Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş
 

VE ÇEKİYORUM YÜREĞİMİN PİMİNİ…..

9 Mayıs 2008 Cuma | Kategori Siyaset | Etiketler : ...... İhbar Et
(0 Oy, 5 üzerinden 0 puan )
Loading ... Oyunuz Gönderiliyor ...

Erken büyüdüler onlar…
Erken aldılar ellerine taşları…
Toprağı erken kokladılar…
Mavzere erken sarıldılar…
Türküleri erken tanıdılar…
Ölümü erken tattılar…
Kimi beşikte tanıdı ölümü, kimi onüçünde, kimi onyedisinde… Ama çocuktu onlar, sarışın, kara, ak, mavi gözlü… Çatıları yoktu yağan yağmurdan kaçsınlar, suları yoktu susayınca içsinler… Bazen Diyarbekir oldu ölümün adı, bazen Filistin, bazen İrlanda, bazen Bolivya, bazen Irak…

Amcalar büyük uçaklarda getirdi ölümü, bıraktı avuçlarına… “Özgürlük” dediler, “demokrasi” dediler, ölümün adını değiştirdiler… Şimdi binlerce küçük beden ölüme yürür korkmadan, yürekleri “Filistin” der, “Lübnan” der, “Bağdat” der, yürekleri “Bağımsızlık” der…

Şimdi binlerce küçük beden “Özgür vatan” der, haykırır korkusuzca umutlarını… Gece yutamaz onları, kan boğamaz, işkence susturamaz… Çocuk olmak ne zordur aslında… Eğer ki bir gün büyüyeceksen ve taşlara ve silahlara sarılacaksan, çocuk olmak ne zordur o zaman…

Ama sen görmüyorsun, duymuyorsun. Hala çocuklar ölüyor bir yerlerde, hala sıcak demir parçaları körpe bedenlere saplanıyor pervasızca… Hala analar ağlıyor dünyanın bir ucunda… Nasıldır bilir misin küçücük bedenini vatanına, toprağına siper etmek?

Bilir misin nasıl yakar teni kimyasal bombalar? Kim bilir nice analar çocuksuz, nice çocuklar anasız kalacak?

Kim bilir daha kaç çocuk ellerinde kızıl bayraklarla taşlarla tankların önüne yatacak? Ama sen duymayacaksın görmeyeceksin… Senin umurunda olmayacak sokaklarda üstüne bastığın kemikler, hiç anlayamayacaksın ölümün erkenini… Oysa ki sen de çocuktun bir zamanlar; umutların vardı, düşlerin vardı…

Eğer insansan nasıl susturabilirsin içindeki kini, göz göre göre; nasıl susarsın haksızlığa ölümlere? Hayat direnmektir oysa biraz da, çocukların gözlerinde… Gözlerinin taa içinde… Gözlerinin en derininden akabilmektir kavgaya…

Ben Diyarbekir’im, Filistin’im, Lübnan’ım, Irak’ım; ben Vietnam’ım, Bolivya’yım… Bağdat’ım ben… ben bir çocuğum… Yakıyorum şimdi bedenimi bir meşale gibi…

Ve çekiyorum yüreğimin pimini… Koşuyorum kavgaya, kavgama, kavgamıza…

Yorumlar

Yorum yaz

Yorum yazmak için Giriş yapınız