Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş


Arşiv Şubat, 2008

Faşizmin Dört Atlısı, Tamer Korkmaz

19 Şubat 2008 Salı Yorum yok »

  BİRİNCİ ATLI:
‘Laikçi’ kadın dernekleri, öncülüğünü yaptıkları Anıtkabir yürüyüşü ile ‘türban yasağı faşizmi’nin en büyük destekçisi olduklarını cümle âleme gösterdiler…
"222-A" şifreli sloganları, yürüyüşçülerin derdinin laiklik olmadığının kanıtıydı…
27 Mayıs darbesinin hemen öncesinde "Zinde Güçler"in sloganı "555-K" idi: "Beşinci ayın beşinde saat beşte Kızılay’da buluşalım" diyerek "yangın yerinde" rol almışlardı…
Kimi kadın dernekleri, eli kanlı 27 Mayıs askeri müdahalesinin özlemi ile yanıp tutuşuyorlar…
Laiklik istismarcısı/darbeci/ulusalcı malum cephe "dönülmez akşamın ufkunda" olduklarının farkında değil…
Miting miting, yürüyüş yürüyüş çağırdıkları darbe bir türlü gelmiyor; bundan sonra da gelmeyecek!
"Anıtkabir Eylemi"nde keşke Emekli Org. Şener Eruygur da laikçi bir gösteri yapsaydı…
Sarıkız ve Ayışığı kod adlı darbe girişimlerinin neden başarısız olduğunu anlatabilseydi, o kalabalığa!
Anıtkabir’de bolca laiklik sloganlarının yanı sıra "Satılmış AKP, İşbirlikçi MHP" diye attıran yürüyüşçüler "Ne ABD, ne AB, Bağımsız Türkiye" diye de bağırmışlar!
Gerçeği bilselerdi, böylesine gaza gelirler miydi?
Bakınız, bu yürüyüşleri organize edenlerin ağa babaları için en hayati sorun Ankara’nın Washington’dan kopmuş olmasıdır. Geçen nisandaki yürüyüşleri de aynı temel nedenle bağlantılı olarak örgütlemişlerdi, ancak "Sam Amca’yı Ankara’da yeniden egemen kılmak" için vakit artık çok geçti!
* * *
    İKİNCİ ATLI:
Üniversitelerarası Kurul, türbana karşı ODTÜ’nün ev sahipliğinde konuşlanarak "sert bir bildiri" yayınladı.
Darbe Özlemcisi Rektörler, bu bildiri ile "28 Şubat Faşizmi"nin ruhunu çağırdılar!
"Yine gelecek" sanıyorlar ama nafile…
28 Şubat’a şurada pek bir şey kalmadı: Bu defa olsa olsa "türbana özgürlük" gelebilir!
YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan "Yabancı ODTÜ"de ÜAK’çılara esir düşmüş gibiydi: Alkışlarla protesto edildi; konuşması ise hiç alkışlanmadı…
"Eski Statüko"ya ait "YÖK Komutanlığı"nın ruhu CHP Meclis Grubu kürsüsünden tanıdığımız ODTÜ Rektörü Ural Akbulut ile ÜAK Başkanı/Akdeniz Üniversitesi Rektörü Mustafa Akaydın’a geçmişti!
Akaydın, bazı kadın öğretim üyelerinin türbanı protesto etmek için derslere girmeyeceklerinden bahsediyordu…
Şayet, böyle bir eylemi yaparlarsa ayrımcılığı zirveye çıkarmış olurlar…
Sözü edilen kadın öğretim üyeleri, emekli olup ya da istifa edip "Haydi Kızlar Okula" kampanyalarında gönüllü olarak çalışmalılar!
* * *
    ÜÇÜNCÜ ATLI:
İstanbul Üniversitesi Rektörü Mesut Parlak’ın türban yasağının kalkması durumunda bulduğu çok parlak bir formül var! Ki böyle bir formül, daha şimdiden "faşizm tarihi"ndeki mümtaz yerini sağlama almış durumda…
"Derslere girmemek" şöyle dursun; tersine türbanlı öğrencilere sınavlarda azap çektirmekten söz ediyor, "yabancı" rektörümüz: "Türbanlılara hak ettikleri notu vermeyeceğiz" diyor!
Demek ki, bundan böyle bir "laik not" olacak, bir de "anti-laik" not…
Şöyle bir düşünün, bir rektör çıkıyor ve "Kıyafete göre not" ile tehdit ediyor, öğrencileri…
Türkçesi şu: "Mussolini pabucu yarım, çık dışarı oynayalım!"
* * *
    DÖRDÜNCÜ ATLI:
Hürriyet’in kaptan köşkünde oturan E.Ö. adlı "sivil amiral" ise bugünlerde aynen Deniz Baykal gibi elinde benzin bidonu ile dolaşıyor…
E.Ö. "AKP ve MHP milletvekilleri türban konusunda bir nevi davadan döneni vurun psikozuna girdiler…" iddiasında: Dahası, "Oldu olacak, silah üzerine yemin etseydiniz" feveranıyla ortalığı ajite ediyor…
AKP ve MHP yılların kanayan toplumsal yarasını iyileştirmek için çabalıyor, oysa: Dolayısıyla, her iki parti için "davadan döneni vurun psikozuna girdiler" demek en hafif deyimle iftiradır…
"Silah Üzerine Yemin"e gelince…
"28 Şubat’çılığıyla övünen E.Ö. silah üzerine yemin ettirenlerin kimler olduğunu çok çabuk unutmuşa benziyor: "BÇG Fişlemecisi" emekli albay Fikri Karadağ’ın o tüyler ürperten görüntülerini banttan bir daha izlesin, hele!

Yeni Şafak, 04.02.2008

Milliyet’ten kirli gazetecilik… Bir haberi nasıl “recm” ettiler?

7 Şubat 2008 Perşembe Yorum yok »

En azından “kurban” keserken görmüşsünüzdür… “Koç” veya “boğa”nın boynuna bıçak vurulup da “şah damarı” kesildiğinde, son bir çaba ve “can havliyle” bağlarından kurtulmak ve ayağa kalkmak ister… Geriye doğru öyle bir tekme savurur ki; o tekme, o an birine denk gelse, adam ciddi şekilde yaralanır!..
 
  “Laikçi azınlıklar”ın çabaları da buna benziyor… “Başörtüsünün serbest bırakılması” yönündeki girişimlere öyle bir karşı çıkıyorlar ki; “kurbanlık koç” veya “boğa”nın çabalarından hiç farkı yok… Adeta, “can havliyle” direniyor, “son güçleri” ile saldırıyorlar!..

Tabiî, “saldırı”larının hedefi belli değil… “Şuurlu” değiller!.. “Plânlı” değiller!.. “Hedef”leri belli değil!.. “Gelişigüzel” saldırıyorlar!..

Bay Deniz Baykal gibi; bir gün önce “dinî fetva” verip, ertesi gün “laiklik” diyenler var!..

Veya, “kartel” gazeteleri gibi; “bayat” haberleri “taze” diye yutturmaya kalkanlar var!..

ELLERİNDE “MALZEME” KALMADI!

Hani Cumhuriyet gibi gazetelerin, 1950’li yıllarda “keçisi çalınan imam”la ilgili haberi “imam keçi çaldı” başlığıyla sunduğunu görmüştük de, “Yezidiler tarafından recmedilen Müslüman bir kız”ın, “Müslümanlar tarafından linç edilmiş gibi” gösterilmek istendiğini görmemiştik!..

“28 gün önce” verilmiş bir mahkeme kararının “bugün” verilmiş gibi sunulduğunu görmüştük de, “9 ay 8 gün önceki bir haber”in sanki “dün” olmuş gibi verildiğini hiç görmemiştik!..

Ama, o da oldu!..

28 Nisan 2007’de meydana gelen bir olay, “Milliyet’in internet sitesi”nde “dün” yayınlandı!..

Evet, “yeni bir haber” gibi!..

Dahası, “180 derece tersi”nden!..

Çünkü, ellerinde “malzeme” kalmadı!..

“Otobüste namaz molası” dediler, olmadı!.. “Lisede mescid” dediler, olmadı… “Liseliler topluca Cuma Namazı’na götürüldü” dediler, olmadı!.. “Türkiye Malezya oluyor” dediler, tutmadı!.. “Mahalle baskısı” dediler, millet yutmadı!..

Evet, ne dedilerse; millet iplemedi!..

Üniversitelerarası Kurul üyesi rektör ve profesörler; tıpkı birer “militan” gibi “kara cüppeleri” ile yürüdüler, “pankart” açtılar, yine yutmadı bu millet!..

Bay Deniz Baykal bile; “hocaefendiliğe” soyunup “fetva”lar verdi, millet yemedi!..

İşte dün, “üniversitelerde başörtüsünü serbest bırakan kanun teklifi” Meclis’te görüşüldü ve büyük bir ihtimalle “ezici bir çoğunluk”la Meclis’ten geçti… Büyük bir ihtimalle diyorum, çünkü bu yazı kaleme alındığında “Meclis’teki görüşmeler” devam ediyordu…

Hem de, ne devam etme!..

CHP’liler ve DSP’liler “olanca güçleriyle” saldırıyorlar, “özgürlüğe direniş” gösteriyorlar ve sürekli “kavga” çıkarıyorlardı!..

İşte bu, bir “can havli” manzarasıydı!..

İstiyorlardı ki;

“Başörtüsü üniversiteye girmesin!”

MİLLİYET’TEN ENFORMASYON

CHP’DEN PROVOKASYON!

Tabiî, özgürlüğe direnen ve can havliyle saldıran sadece CHP’liler ve DSP’liler değildi…

Kartel gazeteleri de; “enformasyon”larıyla CHP ve DSP’ye “psikolojik savaş desteği” vermekle meşgul!..

Gelin görün ki;

Verdikleri malzeme “bayat!”

Hem de, “son kullanma tarihi”nin üzerinden 9 ay 8 gün geçecek derecede bayat!..

Efendim, olay şu:

“Milliyet’in internet sitesi”nde “dün” şöyle bir haber vardı:

“Taşlarla başını ezerek öldürdüler”

Haberin ayrıntısı da şöyleydi:

“Irak’ın Musul kentine bağlı Şehan kasabasında, “koca şiddetinden” kaçtığı ve Yezidilere sığındığı için ilçe meydanında linç edilerek yarı çıplak soyulan ve çocukların yanında başına taşlarla vurularak linç edilen kadının görüntüleri, insanlıktan nasıl çıkıldığını gözler önüne serdi.

İnsanlıktan çıkmış bir halde ilçe meydanına getirilen ve burada yarı çıplak soyulan kadın, önce alanda toplanan yüzlerce kişinin tekmeleri altında yarı baygın yere düşerken, ardından da taşlarla başı ezilerek öldürüldü.

Görüntülerde bu linç girişimine kimsenin müdahale etmediği, çocukların bile genç kadının başı ezilirken olaya seyirci olduğu gözlendi.

İlçede bulunan asayişten sorumlu yetkililerin de seyirci kaldığı linç sonrasında, kadının öldüğüne kanaat getirilince, alanda toplanan kadın ve erkeklerin zılgıt sesleri ortalıkta yankılandı.”

KILAVUZU KARGA OLANIN!..

Görüyorsunuz değil mi?..

Ortada bir “kadın” var… “Müslüman” olmuş ve Müslüman bir erkeğe kaçmış bir kadın… Daha sonra da, ailesi tarafından kandırılıp eve getirilmiş bir kadın!..

İlçe meydanında “linç” edilmiş!..

Yani “recm” edilmiş!..

Peki, “recm” eden kim?..

Milliyet, tam olarak yazmamakla birlikte, “Müslümanların linç ettiği” imajı veriyor!..

Öyle ya;

“Yezidilere sığınan” bir kadını, “Müslümanlar”dan başka kim linç edebilir ki?!?..

“Milliyet’in vermeye çalıştığı mesaj” bu!..

Milliyet’i “kılavuz” edinenlerin verdikleri “demeç”leri de, varın siz hesap edin!..

MÜSLÜMANLAR DEĞİL, YEZİDİLER LİNÇ ETTİ

Şimdi, bu olayı “iki ayrı açı”dan irdeleyelim…

Birincisi… Haberin “veriliş” biçimi… Gördünüz işte, haber öyle bir veriliyor ki; “Yezidi kadın, Müslümanlar tarafından linç edilmiş” zannediyorsunuz!..

İkincisi… Çok önceden meydana gelmiş bir olay, sanki “yeni” gibi sunuluyor!.. Hem de; “olayda hiçbir yeni gelişme yok”ken!..

Tam da, “konsepte uygun” yani “gündemi germeye” yönelik bir haber!..

Peki, “gerçek durum” ne?..

Hiçbir yorumda bulunmadan, 28 Nisan 2007 tarihli Sabah gazetesinin haber başlığını aktarmak istiyorum:

“Müslümana kaçan genç kızı linç ettiler!”

Kim “linç” etmiş?..

Buyrun, “ayrıntı”sını okuyalım:

“Irak’ın Musul kentinde akıllara durgunluk veren bir vahşet, aşk ve insanlık trajedisi yaşandı. Aşık olduğu Müslüman bir gençle evlenmesine izin verilmeyince kaçmaya çalışan Kürt kökenli Yezidi genç kız, geçtiğimiz hafta akrabaları ve aşireti tarafından linç edilerek öldürüldü.

Yezidi inancına mensup bin kişi, genç kızı, evinin avlusunda kaçmaya çalışırken yakaladı. Önce karnını tekmeledi. Ardından taşlarla kafasını ve elbiselerini parçaladı.

Genç kızın kanlar içerisinde kalan cansız bedeni ‘hatıra olsun’ diye cani grup tarafından cep telefonlarına kaydedildi.

Bazı Kürt internet siteleri genç kızın ölüm görüntülerini klip şeklinde yayınladılar.

Bölgedeki yerel polis yetkililerinin de olaya müdahale etmek yerine genç kızın linç edilmesine yardımcı oldukları öğrenildi.”

9 AY 8 GÜN ÖNCEKİ HABER!

Evet, olay bu… Yani, “Milliyet’in sunduğu” gibi değil!.. Genç kız; “Yezidi” olduğu için “Müslüman”lar tarafından linç edilmiş değil!.. Tam aksine “Müslüman bir gence kaçtığı” için, “Yezidiler tarafından” öldürülmüş!..

Ama, asıl önemlisi;

“Olayın meydana geliş tarihi!”

Lütfen dikkat;

Milliyet’in internet sitesinde “DÜN” yayınlanan bu olay, kupürden de göreceğiniz gibi 28 Nisan 2007 tarihli Sabah’ta yer almış!..

Yani, tam 9 ay 8 gün önce!..

Sadece Sabah’ta değil; 17 yaşındaki Dua Halil Aswad adlı genç kızın yaşadıklarını İngiliz Daily Mail gazetesi de aynı tarihte yayınlamış!

BU, “KİRLİ GAZETECİLİK” DEĞİL Mİ?

Peki Milliyet; niye 9 ay 8 gün beklemiş?..

Kimbilir, belki de, bizim “Yeniçeri askeri” gibi, “yeni duymuşlar”dır!..

Ama, hayır… “Mısır’daki Sağır Sultan”ın duyduğu 9 ay 8 günlük bir haberi “taptaze” olarak sunmalarının tek sebebi, “azgın azınlığa malzeme taşımak”tan başka bir şey değil!..

Ama, fena yakalandılar!..

Suçüstü oldular!

Hem “bayat haber” vermekten suçüstü oldular, hem de “haberi çarpıtmak”tan suçüstü oldular!..

Haberin hikayesini sizlere aktardım ki; “bir haberin nasıl çarpıtıldığını” göresiniz!.. “Kirli gazetecilik” nasıl oluyor, “bilgi kirliliği”ne kimler yol açıyor, göresiniz!.. Haberin hikayesini aktardım ki; üzerinden 9 ay 8 gün geçmiş bir olayın, nasıl “daha yeni olmuş gibi” sunulduğunu göresiniz!..,

Göresiniz, toplumun nasıl ve hangi yöntemlerle gerildiğini!.. Göresiniz, ellerinde “malzeme” kalmayınca nasıl “bayat malzeme” ile saldırdıklarını!..

Sözün özü ve özeti şu:

Bittiler!.. Tükendiler!.. Ümitleri kalmadı!..

“Can havliyle” saldırmaları bundan!..

Bunları “kılavuz” edinenlere acıyorum!..

Haberi bile “recm” eden bu adamlar, insanlara, hele de “dindar” insanlara neler yapmaz ki?!?

 

Vakit/Hasan Karakaya

‘Özgürlük ve bilimle anılın!’ cevabı!

1 Şubat 2008 Cuma Yorum yok »

Çeşitli üniversitelerden 297 akademisyen, üniversitelerde kılık-kıyafetin serbest bırakılmasını destekleyen bildiri yayınladı.
     
Prof. Dr. Eser Karakaş, Prof. Dr. Naci Bostancı, Prof. Dr. Levent Köker, Prof. Dr. İhsan Dağı, Prof. Dr. Yasin Aktay, Prof. Dr. Nuri Yurdusev, Prof. Dr. Ümit Cizre, Doç. Dr. Şaban Çalış, Doç. Dr. Ferhat Kentel ve Doç. Dr. Vedat Bilgin"nin de imzasının bulunduğu bildiride şöyle denildi :
     
"Öğretim üyeleri olarak bizler kılık-kıyafet konusunda yıllardır uygulanan politikaları ve son günlerde yapılan tartışmaları yakından ve kaygıyla takip ediyoruz. Üniversitelerin düşünce, ifade, din ve inanç özgürlükleri ile eğitim ve öğretim gibi en temel insan hakları karşısında yasakçı değil özgürlükçü bir tavır alması gereken kurumlar olduğunu düşünüyoruz.
     
Üniversitelerimizin çağdaş uygar toplumlara yaraşır biçimde, özgürlüklerle ve bilim üretimiyle anılmasını istiyoruz. İstisnasız her demokratik ülkede olduğu gibi üniversitelerimizde de kılık-kıyafet serbestliğinin; hiçbir din, inanç, düşünce, ırk, grup ve cinsiyet ayrımı yapılmaksızın bütün öğrencilere tanınması gereğine inanıyor; aksi yöndeki tüm düzenleme ve uygulamalara bir an önce son verilmesini talep ediyoruz."

http://universitedeozgurluk.blogspot.com  sitesinde imzaya atılan bildiriye katılanların sayısı dakika dakika artıyor..

İşte o bildiriye imza atan atademisyenler:

Prof. Dr. Levent Köker, Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Fazıl Hüsnü Erdem, Dicle Üniversitesi
Prof. Dr. Zühtü Arslan
Prof. Dr. İhsan Dağı, ODTÜ
Doç. Dr. Şaban Çalış, Selçuk Üniversitesi
Prof. Dr. Ali Nesin, Bilgi Universitesi
Prof. Dr. Yasin Aktay, Selçuk Üniversitesi
Doç. Dr. Ferhat Kentel, Bilgi Üniversitesi
Doç. Dr. Vedat Bilgin, Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Nuri Yurdusev, ODTÜ
Prof. Dr. Ümit Cizre, Bilkent Üniversitesi
Prof. Dr. Elisabeth Özdalga, ODTU
Doç. Dr. Nuray Mert, İstanbul Üniversitesi
Prof. Dr. Eser Karakaş, Bahçeşehir Üniversitesi
Prof. Dr. Naci Bostancı, Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Şükrü Koç, Akademisyenler Birliği Başkanı
Doç. Dr. Önder Kutlu, Selçuk Üniversitesi
Doç. Dr. Yusuf Şevki Hakyemez, KTÜ
Doç. Dr. Erdinç Yazıcı, Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Mümtaz"er Türköne
Prof. Dr. Atilla Yayla, Gazi Üniversitesi.
Doç. Dr. Bekir Berat Özipek
Doç. Dr. Ali Gür, Dicle Üniversitesi
Prof. Dr. M. Emin Çağıran, Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Mehmet Babaoğlu, Selçuk Üniversitesi
Dr. Vahap Coşkun, Dicle Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Hasan Mor, Selçuk Üniversitesi
Doç. Dr. M. Edip Çağmar, Dicle Üniversitesi
Prof. Dr. M. Akif Aydın, Marmara Üniversitesi
Prof. Dr. Sait Gezgin, Selçuk Üniversitesi
Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu, (E) KTÜ
Yrd. Doç. Dr. Murat Çemrek, Selçuk Üniversitesi
Doç. Dr. Remzi Çevik, Dicle Üniversitesi
Doç. Dr. Bahadır Akın, Karamanoğlu Mehmet Bey
Yrd. Doç. Dr. Y. Ebubekir Ceylan, Fatih Üniversitesi
Doç. Dr. Fatih Karaosmanoğlu
Prof. Dr. Halil Berktay, Sabancı Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Bican Şahin, Hacettepe Üniversitesi
Doç. Dr. Refik Korkusuz, Dicle Üniversitesi
Doç. Dr. Kemal İnat, Sakarya Üniversitesi
Doç. Dr. Ali Murat Yel, Fatih Üniversitesi
Doç. Dr. İbrahim Atilla Acar, SDÜ
Doç. Dr. Berdal Aral, Fatih Üniversitesi
Prof. Dr. Turan Güven, Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Burhanettin Ünem, Gazi Üniversites
Prof. Dr. Refik Turan, Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Müslüm Turan, Dicle Üniversitesi
Dr. Murat Erdogan, Hacettepe Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Adnan Küçük, Kırıkkale Üniversitesi
Prof. Dr. Halil Kalabalık, Sakarya Üniversitesi
Prof. Dr. Selman Türker, Selçuk Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Osman Şimşek, Gazi Üniversitesi
Doç. Dr. Ömer Anayurt, Sakarya Üniversitesi
Doç. Dr. Dilek Cindoğlu, Bilkent Üniversitesi
Prof. Dr. Ramazan Gözen
Doç. Dr. Hakan Taşdemir, Gazi Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Adem Çaylak, Kafkas Üniversitesi
Prof. Dr. Ali Köse, Marmara Üniversitesi
Prof. Dr. Hasan Tunç, Gazi Üniversitesi
Doç. Dr. Bilal Sambur, SDÜ
Dr. Hasan Yücel Başdemir, Hitit Üniversitesi
Doç. Dr. Kemal Nas, Dicle Üniversitesi
Doç. Dr. Aydın Karapınar, Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. M. Lütfullah Karaman, Fatih Üniversitesi
Doç. Dr. Semra Somersan, Bilgi Üniversitesi
Prof. Dr. Mustafa Erdogan, Hacettepe Üniversitesi
Doç. Dr. Yusuf Şahin, KTÜ
Doç. Dr. Murat Çokgezen, Marmara Üniversitesi
Prof. Dr. M. Arif Adlı, Marmara Üniversitesi
Dr. Ayşe Güveli
Doç. Dr. Yeşim M. Atamer, Bilgi Üniversitesi
Doç. Dr. Bülent Somay, Bilgi Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Fahrettin Altun, Fatih Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Ayten Zara Page, Bilgi Üniversitesi
Prof. Dr. Ahmet Yaman, Selçuk Üniversitesi
Prof. Dr. Mustafa Tıftık, Atatürk Üniversitesi
Prof. Dr. Melek Göregenli, Ege Üniversitesi
Doç. Dr. Hikmet Kavruk, Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. M. Tayfun Amman, Marmara Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Ahmet Uysal, Dumlupınar Üniversitesi
Doç. Dr. Mazhar Bağlı, Dicle Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. İlhan Akar, Gazi Üniversitesi
Doç. Dr. Mustafa Çufalı
Yrd. Doç. Dr. Teoman Pamukçu, ODTÜ
Dr. Sıtkı Yıldız, Kırıkkale Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Yavuz Çakır
Prof. Dr. Ali Topal, Selçuk Üniversitesi
Doç. Dr. Mustafa Acar, Kırıkkale Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Ertan Aydın, Çankaya Üniversitesi
Doç. Dr. Cem Somel, ODTÜ
Yrd. Doç. Dr. Cevdet Akbay
Prof. Dr. Mehmet Turhan, Başkent Üniversitesi
Dr. Mustafa Kemal Coskun, Ankara Universitesi
Prof. Dr. Ahmet Battal, Gazi Üniversitesi
Dr. Med. Dr. Phil. İlhan İlkılıç
Prof. Dr. Ahmet Tabakoğlu, Marmara Üniversitesi
Doç. Dr. Tanel Demirel, Çankaya Üniversitesi
Doç. Dr. Kudret Bülbül
Doç. Dr. Muhittin Ataman, Abant İzzet Baysal
Prof. Dr. M. Emin Köktaş, İzmir DEÜ
Prof. Dr. Ramazan Çıtak, Gazi Üniversitesi
Doç. Dr. Muhit Mert, Hitit Üniversitesi
Prof. Dr. Fikret Adanır, Sabancı Üniversitesi
Prof. Dr. Salim Öğüt, Hitit Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Burcay Erus, Boğaziçi Üniversitesi
Prof. Dr. Recep Tapramaz, Ondokuz Mayıs
Doç. Dr. Ali Savaş Çilli, Selçuk Üniversitesi
Prof. Dr. Mehmet Ali Ünal, Pamukkale Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Haldun Göktaş, Gazi Üniversitesi
Dr. Engin Sarı, Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. İrfan Değirmenci, Eskişehir Osmangazi
Prof. Dr. Adem Kurt, Gazi Universitesi
Yrd. Doç. Dr. Aydın Tavman, İstanbul Üniversitesi
Doç. Dr. Ejder Okumuş, Dokuz Eylül Üniversitesi
Doç. Dr. Mustafa Özel, Dokuz Eylül Üniversitesi
Doç. Dr. B. Gültekin Çetiner
Yrd. Doç. Dr. Birol Mercan, Karamanoğu Mehmet Bey
Dr. Meral Saçkan, Bilgi Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Itır Erhart, Bilgi Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Şennur Özdemir, Ankara Üniversitesi
Dr. Ahmet Kömürcü
Yrd. Doç. Dr. Mehmet Bilen, Dicle Üniversitesi
Prof. Dr. Hasan Bal, Gazi Üniversitesi
Dr. Mehmet Ali Güveli, 18 Mart Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Ali Yılmaz, Ondokuz Mayıs
Dr. Vedat Yılmaz, Akdeniz Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Ayşe Gül Altınay, Sabancı Üniversitesi
Doç. Dr. Musa Toğrul, Dicle Üniversitesi
Doç. Dr. Şahabettin Yalçın, Muğla Üniversitesi
Doç. Dr. Mesut Yeğen, ODTÜ
Dr. Murat Tümay
Prof. Dr. Erol Katırcıoğlu, Bilgi Üniversitesi
Prof. Dr. Fuat Gürkan, Dicle Üniversitesi
Doç. Dr. Nihat İnanç, Yüzüncü Yıl Üniversitesi
Prof. Dr. Şinasi Gündüz, İstanbul Üniversitesi
Prof. Dr. Akın Turgut, Osmangazi Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Metin Aksoy, Selçuk Üniversitesi
Doç. Dr. Ersan Aslan, Kırıkkale Üniversitesi
Dr. Hüseyin Tutar
Dr. Ebubekir Şahin, Kırıkkale Üniversitesi
Prof. Dr. Mehmet Ay, Onsekiz Mart Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Veysi Erken, Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Yonca Aslanbay, Bilgi Üniversitesi
Prof. Dr. Enver Alper Güvel, Çukurova Üniversitesi
Doç. Dr. Muhittin Acar, Hacettepe Üniversitesi
Doç. Dr. Turgay Uzun, Muğla Üniversitesi
Doç. Dr. Talip Küçükcan, Marmara Üniversitesi
Prof. Dr. Yunus Söylet, İstanbul Üniversitesi
Doç. Dr. Ramazan Yelken, Selçuk Üniversitesi
Doç. Dr. Menderes Çınar, Başkent Üniversitesi
Prof. Dr. İsmail Hakkı Ünal, Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Ahmet Ulusoy, KTÜ
Dr. Faruk Alpkaya, Ankara Üniversitesi
Doç. Dr. Ergül Yaşar, Çukurova Üniversitesi
Dr. Erdoğan Uygur, Ankara Üniversitesi
Doç. Dr. Necip Camuşcu, TOBB Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Şahabettin Güneş, Abant İzzet Baysal
Doç. Dr. Alaettin Kılıç, Çukurova Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Zafer Tatlı, Sakarya Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Hasan H. Tekin, Erciyes Üniversitesi
Prof.Dr. Selim Erdoğan, Dicle Üniversitesi
Dr. Mustafa Yaz, Erciyes Üniversitesi
Prof. Dr. Burhan Çetinkaya, Fırat Üniversitesi
Dr. Sinan Canan, Başkent Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Mehmet Öztürk, Abant İzzet Baysal
Yrd. Doç. Dr. Timur Soysal, Marmara Üniverisitesi
Dr. Sait Okumuş, Kırıkkale Üniversitesi
Prof. Dr. Talat Sakallı, SDÜ
Yrd. Doç. Dr. Kadir Canatan, Balıkesir Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Hayrettin Özler, Dumlupınar Universitesi
Dr. Mustafa Kanat, Abant İzzet Baysal
Prof. Dr. E. Edip Keha, KTÜ
Aslı Güneş, Bilgi Üniversitesi
Prof. Dr. Ali Osman Solak, Ankara Üniversitesi
Doç. Dr. İbrahim Öztürk, Marmara Üniversitesi
Prof. Dr. Ömer Torlak, Osmangazi Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Gökhan Bacık, Fatih Üniversitesi
Dr. Levent Korkut, Hacettepe Üniversitesi
Prof. Dr. Mustafa Ersöz, Selçuk Üniversitesi
Prof. Dr. İhsan Erdoğan, Gazi Üniversitesi
Doç. Dr. E. Şahin Çonkur, Pamukkale Üniversitesi
Dr. Kemal Filiz, Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Ahmet Kara, Fatih Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Hüsnü Kapu, Kafkas Üniversitesi
Doç. Dr. Burhanettin Duran, Sakarya Üniversitesi
Dr. Ömer Türker
Prof. Dr. Uğur Çevik, KTÜ
Prof. Dr. Ali Erişen, Kırıkkale Üniversitesi
Doç. Dr. Cengiz Kallek
Prof. Dr. Musa Eken, Sakarya Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Bayram Işık, Atatürk Üniversitesi
Doç. Dr. Levent Yılmaz, Bilgi Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Serdar Aslan, Sakarya Üniversitesi
Prof. Dr. Osman Özcan, Fırat Üniversitesi
Prof. Dr. Murat Doğruel, Marmara Üniversitesi
Prof. Dr. Hızır Önsoy, KTÜ
Prof. Dr. Adem Ersoy, Çukurova Üniversitesi
Prof. Dr. Selahattin Çelebi, KTÜ
Yrd. Doç. Dr. Aslan Çoban, Sakarya Üniversitesi
Prof. Dr. Varol Keskin, Ege Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Elif İncekara Hafalir
Prof. Dr. Hasan Yetim, Erciyes Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Armağan Emre Çakır, Marmara Universitesi
Dr. Mutlu Türkmen, Kırıkkale Üniversitesi
Prof. Dr. Ekrem Erdem, Erciyes Üniversitesi
Dr. İbrahim Demir
Doç. Dr. M. Hamza Müslümanoğlu, Osmangazi Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Vedat Demir, Karabük Üniversitesi
Prof. Dr. Fahri Yavuz, Atatürk Üniversitesi
Dr. Yaşar Yetişken, Kırıkkale Üniversitesi
Doç. Dr. Cengiz Ataşoğlu, Onsekiz Mart Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Volkan Yurdadoğ, Çukurova Üniversitesi
Prof. Dr. Aziz Kutlar, Cumhuriyet Üniversitesi
Yrd.Doç.Dr. Mehmet Turan, Fırat Üniversitesi
Doç.Dr. Cavit Bircan, Adnan Menderes Üniversitesi
Prof. Dr. Adem Elgün, Selçuk Üniversitesi
Prof. Dr. Mustafa Atici
Prof. Dr. Bülent Miran, Ege Üniversitesi
Prof. Dr Fazlı Arslan, KTÜ
Prof. Dr. Tahsin Erkan Türe, Marmara Universitesi
Yrd. Doç. Dr. Mustafa Koç
Yrd. Doç.Dr. Ayşe Sıdıka Oktay, SDÜ
Doç. Dr. Yusuf Devran, Yeditepe Üniversitesi
Doç. Dr. Birol Akgün, Selçuk Üniversitesi
Prof. Dr. Aydan Gülerce, Boğaziçi Üniversitesi
Prof. Dr. Kürşat Aydoğan, Bilkent Üniversitesi
Fatih Tamer, Gaziantep Üniversitesi
Doç. Dr. Hülya Küçük, Selçuk Üniversitesi
Doç. Dr. Hamza Ateş, Kocaeli Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Murat Paker, Bilgi Universitesi
Dr. M. Emin Aydın
Yrd. Doç. Dr. Mehmet Zengin, Selçuk Üniversitesi
Prof. Dr. Adnan Baki, KTÜ
Dr. Ahmet Kuru
Prof. Dr. Ahmet Berhan Yılmaz, Atatatürk Üniversitesi
Doç. Dr. İsmailcem B. Arpınar
Yrd. Doç. Dr. Mustafa Özdemir, Marmara Universitesi
Doç. Dr. Coşkun Çakır
Doç. Dr. Özkan ÜNAL, Yüzüncü Yıl Üniversitesi
Dr. Abdulnasır Yiner, Harran Üniversitesi
Doç.Dr. Oktay Sarı, Selçuk Üniversitesi
Dr. Gürbüz Özdemir
Yrd. Doç. Dr. İlhami Vural, Erciyes Üniversitesi
Doç. Dr. Halit Yetişir, Mustafa Kemal Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Ahmet Öztaş, Gaziantep Üniversitesi
Dr. Vildan Serdaroğlu
Prof. Dr. Aziz Polat, Fatih Üniversitesi
Prof. Dr. Ahmet Özkağnıcı, Selçuk Üniversitesi
Prof. Dr. Kemal Esengün, Gaziosmanpaşa Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Bulur, İstanbul Üniversitesi
Prof. Dr. Ekrem Atalan
Doç. Dr. Türkan Yalçın Sancar, Ankara Üniversitesi
Dr. Muhittin Kapanşahin, Erciyes Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Aydın Başarır
Prof. Dr. Mesut Akgül, Süleyman Demirel Üniversitesi
Dr. Asuman Kayhan
Doç. Dr. Osman Köse, Sakarya Üniversitesi
Doç. Dr. Erol Arcaklıoğlu
Doç. Dr. Hidayet Metin Erdoğan, Kafkas Üniversitesi
Doç. Dr. Mahmut Kartal, Cumhuriyet Üniversitesi
Doç. Dr. Hamza Çakır, Erciyes Üniversitesi
Doç. Dr. Hamza ATEŞ, Kocaeli Üniversitesi
Doç.Dr. Metin Boşnak
Prof. Dr. Süleyman Felek
Prof. Dr. Sebahattin Ünalan, Erciyes Üniversitesi
Prof. Dr. Bilal Vatansever, Çukurova Üniversitesi
Doç. Dr. Nejdet Gürkan, SDÜ
Prof. Fahrettin Göktaş, Fırat Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Vecihi Yiğit, Atatürk Üniversitesi
Yrd.Doç.Dr. Hüseyin Pehlivan, KTÜ
Yrd. Doç. Dr. Mehmet Özalp, Batman Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr İsmail Küçük
Yrd. Doç. Dr. Kenan Çayır, Bilgi Üniversitesi
Prof. Dr. Erdoğan Pazarbaşı, Erciyes Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Özcan Yıldız, Düzce Üniversitesi
Prof. Dr. Naki Tütüncü, Çukurova Üniversitesi
Doç. Dr. Şerafettin Çelik, Harran Üniversitesi
Prof. Dr. Engin Yıldırım, Sakarya Üniversitesi
Prof. Dr. Kurtuluş Özdemir Selçuk üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Yusuf Baltacı
Yrd. Dr. Mehmet Öcal, Erciyes Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Murat Muvafık, YYÜ
Doç. Dr. Asım Balcı, Selçuk Üniversitesi
Dr. ilhan ciftci
Doç. Dr. Kamil Kayabalı, Ankara Üniversitesi
Dr. Yusuf Suiçmez Yakın, Doğu Üniversitesi
Prof. Dr. Kadir Cangızbay, Gazi Üniversitesi
Dr. Can Başkent
Prof. Dr. Bekir Batı, Ondokuz Mayıs Üniversitesi
Prof. Dr. Mustafa Keskin, Erciyes Üniversitesi
Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu, Kırıkkale Üniversitesi
Prof. Dr. Ömer Yüksek, Karadeniz Teknik Üniversitesi
Prof. Dr. Ahmet Turan Yüksel, Selçuk Üniversitesi
Prof. Dr. Şefaettin Severcan, Erciyes Üniversitesi
Doç. Dr. Cemalettin Erdemci, YYÜ
Prof. Dr. Reşat Öngören, İstanbul Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Eyyüp Ay, Gaziantep Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Hamza Al, Sakarya Üniversitesi
Doç. Dr. Ahmet Keleş, Dicle Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Ahmet Doğan
Prof. Dr. Ahmet Z. Şahin
Doç. Dr. Murat Karaöz, Süleyman Demirel Üniversitesi
Doç. Dr. M. Emin Sakarya, Selçuk Üniversitesi
Prof. Dr. Musa Avcı, Ege Üniversitesi
Doç. Dr. Said Öztürk
Doç. Dr. Ahmet Pınarbaşı, Çukurova Üniversitesi
Yrd. Doç. Veli Hakkoymaz, Fatih Üniversitesi
Prof. Dr. Osman Nuri Dilek, Kocatepe Üniversitesi
Doç. Dr. Fatma Hüsniye Dilek, Kocatepe Üniversitesi
Doç. Dr. Hüseyin Bağ, Pamukkale Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Mehmet Dal, Kocaeli Üniversitesi
Prof. Dr. Sami Karahan, İstanbul Ticaret Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Şammas Salur, Fatih Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Aysel Kıyıcı, Selçuk Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Vahdettin Aydın, SDÜ
Prof. Dr. Orhan Çeker, Selçuk Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Ahmet Turan Özcerit, Sakarya Üniversitesi
Doç. Dr. Selahattin İptaş, Gaziosmanpaşa Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Ali Ahmetbeyoğlu, İstanbul Üniversitesi
Doç. Dr. Fuat Erdal, Adnan Menderes Universitesi
Doç. Dr. Nevin Karabela, Süleyman Demirel Üniversitesi
Doç. Dr. Halit Çalış, Selçuk Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Ahmet Tevfik Ozan, Fırat Üniversitesi
Dr. Hasan Almaz, Harran Üniversitesi
Doç. Dr. İsa Telci, Gaziosmanpaşa Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Ali Ahmetbeyoğlu,İstanbul Üniversitesi
Doç. Dr. Atilla Eroğlu, Atatürk Üniversitesi
Doc. Dr. Erdal Tanas Karagöl, Balıkesir Üniversitesi
Doç. Dr. Neşet Toku, Atatürk Üniversitesi
Prof. Dr. Adnan Seyrek, Fırat Üniversitesi
Prof. Dr. Meyda Yeğenoğlu, ODTÜ
Dr. Tansu Küçüköncü
Doç. Dr. Halûk Gümüşkaya, Fatih Üniversitesi
Doç. Dr. Ali Kasap, Gaziosmanpaşa Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Erol Köroğlu, Boğaziçi Üniversitesi
Prof. Dr. İlhan Öztürk, Erciyes Üniversitesi
Doç. Dr. Mehmet İpçioğlu, Selçuk Üniversitesi
Prof. Dr. Halis Ölmez, Ondokuz Mayıs Üniversitesi
Prof. Dr. Jale Parla, Istanbul Bilgi Universitesi
Doç. Dr. Şükrü Selim Has, Erciyes Üniversitesi
Prof.Dr. Kazım Çarman, Selçuk Üniversitesi
Prof. Dr. Mustafa Yalçın Nutku, (E) YYÜ
Dr. Ayhan Erdoğan, Selçuk Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Zeynep Orhan, Fatih Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. S. Ahmet Oymak, Harran Üniversitesi
Doç. Dr. Davut Kavranoğlu
Prof. Dr. Cem Tezer, ODTÜ
Dr. Yıldıray Topçu, Ondokuz Mayıs Üniversitesi
Dr. Abdullah Benli, Erciyes Üniversitesi
Doç. Dr. Neşet Toku, Atatürk Üniversitesi
Prof. Dr. İbrahim Sarmış, Selçuk Üniversitesi
Prof. Dr. Celal Tuncer, Selçuk Üniversitesi
Prof. Dr. Sebahattin Samur, Erciyes Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Hamza Yaşar Ocak, Dumlupınar Üniversitesi
Doç. Dr. Atilla Eroğlu, Atatürk Üniversitesi
Prof. Dr. Metin Aydın, Düzce Tıp
Doç. Dr. Halit Çalış, Selçuk Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Ahmet Tevfik Ozan, Fırat Üniversitesi
Prof. Dr. Orhan Çeker, Selçuk Üniversitesi
Dr. Tansu Küçüköncü
Mustafa Uysal, Niğde Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Eyüp Nefes, Ondokuz Mayıs Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Aslan Gülcü, Atatürk Üniversitesi
Doç. Dr. Emrullah Eken, Selçuk Üniversitesi
Doç. Dr. Tarık Özkul
Doç. Dr. Haluk Gümüşkaya, Fatih Üniversitesi
Doç. Dr. Hüseyin Bağ, Pamukkale Üniversitesi
Prof. Dr. Osman Nuri Dilek, Kocatepe Üniversitesi
Doç. Dr. Mehmet Şen, Akdeniz Üniversitesi
Doç. Dr. Aziz Karaoğlu, Fırat Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Erbatur Çavuşoğlu, Mimar Sinan Üniversitesi
Dr. Muammer Velidedeoğlu
Doç. Dr. Gökalp Kahraman, Ege Üniversitesi
Dr. Orhan Başaran, Atatürk Üniversitesi
Doç. Dr. Ahmet Baysal, İnönü Üniversitesi
Prof. Dr. Hayati Hökelekli, Uludağ Üniversitesi
Prof. Dr. Fevzi Keleş, Atatürk Üniversitesi
Doç. Dr. Soner Durmuş, Abant İzzet Baysal Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Esra Mungan, Boğazici Üniversitesi
Prof.Dr. Ahmet Faik Öner, Yüzüncü Yıl Üniversitesi
Dr. Hülya Baki
Yrd. Doç.Dr. Mustafa Yöntem, Dumlupınar Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Derin Terzioglu, Boğaziçi Üniversitesi
Dr. Bahadir Uğurlu, İTÜ
Sonsayfa.com

“Rektör”dür, “Yasakçı”dır, “Yabancı”dır… “Papaz”dır…

1 Şubat 2008 Cuma 1 Yorum »

 

“Rektör”dür, “Yasakçı”dır, “Yabancı”dır… "Papaz"dır…

 

Başörtüsü yasakçısı üniversite rektörleri, laiklik kisvesi altında faşizan tavırlarını sergilemeye devam ediyorlar…

Mesela, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu zerre kadar sıkılmadan ve utanmadan diyor ki:

"Üniversitelerde başörtüsü sorunu yoktur. Öğrenciler başlarını açarak üniversite kapısından içeriye giriyorlar. Mağdur olmuyorlar…"

Oysa, cinayeti hep birlikte görmüştük…

Üniversite kapısındaki öğrencilere zor kullanarak başlarını açtırtan "28 Şubat Faşizmi" idi…

Prof. Hilmioğlu ve benzeri rektörler, işbu faşizmi meşru göstermeye çalışıyorlar…

Dahası, Hilmioğlu "TBMM’yi en büyük irade olarak görmediğini" söylüyor: Laikçi Rektör’ün en büyük sıkıntısı, "darbeci askerlere selam duramamak" olmalı!

 

* * *

İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mesut Parlak ise "Fiyonk mu yaptı, çenesinin altından mı bağladı diye herkesin başına adam mı dikeceğiz?" diye soruyor…

Benim çok daha parlak bir sorum var: Bugüne kadar "çene altı" veya "fiyonk" formülünü kim öneriyordu?

Doğru cevap, a) şıkkında: Asker! GATA formülünün uygulayıcısı olan Asker!

Türban sorunu çözülecek diye paniğe kapılan Prof. Parlak ve benzeri laikçiler, askerlere bu zamana kadar neden GATA’daki uygulamayı sormadılar, dersiniz?

"Çene altı" formülünü öneren türbanlı öğrenciler ya da başörtülü kadınlar değil ki!

 

* * *

"Çene altından bağlı başörtüsü, pilav üstü kuru gibi bir tanım: Cumhuriyet tarihinde böyle bir hukuk komedisi yok. Dünya bize gülecektir" diye hadiseyi makaraya almaya çalışan "Milliyet Üniversitesi Rektörü" Güneri Nicholson, bugüne kadar çeşitli vesilelerle "çene altı, fiyonk veya eşarp" uygulamalarından söz edenlerin laikçi kesime ait kimseler olduğunu kasten göz ardı ediyor…

Evet, ortada hem de seçmece bir saçmalık var ama bunun müsebbibi, "ne diyecekler" diye mütemadiyen "askerin ağzına bakan" Güneri Nicholson ve benzeri "yabancı" rektörlerdir!

Dünyanın hiçbir laik üniversitesinde türban yasağı yok; hal böyle iken, oralardakiler Türkiye’deki laikçi yasağı "komik bulmuyorlar" ama şimdi bize "çene altı çözümü"nden dolayı gülecekler, ha!

Doğrusu bizdeki faşizan yasak kelimenin tam anlamıyla "trajik"tir!

 

* * *

Geçmişte CHP Meclis Grubu’nda kürsüye çıkmışlığı bulunan muhalefetteki ODTÜ Partisi Genel Başkanı Ural Akbulut ise "Çene altı diyorlar ama çarşafla bile gelen olacak! İşi gücü bırakıp kapıda gelen geçene, seninki çeneden bağlı, seninki değil giremezsin mi diyeceğiz?" diyor…

Oysa, "askerci bir rektör" olarak pekala TSK’nın "GATA formülü"nü nasıl uyguladığına "yerinde" bir göz atabilir!

Sahi, 28 Şubat’la birlikte bütün rektörler işlerini güçlerini bırakıp "türbanlı öğrenci avına" çıkmamışlar mıydı? Onları "İkna Odaları"nda ışıksız bırakmamışlar mıydı?

 

* * *

Finali Ce Ha Pes Rektörü Deniz Baykal’la yapalım…

Zat-ı şahanelerinin, AKP iktidarının ilk yılı boyunca "üniversitelerdeki türban yasağı"na karşı olduğuna tanığım!

O günlerde "Türbanlılardan oy istiyorum" demeçleri veren Ana Muhalefet Rektörümüz şimdilerde "Türban, başörtüsü değil; yabancı üniformadır" diyerek hem kamuoyunu yanıltmaya çalışıyor…

Hem de, milletinin değerlerine yabancılaşmanın zirvesine çıkmış bulunuyor…

"Nedir bu türban? 50 yıl önce türban var mıydı? İslamiyet yeniden mi yorumlandı? Yeni peygamber mi geldi?" diyerek şarampole yuvarlanan Baykal; sadece elli yıl önce değil, nice elli yıllar önce de başörtüsünün farklı adlar altında var olduğunu bilmezmiş gibi konuşuyor…

Türbanı İhsan Doğramacı’nın telaffuz ettiğini gayet iyi bildiği halde hâlâ mugalata yapıyor, Ce Ha Pes lideri Erol Taş: Sadece başındaki örtüsüyle/tesettürüyle 85 yıl önceki Latife Hanım’ı değil; partisinin grup toplantılarında birlikte resim çektirdiği "türbanlı kadınları" da unutmuş görünüyor!

O kadınlar mı yabancı? Elbette değil!

Baykal başta olmak üzere "yasakçı rektörlerimiz"dir, "yabancı" olan!

 

Siyonist rejimin sonu geldi

1 Şubat 2008 Cuma Yorum yok »

fetihnesli ahmedinejad

İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, ”’’siyonist rejimin sonunun geldiğini ve İsrail”in er ya da geç yok olacağını”” söyledi. Ülkenin güneyindeki Buşehr kentinde halka hitap eden Ahmedinejad, Filistin meselesi ve Gazze”deki durumu değerlendirirken, ””Bugün cani siyonist rejimi destekleyenler artık bu rejimin sonunun geldiğini bilmeli. Artık büyük güçlerin kukla oyunu bitmiştir”” diye konuştu.

””Bugün bu oyunun ipleri büyük güçlerin elinde”” diyen Ahmedinejad, sözlerini şöyle sürdürdü: ””Ancak bu oyunun son perdesi Filistin halkının ve bölge güçlerinin elinde. Bu oyun, Filistin halkının zaferi ve siyonist rejimin yok olmasıyla tamamlanacak. Siyonist rejimi destekleyenler Filistin”deki katliama ortaktır. Bunlar, yakın gelecekte yargılanıp cezalandırılacak. Size tavsiyem, artık bu rejimi desteklemekten vazgeçin. Bu rejim, (İsrail), ömrünün sonuna gelmiştir. Bu rejim, er ya da geç, yok olacak. Bölge ülkeleri ve milletleri de bu rejimin cinayetlerini hiçbir zaman unutmayacak.””

Nükleer program sürecek
Ahmedinejad, ülkesinin nükleer programına değinirken de Batılı ülkelerin yıllarca İran”ı baskı altında tuttuğunu, ancak çabalarının boşa çıktığını söyledi. ””Nükleer mesele İran”ın büyük güçlerle karşılaşmasının son cephesidir”” ifadesini kullanan Ahmedinejad, şunları kaydetti:

””Biz bugün, nükleer programda zirveye doğru gidiyoruz. Nükleer mesele, İslam devriminden sonra İran”ın en büyük ve en önemli siyasi meselesidir. Allah”ın lütfu ve halkımızın direnişiyle bu konu şu anda lehimize tamamlanmak üzere.
Buradan İran düşmanlarına sesleniyorum: Artık inat etmeyin. Bizim bütün faaliyetlerimiz Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) denetiminde ve kanuni çerçevede. Bu faaliyetler devam edecek. İran halkı kendi kesin hakkından iğne ucu kadar geri adım atmayacak.”” Batılı ülkelerden İran”ın önüne yeni engeller çıkarmamalarını isteyen Ahmedinejad, ””İran şu anda nükleer yakıt çarkını elde etmiş ve nükleer güce sahip olan ülkeler arasına girmiştir. İran, nükleer bir ülkedir”” dedi.
Son zamanlarda Batılı ülkelerin İran aleyhine bazı girişimlerde bulunduğunu anımsatan Ahmedinejad, Batılı ülkelerine ””eski hataları tekrarlamamaları”” tavsiyesinde bulundu ve bu ülkeleri İran”da ortak nükleer santral inşa etmeye çağırdı. Ahmedinejad, ””Eğer bu öneriyi de kabul etmezseniz, İran halkı yerel nükleer santralini kendi imkanları ve bilim adamlarıyla yapacak. O zaman gelirseniz, halkımız sizin talebinizi duvara çarpacak”” diye konuştu.

Necip Fazıl Kısakürek - Şarkımız: Sapan Taşlarının Yanında Füze, Başka Alemlerle Farkımız Bizim!

1 Şubat 2008 Cuma Yorum yok »

 

 

Kırılır da bir gün tüm dişliler
Döner şanlı şanlı çarkımız bizim
Gökten bir el yaşlı gözleri siler
Şenlenir evimiz barkımız bizim

Yokuşlar kaybolur çıkarız düze
Kavuşuruz sonu gelmez gündüze
Sapan taşların yanında füze
Başka alemlerle farkımız bizim

Sapan taşı filistin


Kurtulur dil tarih ahlak ve iman
Görürler nasılmış neymiş kahraman
Yer ve gök su vermem dediği zaman
Her tarlayı sular arkımız bizim

Gideriz nur yolu izde gideriz
Taş bağırda sular dizde gideriz
Bir gün akşam olur bizde gideriz
Kalır dudaklarda ŞARKIMIZ bizim…
 
Necip Fazıl Kısakürek

Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.