Fenerbahçe Zaferi Üzerine: Bitti Gibi… - Kemal Belgin
4 Nisan 2008 Cuma | İhbar Et | Etiketler : fenerbahçe
Fenerbahçe, kendi kalesine gol attığı ve yürüyerek oynadığı bir ilk yarının ardından ve de kalecisinin yüzde yüzlük dört pozisyonu engellemesinden sonra İngiltere’de şampiyonluğa oynayan, Şampiyonlar Ligi’nin bu sezonki yenilmezi ve en az gol yiyeni olan Chelsea’yi 2-1 yendi… Maç günü çıkan yazımda, bu maçların en fazla toplam 3 golle geçeceğini yazmış ve müsabakanın nasıl bir futbol olgusu içinde gelişeceğini tahmin etmeye çalışmıştım. Nasıl, bilebildim mi bari?
Evet, Fenerbahçe, rövanşta bu takıma yenilmez… Çünkü, rövanş da tıpkı Saraçoğlu’ndaki gibi oynanacak… Bu defa Fenerbahçe, Kadıköy’deki Chelsea gibi aşırı kontrollü, Chelsea de tıpkı aynı maçtaki Fenerbahçe gibi tedirgin, iyi kapanan rakibi karşısında dağınık olacaktır… Ne demiştim; Bu maçlar kısır skorlarla geçer. Pozisyon bulabilen onu tabelaya yazdırabilirse, hangi taraf olursa olsun, turu atlar… İşte kanıtı… Chelsea, pozisyonlarının büyük bir kısmını kaleci Volkan önledi, bir ikisini de Drogba beceremedi. Fenerbahçe’de ise iki pozisyondan birini Kazım gol yaptı, diğerinde ise Deivid uzaktan çok iyi vurdu ve kaçırdığı maçı geri getirdi…
Fenerbahçe ilk yarıda topluca oynayabilen bir takım değildi. İngiliz ekibinin top rakibe geçtiğinde topluca topun arkasında toplanışına karşın, Fenerbahçe’de bunu hareketsiz oynayan Alex ve Kezman yapamadı… Deivid’in de orta alana yardım düşüncesi rakibin sol kanadını kolay işler hale getirdi. Aurelio bu süreçte arkasındaki geri dörtlüyle birlikte ayakta kalabildi. Ancak ne var ki, önündeki oyunculara hareket imkanı verilmeyince o da aşırı yoruldu. Chelsea maçın kontrolünü elinde tutmasına rağmen, çok kötü oynayan Joe Cole ve Lampard yüzünden daha etkili oynayamadı. Bu iki oyuncunun durumları ne Uğur tarafından, ne de Alex veya Maldonado tarafından değerlendirilebildi. Ballack hemen hemen tek başına orta alanı sırtlarken, Makelele kontrol adamı olarak görev yaptı. Malouda orta alanın eksikleri kapatma adına koştu durdu. Fenerbahçe’de ise savunma, Drogba’ya verdiği bir derinlik hariç iyi sıkıştı, işi kaza toplarına bıraktı.
Maçın kaderini ise kaleci Volkan belirledi. Chelsea maçı götürürken, hatta farka asılırken, Volkan yüzde yüzlük üç pozisyonu önleyerek, tek başına savaşan Aurelio ile birlikte maçı tutan adam oldu.
Şimdi rövanş var. Hem de sadece altı gün sonra… Önemli değil… Bu Chelsea, Fenerbahçe’yi orada yenemez. Tabii ki, ilk on birde Kazım çabukluğu, fiziksel gücü ile ve uçta Semih ustalığı ile oynamalıdır. Semih oyuna girdikten sonra Fenerbahçe’nin rakip sahaya daha fazla adamla taşındığını gördük. Biz gördük de, Zico gördü mü? Şunu hemen ifade edeyim, şayet bir takım kendi sahasında farklı yenilmez durumundayken, maçı alıyorsa, hocasının şansının ne kadar büyük olduğunu ortadadır… Bence tur gelmiştir… Hatta final bile kapıdadır… Bu arada hakem için döndürülen senaryoların da ne kadar boş olduğunu herkes gördü… Yok efendim Rusya’da maç yönetmişmiş… Siz herkesi kendiniz gibi bilirseniz…
