Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Arşiv Temmuz, 2007


Bir Hint Masalı

 Bir Hint masalına göre, kedi korkusundan devamlı endişe içinde yaşayan bir fare vardır.
Büyücünün biri fareye acır ve onu bir kediye dönüştürür.
Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacağı yerde bu kez de köpekten korkmaya başlar.
Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüştürür.
Kaplan olan fare, sevineceği yerde avcıdan korkmaya başlar.
Büyücü bakar ki, ne yaparsa yapsın farenin korkusunu yenmeye imkan yok.
Onu eski haline döndürür.

Ve der ki,
"Sen cesaretsiz ve korkak birisin. Sende sadece bir farenin yüreği var. O yüzden ben sana yardım edemem."

Ünlü Yazar Shakspeare, Bu konuda şöyle diyor:

"İnsanların çoğu sevmekten korkuyor, kaybetmekten korktuğu için.

Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.

Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.

Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini bilmediği için.

Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için.

Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için."

Güncelleyin!!!

Firefox  son sürüm olan Firefox/2.0.0.6 yükseltildi şu an’a kadar otomatik yüklenmediyse elle yapınız…

Yardım—>Güncellemeleri Kontrol Et

Bu resim sizlere ne anlatıyor?

Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı Dünya Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) hazırladığı rapora göre, dünya çapında her yıl 6 milyon çocuk, açlık ve önlenebilir hastalıklar nedeniyle ölüyor…

BM’ye bağlı Dünya Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) başkanlığına yeniden seçilen Jacques Diouf, dünyada 852 milyon insanın açlık çektiğini belirtti…

 

Yaşama Dair Öğütler

1. Büyük aşklar ve büyük kazanımların büyük risk taşıdığını hesaba katin.
2. Kaybettiğinizde, aldığınız dersi de kaybetmeyin.
3. Üç ‘S’ yi hep uygulayın: Sevgi; kendiniz için sevgi, başkaları için sevgi. Saygı; kendiniz için Saygı, başkaları için saygı. Sorumluluk; tüm davranışlarınız için.
4. İstediğinizi alamamanızın bazen ne kadar büyük bir şans olduğunu hatırlayın.
5. Kuralları iyi öğrenin ki, onları düzgün şekilde ihlal etmeyi bilesiniz.
6. Küçük bir aksaklığın, büyük bir arkadaşlığı
yaralamasına izin vermeyin.
7.
Hata yaptığınızı anladığınız zaman, düzeltmek için derhal gerekli adımları atin.
8. Biraz yalnız zaman harcayın.
9. Kollarınızı değişime açın, ama değerlerinizin kaybolup gitmesine izin vermeyin.
10. Sessizliğin bazen en iyi yanıt olduğunu hatırlayın.
11. İyi ve şerefli bir hayat yasayın. Yaşlandığınız da ve dönüp geçmişinize baktığınızda, ikinci kez keyif alin.
12. Sevgi dolu bir ev, hayatinizin temelidir. Sakin, düzenli bir ev yaratmak için elinizden gelen her şeyi yapın.
13. Sevdiklerinizle anlaşmazlığa düştüğünüzde, sadece mevcut durumla ilgilenin. Geçmişi getirmeyin.
14. Bilginizi paylaşın. Bu ölümsüzlüğe giden yoldur.
15. Dünyaya karşı nazik olun.
16. Yılda bir kez, daha önce hiç gitmediğiniz bir yere gidin.
17. En iyi ilişkinin, birbirinize karşı duyduğunuz aşkın, birbirinize olan ihtiyaçtan daha fazlalaştığı zaman olduğunu hatırlayın.
18. Basarinizi, ona ulaşmak için nelerden vazgeçtiğinizle yargılayın.
19. Aşka ve yemek pişirmeye, sonuçlarını hiç düşünmeden girişin.

Çiçeklerin Dili

 

Çiçeklerin dili, ilk kez 1600′lü yıllarda İstanbul’da oluşturulmaya başlanmıştır. 1716 yılında eşiyle birlikte İstanbul’da yaşayan İngiliz Lady Mary Wortley Montagu tarafından bir araya getirilen bu çiçeklerin anlamları İngiltere’ye götürülmüştür.

Montagu, 1716 yılında Türkiye’de yaşadığı sırada yazdığı bir mektupta, "parmaklarınızı oynatmadan, çiçeklerle tartışabilir, azarlayabilir, dostluk, aşk, nezaket mektupları ve hatta haber bile gönderebilirsiniz." demiştir.

Çiçeklerin taşıdıkları anlamlara ilişkin Fransa’ya da sıçrayan merak, kısa sürede 800 çiçeğin anlamının belirlenmesine ve tüm dünyada ortak bir çiçek dili oluşmasına yol açmıştır

Renklere göre çiçekler

Pembe - Şevkat
Beyaz - Saflık, Temizlik
Mavi - Yumuşak Başlılık
Yeşil - Ümit ve İstikbal
Mor - Dul
Altın Sarısı - Sevinç, Bolluk
Kırmızı - Aşk
Siyah - Üzüntü

Beyindeki anıların resmi çekildi

ABD’li uzmanlar, beyinde anıların oluşum anı sırasında hücreler arasındaki iletişimi gösteren yüksek çözünürlükte fotoğraflar çekmeyi başardılar. Haberin devamı D4′te.

Yapılan araştırmada, bir farenin labirentte yolunu bulmasına kadar geçen süre içinde, beynindeki sinir hücreleri arasında 10 bin sinaps, yani kimyasal haberleşme olduğu anlaşıldı.

Bunu anlamak için ilk fare grubunun labirentte serbestçe dolaşmasına izin verildi, ikinci gruba hafıza kaybına neden olan ilaç verildi, üçüncü grup ise kontrol amacıyla kullanıldı. Sonuçlar ise üç grubun beyin faaliyetleri karşılaştırılarak elde edildi.

İncelenen bölgedeki sinir hücrelerinin her zamankinden daha güçlü şekilde birbirlerine bağlandıkları tespit edildi. Uzmanlara bakılırsa bu sayede ileride insan beynindeki anıların haritası dahi çıkarılabilir.

kaynak

Yorumculardan Gaflar

 1) Ağzınla kuş tutsan… ne kuşu?! Ejderha tutsan bunlara yaranamazsınız…"

Ahmet Çakar

2) "İyi püskürtmüş!.."

Şansal Büyüka (Hakeme tüküren oyuncu için)

3) "İkinci gol de Boer’un ayağının şeyinden oldu, üçüncü gol gene de Boer’un şeyinden oldu…"

Turgay Şeren

4) "Yav Letonya’nın defansı kalas gibi, kessen iki oturma takımı bir masa
yaparsın…"

Erman Toroğlu

5) Muhabir kız: (2 dakika röportaj yaptıktan sonra) Peki Rıza, ama kısa
bir aramız var, ben seni bırakmıyorum…
Rıza Çalımbay: Bırakma

6) "Zago’nun kel kafasından kayan top hız kazanıyor…"

Show Radyo spikeri (Gençlerbirliği-Beşiktaş maçında)

7) "Gooool!!! Durum 2-1 hatta 3-1…"

Juventus - Udinese maçında Tv8 spikeri (Juventus’un 3. golünü aktarıyor)

8)25.07.2001 tarihinde oynanan Galatasaray-Vllaznia Sampiyonlar Ligi 2. ön eleme turu ilk maçı. Maç Kanal D’den yayınlanıyor ve İlker Yasin şakıyor:
-Ah Arif… orda döndün mü vuracaksın taaak… Ümit Karan, boyu 1.81 olmasına rağmen taymingi iyi, iyi vuruşuyor toplarla…

9) "Yediğimiz golü önceden çalışmıştık!.."

Samsunspor Teknik Direktörü Erdoğan Arıca (Galatasaray maçı sonrasında)

10) "Şu anda bas bas bağıran bir Sabri var, çok fena basmışlar, inşallah
önemli bir şeyi yoktur…"

Fatih Terim (Olympiakos maçı sonrasında)

11) Erman Toroğlu: Çeldi…
Şansal Büyüka: Çaldı…
Erman Toroğlu: Çeldi…
Şansal Büyüka: Çaldı…
Erman Toroğlu: Çeldi, çaldı işte… (Erman Toroğlu ile Şansal Büyüka’nın muhteşem pozisyon yorumu - Lig Pazarı)

12) "Tenceren dibin kara, seninki senden kara…"

Tanju Çolak

13) "Futbolda uğur yoktur. Akıllıysan, güçlüysen, kuvvetliysen, en önemlisi zekiysen bir adım öne çıkarsın. Uğur mu? Var. Show TV’de Maraton programında. Olan bir şeyi ileri geri oynatırsın…"

Erman Toroğlu (Gazete yazısında)

14) "Alırız!"

Elazığspor Başkanı Baki Aydın ("Elazığspor’un kondisyonu yok" diyen muhabire yanıtı)

15) "Baba, ama Noel Baba gibi her lafa giriyorsun!.."

Ziya Şengül (Ahmet Çakar’a)

16) "Bakın mesele laf sokmaksa benden iyi kimse iyi laf sokamaz.
Başlayayım mı laf sokmaya?"

Ahmet Çakar (Programın başından beri kendisine laf sokan Ziya Şengül’e)

17) Ahmet Çakar: Bugüne kadar Fatih Terim’in yönetimi sırasında 20′ye yakın yabancı alınmış…
Güntekin Onay: Tam sayısı 22…
Ahmet Çakar: Global konuşuyorum ben.

18) Erman Toroğlu: Şimdi hocam yan hakem n’apıyo, Tommiks falan mı okuyor?
Şansal Büyüka: Aman hocam ya, ben de okuyorum!

19) Ahmed Hassan saklıyor topu, saklambaç oynuyor, toplu saklambaç!.."

Sabri Ugan

20) Erman Toroğlu: Türkiye’de 3 büyük takım var: 1)Beşiktaş, 2)Galatasaray, 3)Beşiktaş… Anladın mı Şansal?

Şansal Büyüka: Tamam hocam da pozisyona bi göz atsaydık hiç olmazsa..

21) "Hasan Şaş şöyle eliyle ‘Allah belanı versin hocam’ gibilerinden bir
hareket yaptı…"

Süper Fm’de Galatasaray-Fenerbahçe maçı spikeri

22) "Hiçbir Beşiktaşlı yönetici maymun değildir, Beşiktaş başkanı da hayvan terbiyecisi değildir, Beşiktaş yönetim kurulu da hayvanat bahçesi değildir!.."

Ahmet Çakar (İstifa eden Beşiktaşlı yöneticinin "Yönetim kurulunda maymun gibiydik!" sözünü değerlendiriyor)

23) "Karpuz yata yata büyür, futbolcu oynaya oynaya oynar…"

Erman Toroğlu

24) "Dünden bugüne bir günde gelinmez…"

Hıncal Uluç (Beşiktaş’ın değişen oyun tekniği ile ilgili muhteşem yorumu)

25) "İlhan’ın henüz iki 45 dakika yani bir 90 dakika çıkaracak gücü yok…"

Ahmet Çakar

26) " Ronaldo ile İ.Toraman bu takımın emniyet sibobu.."

Kazım Kanat

27) -Gollerimizi Hagi ile Arif attı sayın seyirciler. Bu tablo bana büyük Türk bestecisi Hacı Arif Bey’i hatırlatıyor nedense.

Ümit Aktan, Grasshopers-Galatasaray maçında

28) Rangers-Fenerbahçe maçında Fener’in kaçırdığı bir pozisyondan sonra Ziya Şengül:
-Bu… Bu… Bu gol katliami başka bir şey değil…

29) -Tugay, vurursa gol olur, vuruyoooor, aut…
Bülent Karpat

30) Can Bartu, ATV’de Besiktaş maçını yorumlarken:
-Walsh ikinci yarı çok etkisiz, kendisini oyunda hiç göremiyorum…
(Walsh devre arasında oyundan çıkmıştır)

31) Manchester Utd-Galatasaray maçında Cantona Stumpf’a yaptığı faulden sonra özür dilerken:
-Bir Fransız bir Almandan, bir Türk ve bir İngiliz takımlarının maçında özür diliyor.

Ümit Aktan

32) -Eee tabi sevgi olayı Ercan…
(Italyan hakem Collina oyundan çıkan Hagi’nin elini sikinca Tanju’nun Ercan Taner’e ettigi laf)

33) Abidin Aydogdu Danimarka-Fransa maçını anlatırken, Zidane koşarken topa basar ve düşer:

-Evet Zidan’dan fantastik hareketler…

34) Yanlış karar veren hakemi seyirciler protesto eder:
-Bu dünyadaki en yalnız insanlar hakemlerdir sevgili seyirciler, bu dünyanın
her yerinde böyledir.

Ümit Aktan

35) 8-0 lık İngiltere maçında 5. yada 6. golden sonra spiker:
-Evet sayın seyirciler İngilizlerin bir atağını daha gol yiyerek savuşturduk.
8. golden sonra:
-Maç bitti hala gol yiyoruz. Olacak iş değil

Aşkı da Kirlettik

 

İçimde Bi burukluk var bu aralar..
Yoklugunun buruklugu belki.. Geçer Diyorum hep geçer…
Kim Ölmüş ki Aşktan ben öleyim diye avutuyorum kendimi.
Gerçekten ölmem dimi diye affallıyorum sonra.
Ölüm korkusu sarıyor herbir yanımı
İçim dahada burkuluyo,yaralarım gene kanıyo
Düşünüyorumda Ölüm kadar acı degil ya yoklugun..
Yitirişlerim bitti artık..
Yitirecek birseyim olmadıgından degil,Bedenimin yorgunlugundan..
Seni yitirmemin sebebide bu degilmiydi aslında.
Bu mesajda İfadeleri kullanma

Kalbimin yenikligi,Duygularımın Acizliği degilmiydi..

Bazen gözlerimi kapatıyorum annem geliyo aklıma
"Yapma kızım ! Ağlama.." diyor.
Peki anne diyecek oluyorum hıçkırıklarım durduyo beni.
Elim telefona gidiyor annemin sesini duymak istiyorum omzunda ağlamak istiyorum..
Sonra asıl sözleri geliyor aklıma
"Askı bu kadar iğrençlestirdiniz "diyor bana
O an ne gülümsemesi kalıyor hayalimde nede varlıgı
Yerin dibine giresim Geliyor..
Midem bulanıyo.. Kalbim sancıyo
Dahada vuruyorum içkiye kendimi..
İçmek… İçmek.. İçmek istiyorum..
Ben yapmadım anne,aska zararım dokunmadı sadece sevdim
Nasıl anlatacagımı bilemedikçe içiyorum içiyorum içiyorum..
Hiçbirşey uyuşturmuyo beynimi
Artık midem beni bile kaldırmıyo
İçimdeki burukluk bir kez daha sancıyo..
Bizim yaptıklarımız hem seni, hem beni…
Hemde askı kirletmiş simdi anlıyorum…

alıntıdır

Ögrenci Evine Hırsız Girerse

 

Ö: Abi sigaran var mı ya?
H: Masanın üstüne bıraktım iki tane. sen uyumaya devam et, ben gidiyordum zaten.
Ö: Eywallah abi. Çıkarken kapıyı sıkı çek. Biraz zor kapanıyor.
H: Tamam oğlum sen yat

Ö: Abi merhaba naapıyosun
H: Naapıyım lan bulaşık yıkıyom
Ö: Hayrola abi tanıyamadım
H: Hırsızım lan ben utanın olm utanın
Ö: Hıı abi sen devam et zaten sıra sendeydi bugün bir de makarna suyu koysana

Ö: Abi ne çalacaksan çal işte uğraşma uyuyom
H: Şu delphi notları nerde onları söyle bari kırtasiyeye satayım bari 5 milyon eder belki
Ö: Nahhh veririm, onları iki saatte yazdım ben
H: Edebiyatı ver bari
Ö: Masanın üstünde git al zzzzzzzz

H: Kalk alooov kalk! tü! allah belanızı versinl lan… Bu ne pislik, kalk arkadaşına sordum sıra sendeymiş.
Ö: noolyo lan
H: Ver bakiim o sopayı… Şu toza bak…
Ö: Ama?
H: Çekil… çekil… ulan şu dağınıklıga bak… La ya bi misafir gelse?
Ö: Ha?
H: Ben bulaşığa giriyom sende tuvaleti temizle pislik herif

H: Kalk lan kalk şunları yerleştir
Ö: Höö.. sen kimsin? abi bunlar ne.. saat. radyo. off off tabak. gümüş kaşık..
H: Gençlik günlerim aklıma geldi dayanamadım
Ö: Ağlama abi. bi bak makarna varmı o torbada

Ö: oooooooo hoşgeldin abi naber?
Ö2: Geç kaldın abi biz partiye başlamıştık..
H: Len sizin yarın sınavınız yok muydu?
Ö: Salla abi sınavı.. gel bak burda kızlar da var…
H: Ben aslında gelmicektim de bi uğriim dedim..

Ö: Ay inanmıyorum ayy inanmıyorum..kim gelmiş?
H: Kim gelmiş? (nerden tanıyo beni bea? ulen bu benim eskilerden olmasın? !)
Ö: Amanın da amanın kim gelmiş..evimize erkek gelmiş..

H: Ulan bu ne dağınık böyle köpek yaşamaz be burda
Ö: Abicim öğrenci evi bi el at toplayalım hadi
H: Bak yardım ederim ama pc yi götürcem giderken
Ö: Neden abi yaww
H: Kardeşim işim bu benim
Ö: Eyvallah abi sen öle diosan öledir
(aynı gün akşam)
Ö2: Beeerk pc nerde beee
Ö: Ya sabah çok iyi bi abi geldi evi topladık baksanıza
Ö2: Kimmiş oğlum o iyi abi
Ö: Ya tanımıyorum evi toplamana yardım ederim ama pc yi alırım giderken dedi bende tamam dedim
Ö2: laaaan laaaan salaaaaaaaaaaaaaaaaaaaak……………………

H: Ala alaaa e burda birileri oturuyor sanıyordum ben..
Ö: zzzzzzzzzzz….
H: IIyykk ne kokuyo burası bea.. mutfağa bak şuraya bak mutfak mı birahane mi belli değil..
Ö: (gözlerini ovuşturarak mutfağa gelir) Abi bi kave yapsana bana yaa..
H: hönk..
Ö: Abi bakma mal mal yapıver işte.. kendinede yap tamam sigaralar benden o sırada iki laflarız kendime gelirim bende..
H: (haalaaaaa hönkk..) Tanışıyomuyuz birader..
Ö: Abi, ya Emre’nin arkadaşısındır, ya Selim’in, ya Ferda’nın, a Uğur’un, ya Sanem’in, ya Duygu’nun, ya Kemal’in vs vs vss.. Bu eve girip çıkan belli değilki.. Ne farkeder kimsen kimsin hepimiz öğrenci değilmiyiz..
H: Oha ohaa olm küçücük evi yurda çevirmişsiniz siz anlaşılan ama içi boş..
Ö: Nasıl içi boş abi..
H: Bayaa olm 17 senelik hırsızım ilk defa böyle boş ve piss kokulu bi ev görüyorum..
Ö: Hırsızmı abi bana bişi yapma ne istiyosan alabilirsin..
H: Kafamı geçiyosun olm sen ne varda neyi alcam ala alaaa… Al şu paraları da bişiler alın temizletin şu evi bidaa görmiyim..
Ö: höö.. peki abi..

H: Bu ne be? çalınacak bişiy yok nasıl ev bu?
Ö ? ? (hırsızın girdiğini farkedince bi köşede bekler)
H: Elli tane bira şişesi dışında…
Ö: (hala beklemektedir)
H: Dağınıklığa bak..Hayrıma toparlıyayım bari şurayı..Şu şişeleri atmakla başlayayım..
Ö: (hemen atılır) Abi dur ne yapıyosun?
H: Ne yapalım toplayıp çalacak bişey bulamayınca ortalığı toplamaya başladım.
Ö: Abi onu demiyorum.. Sen potansiyel beş ytl.yi çöpe atmaya çalışıyosun ona engel olmaya çalışıyorum..

H: Abi işte bu ev
H2: İyi olum hadi girelim
H: Abi bu ne yaa fenerin pili bitti herhalde evdeki hiç bir şeyi göremiyorum..
H2: Lan salak fenerde problem yok. evde var problem.
H: Nasıl yanii
H2: Lan gerizekalı burası öğrenci evine benziyo
H: Eee ne olmuş ki
H2: Allah cezanı versin…
H: Ya abi ne var bundaa.
H2: Olm fener ışık veriyoda ışığı alacak mücevher eşya filan yok. boş boş duvar her yer..
H: Yyaa abi acıdım ben şimdi bu öğrencilere.
H2: Yaa olum gör gör..
H: Abi şu diğer evden aşırdıklarımız varya..
H2: eee
H: Onları sevabına buraya bıraksak diyorum haa
H2: İyi fikir ulan.. sevaptır. Sadakamız olsun anasını satayım..
H: Abi büyüksün.
H2: Eeee öyleyim

Ö: Sen kimsin lan
H: Benmi şey
Ö: Kimsin dedim kaldır ellerini.
H: Evini soyacaktım sadece, affet elini ayağını öpeyim, bırak gideyim.
Ö: Affetmemi istiyor musun?
H: Evet evet.
Ö: O zaman önce kirli çamaşırlarımı yıka..Ardından gömlekleri ütüle, sonra bulaşıkları yıka affederim
H: Emredersin abi.
Ö: Ulan şansa bak keşke her ay böyle hırsız girse yırttık falla

H: Hadi ğglum bak ben planı yaptım bu evi soycaz bu gece
H2: Tamam abi hadi girelim
H: Hee girdik başla bak mucehver falan ne bulursan topla
H2: Abi abi
H: Ne oldu yine
H2: Abi burda bişey yok ki
H: Nasıl yok laannn
H2: Abi bi halı var iki koltuk
H: Bırak, onları ne yapalım bee
H2: Mutfaga bi bakayım abi ben
H: Tamam hadi çabuk ol
H2: Bu neyaaaaaaaaa
H: Buldunmu lan ne kadar para varmış?
H2: Ne parası abi tezgah pislikle dolmuş
H: Hadi gel bi el atalımda temizleyelim
H2: Laan salak biz temizlikçimiyiz hırsızız biz
H: Yazık abi ya
H2: Al şu mucevherleri bırak ta evi temizlesinler
H: Hadi abi sırf zarar bu ev kaçalım
H2: Çabuk lan uyanmasınlar. Bunlar şimdi açtır yemek falan da ister
H: Hadi topuklayalım

H: Ulen şu eve bir giriyim kapısıda sağlam değil
Ö: Aha yakaladım 3 aylık kirayı alalım koçum
H: Abicim ben bu evde kalmıyorum
Ö: Giren çıkan belli değil yalan söyleme
H:
Ö: Kira aslanım kiraa
H: Abi ne kadardı

Neden Ben?

Neden Ben?

Efsane Wimbledon tenis oyuncusu Arthur Ashe AIDS’e yakalandı..
Dünyanın her köşesindeki hayranlarından mektuplar yağmaktaydı.
Bunlardan bir tanesi şöyle soruyordu:
‘Neden Tanrı böylesine kötü bir hastalık için seni seçti?’
Arthur Ashe buna şu cevabı verdi: Tüm dünyada.
50 milyon çocuk tenis oynamaya başlar, 5 milyon tenis oynamayı öğrenir,
500,000 profesyonel tenisi öğrenir, 50,000 yarışmalara girer,
5,000 büyük turnuvalara erişir, 50’si Wimbledon’a kadar gelir,
4′ü yarı finale, 2’si finale kalır.
Elimde şampiyonluk kupasını tutarken Tanrı’ya ‘Neden ben?’ diye hiçsormadım.
Ve bugün sancı çekerken, Tanrı’ya ‘Niye ben?’ mi demeliyim?

Mutluluk insanı tatlı yapar Zorluklar güçlü yapar,
Hüzün ise insan yapar, Yenilgi mütevazı yapar,
Başarı insanı ışıldatır
Ama yalnız Tanrı yolumuza devam etmemizi sağlar.
Tanrı’ya asla ‘Niye ben?’ diye sormayın. Ne olacaksa olacak.
O’nun kendine has usulleri vardır. İnancınızı koruyun yeter.


Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.