Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş


Kategori : 'Spor'

HAKAN ŞÜKÜR BAK KOÇUM !

28 Nisan 2008 Pazartesi 6 Yorum »

Aslında biraz tarih ile hadiseye başlamak gerek …İspanyol’ların sevinç çığlıkları… Matador ve boğa arenada,kırmızı pelerin havalanıyor ve etraftan OLEY; OLEY!…çığlıkları yükseliyor… Hatırladınız değil mi? Oley bu işin Türkçesidir .Aslı ise olaaa !olaaa ! diye stadlarda arenalarda çığrılan şeyin gerçek manası yani ispanyolca sözcük olan ‘OLA”nın anlamı ALLAH demektir..Yani matadorlar ve dövüşçülerin arenada toplanıp ve bugünde İspanyol nidasını stadlara taşıyan insanların her oleyyyy diye sevinç çığlığını bastığı esna’da ALLAH dediklerini bilseydi batıcı_laik tabaka bence oleyy’i de yasaklardı şimdiye değin….

Stadlar kamusaldır ya !!!!

Öyle ya DİN ‘i kamusal alana sokmayacaklar…

Kısa Tarih bilgisinden sonra günümüze hemencecik dönerek HAKAN isimli futbolcu Kutlu Doğum Etkinlikleri haftası esnasında ( bunu kendi söylemiştir ,başkasının isteğini dillendirmiş,bazı odaklarca yönlendirmiş veya ılımlı islamcı ,diyalogclarla arası iyiymiş …burası bizi şu anda pekte ilgilendirmiyor) demiş ki:"Kutlu Doğum Haftası içindeyiz. Peygamberimize layık olmalıyız. Herkesin derbide bu haftanın atmosferi içinde hareket etmesini temenni ediyorum. Allah kime nasip ederse o kazansın"İyi hoş kelam eylemişsin de Hakan biz doğrusu Futbol camiasından özellikle samimi ise söylediklerinde HAKAN ŞÜKÜR’DEN şu aşağıda da Giydiği Tişörtünde GAZZE ye SELAM yollayan Mohamed Aboutrika gibi protestosunu gerçekleştirmesini isterdik..

YA DA IRAK!A AFGANİSTAN’A SOMALİYE,DOĞU TÜRKİSTANA,ÇEÇENYA’YA …SELAM YOLLAYACAK FUTBOLCULARIMIZ YOK MU ? HAKAN


Futbolun içine siyaset mi sokuyoruz ? diyorsunuz

yok ya !

OLEYY!

Mesela Müslüman Futbolcuların eğer samimiler ise HAKAN ŞÜKÜR’E gösterilen tepkiler karşısında bu gazzeye selam duran cesareti ile göz dolduran adam gibi adam "Mohamed Aboutrika" gibi göğüslerinde "CANIMIZ ,KANIMIZ, MALIMIZ SANA FEDA OLSUN YA Hz. MUHAMMED!" Tişörtleri ile stadlara çıkmasını isteriz….Taraftar olarak biz..


 


 



OLEYY !

Mısırlı futbolcu Afrika Kupasında gol attıktan sonra formasının altındaki tişörtü kameralara gösterdi. Tişörtteki mesaj İsraillileri çılgına çevirdi…

ÇILGINA ÇEVRİLEN ALLAH, İSLAM VE PEYGAMBER DÜŞMANLARIDIR…

Afrika Kupasında Mısır-Sudan maçında gol atan Mısırlı orta saha oyuncusu Mohamed Aboutrika, gol sevincini formasının altındaki tişörtü kameralara göstererek yaşadı.Mısırlı futbolcunun tişörtünün “Gazze’ye sevgilerle” yazıyordu..Bir sarı kart gördü …..
OLEYY!

Çarşı İsrail’e de karşı!

VE FENER TARAFTARININ MUHTEŞEM DERBİ ÖNCESİ İSTİKLAL MARŞINDAN SONRA YAPTIĞI TÜM TARAFTARLARA ÖRNEK OLACAK TEZAHÜRATI…"KAHROLSUN İSRAİL" SLOGANINI TÜM STADDA YAYILMASI…

 

Anadoluhaber

Fenerbahçe Zaferi Üzerine: Bitti Gibi… - Kemal Belgin

4 Nisan 2008 Cuma Yorum yok »

Fenerbahçe,  kendi kalesine gol attığı ve yürüyerek oynadığı bir ilk yarının ardından ve de kalecisinin yüzde yüzlük dört pozisyonu engellemesinden sonra İngiltere’de şampiyonluğa oynayan, Şampiyonlar Ligi’nin bu sezonki yenilmezi ve en az gol yiyeni  olan Chelsea’yi 2-1 yendi… Maç günü çıkan yazımda, bu maçların en fazla toplam 3 golle geçeceğini yazmış ve müsabakanın nasıl bir futbol olgusu içinde gelişeceğini tahmin etmeye çalışmıştım. Nasıl, bilebildim mi bari?

Evet, Fenerbahçe, rövanşta bu takıma yenilmez… Çünkü, rövanş da tıpkı Saraçoğlu’ndaki gibi oynanacak… Bu defa Fenerbahçe, Kadıköy’deki Chelsea gibi aşırı kontrollü, Chelsea de tıpkı aynı maçtaki Fenerbahçe gibi tedirgin, iyi kapanan rakibi karşısında dağınık olacaktır…  Ne demiştim; Bu maçlar kısır skorlarla geçer. Pozisyon bulabilen onu tabelaya yazdırabilirse, hangi taraf olursa olsun, turu atlar… İşte kanıtı… Chelsea, pozisyonlarının büyük bir kısmını kaleci Volkan önledi, bir ikisini de Drogba beceremedi. Fenerbahçe’de ise iki pozisyondan birini Kazım gol yaptı, diğerinde ise Deivid uzaktan çok iyi vurdu ve kaçırdığı maçı geri getirdi…

Fenerbahçe ilk yarıda topluca oynayabilen bir takım değildi. İngiliz ekibinin top rakibe geçtiğinde topluca topun arkasında toplanışına karşın, Fenerbahçe’de bunu hareketsiz oynayan Alex ve Kezman yapamadı… Deivid’in de orta alana yardım düşüncesi rakibin sol kanadını kolay işler hale getirdi. Aurelio bu süreçte arkasındaki geri dörtlüyle birlikte ayakta kalabildi. Ancak ne var ki, önündeki oyunculara hareket imkanı verilmeyince o da aşırı yoruldu. Chelsea maçın kontrolünü elinde tutmasına rağmen, çok kötü oynayan Joe Cole ve Lampard yüzünden daha etkili oynayamadı. Bu iki oyuncunun durumları ne Uğur tarafından, ne de Alex veya Maldonado tarafından değerlendirilebildi. Ballack hemen hemen tek başına orta alanı sırtlarken, Makelele kontrol adamı olarak görev yaptı. Malouda orta alanın eksikleri kapatma adına koştu durdu. Fenerbahçe’de ise savunma, Drogba’ya verdiği bir derinlik hariç iyi sıkıştı, işi kaza toplarına bıraktı.

Maçın kaderini ise kaleci Volkan belirledi. Chelsea maçı götürürken, hatta farka asılırken, Volkan yüzde yüzlük üç pozisyonu önleyerek, tek başına savaşan Aurelio ile birlikte maçı tutan adam oldu.

Şimdi rövanş var. Hem de sadece altı gün sonra… Önemli değil… Bu Chelsea, Fenerbahçe’yi orada yenemez. Tabii ki, ilk on birde Kazım çabukluğu, fiziksel gücü ile ve uçta Semih ustalığı ile oynamalıdır. Semih oyuna girdikten sonra Fenerbahçe’nin rakip sahaya daha fazla adamla taşındığını gördük. Biz gördük de, Zico gördü mü? Şunu hemen ifade edeyim, şayet bir takım kendi sahasında farklı yenilmez durumundayken, maçı alıyorsa, hocasının şansının ne kadar büyük olduğunu ortadadır… Bence tur gelmiştir… Hatta final bile kapıdadır… Bu arada hakem için döndürülen senaryoların da ne kadar boş olduğunu herkes gördü… Yok efendim Rusya’da maç yönetmişmiş… Siz herkesi kendiniz gibi bilirseniz…

Chelsea Olsan Ne Yazar?

3 Nisan 2008 Perşembe 1 Yorum »

Bir zamanlar Avrupa özürlü şeklinde dalga geçilen bir takımın Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek final oynaması büyük gelişme. Aziz Yıldırım’dan Feneriumlar’ı hiç boş bırakmayan taraftara kadar herkesin payı var bu işte. Rakip Chelsea ama tribünlere gelenler umutlu. Şanslarının en az rakipleri kadar olduğuna inanmış bir grup. Galiba bu bile turu atlamak kadar önemli. Bu sinerjinin sürmesi demek gelecekte daha ilerilere gidilebilmesi demek. Maça başlarken ciddi anlamda heyecanlı F.Bahçeli futbolcular. Chelsea de güreşçiler gibi çaktırmadan attığı el enselerle yokluyor sarı-lacivertlileri. 6. dakika oynanırken Alex’in topuk pası Chelsea savunmasını ters ayak üzerinde bırakıyor. Ama Vederson yetişemiyor.

Bu sezon Avrupa’da kendi oyuncularını marke etmekte zorlanıyor F.Bahçe. Edu’nun gol krallığı için yarışacak konuma gelmesi bunun kanıtı.

 

13’te Malouda’nın soldan ortasında kendi kalesine ters vuruş yapma sırası takımın rakip kalelere en golcüsü Deivid’de. Volkan ne olduğunu anlayamıyor. Kimse anlamıyor zaten: 0-1. F.Bahçe, taraftarından futbolcusuna şaşkınlığı üzerinden atamadan Chelsea bastırıyor. 18’de Essien’in sert şutu üst direğe çarpıyor ve dışarı gidiyor. 23’te Essien sağdan ortalıyor. Önder, havadaki topu güneş
tutulmasına bakar gibi izleyince Drogba geriden gelip kafayı vuruyor. Dışarı çıkıyor top.

27’de savunmanın bir türlü ceza alanı dışına atamadığı topa en son Lampard kafayı vuruyor. Bu da dışarıya. Devrenin çon çeyreğinde F.Bahçe’nin bir türlü pozisyon getirmese de sıklaşan atakları var. Ne var ki Drogba 30’da nefis vuruyor. Volkan köşede bitiyor. Tıpkı 45’te ceza alanı dışına çıkarak aynı futbolcunun önünde topa vurduğu gibi.

AVRUPA’NIN MANŞETİ İKİNCİ yarıda F.Bahçe nihayet ilk pozisyonunu buldu. Dakişka 50’ydi. Deivid’den Alex’e, Alex’ten sağdan bindiren önder’e. Onun ortasında Alex’in kafası dışarı gidiyor. 53’te Drogba solda boş kalıyor. Plasesi Volkan’da. 55’te Alex’in korneri ortalığı karıştırıyor. Kezman’ın yarım röveşatası Cudicini ile buluşuyor. 58’de Ballack sert bir şut çıkarıyor ceza alanı dışından. F.Bahçe’nin en iyisi Volkan yine başarılı. Oyun tamamen Chelsea kontrolünde. 64’te vaha gibi bir F.Bahçe atağı. Aurlio orta sahadan ayağının üzeriyle kaldırıyor topu. Nereye diye soranlara yanıt Kazım’dan geliyor. Savunmanın arkasına koşu yapıyor ve üzerine gelen Cudicini’yi çaresiz bırakıyor: 1-1. 67’de Ballack bir anda karşı karşıya kalıyor Volkan’la. Ama Volkan yine çıkarıyor bu şutu. 80. dakika oynanırken F.Bahçe tarihinin en anlamlı gollerinden biri atıldı. Deivid, hani maçın başında kendi kalesine gol atan Deivid var ya o işte, ceza alanı dışından topu ampul gibi astı doksana: 2-1.
<

 

Bu sezon Kadıköy’de peş peşe 6’ncı galibiyet. Zico yönetiminde 2 sezonda Kadıköy’de kaybedilmeyen 12. maç. Şükrü Saracoğlu bir futbol cehennemi değil. Gerçek bir futbol cenneti F.Bahçe için. Tur gelir mi gelmez mi bilinmez ama F.Bahçe, Avrupa’da manşetleri hak etti bir kez daha.

Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.