Egemenlik kayıtsız şartsız yabancılara aittir
23 Nisan 2008 Çarşamba | İhbar Et | Etiketler : egemenlik kayıtsız şartsız yabancılara aittir
Evet, maalesef, egemenlik kayıtsız şartsız yabancılara aittir. Bize ait değildir.
Gerçi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin toplantı salonunun alnında hâlâ, “EGEMENLİĞİN KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETE AİT OLDUĞUNA” dâir bir ibâre vardır. Fakat bu ibârenin içi boşaltılmıştır. Ben anlatayım hükmü sizler veriniz:
Buna rağmen, görüldüğü gibi 23 Nisan’da hâlâ “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlanmaktadır. Egemenlik yabancılarda olduğu için, bu bayram sadece “çocukların gönlünü hoş” etme bayramı hâline gelmiştir. Bu konudaki gerekçeleri özet olarak açıklayayım:
1. Egemenlik milletindir demek, devletin yönetiminde son sözü millet söyler demektir. Oysaki mevcud seçim kânunlarından, milletvekili adaylarının, tek adam olarak siyasi parti liderleri tarafından tesbit edileceği kabul edilmiştir. Böyle bir seçim sistemi yürürlükte iken, millet egemenliğinden bahsedilmesi mümkün değildir.
2. Diyelim ki seçim sistemi millet egemenliğini hayâta geçirecek şekilde düzenlendi. TBMM üyeleri milleti ve devleti yönetmek için, ihtiyacımız olan kanunları yapmaya başladı. Ama uygulamalar günümüzde böyle olmuyor.
Olmuyor çünkü, Türkiye, AB’ye aday olmaya karar verdiği için, şimdiye kadar yapılmış kânunlarımızın hemen hepsi, sil baştan, reform adı altında, noktasından virgülüne kadar, hiç değiştirilmeksizin, Meclis tarafından ele alınarak AB kanunları kopya edilerek değiştiriliyor. Böylece AB’nin direktiflerine uyularak kanunlarımızı AB düzenlemiş oluyor.
Bu durumda sorarım sizlere, egemenlik yabancılara mı aittir? Yoksa milletimize mi aittir?
Kopenhag kriterleri, Avrupa müktesebatı, mevzuat olarak kabul edildiği için YASAMAYA ilâveten, YÜRÜTME ve YARGI erklerimiz de, otomatikman yabancıların emri altına sokulmuş bulunuyor. Hatta hatta AB’nin empoze ettiği kanun metinleri Anayasamızdan da üstün sayılmıştır. Anayasa Mahkememize bile bu metinler aleyhinde iptal davası açılması, Anayasa’nın 90’ıncı maddesine tevfikan yasaklanmıştır.
3. Geriye ne kaldı egemenlik olarak?EKONOMİK POLİTİKA. Ekonomik politikamızı ise yine bir yabancı kuruluş olan IMF’ye teslim etmiş bulunuyoruz. Bütçemizi onlar yapıyor, işçilerimize, emeklilerimize onlardan izin almadan bir kuruşluk zam bile yapamıyoruz. IMF yüzünden, pancar, tütün, buğday, ziraatımız batmıştır.
Kaldı ki, bir bağımsız devletin “sadece gümrüklerini, yabancı bir otoritenin kontrolüne teslim etmesi”, EGEMENLİĞİN ELDEN GİTMESİ demektir. (Rahmetli Faruk Erem Hoca, Hukuk Fakültesi’nde bize bunları öğretmişti. Bilindiği gibi eski hükümetlerin kabul ettiği Gümrük Birliği Anlaşması, tek taraflı Gümrüklerimizi AB ülkeleri idâre edecektir, bizim itiraz ve söz hakkımız olmayacak.
Yani sözün kısası AB’ye tam üye olmadan önce bile, bizim AB hayranı olan hükûmetlerimiz, Türkiye’yi âdetâ, geriye dönülmesi ebediyyen yasak olacak şekilde KATOLİK NİKAHI İLE AB’nin egemenliği altına sokulmuşlardır.
4. Aslında KISMEN DE OLSA EGEMENLİĞİN DEVRİ YASAKTIR VE SUÇTUR.
Yâni hâlen yürürlükte olan Türk Ceza Kanunu’nun hükümleri de eskiden yürürlükte bulunan TCK’nın 125’inci maddesi de. EGEMENLİĞİN kısmen veya tamâmen yabancılara devrini, VATANA İHANET SUÇU SAYMIŞTIR, idamlık olan bu suç idam cezâsı kaldırıldığı için bugün, MÜEBBET AĞIR HAPİS cezâsı ile cezalandırılacaktır.
Hâsılı kelâm SAADET PARTİSİ hariç, AB’ye ülkemizi sokmak için çaba sarfeden, çabadan da öte bu işi adeta bir KARA SEVDA haline getirmiş olan bütün siyasi kadrolar, milletimizin kutsal saydığı EGEMENLİĞİMİZİ, bir an önce AB’ye devretmek niyet ve kararı içerisindedirler.
Bu kadrolar şaşkınlık, tezat ve gaflet içerisinde bulunuyorlar.
Eğer fikir haysiyetine sahip ve gerçekçi iseler biz bu bayramı kaldırıyoruz. Açıkça “egemenliği devretmek kararındayız desinler” ya da AB’ye girmekten vazgeçsinler.
Eğer, siyasi dürüstlük ilkesine önem veriyorlarsa biz kurtuluş savaşını kazanan ecdadımız, meselâ Birinci TBMM’nin rahmetli üyeleri, Egemenliğe ne kadar değer veriyorlarsa bizler de o kadar değer veriyoruz civanmertliğini göstersinler.
Ama böyle yapmıyorlar. Egemenliği kısmen bile AB’ye devretmeden AB’ye girmek asla mümkün olmadığı halde milletimize karşı, dürüst davranmıyorlar. EGEMENLİĞİMİZİ DEVRETMEDEN DAHİ AB’ye girmemiz mümkündür diye milletimizi aldatmaya çalışıyorlar.
EGEMENLİĞİMİZ TEHLİKE ALTINDADIR. Aziz Milletimizi, bu TEHLİKEYE KARŞI UYARIYOR, egemenliğimize sahip çıkmaya davet ediyor, bu uğurda temiz kanını döken şehid ve gazilerimizi rahmetle anıyoruz.
Süleyman Arif Emre

23 Nisan, 2008 Çarşamba
ellerine sağlık arkadaşım çok güzel bir yazı tebrik ediyorum seni devam…saygılar