O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler, arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer…
Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer…
Utanılacak bir şey değildir ağlamak, yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık, çalınan birinin kalbiyse eğer…
Korkulacak bir yanı yoktur aşkların, insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer…
O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses, hiçbir zaman duyulmasaydı eğer…
Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar, kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer…
Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla, öylesine delice bakmasalardı eğer…
Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de, kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer…
Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman, meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer…
Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman, beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer…
Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla, tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer…
O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi, yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer…
O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar, son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer…
Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri, her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer…
Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel, namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer…
Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından, dokunulası ipekten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer…
Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de, sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer…
Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine, kulağına okunacak biri olsaydı eğer…
İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de, kartvizitinde "onca ayrılığın birinci dereceden failidir" denmeseydi eğer…
Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar, ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer…
Issızlığa teslim olmazdı sahiller, kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer…
Sen gittikten sonra yalnız kalacağım…
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini tutmak isterse…
Evet Sevgili, Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu, kim uzanmak isterdi parmaklarına, mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer !!!
can yücel

abi günaydın:)) mükemmmelll mükemmel mükemmell.. ne yazsam boş.. harika bir yazı yüreğine sağlık hani o en çok sevdiğim:))) sevgilerimle..
"Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de, sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer
bu kadar guzel bir ifade ile duygularin ifadesi… kim nederse desin bizim sairlerimiz alafrangalardan daha duygusal ve ifade bakimindan acik. eline saglik bilader….
yorumunu okudum. ne yazikki blogun havasi sonmeye yuz tuttu. ne yazi yazmaya nede okumaya heves kalmadi… amagenede birbirimizi kaybetmeyelim… saglicakla kal. saygilarimla
Mehabalar. sevgili arkadaşım herşey gönlünce olsun.
Kan yasası bu insanın:
Üzümden şarap yapacaksın
Çakmak taşından ateş
Ve öpücüklerden insan!
Can yasası bu insanın:
Savaşlara yoksulluklara
Ve binbir belaya karşın
İlle de yaşayacaksın!
Us yasası bu insanın:
Suyu şavka döndürüp
Düşü gerçeğe çevirip
Düşmanı dost kılacaksın!
Anayasası bu insanın
Emekleyen çocuktan
Uzayda koşana dek
Yürürlükte her zaman
CAN YÜCEL
yazı bir harika söylenecek söz yok,bir usta elinden çıkmış;paylaşım için teşekkürler,kendinize iyi bakın,esenlikler
NE GÜZEL SÖYLEMİŞ BÜYÜK ÜSTAD .SENİNDE EMEĞİNE SAĞLIK KARDEŞİM.
SAYGILARIMLA
merhaba arkadaşım , söylenecek söz varmı bunun üzerine evir çevir oku…Can baba ne yaşamışki bunları yüreğimizin içinden söküp almış her satırında ben varım kendi payıma benim gibi kim bilir kimler var bu satırlara gizli …eline sağlık arkadaşım sevgiyle kal…
günaydın arkadaşım. ben bazan böyle kendimle hesaplaşırken ipin ucunu kaçırıyorum sanırım… buda öyle bir günde çıkan yazılardan biri…aslında bilirim bu hayatın çokta ciddiye alınacak taraflarının olmadığını…bu günü yaşamak gerektiğini…anılar zenginliğimiz diye savunurum…sevgi en büyük hazine…ama bazan bırakmak geliyor içimden ipin ucunu…toparlanırım düşsemde kalkarım hayatı olduğu gibi kabullemek gerekiyor, zaaflarımız da var elbet… uzun sürmez bu ruh hali gelip geçici…sevgiyle kal…
ABİ ARTIK RASTLAŞAMIYORUZ.. ÖZLÜYORUM,ÖZLETTİRYORSUN DA KENDİNİ.. VALLAHİ DEĞER BİLELİM DİYEYSE BU CEZA:p BEN BİLİYORUM BAKK:d EHEHE.. SEVGİLERİMLE…