Gergedanlar Hakkında
28 Mayıs 2008 Çarşamba Yorum yok »
28 Mayıs 2008 Çarşamba Yorum yok »
28 Mayıs 2008 Çarşamba Yorum yok »
28 Mayıs 2008 Çarşamba Yorum yok »
| Abdestin farzları dörttür:
1- Yüzü, bir defa yıkamak. 2- İki kolu, dirsekleri ile birlikte, bir defa yıkamak. 3- BaşIn dörtte birini mesh etmek ya’nî ıslak eli başa sürmek. 4- İki ayağı bir defa topuklarla birlikte yıkamak. Bu farzlardan birini yapmayanın abdesti sahîh ya’nî geçerli olmaz. Abdestin sünnetleri 1- Helâya girerken ve abdeste başlarken, Besmele çekmek. 2- Elleri, bilekleri ile beraber, üç defa yıkamak. 3- Ağzı, ayrı ayrı su ile, üç defa yıkamak. Buna mazmaza denir. 4- Burnu, ayrı ayrı su ile, üç defa yıkamak. Buna istinşak denir. 5- Kaşların, sakalın, bıyığın altındaki görünmeyen deriyi ıslatmak. Bunların üzerini yıkamak farzdır. Kıllar seyrek olup alttaki deri görünüyorsa, deriyi yıkamak, ya’nî ıslatmak farz olur. 6- Sakalı hilâllemek ve sarkan kısmını mesh etmek. 7- Dişleri oğmak, temizlemek. 8- Başın her tarafını bir defa mesh etmek. 9- İki kulağı, bir defa mesh etmek. Kulakla yanak arasını yıkamak farzdır. 10- Enseyi, üçer bitişik parmaklarla, bir defa mesh etmek. 11- El ve ayak parmaklarının arasını tahlîl etmektir. 12- Yıkanacak yerleri, üç defa yıkamak. Her birinde, uzvun her yeri ıslanmalıdır. Üç defa su dökmek değil, üç defa yıkamak sünnettir. 13- Yüzü yıkayacağı zaman, kalb ile niyet etmek. 14- Tertîp, ya’nî uzuvları sıra ile yıkamak. 15- Delk, ya’nî yıkanan yerleri oğmak. 16- Müvâlât, ya’nî her uzvu, birbiri arkasından yıkayıp ara vermemek. Bu sünnetleri yapmak sevâb olur. Yapmamak, tenzihen mekrûh olur. |
28 Mayıs 2008 Çarşamba Yorum yok »
İslâmın beş şartından dördüncüsü, mübârek Ramazan ayında, hergün oruç tutmaktır. Oruç, hicretten onsekiz ay sonra, Şa’bân ayının onuncu günü, Bedr gazâsından bir ay evvel farz oldu. Ramazan, yanmak demektir. Çünkü, bu ayda oruç tutan ve tevbe edenlerin günâhları yanar, yok olur. Ramazanda oruç tutmak akıl bâlig olan her müslümana farzdır.
Orucun farzları
1- Niyet etmek,
2- Niyeti ilk ve son vakitleri arasında yapmak,
3- Fecr-i sâdık, ya’nî tan yeri ağarmasından, güneşin batmasına kadar olan zaman [ya’nî şer’î gündüz] içinde, orucu bozan şeylerden sakınmaktır.
Ramazanın girişi
Hadîs-i Şerîfte, (Ayı görünce oruç tutunuz! Tekrar görünce, orucu bırakınız!) buyuruldu. Bu emre göre, Ramazan ayı, hilâlin [yeni ayın] görülmesi ile başlar. Hilâli görmeden önce yapılan hesâb ile, takvîm ile başlamak câiz olmaz.
Şa’bân ayının otuzuncu gecesi, güneş gurûb edince, hilâli aramak vâcib-i kifâyedir. Oruç, fecrin ağarmasından, güneş batıncaya kadar, yemeyi, içmeyi ve cimâ’ı terketmektir.
Orucun niyet vakti
Bir gün evvel güneş batmasından, oruç günü (Dahve-i kübrâ)ya kadar, Ramazan orucuna kalb ile niyet etmek de farzdır. Belli gün olan adak orucunun ve nâfile orucun niyet zamanı da böyledir.
Hergün ayrı niyet etmek lâzımdır. Ramazan orucuna niyet ederken, Ramazan demeyip, yalnız oruç demek veya nâfile oruç demek de câizdir. Dahve-i kübrâ vakti, oruç müddetinin ya’nî şer’î gündüz müddetinin yarısıdır ki, zevâl vaktinden öncedir.
Fecr, ya’nî imsâk vaktinden evvel niyet ederken, (Niyet ettim, yarın oruç tutmaya) denir. İmsâktan sonra niyet ederken, (bugün oruç tutmaya) denir. Ramazan-ı Şerîf orucu, her müslümana farz olduğu gibi, tutamıyanların kazâ etmeleri de farzdır. Kazâ ve keffâret orucuna ve mu’ayyen olmayan adak oruçlarına fecrden sonra niyet edilemez.
28 Mayıs 2008 Çarşamba Yorum yok »
Akıl ve baliğ olan yani erginlik çağına gelen her müslümanın hergün beş vakit namaz kılması farzdır. Bir namazın vakti gelince, bu namazı kılmaya başladığı vakit, kılması farz olur. Kılmadı ise, vaktin sonunda, yanî vaktin çıkmasına, abdest alıp namaza başlayacak kadar zaman kalınca, kılması farz olur.
Özrü yok iken kılmadan vakit çıkarsa, büyük günâh olur. Özrü olanın da, olmıyanın da, kazâ etmeleri farz olur. Yeni müslüman olana önce namazın şartlarını öğrenmek farz olur. Öğrendikten sonra, kılması da farz olur.
Beş vakit namaz, kırk rek’at eder. Bunlardan onyedi rek’ati farzdır. Üç rek’ati vâciptir. Yirmi rek’ati sünnettir. Şöyle ki:
Sabah namazı Dört rek’attir. Önce, iki rek’at sünneti, sonra iki rek’at de farzı kılınır. Bu sünnet, çok kuvvetlidir. Vâcip diyenler de vardır.
Öğle namazı On rek’attir. Önce, dört rek’at ilk sünneti, sonra dört rek’at farzı, farzdan sonra da iki rek’at son sünneti kılınır.
İkindi namazı Sekiz rek’attir. Önce, dört rek’at sünneti, sonra dört rek’at farzı kılınır.
Akşam namazı Beş rek’attir. Önce üç rek’at farzı, sonra iki rek’at sünneti kılınır.
Yatsı namazı Onüç rek’attir. Önce, dört rek’at sünnet, sonra dört rek’at farz, sonra iki rek’at son sünnet, bundan sonra üç rek’at, Vitir namazı kılınır.
İkindi ve yatsının ilk sünnetleri, “Gayr-i müekkede”dir. Bunların ikinci rek’atlerinde otururken, Ettehiyyâtü… den sonra, Allahümme salli alâ… sonra… Bârik alâ… sonuna kadar okunur. Ayağa kalkınca, üçüncü rek’atte, önce Besmele çekmeden, Sübhâneke… okunur, hâlbuki, öğle namazının ilk sünneti “Müekked”dir. Yanî, kuvvetle emrolunmuştur. Sevâbı daha çoktur. Bunda, birinci oturuşta, farzlarda olduğu gibi, yalnız Ettehiyyâtü okunup, sonra üçüncü rek’at için, hemen ayağa kalkılır. Kalkınca, önce Besmele çekip, doğruca Fâtiha okunur.
Birinci rek’at, namaza durunca, diğer rek’atler ayağa kalkınca başlar ve tekrar ayağa kalkıncaya kadar devam eder. Son rek’at ise, selâm verinciye kadar devam eder. İki rek’atten az namaz olmaz. Akşamın farzı ile vitirden başka, her namaz, çift rek’atlidir. İkinci secdeden sonra, çift rek’atlerde oturulur.
Herbir rek’atte namazın farzları, vâcipleri, sünne tleri, müfsidleri ve mekrûhları vardır.
28 Mayıs 2008 Çarşamba Yorum yok »
23 Nisan 1973′te İstanbul’da doğdu. Boğaziçi Üniversitesi Turizm ve Otelcilik bölümünde okurken Leman Dergisinde karikatür çalışmalarına başladı. İlk stand-up gösterisini Leman Kültür’de, 1995′in Ağustos ayında gerçekleştirdi. 1995 Aralık’tan itibaren de Beşiktaş Kültür Merkezi bünyesi altında gösterilerine devam etmektedir. 2001 yılı sonuna kadar toplam gösteri sayısı 1200′ün üzerinde olup, bunların hemen hepsi kapalı gişe oynayarak, kırılması güç bir rekorun da sahibi olmuştur. Türkiye’nin birçok ilinde sahnelediği gösterisini aynı zamanda Avrupa’nın önde gelen şehirlerinde ve de Amerika Birleşik Devletlerinde yine aynı başarı ile sahneye koymuştur.
Leman Dergisi’nde yayınlanan çalışmalarını "Karikatürler" isimli kitabında yayınladı. 1998 yılında Ömer Vargı’nın yönettiği "Herşey Çok Güzel Olacak" isimli sinema filminde Mazhar Alanson ile başrolü paylaştı. Bu filmi Türkiye ve Avrupa’da yaklaşık 1,800,000 kişi izledi. Reklam dünyasında da adından söz ettiren sanatçı , "Panasonic" reklamlarının radyo spotlarıyla iki yıl üst üste Kristal Elma ödülüne layık görüldü. Bu firmanın TV filmlerinin yanı sıra "Mavi Jeans" reklamlarında da oynamıştır. 2000 yılının Ocak ayından sonra gösterileri Star TV tarafından yayınlanmakta olup bunları "Gösteri" adlı kasette de Bay Müzik ile piyasaya sürmüştür. Askerlik görevini Temmuz 2001′de tamamlayan Cem Yılmaz, gösterilerine devam etmektedir. Özel bir şirket için hazırladığı reklamlar serisi ilgi görmüştür. Reklam ve gösteri çalışmalarına devam etmektedir.
28 Mayıs 2008 Çarşamba Yorum yok »
28 Mayıs 2008 Çarşamba Yorum yok »
11 Kasım 1981’de Diyarbakır’da doğdu.
Babasının işi nedeniyle 5 yaşına kadar Diyarbakır’da ikamet etti. Daha sonra ailesiyle birlikte Bursa’ya taşındı ve bu şehirde büyüdü.
O sıralar işletme eğitimi almayı planlayan oyuncunun tiyatro hayatı, annesi, teyzesi ve yengesinin yetenek sınavlarına başvuru formu almasıyla başladı. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Oyunculuk Bölümü’nü (2004) bitirdikten sonra, okuldan hocası Barış Erdenk’in desteğiyle İstanbul’a gitti.
Sadri Alışık Tiyatrosu’nda sergilenen “Ağır Roman” adlı eserde başarılı bir oyunculuk çıkarttı. O senenin sonunda Yılmaz Erdoğan’ın da yer aldığı BKM Grubu’na dahil oldu ve Organize İşler‘de küçük bir rolde oynama fırsatı buldu. Anadolu Kaplanı, En Son Babalar Duyar adlı Tv dizilerinde ve Doğtaş reklamlarında rol aldı.
“Sizinkiler Dünya Kaç Bucak” adlı çocuk oyununda oynadı ve bu oyunla Türkiye turnesine çıktı. BKM’nin yanında “Mutfak” adlı ufak bir sahnesi olan bir mekanda stand-up gösterileri de yapan yetenekli oyuncu, asıl şöhretini Avrupa Yakası’ndaki Tanrıverdi rolüyle yakaladı.
Daha sonra yer aldığı İşTcell reklamlarıyla da büyük beğeni topladı. Mimikleri ve hareketleri çok beğenilen Apak, Gazanfer Özcan - Gönül Ülkü Tiyatrosu’nda da “Öp Babanın Elini” adlı oyunda “Emrecan” rolünde oynamaktadır.
Koyu Beşiktaş taraftarı olan Apak, kendi yazıp bestelediği “Aşkınla Yandım” şarkısıyla birçok rock müzik dinleyicisinin listesine girmeyi başardı.