Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Arşiv Temmuz, 2007


Liseli Aşık Tipleri

1-) Karizmatikler : Bu tip aşıklar genelde her istedikleriyle çıkarlar. En büyük özellikleri sürekli kız değiştirmeleridir. Kızlar tarafından hayranlıkla bakılırlar. Genellikle mekanları okul koridorlarıdır. Okul çıkışıda mutlaka başka bir karizma ile kavgası vardır. Msn lerinde genellikle her ortamda şeklimiz , karizmamız vs tipindeki yazılar mevcuttur.

2-) Yalakalar : Bu tip aşıklar sürekli kızların peşindedirler. Karizmatik ve yakışıklı değillerdir. Ama en büyük hayalleri bir kızla el ele kafelerde oturmak , gezmektir. Bu aşıkların yapışkanlığı o kadar bıktırırki kızları kabul edeceği varsada etmez. Msn lerinde genellikle kader utansın tipinden yazılar mevcuttur.

3-) İdeal Yakışıklılar : Bu tip aşıklar eğleneceği değil evleneceği kızı seçerler öncelikle. Yakışıklılardır ama pek pas vermezler kızlara. Gönlünde tek bir sevdiği vardır. Arada ufak tefek kaçamakları olsada sevdiklerini bırakmazlar. Genellikle takıldığı yerler sevgilisinin yanıdır. Msn lerinde genellikle isimleri veya sevdiklerinin isimleri mevcuttur.

4-) Utangaçlar : Bu tip aşıklar severler ama kimse bilmez. Platonik takılırlar. Ufak tefek sevdiğinin gözlerine bakarlar ama hemen kaçırırlar. Çok masum bir aşkları vardır. Sevdiğinin başkalarıyla çıkmasını içinde kopan fırtınalarla izler. Genellikle takıldığı yerler arkadaşları ve ders kitaplarıdır. Msn kullanmazlar.

PANAMA KANALI (İLGİNÇ)

Bildiginiz gibi Panama Kanali Atlantik Okyanusu ile
Pasifik okyanusunu birbirine baglar ve bir
okyanustan
digerine geçmenin en kisa yolu ya dünya turu
yapmak,
ya da Güney Amerika kitasini çepeçevre dolasmaktir.
Iki okyanusu birbirine baglayan göl/kanal’in deniz seviyesinden
yüksekligi ise 26 metredir. Bir okyanustan digerine geçmek için gemiler
yokus yukari çikamiyacagina göre kanali nasil geçerler cewap aşağıdaki linkte

burada

nasıl çalıştığını yakından görmek isteyeneler

burada

Güncelleyin!!!

Firefox  son sürüm olan Firefox/2.0.0.5 yükseltildi şu an’a kadar otomatik yüklenmediyse elle yapınız…Çünkü yeni sürümde eski sürümde mevcut olan bazı açıklar kapatıldı…

Yardım—>Güncellemeleri Kontrol Et

GENEL SOFRA ADABI

GENEL SOFRA ADABI

İçinde yaşadığımız toplumlarda, herkesin uyması gereken "Görgü kuralları" vardır. Toplumda sevilen, sayılan, aranan ve sözü geçen bir insan olmamız bu kuralları tam olarak bilmemize ve uygulamamıza bağlıdır. Özellikle Sofra adabı, kültürü görgü kurallarının önemli bir yerini oluşturur.

Bu kuralların bazıları şunlardır;
a) Bıçak sapından, işaret parmağı kesici kısmın sırtına uzatılarak tutulur. Bıçağı, ağıza koymak ayıptır. Bazı kişiler yanlış olarak peynir yerken bıçağı ağzına götürmeyi huy edinmişlerdir. Ekmek de hiçbir zaman bıçakla küçük lokmalara ayrılmaz. Bıçak ekmeğe sürülerek temizlenmez. Gümüş bıçak yalnız meyve yerken kullanılır. Gümüş ve çelik bıçakları ayırmakta yanılmamalıyız. Gümüş bıçak daha parlak olur.

b) Çatal, et yenilirken sol elde tutulur, bıçak ise sağda tutulur ve eti keser. Sebze yendiğinde çatal sağ elde tutulur yada tekrar sol elde tutularak sağ eldeki bıçakla sebzeler onun üzerine itilir. Çatal yere düşer ise, bir yenisinin gelmesi beklenmelidir veya yenisi istenmelidir.
c) Çorba kaşığının kullanılması ülkeden ülkeye değişmektedir. Fransızlar çorbayı kaşığın ucu ile içerler. İngilizler ve Amerikalılar kaşığın yanı ile içerler. Her ikiside uygulanabilir. Çorba içildikten sonra kaşık yere konmaz, doğrudan doğruya tabağın içine bırakılmalıdır.

d) Peçete, tam olarak açılmaz uzunlamasına dizlerin üzerine serilir. Peçeteyi göğse takmak, yeleğe geçirmek ayıptır. Yemek bittikten sonra peçete toplanıp katlanmadan tabağın yanına bırakılır. Eğer bir bayanın peçetesi yere düşerse, hemen yanında oturan kişi (bay) peçeteyi yerden hemen kaldırmalıdır. Bir şey içerken ağzımızı önce silmemiz gerekir. Dudaklarımız bardağın üzerinde hiç bir iz bırakmamalıdır. Ses çıkarmadan içmeyi öğrenmeliyiz. Bir kerede bardak boşaltılmamalıdır.

Sofra ve yemek görgüsünde, sunulan yemekleri belli yöntemler çerçevesinde yiyebilmek, öğrenilmesi gereken önemli bir noktadır. "Her yiğidin bir yoğurt yemesi vardır" atasözü hiçbir zaman uygulanamaz. Tersine, her yemeğin belirli bir yenme biçimi vardır. Bu kurallara örnek verecek olursak;

PİLİÇ:
Piliç,daima çatal ve bıçakla yenir. Kemikleri hiçbir zaman ağıza götürülmez. Etler bıçakla, kemikten ayrılır ve çatalla ağıza konur.
BALIKLAR:
Önce baş çıkarılır. Sonra da çatal ve balık bıçağı ile baştan kuyruğa doğru ikiye ayrılır. Sonunda bıçağın ucu ile kılçık tamamıyla ayrılıp çıkarılır. Ayrılan kılçıklar tabağın içine ya da tereyağı tabağına konur. Etli kısmı çatal ya da bıçakla ufak parçalara bölünerek yenir. Eğer bunların arasında küçük kılçık parçaları kalmışsa bunları ağzımızdan parmaklarımızın ucuyla çıkarmalıyız. Çok küçük balıklar (gümüş v.b) başı ile beraber çiğnenerek yenilir.

MAKARNA:
Makarnayı İtalyan usulü yemek için; çatal ve kaşık kullanılır. Kaşık sol elde tabağa dikey yakın bir şekilde tutulur. Sağ eldeki çatal ile bir kısım makarna alındıktan sonra dişleri kaşığın iç yüzüne dayanmış olan çatalı çevirerek makarna iyice çatala sarılmış olur ve bu şekilde ağıza götürülür. Alışılmış yeniliş tarzında ise; makarna, çatal ve bıçakla küçük kısımlara ayrılır ve çatala alınarak ağıza konulur.
İSTAKOZ VE YENGEÇ:
Küçük kıskaçlar sofrada bir ceviz çekici ile kırılıp elle ayıklanır. İstakoz ve yengeç özel takımla yenir, fakat bunların bulunmadığı zaman, balık takımı kullanılabilinir. Ayıklanmış olan et, eritilmiş tereyağına, mayoneze ya da özel olarak hazırlanmış salçaya batırılıp yenilir.

İSTİRİDYE:
Sol el ile tutulur ve özel istiridye çatalı ile et kısmı kabuktan ayrılır. Arzu edilirse salçaya batırılabilinir ve bir lokmada ağıza konulur.
SANDVİÇLER VE KANEPELER:
Çaylarda ikram edilen küçük sandviç ya da kanepeler elle yenilir. Eğer çok ufaksalar bir lokma halinde ağıza sokulur. Daha büyük ve bir iki tabakalı sandviçler ise çatal ve bıçakla yenilir.

En iyi yol kendi bildiğin yoldur :)

Gercek Sevgi

Bir gün sormuşlar ermişlerden birine: "Sevginin sadece sözünü
edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır?" Bakın göstereyim
demiş, ermiş. Önce sevgiyi dilden gönüle indirememiş olanları
çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. Hepsi oturmuşlar yerlerine.
Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasındanda derviş
kaşıkları denilen bir metre boyunda kaşıklar. "Ermiş bu kaşıkların
ucundan tutup öyle yiyeceksiniz" diye bir de şart koymuş. Peki
demişler ve içmeye teşebbüs etmişler. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun
geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına.
En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmışlar sofradan.
Bunun üzerine şimdi demiş ermiş, sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım
yemeğe. Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyen ışıklı insanlar
gelmiş oturmuş sofraya bu defa. "Buyurun" deyince, her biri uzun
boylu kaşığını çorbaya daldırıp, sonra karşısındaki kardeşine uzatarak
içirmiş. Böylece her biri diğerini doyurmuş ve şükrederek kalkmışlar
sofradan işte demiş ermiş, ‘kim ki gerçek sofrasında yalnız kendini
görür ve doymayı düşünürse,o aç kalacaktır. ve kim kardeşini düşünür de
doyurursa o da kardeşi tarafından doyurulacaktır şüphesiz ve şunu da
unutmayın, gerçek pazarında alan değil, veren kazançtadır daima.

Burçlar Ve Ampul Değişimi

Bir ampulü değiştirmek için kaç KOÇ gerekir?

Bir tane yeter. İşi ciddiye alırlar.
Hiç gerekmez, "Koç"lar karanlıktan korkmaz.
Bir tane yeter. İş ki elinizde bol yedek ampul bulunsun (hafif sakarlık).

Bir ampulü değiştirmek için kaç BOĞA gerekir?

Bir. Sadece kendisine mükafat vereceğinize söz verin.
Hiç, "Boğa"lar hiçbirşey değişsin istemez.
Bir. Ancak, yanmış ampulün gerçekten hiçbir işe yaramayacağına ikna etmeniz gerekir.

Bir ampulü değiştirmek için kaç İKİZLER gerekir?

İki. Ayrıca elinde cep telefonu, danışacağı bir arkadaşı ve "Ampül Değiştirme El Kitabı" şarttır.
İki. Ancak ampül değiştirmeleri bir hafta sürer, ama ampulü değiştirdikten sonra size Fransızca dersi verirler ve paranızı nereye yatırmanız gerektiğini anlatırlar.
İki. Ancak kimin ampulü değistireceği tartışması o kadar uzun sürer ki, ampul asla değişmez.

Bir ampulü değiştirmek için kaç YENGEÇ gerekir?

Sadece bir. Ve lakin değiştirmekle iyi yapıp yapmadığını anlamak için bir hafta terapiye gider.
Bir. Ama değiştirirken sinirden lambayı kırar.
Hiç. Bunu bir problem olarak görür ve yatağa düşer.

Bir ampulü değiştirmek için kaç ASLAN gerekir?

Hiç. Aslan, danışmanlarını arar ve "Ampul değişsin" emrini verir.
Bir. Ampulü tutar ve dünya etrafında döner.
Hiç. Aslan kendi işığını yeterli bulur.

Bir ampulü değiştirmek için kaç BAŞAK gerekir?

Sürekli başkasının ampullerini değiştirdiklerinden kendi ampullerini değiştiremezler.
1.000.000.000 kadar, bunun hata payı 0.000.0000.001 olabilir.
Hmmm, bunun kutusu nerede, son kullanım tarihi neydi bakalım. Ben niye bu markayı almıştım ki? Yoksa taşınsak mı?

Bir ampulü değiştirmek için kaç TERAZİ gerekir?

Bir, belki de iki. Tam çıkaramadım. Sen ne dersin?
Niye değiştirelim ki, karanlık romantik oluyor.
Gerçekten bilemiyorum, belki ampule sormak lazım. Ayrıca normal bir ampul ise tek başıma değiştirebilirim de, özel bir ampul ise iki olmakta fayda var.

Bir ampulü değiştirmek için kaç AKREP gerekir?

Hiç, karanlıkta yaşarlar.
Ne soruyorsun, sen polis misin?
Bu bilgi kesinkes gizli bilgidir ve sadece emir komuta zinciri içinde aktarılır.

Bir ampulü değiştirmek için kaç YAY gerekir?

Şimdi biz Kaş’ta bir tatil geçirmiştik, tamam mı…
Hayat güzel, güneş pırıl pırıl, karnım aç. Ne ampulü yahu?
Takmayacaksın, takarsan yanmaz. Bak takma, yanacak.

Bir ampulü değiştirmek için kaç OĞLAK gerekir?

Hiç. Oğlakların yeni ampul alacak parası olmaz, masraf gösterirlerse o başka.
Çocukca işlerle uğraşmıyorum.
Şimdi değiştiririz, yarın yanmayacağı ne malum?

Bir ampulü değiştirmek için kaç BALIK gerekir?
Ne ampulü?
Elektrikler mi kesildi, yoksa saat 21′mi oldu?
Benim için aydınlık şekerim…

Biraz da HAVADAN SUDAN :D

Ömrü "evet efendim"le geçmiş insanlardan nefret ederim
     Haksız değilim diymi?                                                             

     "Evet efendim"         

   Sana herşeyimi veririrm diyemem      Çünkü herşeyim sensin!.                                        

 Bu beraberlik böyle sürmez                                 
      Penaltılara geçelim.                                                               

 Beni şair etin         Beni adam ettin            Bana yazık oldu!..                                                             

Dünyada iki kör tanıdım ben                                                 
      Biri, beni görmeyen sen                                                  

       Diğeri, senden başkasını görmeyen ben!…     

                    

Seni günde yalnız bir defa düşünüyorum

Ama 24 saat sürüyor.

 

Ben seni Unutmak için sevmedim ama niye sevdiğimi unuttum.

Satın kulumuz namaz ve muhtelif ibadet borçlarınız gözükmektedir     

Toprakdan geldik toprağa gidicez marifet çamurlaşmamak.

Son gülen sen olacaksın  çünkü en son sen anlıyorsun.

Derdini söylemeyen iyi yapar Birde onun derdinle uğraşamam.

bailey_s’e teşekkürler…

MSN bedduaları

1- Netten 50 MB’lik bir dosya indirirken, bitmesine
iki dakika kala elektrikler kesile de mosmor ol inşallah!
2- Chat yaparken kapı zilin çala!
3- Maus’unu kedi yesin!
4- İçtiğin çay klavyeye dökülsün!
5- Arama motorlarına giremeyesin!
6- Hitin düşsün, liste sonu ol!
7- Posta kutuna iki ay mail gelmesin!
8- Üç vakte kadar bağlantın kopsun inşallah!
9- Klavyenin sesli harf tuşları basamaz olsun da,
sevgiline mektup yazamayasın!
10- Windowsun çöksün MSN, ıcq’un kopsun da
ele güne muhtaç ol innnnşallah!
11- Kafana harddiskler kadar taş düşsün!
12- Kodlarını yanlış yazasın da
web sayfası yapamayasın ya rabbim!
13- Askerliğini uzun dönem yapasın da,
18 ay nete bağlanamayasın!
14- 2 senedir yazmaya çalıştığın 500 sayfalık roman dosyana virüs girsin de,
edebi hayatın bitsin!
15- bütün beddualarım tutsun da iflah olamayasın inşallah!

“Çöp Dökmeyin” Yazıları

1) "Buraya çöp atan sıkıyorsa biraz beklesin!"
=> Pendik’de bir duvarda
2) "Buraya çöp atmayın yakalarsam yediririm o çöpleri"
=> Kasımpaşa’da bir duvarda
3) "Buraya çöp atan Allah katında cezalandırılacaktır"
=> İstanbul/Sefaköy’de bir duvarda
4) "Buraya çöp atan için artık bir şey yazmayacağım… herkes içimden ne dediğimi biliyordur herhalde"
=> Bağcılar’da bir evin duvarında
5) "Buraya çöp atan namussuzdur. Salı ve cuma hariç"
=> Büyükdere itfaiyesinin yan duvarında
6) "Çöp atma ağır konuşurum"
=> Bursa’da bir apartmanın garaj girişinde
7) "Çöp döken *********dir. Yorum yapan da"
=> Aydın’da bir evin duvarında
8) "Buraya çöp döken Sayın eşek, görüntü hoşunuza gidiyor mu? Konteynır iki metre ileride!"
=> Beşiktaş’ta bir apartmanın önündeki doğalgaz kutusunun üzerinde
9) "Buraya çöp dökmeyin… çok çok çok çok rica…"
=> İzmir’de bir evin duvarında
10) "Buraya çöp dökeni tavana asayım, smaç basayım!"
=> 4. Levent Sanayi’de bir binanın duvarında
11) "Buraya çöp atan eşektir ve yasaktır"
=> Eskişehir otogarı yakınlarındaki bir duvarda
12) "Arsaya çöp atanı severim"
=> Dikili’de bir çöp tenekesinin üstünde
13) "Buraya çöp atmak yasaktır. İnsansan anlarsın. Anlamazsan uygun bir zamanda arkadaşlarla öğretiriz"
=> Eskişehir’de bir apartmanın önünde
14) "Buraya gündüz çöp dökmek yasaktır. Gece de yasaktır!"
=> Tekirdağ’da bir evin duvarında
15) "Sayın Afyonlular! Çekirdekleri ve Çöpleri evinizde de mi yerlere atıyorsunuz!"
=> Geçen yıl Afyon fuarında yaklaşık 50 ayrı yerde yazan uyarı amaçlı bir yazı
16) "Buraya çöp döken öldürülür!"
=> Soğanlı’da bir evin duvarında
17) "Çöp dökmek yasaktır. Bir daha olmasın!"
=> Cihangir’de bir apartmanın duvarında
18) "Hey çöp dökme sakın!"
=> Antalya’da bir evin duvarına devasa harflerle
19) "Buraya çöp döken gevşektir"
=> Diyarbakır’da bir duvarda
20) "Buraya çöp döken hayvansa zaten hayvandır, çocuksa babası hayvandır, büyükse hayvan oğlu hayvandır."
=> Adana’da bir duvarda

Çok İlginç [Harflerin Yeri Önemli Değil]

Bir Ignliiz üvnsertsinede Ypalin Arşaitramya Gröe, Kleimleirn Hrfalreinn Hnagni Sridaa Yzalidkilrai ömneli Dğliimiş öenlmi Oaln Brinci Ve Snonucnu Hrfain Yrnide Olmsaimyiş. Ardakai Hfraliren Srisai Kriaişk Oslada Ouknyuorumş. çnükü Kleimlrei Hraf Hraf Dğeil Bri Btüün Oalark Oykuorumuşz.

Bakin Nasil Düzgün Okudunuz.İlginç Değil Mi?


Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.