğu bildirildi.

BM'yi ‘hackleyenler’ Türklermiş

Birleşmiş Millerler’in (BM) internet resmi sitesi dün korsanlar tarafından ‘hacklenmişti’.

Bilgisayar korsanları ABD ve İsrail’in Orta Doğu politikalarına karşı çıkarak, “Hey İsrail ve ABD, çocukları ve diğer insanları öldürmeyin. Her zaman barış. Savaşa asla” diye not bırakmışlardı.

 Sitenin diğer sayfalarını da kırarak kendilerini ‘sanal protestocular’ olarak tanıtan aynı korsanların başka resmi siteleri de kırarak aynı ismi kullanmışlar.

‘Kerem, GSY ve 125 Mosted’ isimlerini kullanan korsanlar kırdıkları diğer resmi sitelerde Türkiye’den olduklarını yazmışlar.

Aynı grub bir seyahat acentasının sitesine bıraktıkları mesajda da kendilerini ‘Türk tahripçileri’ anlamında ‘Turkish defacers’ olarak tanıtmışlar.

haber7

 

Zaman makinesi mümkün mü?

Amerikalı bilimadamı Prof. Ronald Mallett, Zaman makinesinin mümkün olabileceğini söylüyor.

Connecticut Üniversitesi’nden fizikçi Prof. Ronald Mallett, zaman yolculuğu araştırmaları ile geçen yaşamını ve çalışmalarının ulaştığı son aşamayı BBC’ye anlattı.

Zamanda yolculuk, edebiyatta ve sinemada sıklıkla işlenen konular arasında yer alır.

Herbert George Wells’in klasikleşen "Zaman Makinesi" kitabı da "Geleceğe Dönüş" filmleri de aynı konuyu işlemişlerdir. Ancak acaba zamanda yolculuğun bilimsel bir temeli var mı?

Amerikalı bilimadamı Prof. Ronald Mallett, bunun mümkün olabileceğini söylüyor.

Prof. Mallett, "Zaman Gezgini" adlı bir kitap kaleme alarak zamanda yolculuk hayaline ulaşma mücadelesi ile geçen hayatını da anlattı.

1950′lerde New York’un Bronx ilçesinde yetişen Mallett, o yıllarda da zaman yolculuğu konusuyla çok yakından ilgiliymiş. Ronald Mallett, babası ani bir kalp krizinden öldüğünde sadece on yaşındaymış. Onu avutan tek şey, bilim kurgu imiş.

Ronald Mallet o yıllarla ilgili olarak şunları söylüyor:

"Babamın ölümünden bir yıl sonra Herbert George Wells’in "Zaman Makinesi" kitabı elime geçti. Beni depresyondan kurtaran şey oydu. Çünkü bana ilham vermişti. Şunu düşünüyordum: Eğer bu kitaptaki gibi bir zaman makinesi yaparsam, geçmişe dönebilecektim; geçmişe dönersem de babamı yeniden görebilecek, başına gelecekler konusunda onu uyarabilecek ve belki de onu kurtarabilecektim. Bu yüzden de bu iş bende bir takıntıya dönüştü."

Aradan 50 yıl geçti ve Mallett bilimsel alanda derinleşti. Şu anda Connecticut Üniversitesi’nde Fizik Profesörü.

Yıldızlar ve gezegenler gibi büyük nesnelerin hem uzayı hem de zamanı bükebildikleri biliniyor. Prof. Mallett ve diğerleri içerdiği enerjiden dolayı ışığın da böyle olduğuna, onun da uzay-zaman döngüsünü bükebileceğine inanıyor.

Buna göre, çok güçlü bir lazer halkası oluşturulup bu ışık girdabının içine nesneler -ya da bir gün belki bir insan- konulduğunda, makinenin içindeki görüntüyü zaman içinde geriye veya ileriye doğru izlemek mümkün olabilecek.

"Niyetimi uzun süre gizledim"

Prof. Mallett, "Göreceğiniz şey, içinde kesişerek devasa bir ışık tüneli oluşturan lazer demetlerinin bulunduğu bir silindir olacak. Bir ışık girdabının çevresinde döndüğü bir tünel hayal edin." diyor.

Zamanda yolculuk aslında fazlasıyla bilim kurgu kokan bir kavram. Bu nedenle Dr. Mallet, rakiplerince dalga geçilmemek için gerçek niyetini uzun süre gizlemiş.

Ancak bir yazar ve astronom olan Dr. David Whitehouse, bilim dünyasının Mallett gibilere ihtiyacı olduğunu söylüyor ve "Ayrıca yanılmak da evreni araştırmanın bir parçasıdır" diyor.

Bununla beraber bu çalışmanın işe yaramayacağını söyleyenler de az değil. "Öyle ise neden günümüz de gelecekten gelen ziyaretçilerle dolu değil" diye soruyorlar. Bu noktadan itibaren ise "büyükbaba paradoksu" başlıyor.

David Whitehouse "Örneğin zamanda geri gidip büyükbabanızı ya da babanızı öldürseydiniz, siz varolmayacaktınız. Zaman çizgisini değiştirmek bir paradokstur. Bu noktadan itibaren de insanlar zaman yolculuğunun imkansız olduğunu söyleyenler ile evrenin tüm olasılıklara göre parçalara bölünebildiğini söyleyenler arasında ikiye ayrılıyor." diyor.

Prof. Mallett artık babasıyla görüşemeyeceğini kabul etmiş. Işık girdabını tamalamayı başarsa bile, makinenin ilk çalışmasında kendisini istediği kadar geriye götüremeyeceğini söylüyor. Ancak zaman yolculuğunun bir gün gerçekleşeceğinden emin.

Mallett şunları söylüyor: "Hangimiz geçmişimizde birşeyleri değiştirmek istemedik? Acaba neler olurdu bunu yapabilseydik? Sevdiğim kişiye "o arabaya binme" veya "o uçakla gitme" diyebilseydim nasıl olurdu? Bence bu durum, geçmişi değiştirme ya da daha sonra neler olacağını, yüz yıl, iki yüz yıl sonrasında yaşanacakları bilme arzusu hepimizin içine işlemiştir. Bu bence çok temel bir arzudur."

BBC

Kablosuz İnternette Güvenlik Önlemi Alın

Uzmanlara göre, kablosuz ağa yerleşen casus yazılımlar, elektronik posta hesaplarınızdan banka şifrelerinize kadar bütün kişisel bilgilerinizi saniyeler içinde ele geçirebiliyor. Çözümse, tedbirli olmaktan geçiyor.

Bir zamanların bilgisayar korsanlarının çoğu şimdi büyük internet güvenliği şirketlerinin başında görev yapıyor. İnternetin açıklarını en iyi bilen isimler, kullanıcıları, özellikle kablosuz ağların yaygınlaştığı havaalanları, otel, lokanta ve kafelerde veri hırsızlığına karşı dikkatli olmaya çağırıyor.

Uzmanlar, güvenliği yeterince sağlam olmayan kablosuz ağların kişisel bilgilerin çalınmasını kolaylaştırdığı uyarısında bulunuyor.

Uzmanlara göre, bazı casus yazılımlar bilgisayarınız kablosuz ağa bağlandığı sırada elektronik posta ve banka şifreleri gibi kişisel bilgilerinizi hedef alıyor.

Zira kablosuz ağ bağlantısı olan bilgisayarlar, çevredeki uygun ağları araştırırken modemle bilgisayar arasındaki veri akışı casus yazılımlarla takip edilebiliyor.

Ancak her kablosuz ağda bu tehlikenin olmadığını belirten uzmanlara göre, güvenlik duvarı, virüs programları ve casus yazılım ayıklayan sistemler sayesinde kişisel bilgileri belli ölçüde korumak mümkün.

ntvmsnbc

Tıbbı Nebevi

Kendi inanç köklerimizden gelen tüm tıbbi bilgi ve tavsiyelerin genel anlamdaki adıdır.

Burada özellikle islam inancı doğrultusunda yapılan tavsiyeler, sağlık sırları, yemek yeme alışkanlıklarımızdan kan vermeye kadar yapılan tüm tavsiye ve yöntemlere bu isim verilmiştir.

Bugün modern tıbla bu tavsiyelerin asla ter düşmediği son bilimsel çalışmalarla da ispatlanmış durumdadır.bir zamanlar doktorlar tarafından pek tasvip edilmeyen bu yöntemler artık pek çok doktor tarafından tavsiye edilmekte.eğer çevrenizde bir nihat dede varsa mutlaka uğrayın ve muhabbetleride pek hoştur bu attarların (aktar-baharatçı) adını bilmediğimiz binlerce bitkiden ilaçlar yaparlar ve kanser dahil pek çok hastaları şifa bulmuştur bizzat şahidim..
NİHAT DEDEDEN İNCİLER.GELENLERE SÖYLEDİKLERİNDEN AKLMIMDA KALANLAR….
hanım kızım biri oğlunu öldüreceğim derse ne yaparsın..
şöyle böyle
o zaman çocuğunu öldürme asitli eve sokma (asitli içecek)
dışı naylon içi alemyon kendi yağlı cips verme direk kanser olur.patatesi kendin kızart ver.
salam sucuktan uzak dur.
sigarayı iki katına çıkar zaten hergün cenaze namazı kılıyoruz.
kadınlara sigara çok zararlı dedi.
dedim biliyorum bizden fazla olarak rahim kanseri oluyorlar.geç kanseri dedi yüzlerini bakılmaz hale getirir cild diye bişi bırakmaz.hasıli kelam mutlaka uğrayın pişman olmayacaksınız .çünkü her türlü şikayeti olanlar bi daha bi daha geliyorlardı

alıntıdır…

Tehlike Altındaki 100 Tarihi Yer

Dünyada 2008 yılında en fazla tehlike altında olan ve korunmasına yeterince özen gösterilmeyen 100 tarihi yer açıklandı.
Image
”2008 Yılında Dünyanın En Fazla Tehlike Altında Bulunan 100 Tarihi Yeri Listesi”nde, Türkiye’den aralarında Hasankeyf ve İstanbul tarihi surlarının da bulunduğu 5 tarihi yer alırken, KKTC’den de Gazimağusa listeye girdi. Merkezi New York’ta bulunan Dünya Anıtlar Fonu’nun (World Monuments Fund-WMF) Başkanı Bonnie Burnham tarafından açıklanan listede, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan yaklaşık 60 ülkeden 100 tarihi yer bulunuyor.

Burnham, listenin açıklanmasıyla ilgili olarak düzenlediği basın toplantısında, WMF’nin 1965 yılında kurulan bağımsız bir kuruluş olduğunu ve amaçlarının dünya kültürel mirasının korunmasına yardımcı olmak olduğunu söyledi. Burnham, 1996 yılından bu yana pek çok nedenden dolayı bakımına yeterince özen gösterilmeyen ve bu yüzden tehlike altında olan 100 tarihi yeri belirleyip dünya kamuoyuna açıkladıklarını ve daha sonra da bu yerlerin bakımı için projelerin oluşturulmasına önayak olduklarını anlattı.

Burnham, 10 yılı aşkın süredir açıkladıkları listelerdeki yerlerin yüzde 75′inin bugün ”kurtarılmış durumda olduğunu ve buraların artık tehlike altında olmadıklarını” kaydetti. Bu yılki listelerinde ”iklim değişikliği, çatışma, ekonomik ve kalkınma baskısı” yüzünden tehlike altında olan tarihi yerlerin yanısıra Afrika, Ortadoğu ve Amerika kıtasında kültürel mirasa sahip yerlere özel önem gösterdiklerini ve listelerine eklediklerini belirten Burnham, açıkladıkları yerlerin dünya kamuoyunun dikkatini çektiği için turist akınına da uğradığını dile getirdi.

”TÜRKİYE, KÜLTÜREL MİRAS AÇISINDAN OLAĞANÜSTÜ ZENGİN”

Türk gazetecilerin listeyle ilgili sorularını yanıtlayan Dünya Anıtlar Fonu (WMF) yöneticilerinden arkeolog Michelle Berenfeld, Türkiye’de 1997 yılından beri çalıştığını ve çalışmalarıyla ilgili bir kitap yazmakta olduğunu söyledi. ”Türkiye’nin olağanüstü derecede tarihi zenginliği var” diyen Berenfeld, Türk hükümetinin, zenginliklerinin farkında olduğunu ve Türkiye’nin de kültürünün değerini bildiğini kaydetti.

Türkiye’deki kazı çalışmalarının ve Kültür Bakanlığı yetkilileriyle çalışmalarının olumlu olduğunu vurgulayan Berenfeld, ”Türkiye’de o kadar çok tarihi alan var ki, Türk devleti bu alanların korunması için çalışıyor, bizim de onlara yardımcı olmamamız gerekir. Koruma ve bakım konusunda yalnızca tarihi yerlerin bulunduğu ülkeye değil hepimize sorumluluk düşüyor, çünkü hepimiz bu yerlerden yararlanıyoruz” diye konuştu. Berenfeld, Hasankeyf’in binlerce yıldır orada bulunduğunu belirterek, bu konuda kısa vadeli değil, uzun dönemli düşünülmesi gerektiğini vurguladı.

TÜRKİYE LİSTEDE

Türkiye’den Çukur Han (Ankara), Hasankeyf, İstanbul’un tarihi surları, Kapadokya’nın Göreme bölgesindeki Meryem Ana Kilisesi ve Kapadokya’da Güzelyurt’un Sivrihisar beldesindeki Kızıl Kilise listede yer aldı.

ÇUKUR HAN

Dünya Anıtlar Fonu’nun listeyle ilgili raporunda, Ankara’da Anadolu Medeniyetleri Müzesi yakınında ve Rahmi Koç Müzesi’nin hemen yanıbaşında bulunan kervansarayın bakımsız ve terkedilmiş durumda olduğu ve acil bakıma ihtiyaç olduğu belirtildi.

HASANKEYF

Raporda Hasankeyf’in, Ilisu Barajı projesi yüzünden sular altında kalma tehlikesi altında olduğu hatırlatılarak, kentteki tarihi kalıntıların başka bir yere taşınması önerisinin bulunduğu, ancak bunun da kimi sorunlara yol açabileceği kaydedildi.

İSTANBUL’UN TARİHİ SURLARI

Daha önce UNESCO yetkilileri tarafından da belirtildiği biçimde İstanbul’un tarihi surların acil bakıma gereksinimi olduğu belirtilen raporda, tarihi surların korunması için uzun dönemli ve kapsamlı bir planın hazırlanması gerektiği ifade edildi.

MERYEM ANA KİLİSESİ VE KIZIL KİLİSE

Raporda, Göreme-Kapadokya bölgesinde bulunan Meryem Ana Kilisesi’nde yapısal hasarlar bulunduğu, Güzelyurt bölgesinde bulunan Kızıl Kilise’nin ise kubbesinde yapısal hasar olduğu ve genel olarak 2 kilisenin de bakıma ihtiyaçları olduğu kaydedildi.

GAZİMAĞUSA

KKTC’den Gazimağusa da listede yer aldı. Raporda, kentin tarihsel zenginliğinden sözedilerek şu an Ada’daki siyasal durum ve izolasyon yüzünden Gazimağusa’daki tarihsel yerlerin yeterince bakım göremediği belirtildi. WMF Başkanı Bonnie Burnham, sunuş konuşmasında, Gazimağusa’dan sözederken buranın tarihsel zenginliklerinin ihmal edildiğini ve amaçlarının bu bölgeye dikkat çekerek yardımcı olmak olduğunu söyledi. Listeye internetten ”www.wmf.org” web adresinden ulaşılabilir.

AA

Mumların Öyküsü

Dört tane mum usul usul yanıyordu. Ortalık öylesine sessizdi ki mumların konuşmalarını duyulabiliyordunuz.

Birinci mum dedi ki:

"Ben BARIŞ’ım ! Ama kimse benim yanmama yardımcı olmuyor. Sanırım yakında söneceğim ." Alevi hızla azaldı ve sonunda tamamen söndü… İkinci mum:

"Ben VEFA’yım! Ne yazık ki artık vazgeçilmez değilim. Onun için bundan sonra yanıp durmamın bir anlamı kalmadı " Sözlerini tamamladığında esen hafif bir rüzgâr onu söndürdü…

Sırası geldiğinde üçüncü mum hüzünlü bir sesle dedi ki:

"Ben SEVGİ’yim! Yanacak gücüm kalmadı… İnsanlar beni unuttu, değerimi anlamıyorlar. En yakınlarını sevmeyi bile unuttular ."Ve daha fazla beklemeden sönüp gitti…

Ansızın… Odaya bir çocuk girdi ve 3 mumun da yanmadığını gördü. "Neden yanmıyorsunuz? Sizin sonsuza kadar yanmanız gerekmiyor muydu ?" dedi

O zaman dördüncü mum konuşmaya başladı : "Korkma ben yandığım sürece öteki mumları da yeniden yakabiliriz, ben UMUT’um!"
Çocuk parıldayan gözleriyle UMUT mumunu aldı ve öteki mumları birer birer yaktı .. UMUT ışığı yaşamımızdan hiç eksik olmamalı ki hepimiz onunla birlikte Vefa’ yı , Barış’ ı ve Sevgi’ yi !!! Yaşatabilelim.

Şebnem Ferah’ın Gitarını Alabilmek İçin Son Günler

Rock’ın Prensesi Şebnem Ferah’ın Bestelerini yaptığı Ovation Celebtrity gitarı, özel kılıfı ile okumak isteyen kız çocuklarımız için açık artırmada!

Açık artırma sonucunda elde edilecek gelir "BABA BENİ OKULA GÖNDER" projesine bağışlanacaktır.

UNUTMAYIN !

Vereceğiniz her teklif, bir kız çocuğumuzun daha okuyabilmesini sağlayacak!

Açık arttırmalara katılarak hem sevdiğiniz ve beğendiğiniz ünlülere daha yakın olma fırsatını yakalayabileceksiniz, hem de gözleri okuma hevesiyle ışıl ışıl yanan küçücük kız çocuklarımızı sevindirebileceksiniz


www.hemalhemsat.com/Shop/Auctions/AuctionDetails.aspx?AuctionId=3221746

seboist.net


Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.