Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş


Avrupa Birliği, Türk halkını gasp ediyor!

(0 Oy, 5 üzerinden 0 puan )
Loading ... Oyunuz Gönderiliyor ...
18 Kasım 2007 Pazar | İhbar Et | Etiketler : avrupa birliği gümrük birliği yiğit bulut ab tobb

Son günlerde televizyonlarda izliyorsunuz; Avrupa Birliği (AB) Adalet Divanı kararı, akademisyenden sokaktaki vatandaşa kadar her alanda tartışılıyor. Konuşulan konu ortak: Bu karar ile Türk vatandaşlarına vize uygulanamayacağı kesinleşti…

Sevgili dostlar, bu konuyu 2001 yılından bugüne, imkanım olan her ortamda, neredeyse “haykırdım.” Tez çok açık ve netti… Her şey çok açıktı fakat nedense sivil toplum kuruluşları, özellikle “Gümrük Birliği” (GB) kavramından en fazla mağdur olanların temsilcisi olan TOBB, konu ile asla ilgilenmedi… Geldiğimiz noktada umarım kamuoyunun tepkisini de dikkate alarak TOBB konuya el atar ve maddi-manevi desteğini esirgemez.

Peki bugüne kadar savunduğum ve bazılarının “bence bilerek üstünü örtmeye çalıştığı” tez neydi? Son karar sonrası hangi noktaya geldik?

Sevgili dostlar, bugüne kadar imkan bulduğum her yerde şu tezi savundum: (…) AB müzakere takvimi vermese de, bizi tam üye olarak kabul etmese de hatta orada yaşayan kardeşlerimize (kendi vatandaşı olmuşlara dahi) her türlü sorunu çıkarsa bile; sadece Türk vatandaşı olmak kavramı tek başına Avrupa’ya karşı bir haktır… Türk vatandaşları AB topraklarında serbest olarak dolaşabilir, Gümrük Birliği’nden dolayı ekonomik çarkın içinde rekabet etmek zorunda kalanlar AB topraklarında iş kurabilirler, kazanılmış haklarını alabilirler… Dikkat edin “Fransız, Alman, İngiliz” vatandaşı olduğu halde, bulundukları AB ülkelerinde hakları gasp edilenlerden bahsetmedim bile. Orası zaten tartışılamaz…

Bu noktada özellikle hukuki yollardan haklarını aramak isteyenler ve konuyu kamuoyunda daha bilinir hale getirme yolunda “çalışmak” isteyenler için; bugüne kadar edindiğim detayları da sizlere aktarmak istiyorum:

* Normal şartlar altında AB ülkeleri 1970’te imzalanan ve 1973’te yürürlük kazanan Katma Protokol gereği Türk vatandaşlarına vize uygulayamaz. Vize, 1980 sonrası konulan ve imzalanan protokol şartlarını imzacı ülke aleyhine değiştirdiği için kanunsuz olan bir uygulama. Türkiye, katma protokolleri imzalayarak sonradan eklenebilecek maddelere karşı kendini korumuş olmasına rağmen bu hak nedense bugüne kadar gündeme gelmedi…

* GB kavramı gereği AB ülkeleri, doğrudan ve dolaylı olarak GB kavramı içinde kalan Türk vatandaşlarına vize uygulayamaz, AB ülkelerinde çalışma ve yerleşme haklarına engel olamaz. “Bunun kanıtı ne” derseniz, AB Adalet Divanı’nın 11.05.2000 tarihli kararı çok açık: “Türk vatandaşı olan işveren ve serbest meslek sahiplerinin Katma Protokol’ün yürürlüğe girdiği 1973 tarihinden itibaren ‘haklarına kısıtlama getirilmesine’ imkân yoktur.”

* Ankara Antlaşması madde 13 ve madde 14’e göre karşılıklı yerleşme serbestliği hakkını Türkiye de kazanmış oldu.

Sonuç: Hem Ankara anlaşması, hem “1970-73 Katma Protokolü” hem de “GB kavramı” gereği; Türk vatandaşlarına asla vize uygulanamaz… Avrupa ülkelerinde “iş edinmeleri ve kurmaları” engellenemez…

Son söz: Türkiye’nin, Avrupa Birliği projesine “bu kadar amaçsız ve karşılıksız” olarak bağlanmasına “sonuna kadar” karşı olan hatta Avrupa Birliği’nin geleceğine ve “Türkiye’nin dahil olması gerektiğine asla inanmayan” biri olarak; yukarıdaki yazıyı “Avrupa Birliği’ne” girelim anlamında yazmadım. Girmeyelim, hatta başvurumuzu dahi geri çekelim. Ama bugüne kadar verdiklerimizin karşılığını da mutlaka alalım…

 
Yiğit Bulut/ Vatan Gazetesi



Yorum yazmak için Giriş yapınız
Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.