Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Hoşgeldiniz

Firefox 3.0 17 Haziran’da yayınlanacak

Geçtiğimiz çarşamba akşamı, Mozilla sözcüsü tarafından da doğrulanan bir habere göre Firefox 3.0′ın yayım tarihi 17 Haziran.

Aylardır süren sakin bekleyiş, artık bir son buluyor gibi görünüyor. Özgür yazılım severlerin destekleri ile tüm rakiplerini teker teker ortadan kaldıran Internet Explorer’a kafa tutan ve oldukça da başarılı olan "Firefox" web tarayıcısı, büyük yenilikleri de beraberinde getirecek yeni sürümü Firefox 3′ü 17 Haziran’da kullanıma sunmayı hedefliyor.
 
Önceki sürüme oranla 2 ya da 3, Internet Explorer’a oranla 10 kat daha hızlı, çok sayıda pencere açılsa bile hafıza kullanımını düşük tutan, "dehşet" olarak adlandırdıkları yeni adres çubuğu yapısı, casus yazılımlara ve zararlı içeriğe karşı geliştirilmiş güvenlik özellikleri sunacak yazılım için herkes çok heyecanlı.
 
Bakalım Mozilla, kullanıcısının beğenisini Firefox 3.0 ile kazanabilecek mi.

Bye Bye Türkçe - Oktay Sinanoğlu

Image“Türkçe giderse, Türkiye Gider! Yabancı diller eğitim ile Türkiye gider.”

Oktay Sinanoğlu, 1935, Bari-İtalya doğumlu, iki kez değişik ülkelerden Nobel Ödülüne aday gösterilmiş, kimya profesörü. 28 yaşında profesör olduğunda, "Yale Üniversitesinde bu ünvanı alan en genç kişi" konumundaydı. 

Sinanoğlu’nun Otopsi yayınevi tarafından pazar sunulan "Bir Nev-York Rüyası; "Bye-Bye" Türkçe" isimli çalışması bu hafta gündemimizde.

Kitap hakkında eğer elinize geçerse arka kapakta çeşitli yazarların ve yayınların övgülerini okuyacaksınız.

Sinanoğlu, "Bilim için en uygun dilin Türkçe olduğunu", "Türkçe ana dil, Yabancı dil ise yardımcı olmalı" diyerek, Türkçe’nin yaygın seviyede, düzgün kullanımından yana. Bu kitapta da farklı zamanlarda değişik yerlerde yayınlanan makalelerini ve söyleşilerini toplamış.

Yabancı dil özentisinin ne kadar tehlikeli olduğunu, neler yapıldığında nasıl sonuçlar alınacağını örneklerle somut olarak bizlere aktarıyor. Sadece sorunların belirlendiği, soruların sorularak, yanıtların okuyuculara bırakıldığı bir kitap değil. Yapılması gerekenleri, çözüm önerilerini aktarıyor. 

Özellikle, "Bilgisayar Çağı, Uluslararası İletişim ve Türk Dili" başlıklı bölümde aktardıkları çok çarpıcı. İngilizce eğitim verilen yüksek öğretim kurumlarının neleri tahrip ettiğini aktarıyor. Herhalde burada yazılanlar bazılarının zihinlerinde soru işaretleri yaratacaktır ve neler yapabileceklerini düşüneceklerdir.

Kitabın başlığı sizi yanıltmasın. Son dönemde çok popüler olduğu gibi Türkçe’nin ne kadar yanlış kullanıldığını, değişik basın, yayın organlarındaki günümüz yükselen yazarlarını inceleyerek aktaran bir kitap değil.

Akıcı bir dille, rahat okunabilecek tarzda, bilimsel ancak günlük bilgilerimiz ışığında izlenebilecek bir kitap. Bir fırsat bulduğunuzda edinip, okuyun.

TÜRKLERİN GÜCÜ

Türkiye, Euro 2008 finalleri A Grubu’ndaki ikinci maçında İsviçre’yi Semih ve Arda’nın golleriyle 2-1 yenerek çeyrek finale çıkma iddiasını son maça taşıdı.

Euro 2008 finallerine Portekiz yenilgisiyle başlayan Türkiye, ikinci maçında evsahibi İsviçre’yi Arda’nın üçüncü uzatma dakikasında attığı golle yendi.
 
İlk yarıyı Hakan Yakın’ın golüyle yenik bitiren milli takım ikinci yarıda önce Semih ile eşitliği sağladı, uzatmada Arda’nın golüyle de sahadan 2-1 galip ayrıldı.
 
A Grubu’nda iki maçta altı puanla lider olan Portekiz çeyrek finale yükselmeyi garantiledi. Üçer puana sahip iki takımdan Türkiye veya Çek Cumhuriyeti ikinci çeyrek finalist olacak. Son maçlarda 15 Haziran’da Türkiye ile Çek Cumhuriyeti, elenmesi kesinleşen puansız İsviçre ile Portekiz karşılaşacak.

Ay-yıldızlı ekip, Portekiz maçından farklı olarak sakatlıkları bulunan Emre Belözoğlu ve Gökhan Zan’ın yerine Tümer Metin ve Emre Aşık, Kazım’ın yerine Gökdeniz, Mevlüt’ün yerine ise Arda ile başladı.

İsviçre’de ise teknik direktör kobi Kuhn, Çek Cumhuriyeti maçında sakatlanarak turnuvaya veda eden golcü oyuncu Alexander Frei’nin yerine Türk asıllı Eren Derdiyok’a ilk 11′de görev verdi.

Karşılaşmanın ilk yarısına iki takım da temkinli başlarken, 12. dakikada başlayan sağanak yağış, takımların oyun düzenini bozdu. Ağırlaşan sahada futbolcular zorlanırken, duruma daha iyi uyum sağlayan İsviçre oldu.
 
6. dakikada Gökdeniz’in ara pasında topla ceza alanında buluşan Nihat dönerek vuruşunu yaptı, meşin yuvarlak kaleci Benaglio’da kaldı.
 
23. dakikada Fernandes’in pasında ceza alanı sol çaprazında topla buluşan Hakan Yakın’ın sert şutunda kaleci Volkan topu güçlükle kornere çeldi.
 
25. dakikada Barnetta’nın serbest vuruştan kaleye gönderdiği sert şutta, topa kaleci Volkan parmaklarıyla müdahale ederek mutlak bir golü önledi.
 
29. dakikada Nihat’ın rakip ceza sahasından hemen dışından ve sağdan kullandığı serbest atışta kaleci Benaglio’nun tokatladığı top Arda’nın kafasına çarparak yan direkten döndü.
 
32. dakikada sağdan savunmanın arkasına sarkan Eren Derdiyok kaleci Volkan’dan sıyrıldıktan sonra altıpas içine çıkardı, su birikintisine takılan topu Hakan Yakın boş kaleye göndererek İsviçre’yi öne geçirdi.

35. dakikada Behrami’nin ortaladığı topa altıpas içinde Hakan Yakın çok uygun durumda kötü vurunca meşin yuvarlak auta çıktı.
 
Fatih Terim ikinci yarıya iki değişiklikle başladı. Tümer’in yerine Mehmet Topal, Gökdeniz’in yerine Semih Şentürk girdi.

İkinci yarıya saha şartlarının iyileşmesiyle birlikte etkili başlayan milli takım 57. dakikada eşitliği sağladı. Nihat’ın soldan yaptığı ortada Semih topu kafayla ağlara yolladı.

61. dakikada sağ taraftan kullanılan köşe atışından ceza alanına gelen topu, Servet kafayla ceza alanı dışına çıkardı. Meşin yuvarlağı göğsünde yumuşatan Magnin’in vuruşunda, top az farkla yandan auta çıktı.
 
64. dakikada ceza yayı içinde Tuncay’ın attığı şutta top yandan auta gitti.
 
71. dakikada Gökhan İnler’in pasında ceza alanı dışından topun gelişine sert vuran Hakan Yakın’ın şutunda top yandan auta çıktı.
 
73. dakikada Arda’nın arapasında sağ çaprazda topla buluşan Tuncay, kaleye şut atmak yerine arkadaşına pas verince, Nihat’ın yetişemediği meşin yuvarlak yandan auta gitti.
 
85. dakikada İsviçre mutlak bir gol pozisyonunda kaleci Volkan’ı geçemedi. Ay-yıldızlıları savunmada dörde bir yaklayan İsviçre’de Vonlanthen ceza alanına girmeden şutunu çekti, Volkan çeldi, dönen topa Hakan Yakın dokundu Volkan bir kez daha gole izin vermedi.

90+3′te Türkiye’nin ikinci golü geldi. Arda Turan’ın ceza sahasının hemen dışından çektiği şutta Valon Behrami’ye da çarpan top filelere gitti.

 

Giuly harekatı

igde cumartesi günü oynanacak OFTAŞ maçıyla şampiyonluğunu kutlamaya hazırlanan Galatasaray’da, yönetim yabancı transferi için çalışmalarını sürdürüyor. Sarı-kırmızılı kulübün gündemindeki son isim İtalya’nın Roma takımında forma giyen Ludovic Giuly… Roma’nın 32 yaşındaki futbolcuyu, 3 milyon euro civarında bir bonservis bedeliyle satış listesine koymaya hazırlandığı ve menajerlerin de onu, G.Saray’a önerdiği öğrenildi.

TECRÜBESİ YETER
Bunun üzerine Galatasaray yönetimi de yıldız oyuncuyu takip ettikleri oyuncular arasına aldı. Sezon bitene kadar transferle ilgili somut bir adım atmayı düşünmeyen sarı-kırmızılılar, OFTAŞ maçının hemen ardından Giuly için harekete geçmeyi planlıyor. Cimbom’un, Lyon’da başladığı futbol kariyerinde Monaco ile 2004′teki Şampiyonlar Ligi finalinde Porto karşısında kaptan olarak sahaya çıkan Giuly’yi tecrübesi nedeniyle tercih ettiği belirtiliyor.

YILLIĞI 1.8 MİLYON EURO
Geçtiğimiz sezon başında Barcelona’dan Roma’ya 4.5 milyon euro bonservis bedeliyle transfer edilen Fransız milli futbolcu yıllık brüt 1.8 milyon eurodan üç yıllık anlaşma imzalamıştı. Galatasaray yönetimi, Türkiye’de futbolculara İtalya’ya göre düşük vergi uygulanmasının avantajını kullanmayı ve yıldız futbolcuyla bu rakamın altında bir bedelle anlaşmayı hedefliyor. Bu sezon İtalya Ligi’nde 27 maçta forma giyip beş gol kaydeden Giuly’nin yerine genç bir futbolcu almayı planlayan Roma kulübünün, bu yüzden tecrübeli oyuncuyu satma kararını verdiği belirtiliyor.

İnternet Türkiye’de çok pahalı

Türkiye’nin satın alma gücü paritesine göre geniş bant internet ücreti en pahalı ikinci ülke olduğu belirlendi.Bilgi Teknolojileri ve Yenilikçilik Vakfı’nın (ITIF), değişik kaynak ve istatistikleri kullanarak hazırladığı ”2008 ITIF Geniş Bant Sıralama Raporu” yayımlandı.

30 OECD ülkesini kapsayan geniş bant raporuna göre, satın alma gücü paritesine göre dolar üzerinden aylık en pahalı ücret sıralamasında Meksika 18,41 ile ilk sırada bulunurken Türkiye 15,75 dolar ile ikinci sırada yer aldı. Çek Cumhuriyeti ise 9,70 dolar ile üçüncü sırada yer buldu.

Ücret sıralamasında 0,13 dolar ile Japonya en ucuz ülke olurken, bu ülkeyi 0,33 dolar ile Fransa ve 0,35 dolar ile İsveç onu takip etti. 30 ülkenin ortalaması yaklaşık 3,77 dolar düzeyinde gerçekleşti.Geniş bant internetin girdiği evler sayısında yüzde 93 ile Güney Kore ilk sırada bulunuyor. Bu ülkeyi yüzde 83 ile İzlanda ve yüzde 77 ile Hollanda takip ederken, Türkiye yüzde 23 ile Polonya ile birlikte 26. sırada bulunuyor.

Mbps üzerinden ortalama indirme (download) hızı sıralamasında da Japonya 63,6 ile birinci, Güney Kore 49,5 ile ikinci ve Finlandiya 21,7 ile üçüncü sırada bulunuyor. Türkiye ise 2,0 ile Çek Cumhuriyeti ile birlikte yine 26. sırada yer bulabildi. 30 ülke arasında Mbps olarak ortalama indirme oranı 9,2 seviyesinde bulunuyor.

”TÜRKİYE’NİN SERBESTLEŞME KARNESİ KIRIK”

Bilkent Üniversitesi öğretim görevlisi Doç. Dr. Mustafa Akgül, rapora ilişkin sorularını yanıtladı. İnternete ve bilgiye erişimin artık temel bir yurttaşlık hakkı haline geldiğini ve Anayasalara girdiğini belirten Akgül, ”Ülkemizde Evrensel Hizmet Fonu, serbestleşme ve e-dönüşüm konusunda çabalar var ama bunlar dağınık, koordinasyon ve irade eksikliği söz konusu” dedi.ADSL’de 5 milyon kullanıcı sayısının geçildiğini belirten Akgül, şöyle konuştu:

”Geniş bant internet erişiminde Kablo, Wimax ve başka alternatif teknolojilerin önü kapalı. Serbestleşme ve yeni teknolojilerin girişinde yeterli özen gösterilmiyor. Türkiye’nin serbestleşme karnesi kırık. Satılma paritesine göre, internet çok pahalı. Bugünlerde açılmaya başlanan KİEM - Kamu İnternet Erişim Merkezleri’nin, düşük gelirli yurttaşlarımıza internet kafelerle birlikte bu olanağı sunmasını bekliyoruz. Ülkemizin bilgi toplumu hedefini ciddiye alması, işin başında olanların daha katılımcı ve paylaşımcı olmasıyla mümkündür.”

YouTube yine yasaklandı

Video paylaşım sitesi YouTube’a erişim mahkeme kararı ile engellendi. Siteye erişimin Ankara 11. Sulh Ceza Mahkemesi’nin kararı gereğince engellendiği öğrenildi. Yetkililer, Atatürk’e hakaret içeren görüntüler dolayısıyla erişimin engellendiğini bildirdi. Paylaşım sitesi YouTube geçtiğimiz mart ayında da kapatılmıştı. 10 günden fazla süren bu kapatmaya aynı gerekçe gösterilmişti. 26 Mart’ta YouTube’dan yapılan açıklamada söz konusu görüntülü içeriğin yayından kaldırıldığı belirtilerek "İçeriğe ilişkin sorunları gidermek amacıyla yetkililerle işbirliğine hazırız"

Süren’in sözleri Fenerliler’i kızdıracak

Faruk Süren’den Fenerbahçe’yi kızdıracak sözler….

‘O kadar da önemli değil!’
Sarı-Kırmızılı kulübün eski başkanı Faruk Süren’den bomba gibi açıklamalar… Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finale kalması ile ilgili olarak, “O kadar da önemli bir şey değil. Henüz bizim 7 sene önce çıktığımız seviyeye geldiler” diyen Süren, “Düşünsenize, Arsenal çeyrek finale kaldı diye Londra’da bayram yapıyorlar! Biz UEFA Kupası’nı kazandık, henüz böyle bir kupayı kazanan başka Türk takımı yok. Onun için bunları abartmamak lazım” dedi.

‘İbre Adnan Polat’tan yana’
Seçim gündemini de değerlendiren Süren, şunları kaydetti: “Kongreye çok az bir süre var. Bu zaman içinde ekibimi kurmam güç. Ancak bir kaos olursa, bir mutabakat yönetimi oluşturulabilir ve ben de başında olabilirim. Özhan Canaydın helalleşti. Helalleşme vedanın ötesinde bir şeydir. Geri döneceğine inanmıyorum. Seçimde ibre Adnan Polat’tan yana görünüyor. Ama vizyonu olup olmadığını anlamak için, ekibini bilmem gerekiyor.”

Anlatamıyorum

Ağlasam sesimi duyar misiniz,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Göz yaşlarıma, ellerinizle?

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.

Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum

Orhan Veli Kanık

Ben

Ben

Mutluğum aslında
Tek başıma yaşasam da,
Beni anlayan olmasa da,
Tek bir dostum kalmasa da…

Yaşıyorum yetmez mi?
Seven kalbim sanki bir daha sevmez mi?
Bitmez mi gözlerimin nemi,
Çıktığım bu uzun belki de kısa yolculukta
Önce beni alıyorum yanıma sonra kendimi

Sevgilim terketsin,
Dostlarım da ona uyup gitsin,
Herkes sevip sevilsin,
İstemem arkamdan kimse gelmesin….

Çatışmalar sürüyor: 32 terörist öldürüldü

Genelkurmay Başkanlığı Hakkari’deki hain saldırının ardından bir açıklama daha yaptı:

"PKK terör örgütü mensuplarınca 21 Ekim 2007 günü Hakkari/Dağlıca’da gerçekleştirilen silahlı saldırı olayı, 23 No.lu Basın Açıklaması ile saat 14.05′den itibaren kamuoyuna duyurulmuş ve bölgede çatışmaların devam ettiği bildirilmiştir.

Çatışmalar sonucunda, saat 16.30 itibariyle etkisiz hale getirilen terorist sayısı 32′ye ulaşmıştır.

Vuku bulduğunda veya değişiklik olduğunda, gelişmeler kamuoyuna duyurulmaya devam edecektir."