Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Şiirlerde hayat

Mayıs, 2008 Arşivi

Karın tokluğuna iş…

Annem işçiydi,sabahtan akşama kadar tekstil atölyesinde ömür tüketiyordu evin geçimide,okul masraflarımızda annemin sırtındaydı,babamız biz çok küçükken ayrılmıştı annemden,görmedik bir daha bizi okutmaya yemin etmişti annem bazı geceler gezmeye giden ailelerin çocuklarınada bakıcılık yapıyordu ilaveten yıpranıyordu ama hiç şikayet ettiğini duymadım,belki bize sezdirmiyordu.
Fakülteyi bitireli bir buçuk yıl oldu,iş arıyorum,yoruldum kapılardan dönmekten yoruldum,her gün akşam eve eli […]

Yaralar yüreğimde…

Huzurmuydu, neydi kayıp ettiğim
Umudum ezildi çirkin ellerde
Bu gün bayram size, benim bildiğim
Dağılan sevgim, toz şimdi yerlerde.
Tanrım yeter, sussun çeneleri
Ayrılık ağızlarında dilleri bıçağı
İçinden dereler çaylar geçer
Yaralar yüreğimde, bir nehir yatağı…        1986  Ankara
                                                   tufan-gaziler blogspot.com
                                                                                                                     
 

Roman yazdılar

Bir başına hikayesimi olur insanın
Karanlık sokaklarda ışık ararken
Bir hataya mahkum ettik ömrü
Sensiz odalarda yürek yanarken..
Yaşanırmı sandın tükenince umutlar
Bir sermayem kaldı güzelim anılar
Yapacağını yaptı hayat bak yine
Roman yazdılar bana aşk diye..
Bir kuş uçurdum bu gün sana
Bağladım yüreğimi kanatlarına
Bir umut arıyorum ne olur
Ne olur,tut onu al kollarına…

Dardayım…

Kapattı geçtiğim yolları sisler
Ne bir ışık kaldı,nerede izler
Ardımda bıraktığım yaş dolu gözler
Dört duvarda dardayım,karanlıklardayım
Gül dalında sulanırsa,kokusu hoştur
Kafesdeki bülbülün ötüşü boştur
Yatağında bir başına her mevsim kıştır
Dört duvarda dardayım,karanlıklardayım
Ne yazı,ne baharı enginleri dağları
Bir ateşki yüreğimde eritiyor karları
Zincirlere vurdular aşkları,sevdaları
Dört duvarda dardayım,karanlıklardayım…     1991 kalecik

Baş efendi…!!!

İnsana böyle bir muamele layık görülebilir’mi,Vijdansızca insafsızca yere düşen bir kadının yüzüne tekme atmak,gazdan bayılmış insanları sigara izmariti gibi ayaklar altında ezmek,Şehri gezen turistlerin sırtında sopa kırmak,acil servise gaz bombası.hemşirenin kafasına cop.Ne kadar delikanlı adamsın be Baş efendi.
Anlaşılıyor’ki halk’tan korkmaya başladınız,polis devletimi kurmak niyetiniz. Açlıkla sindiremediğiniz bu milleti,dayaklamı korkutacağınızı zannediyorsunuz.Sizlere Romanyayı hatırlatırım,Çavuşseskuyu hatırlatırım onlarda aslını inkar […]

cavidan

Heyecanına bile dayanamazdı yüreğim
Paylaşamazdım seni gözlerimle bile
Sığınırdım mabedine gecelerin sessizce
Sessizce severdim karanlıkta,sessizce.
Ah be Cavidan,sen karanlığı bilirmisin
Kap kara yanlızlıkları,geceye düşen
Ya boşluğa uzanıpta tutamayan kolları
Ya rüzgarla sevişirken,budanan dalları.
İçimi yakardı hep bakışındaki gizemin
Yokuştan çıkışın köşeden dönüşün
Pencereye bakışın gülüşün,o gülüşün
Sonbahardı senin gönlüme düşüşün.
Ah Cavidan ah,düşlerimin meleği
Yaslı gönlümün dökülen umutları
Yüreğimin sessizliği küstürmesin seni
Karanlığımda saklı bakışların,gülüşlerin…

Sayfalar : 1 [2]