Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

HAİN İSRAİL’E DİKKAT!

(0 Oy, 5 üzerinden 0 puan )
Loading ... Oyunuz Gönderiliyor ...
İhbar Et Etiketler : siyaset toplum din islam hukuk akp mhp chp eğitim
İşte Kuzey Irak’ta oluşturulan Kürt Devleti, İsrail’e müttefik oluşturmaktadır. Zaten cetvelle çizilen bölge şimdi de etnik, dini ve mezhepsel yapılara göre parçalanarak İsrail’in varoluş stratejisine göre tekrar düzenlenecektir. Su ve tarım havzası bakımından fakir olan bölgeyi besleyecek su kaynakları olan, verimli tarım havzaları lazım. Bu nedenle Güneydoğumuzda gelişen ve değişen olgulara dikkat etmek zorundayız.

Biyolojik ırkçılık israil ve kürtler elele

NOT:Burada Bir şeyi belirtmek istiyorum israil ve yahudiler kürtleri kullanarak türkiyenin doğu ve güneydoğusuna sahip olma emelindeler ve şimdilerde bir kürt yahudisi modası çıktı bunun altında yatan neden bak biz yahudiyiz oralar bizimdir bu çok sinsi bir oyundur.İşte Deliller.
Türkiye Cumhuriyeti kurumlarını yönetiminde bulunanlar ve Ortadoğu’da ABD-İsrail işgalini kitle desteği örgütleyen ABD-İngiliz-Alman vakıflarının para desteğiyle ülkemizi kimlik tartışmalarına çeken ’sivil’ şebeke ne denli ayırdında bilinmez ama İsrail devleti Irak’ta yandaşlarıyla akrabalığını ilan etti bile.
Yahudi-Kürt Dostluk Ligi adıyla kurulan örgüt bu işi o kerteye vardırdı ki, Yahudilerle Kürtler arasındaki DNA bağlarının bulunduğunu bile yaymaya başladılar.*
Türkiye’dekiler de anlasınlar ki, boşuna yayınlanmadı Yahudi Kürtler kitapları, boşuna yayınlanmadı ‘Sabetay’ kitapları! Boşuna değildir, eyaletleşme ya da Kamu Yönetimi adı altında ‘yerel yönetim’ federasyonları kurulması!

 
İSRAİL’E DİKKAT
İsrail 1948 yılından beri atıl durumdaki Musul-Hayfa petrol boru hattı projesini yeniden hayata geçirmek için girişimlerini başlattı. Sorun şu ki, petrol boru hattının bir bölümü Suriye topraklarından geçiyor. Anlayacağınız üzere bu nedenle Suriye’nin de özgürleştirilmesi gerekiyor. Bütün bunların olabilirliği uluslararası kamuoyunun ve bölgedeki siyasi aktörlerin vereceği tepkiye bağlı.
Şimdi gelelim işin daha ilginç bir boyutuna. Emniyet güçleri 21 Mart tarihinde Hatay’dan Şırnak’a gizlice geçirilmek istenen 11.000 adet Tevrat’ı ele geçirdi. Aynı şekilde Emniyet güçleri tarafından 15 Mart tarihinde de çok sayıda Tevrat’ın Silopi üzerinden Irak’a geçirilmek istenirken ele geçirildiği bildirildi. Yaron Malul ve Daniel Sadduci isimli MOSSAD ajanı oldukları iddia edilen iki şahıs, Tevratların Kuzey Irak’a geçirilmesi işini yürütüyorlar. Şimdi sıkı durun, Türkiye’deki derin değil sığ devleti bir kenara koyalım, bakalım İsrail derin devleti nasıl çalışıyor, ulusal çıkarları için nasıl politikalar üretiyor. İsrail öteden beri Irak konusu ve Irak’lı Kürtler ile çok ilgili. İsrail devleti Irak’ta çok sayıda Yahudi Kürt (?) yaşadığını ve bunların yeniden yapılanan Irak’ın siyasi yönetiminde güçlü bir şekilde söz alması gerektiğini söylüyor. Merkezi Amerika’da bulunan İsrail-Kürt Dostluk Derneği’ne (http://www.israel-kurd.org) göre İsrail’de 150.000 kadar Yahudi Kürt yaşıyor. İsrail derin devleti bu tezini bilimsel olarak da desteklemeye çalışıyor. Genetic between Kurds and Jews (Kürtler ve yahudiler arasındaki genetik bağlar) isimli makalede Yahudilere en yakın kan bağının Kürtlere ait olduğu, Kürtler ve Yahudilerin aynı ortak babadan meydana geldikleri belirtiliyor. Bu makaleler Amerika’nın en saygın bilimsel dergilerinde yer alıyor ve dünya basınında da geniş yer buluyor.
Yahudi lobileri, bilim adamları, siyasetçileri bilinçli politikalar ile Kuzey Irak’ta bir Yahudi ulusu oluşturmaya çalışıyorlar ve bunun üzerinden bölge ile ilgili talepler geliştiriyorlar. Baskın tek merkezden yönetilen bu bilinçli politika nasıl da saat gibi işliyor. 2 Şubat 2003′te, pazar günü, Amerikan Hükümeti’nin sesi Washington Post gazetesinde Loolwa Khazzoom isimli Amerikan Yahudisi bir hanım kızımızın yazısı yayınlanır.(http://www.washingtonpost.com/ac2/wp-dyn/A8824-2003Jan31? language=printer) Bu yazıda aynen şöyle demektedir: ‘Hiçbir zaman Irak’ta bulunmadım, fakat Irak dialektiği ile şarkı söylüyor, dua ediyorum. Yahudi bayramlarında Irak geleneklerini takip ediyorum. Yahudiler söz konusu olduğunda Polonya’yı, Almanya’yı düşünüyorlar, ama ilk Yahudiler bu gün Irak toprağı olarak kabul ettiğimiz Mezopotamya’dan geldiler. Atalarım 1950′ye kadar 2500 yıl boyunca bölgede yaşadılar, daha sonra modern Irak hükümeti yahudileri göçe zorladı…’ Loolwa’nın derdini siz de anladınız değil mi? ..Tevrat’ta İsrail için vaadedilmiş toprakların şu anda İsrail devleti’nin konuşlandığı topraklar olmadığını, Fırat ve Dicle’nin suladığı bereketli Mezopotamya havzasının olduğunu da belirtmek istiyorum.

İsrail’in Kürt devletine bakışı

İsrailli emekli büyükelçi, Irak’ın parçalanması halinde şu muhtemel senaryolara dikkat çekiyor:

‘‘Bir senaryo, kuzeydeki varlığın İsrail’e dost olmasıdır. Kürtlerin 1960’larda İsrail ile ilişkilerini unutmamak gerekir. Irak’ın ortası ve güneyi ise İsrail’e karşı hasmane bir tutuma gireceklerdir.

Batı, bu durumda Irak’ın kuzeyine, ülkenin diğer bölgelerine kıyasla çok daha yakın duracaktır. Bu noktada, Avrupa’daki Kürtçü faaliyetlerin düzeyi dikkate alınmalıdır. Bu faaliyetler, Avrupa’nın Kuzey Irak’la ilişkisini kuvvetlendirecektir.

Sonuçta Irak’ın dağıldığı bir senaryoda, kuzeyde şekillenecek kimliğe yardımcı olacak uluslararası güçler çıkacaktır.’’

 
 
   
 
 
Şimdi Arapların karşısına yeni bir ikili çıkıyor: İsrail ve Kürtler…
Kuzey Irak bölgesinde yaşayan kürtler, artık özerk bir yapıya ulaşmak üzere. Muhtemelen yaptırım gücü kalmayan Irak’tan bağımsızlığını alacak ve müstakil bir devlet olacaktır. Bu oluşumun ABD ve İsrail tarafından da destekleniyor olması, olayın ciddiyetini iyice arttırmaktadır. Üstelik kuzey ırak kürtlerinin bir kısmının yahudi olması bu çabaların sonuçlanmasına büyük katkı sağlayacaktır.
(Son günlerdeki Türkiye-İsrail gerginliğinin temeli budur)

Bu oluşumlar sonucunda:
1. Arap ülkeleri pasifize edilmiş, petrol kaynakları ABD nin güdümüne alınmış,
2. İsrail için ‘Büyük İsrail devleti’ hayali gerçekleşmeye başlamış (İsrail’in kuzey ırakta büyük miktarlarda toprak aldığı, Cumhurbaşkanlarının bütün dünya yahudilerini İsrailde yaşamaya davet ettiği hemen hatırlanabilir)
3. Kürtler için ‘Bağımsız Büyük Kürdistan’ hayali nihayet hayata geçmiş olacaktır.

Kürtler’e İsrailli komutan

KUZEY Irak’taki silahlı Kürt grupları İsrailli komutanlar eğitiyor. Geçtiğimiz hafta bir grup İsrailli milletvekili Kuzey Irak’a gidip bu komutanlar ve Kürt yetkililerle görüştü. İsrail, Türkiye sınırına dinleme üsleri kuruyor.

Kuzey Irak’taki silahlı Kürt grupların İsrailli askeri uzmanlar tarafından eğitildiği bildirildi. Bazı Kürt kaynaklar, Kuzey Irak’ın batısındaki Dohuk kenti yakınlarında eğitim gören Peşmergeler’in tamamen İsrailli ve Amerikalı komutanlar tarafından özel olarak yetiştirildiklerini vurguladı. Avustralya’da yayın yapan Herald Sun gazetesi de Peşmergeler’in İsrailli komutanlar tarafından eğitildiğini yazdı. Peşmergeler’in öldürme, dağda savaş, paraşütler inişler ve savaş teknikleri üzerine eğitildiğini belirten Herald Sun, İsrailli komutanların Irak savaşı öncesi Kuzey Irak’a girdiklerini açıkladı. Adının açıklanmasını istemeyen Kürt kaynaklar, İsrail Parlamentosu Knesset’ten bir grup milletvekilinin geçtiğimiz hafta gizlice Kuzey Irak’a giderek İsrailli komutanlar ve bazı Kürt yetkililerle biraraya geldiğini bildirdiler. Heyetin içinde Erbilli ve Kürt asıllı iki milletvekili de bulunuyordu. Kaynaklar, İsrailli komutanlar tarafından eğitilen bu özel birliğin oluşturulacak Irak ordusundan önemli bir konumunun olacağı ve Irak-Türkiye hududunu korumakla görevlendirilecekleri ifade edildi. Öte yandan, İsrailli bazı uzmanların Türkiye ve Kuzey Irak arasındaki sınırı hassas bazı aletlerle incelemeye aldıkları, dinleme istasyonları kurdukları vurgulandı. Bu arada Irak’ın Bağdat Müzesi’nden çalınan tarihi eserlerin İsrail’in bir- çok şehrinde satıldığı ortaya çıktı.

Dr. Nihat Ali Özcan/İsrail üzerindeki yoğunluğu azaltmak istiyor

İsrail’in Kuzey Irak üzerindeki planları sürüyor ancak ciddi anlamda boyut değiştirdi. İsrail’in bu konuda Amerika yönetimi üzerinde entellektüel bir etkisi var. 20 yıl öncesi gibi düşünülemez. İsrail’in toprak anlamında stratejik bir derinliği yok. Bunun için Arap kuşağında, Arapların Araplarla ya da Arap olmayanlarla bir çatışmaya sürüklenmesini istiyor. Böylece kendi üzerindeki yoğunluğu azaltmış olacak. Ayrıca bölgede Irak her zaman İsrail için en büyük tehdit olmuştur. Burada kurulacak ‘Kürt devleti’ ile Irak tehdidini ortadan kaldırmak istiyor. *Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi Ortadoğu Masası Şefi.

………….

Yaşar İmamoğlu Irak Milli Türkmen Cephesi’nin kurucusu ve ileri gelenlerinden biri.

–İsrail’in Irak’ta ve Kürtler üzerinde etkisi ne kadar?

Büyük etkisi var. Kürt gruplarla, özellikle Barzani ile dirsek teması içinde. Açıktan yok, açıktan olursa Irak halkı büyük tepki gösterir ama Amerika’nın arkasına gizlenerek orada yapacağını yapıyor. Sami Abdurrahman bugün KDP’de ikinci adamdır, Irak’ta bakanlık da yapmıştır. Bu kişi Mossad eğitiminden geçmiş ve İsrail’in desteklediği biridir. Şimdi Irak Ulusal Kongresi’nin aldığı karara göre Irak ordusu en fazla 100 bin kişilik olacak, bunu İsrail böyle istiyor. İkinci olarak da Irak, İsrail’i tanıyacak. Amerika’nın oradaki varlığı zaten İsrail’e hizmeti ifa ediyor.

İSRAİL ESKİ DIŞİŞLERİ MÜSTEŞARI ALON LİEL:

‘Kürt devleti kurulabilir’

Eski İsrail Dışişleri Müsteşarı Alon Liel, Türkiye’de de görev yapmış, Türkiye’yi yakından izleyen bir dış politika uzmanı. Geçtiğimiz hafta sonu Antalya’da yapılan ‘Yarını Arayışlar’ toplantısına konuşmacı olarak katılan Liel, halen resmi görevi bulunmasa da İsrail politikalarına hâkimiyetiyle biliniyor. Liel, parçalanma halinde Kürt devleti kuruluşunun İsrail çıkarlarına aykırı olmadığını, ancak Türkiye’nin itirazına önem ve değer verdikleri için şu anda destek olmadıklarını söylüyor. İsrailli uzman, bu ihtimalin gerçekleşmesi durumunda ABD ve AB tarafından destek bulabileceğini, Türkiye’nin de karşı çıkmak yerine sıcak karşılamasının çıkarlarına daha uygun olduğunu öne sürüyor.

Irak’ın parçalanması durumunda, kuzeyde bir Kürt devleti kurulması ihtimali de İsrail’in çıkarlarına aykırı değil. Ama Türkiye böyle bir şey istemiyor. Türkiye’ye rağmen Kürt devletine destek vermek, teşvik etmek İsrail açısından çılgınlık olur. Bu yüzden umuyorum ki İsrail’de Türkiye’den habersiz bu işe kalkışan kimse yoktur. Çünkü Türkiye ile ilişkilerimize çok önem veriyoruz, bozmak istemiyoruz.’

Liel’in sözlerinde Ankara’daki endişeyi artıracak bir ifade var: “Umuyorum ki İsrail’de Türkiye’den habersiz bu işe kalkışan kimse yoktur.” Liel’den bu ifadeyle ne demek istediğini soruyorum. İşte yanıtı:

‘İsrail devletinin Kürt liderliğiyle resmi bir ilişkisi olduğunu sanmıyorum. Diplomatik ilişkimiz olmayan liderliklerle Başbakan ya da Dışişleri Bakanı ilişki kuramaz. Ancak basında MOSSAD (İsrail gizli servisi) elemanlarının orada olduğuna dair haberler var. Eğer onlar bu işin içindeyse, onlar da büyük hata yapıyorlar demektir. Eğer İsrail’de birileri Türkiye’nin bilgisi dışında Kuzey Irak’taki Kürt liderlerle işbirliği içindeyse, bu İsrail adına çok aptalca bir hata olur. Bu tür bir şeyin olmadığını umuyorum.’(…)

Yine de Ankara’nın Irak Kürtleriyle ilişkileri konusunda İsrail’den bir açıklama bekleme hakkı var.’

24.2.2004/MURATYETKİN/RADİKAL

“Biz istiyoruz ama”

Dr. Alon Liel, 1999-2000 yıllarındaki İşçi Partisi hükümeti döneminde Dışişleri Bakanlığı Müsteşarlığı’na kadar yükselmiş bir diplomat. Aşırı muhafazakar Şaron hükümeti kurulunca Dışişleri’nden emekliye ayrılan Büyükelçi Liel, halen özel sektöre danışmanlık yapıyor. Liel, mülakatta Irak’ın parçalanmasını yüzde 50, hatta ‘yüzde 50 üstü’ bir olasılık görüyor(…)

 
Zaten Israil basini her firsatta, Akdeniz’den Firat’a kadar olan bölgenin, yani Irak, Kuveyt, Ürdün ve Lübnan’in Yahudi topragi oldugunu öne sürüyor… ‘Nil’den Firat’a kadar Büyük Israil’ projesi, Israil’in temel stratejisidir ve bunu bayraklarinda da sembolize etmislerdir…

Bölgede nüfus dengesini degistirerek bir Kürt devleti olusturma planini ABD, Ingiltere ve Israil’in birlikte sürdürdügü anlasiliyor… Türkiye’yi yönetenler, Türk kamuoyunu oyalayarak, Büyük Israil’in kurulmasi için hazirlanan zemine yardimci oluyorsa ki GAP cografyasinda devlet tarim alanlarinin Israilli yatirimcilara verilmesi planlarindan anlasilan odur;

İsrail, gözünü Kuzey Irak’a dikmiş durumda…

Türk Askeri istihbarat birimlerinin raporuna göre, Kuzey Irak’taki toprakların İsrail tarafından satın alındığı belirtildi. Rapor, Dıişleri Bakanı Abdullah Gül tarafından da teyit edildi. Bakanlık bürokratları inceleme yapıyor. Rapora göre; İsrail, ağırlıklı olarak Kürtler’den toprak alıyor. Katar ve Kuveyt’de Irak’ın daha güneyinde aynı yöntemi kullanıyor. İstihbarat birimlerinin üzerinde durduğu asıl konu İsrail’in Kuzey Irak’ın ana petrol bölgesi Musul’da 500 ile bin dönümlük arazileri parseller halinde satın alması…
Akşam gazetesinde yayınlanan bu haber büyük bir tehlikenin sinyali…Zira İsrail’in kuruluşunu ve 1948 yıllarını hatırlarsak…

……………..

Oysa Amerika kadar İsrail de işin içinde. Amerika’daki güçlü Yahudi varlığı düşünülürse burada yapılacak yeni oluşumların ne anlama geldiği daha iyi anlaşılır. Herşeyden önce ‘Müslüman Arap Denizi’nde İsrail tek başına ve yalnız kalmak istemiyor; en büyük tehditkârı Irak’ı bir an önce egale etmek istiyor. Bu mücadele sıradan bir rakibi ringin dışına atmaktan çok, İsrail’in eskiden beri bölge üzerinde var olan hayallerine dayanıyor. Böylece Nil’den Fırat’a uzanan ‘Büyük Yahudi Krallığı’ hülyası, İsrail’in direkt olarak Kuzey Irak’taki hesaplarına yansıyor.
Tevrat’ta (Tekvin 16/12) “Hz. Musa’ya ‘Nil nehrinden, Fırat ırmağına kadar bu diyarı senin zürriyetine verdim” denilerek, bölge Doğu Anadolu ile birlikte kutsal Yahudi yurdu ‘Siyon’un sınırları içerisinde gösteriliyor. Bu mistik ibare İsrail’in doğal refleksine dönüştü. Kuzey Irak üzerinde doğal bir müdahale hakkını kendisinde gördü. İsrail uzun süreden beri Barzani ailesinin denetiminde bir ‘Kürt Devleti’ni istiyor. Yalnız istemekle de kalmıyor, Irak’ın kuzeyinde aktif roller alıyor, birtakım plan ve projelerini hayata geçiriyor.

Kürt—İsrail ilişkisi

1897’de toplanan Dünya I. Siyonist Kongresi’nde Yahudiler’e ‘Nil’den Fırat’a İsrail Devleti’ hedefini işaret eden modern siyonizmin babası Theodor Herzl, siyasi Kürtçülerle de ilk temas kuran Yahudi liderdi. Herzl bu durumu hatıralarında açıkça dile getiriyor. Abdullah Cevdet ile bağlantıya geçen Herzl’in bu girişiminden sonra Kuzey Irak’a Yahudilerin ilgisi artmıştı. Bu bağlamda en önemli temasları İsrail Devleti kurulunca MOSSAD’ın ilk başkanı olacak olan Reuven Zoslanski yapacaktı. O zamanlarda Yahudi istihbarat örgütü başkanı olan Zoslanski Filistin’de kurulacak Yahudi Devleti için ‘Shiloah’ (vazifeli) kod adıyla Ortadoğuda çeşitli milletler nezdinde zemin hazırlıyordu. İsrailli yazar Hogai Eshed ‘Tek Adamlık MOSSAD: İsrail İstihbaratının Babası’ isimli makalesinde, Irak’ta üç yıl kalan Shiloah’ın Yuhudi—Kürt siyasi işbirliğinin temellerini attığını yazar. Yahudi istihbaratı bu dönemde özellikle Kürt hareketinin Avrupa Temsilcisi olan Kamuran Ali Bedirhan (Beyrut’ta uzun süre yaşadı. Kürtçü şair ve yazar olarak bilinir) ile ciddi işbirliği içine girer. Bedirhan 1948’de bağımsız olan İsrail yönetimi ile temas kurarak İsrail Dışişleri Bakanlığı Ortadoğu İşleri Bölümüne sunduğu bir raporda Suriye ve Lübnan’ın İsrail’e karşı etkisiz kalması için buradaki azınlıkların isyana teşvik edilmesinin şart olduğunu ileri sürmüştü. Bedirhan ayrıca raporunda, Dürziler, Maruniler ve Kürtlerin İsrail’in tabii müttefiki olduğunu belirtir ve ‘Kürt milli mücadelesi’ için Yahudilerden yardım ister. Ian Black—Benny Morris’in ‘Israel’s Secret Wars: A History of Israel’s Intelligence Services’ isimli eserinde İsrail yönetiminin Kamuran Ali Bedirhan aracılığı ile 1961’den beri Kuzey Irak’ta isyan etmiş olan Kürt isyancılarla 1963’te yeni bir irtibat kurarak onları yönetmeye, yönlendirmeye başladığı belirtiliyor.

Araştırmacı Aytunç Altundal’a göre İsrail’in Kuzey Irak ile olan ilişkilerini Kürdistanlı Yahudiler sağlıyor. İsrail’in Kuzey Irak’ta oluşturulması düşünülen devletin, demokrasisi ve anayasası üzerinde çalıştığını belirten Altundal; “İsrail ile ilişkiyi Barzani’nin yanında bulunan Sami Abdurrahman sağlıyor. Barzanilerin Amerika ile CIA bağlantısı yine İsrail aracılığı ile sağlanıyor. Öte yandan İsrail Ortadoğu’da yalnız kalmak istemiyor, stratejik olarak kendisine yakın Kuzey Irak’ta devletin desteğini almak istiyor. Bir de petrol menfaati var. Yani hem güvenlik hem de akçe sözkonusu” diyor.

 
 
   

 

 
Biraz çeşitleme yapalım:

*Yahudiler İsrail’e göçmeden önce Kuzey Irak ve Güneydoğu Anadolu’da yaşadılar. Bu heyecan verici araştırma gösteriyor ki, Kürtler ve Yahudilerin birkaç bin yıl önce aynı atalara sahip olma ihtimali var. Umuyoruz ki bu araştırma Kürtleri ve Yahudileri birbirlerinin kültürlerini araştırma-keşfetme ve son zamanlarda Kuzey Irak’ta gördüğümüz gibi Kürt-Yahudi arkadaşlığını sürdürme konusunda cesaretlendirecektir.
* Irak Kürtlerinin İsrail’e karşı özel bir sevgisi var. Umut edelim bu arkadaşlık yenilenecek ve kuvvetlendirilecek.
* Şu an İsrail’de 100 bin Kürt Yahudisi var ki, yüzde 95′i oraya 1950-51′de Kuzey Irak’tan gelmiştir. Bunlar son zamanlarda Türkiye’yi sık sık ziyaret etmektedirler, çünkü Kürdistan’ı görmek için başka yol yok.
* 1999′da C. Brinkmann tarafından yapılan araştırmaya göre, CMH Irak Kürtleri arasında çok yaygın.. (CMH; Cohen Modal Haplotype, 2000 yıl önce yaşayan Yahudi rahiplerinin genetik kodu sayılıyor.)

Kuzey Irak’ta kurulacak ve doğal olarak bütün komşularıyla problemli bağımsız bir Kürt devleti İsrail’in en önemli sıçrama taşı haline gelecektir.
İsrail ve Amerikalı Yahudiler Irak ve Türkiye’deki Kürt sorunuyla çok yakından ilgililer. Bunun bir nedeni Kuzey Irak’ta yaşayan ve büyük bir bölümü İsrail’e göç etmiş bulunan Kürt Yahudileri. İsrail Kuzey Irak’ta oluşacak bir devlet içinde Kürt Yahudilerinin haklarını garanti etmek ve onlara ağırlık kazandırmak için çalışıyor. Diğer taraftan Yahudi kamuoyunu Kürtler lehinde etkilemek için Kürtlerin Yahudi ırkıyla akrabalığına dair iddialar ortaya atılıyor.Anlaşılan o ki İsrailliler Kürtlerin yaşadığı bölgeye 723 (MÖ) yılında sürgüne gönderilen Yahudi kabilelerinden geldiklerine inandıkları Yahudi Kürtler üzerinden Kuzey Irak’ta kendisine bir nüfuz alanı açmak arzusunda. Önemli bir kısmı 1950′lerden itibaren İsrail’e göç etmiş durumda bulunan Yahudi Kürtler İsrail içinde örgütlüler ve Yahudi toplumuna tam olarak uyum sağlamış durumdalar. Halen İsrail’de 150,000 civarında Kürt kökenli yahudi bulunuyor.

Kevin Brook’un internetteki yazısında bildirdiği araştırmalar oldukça ilginç. 2001 yılında İsrailli, Alman ve Hintli bilim adamları tarafından gerçekleştirilen bu araştırmalar için yahudi ve müslüman Kürtler, Filistinli Araplar, Seferdi Yahudiler, Eşkenazi Yahudiler, İsrail’in güneyindeki bedevilerden toplam 526 Y-kromozomu örneği toplanmış. Daha sonra buna aralarında Rus, Beyaz Rus, Polonyalı, Berberi, Portekizli, İspanyol, Arap, Ermeni ve Türk deneklerin de yeraldığı 12 halktan 1321 örnek dahil edilmiş. Araştırma sonuçları Seferdi Yahudileriyle Kürtler arasında babadan geçen genetik akrabalık tespit ediyor (3) . Brook’un buradan varmak istediği sonuç akademik sınırların biraz dışında tabii: ‘Bu heyecan verici araştırmalar gösteriyor ki Kürtler ve Yahudiler binlerce yıl öncesinde ortak babadan geliyorlar. Bu durum ümitederiz ki Kürtleri ve Yahudileri birbirlerinin kültürlerini öğrenmeye ve Kuzey Irak’ta son yıllarda sahip oldukları dostluk ilişkilerini sürdürmeye teşvik eder

 
Diğer taraftan Amerika’da ve İsrail’de Kürt sorunuyla ilgilenen teşkilatlar son yıllarda coğalmaya başladı. Bunlardan biri olan Israeli Kurdish Friendship League’in websayfası tarafından verilen bilgiye göre, bugün İsrail’de 150,000 yahudi Kürt yaşamakta

İsrail’in niyeti, Kuzey Irak’ta temeli atılan bir Kürt Devleti aracılığı ile önce baş belası olarak gördüğü Irak’ı ardından da arz-ı mev’ud projesinin önünde engel olarak gördüğü İran ve Suriye’yi parçalamak istemektedir.

İsrail, Irak, Suriye ve İran’ı parçalamak için Türkiye’den işbirliği istemektedir. Ancak bu projelerini gerçekleştiren İsrail ardından, Fırat Dicle nehirleri arasında yer alan Türk topraklarını Türkiye’den istemeye gelecektir. Gerekçe malum; Fırat Dicle nehirleri arasında yer alan toprakları Tanrı Yehova’nın kendilerine vaad ettiklerine inandıkları için. İsrail’in Ortadoğu’da bir Kürt Devleti’ni istemesinin sebebi kısa dönemde güvenlik alanını garantiye almaksa da uzun dönemde doğal yaşam alanı olarak gördüğü arz-ı mev’ud’u ele geçirmektir.

Peki ama İsrail, Kürt Devleti’nin kendi kontrolünde olacağından bu denli nasıl emin olmaktadır? İşte bu sorunun cevabını verebilmek için dünya ve Türk kamuoyunun pek bilmediği ‘Kürt Yahudileri’ni hesaba katmak gerekmektedir. Amerika, İngiltere ve İsrail, Kuzey Irak’ta bir Kürt Devlet’i kurmak için uğraş verirken dikkat çekici bir biçimde ‘Kürt Yahudileri’ öne çıkarmaktadır.

Kuzey Irak’ta oluşumun merkezine ‘Kürt Yahudiler’ çoktan yerleştirilmiş durumdadır. Örneğin Barzani ailesinin ‘Kürt Yahudiler’le akraba olması ve CIA adına çalışan Saddam’ın son operasyonu esnasında Kuzey Irak’tan Amerika’ya kaçırılan beş bin peşmergenin hemen hepsinin ‘Kürt Yahudiler’inden olması kesinlikle bir rastlantı değildir. Biz burada Utah Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü’nde Doktora yapmakta olan Hasan Kösebalaban’ın konuya dair ‘Irak Üzerindeki İsrail Planları ve Türkiye’(1) başlıklı araştırmasını özetleyeceğiz: ‘İsrail ve Amerikalı yahudiler Irak ve Türkiye’deki Kürt sorunuyla çok yakından ilgililer. Bunun bir nedeni Kuzey Irak’ta yaşayan ve büyük bir bölümü İsrail’e göç etmiş bulunan Kürt Yahudileri. İsrail Kuzey Irak’ta oluşacak bir devlet içinde Kürt Yahudilerinin haklarını garanti etmek ve

onlara ağırlık kazandırmak için çalışıyor. Diğer taraftan Yahudi kamuoyunu Kürtler lehinde etkilemek için Kürtlerin Yahudi ırkıyla akrabalığına dair iddialar ortaya atılıyor. Anlaşılan o ki İsrailliler Kürtlerin yaşadığı bölgeye 723 (MÖ) yılında sürgüne gönderilen Yahudi kabilelerinden geldiklerine inandıkları Yahudi Kürtler üzerinden Kuzey Irak’ta kendisine bir nüfuz alanı açmak arzusunda.

NOT:www.israel-kurd.org adlı siteye ulaşılamıyor

 
 
 
İSRAİL KAFATASÇILIK YAPIYOR

Irkçı genetik araştırmalar siyasetin köpeği: Kürtler ve Yahudiler akrabaymış! ?

Şimdi de, Kürtler binlerce yıllık komşularından tecrit edilmekte, böylece sırf İsrail şahinliğinin koynuna girmeye zorlanmaktadırlar. Bu tasarının sayısız kanıtları var da; biz şimdilik biriyle yetinelim: ‘Kürtlerle Yahudiler Arasındaki Genetik Bağlar’ başlığını taşıyan Kevin Alan Brook imzalı bir makale.. Güya bilimsel bir çalışmanın verileri yansıtılıyor ve bizi bir yaşımıza daha bastırıyor:
‘2001 yılında, İsrailli, Alman ve Hintli bilginlerden oluşan bir ekip, yeryüzündeki Yahudilerin Kürtler ile yakın akraba olduğunu ortaya çıkardılar… Kürtler Yahudilere, kendileri gibi Sami dil konuşan Araplardan veya test edilen diğer topluluklardan daha yakın akraba…. idiler… Kürt Yahudileri, Kürt Müslümanları, Filistin Arapları, Sefarad Yahudileri, Aşkenaz Yahudileri ve Güney İsrail bedevilerinden 526 kişiyi seçtiler ve genetik verilerini 12 topluluktan oluşan 1321 kişide denediler.. Bu 12 topluluk; Ruslar, Beyaz Ruslar, Polonyalılar, Berberiler, Portekizliler, İspanyollar, Araplar, Ermeniler ve Anadolu Türkleri’dir….’
Öyle sonuçlar çıkarıyorlar ki, her biri İsrail şahinliği için adeta stratejik lokum!
‘Meğer ki Yahudiler ile Kürtler kardeş imiş’ dedirtmek istiyorlar.
Ayrıca Yahudilere Kürtlerden sonra en yakın kavim de Ermeniler imiş. Sıkı duralım:
Türkler bile ırk olarak Yahudilere Araplardan daha yakınmış.. Ancak asıl vurgu Kürt-Yahudi bağları üzerine. Ne var ki, her şahinlik gibi bu da kendi aklını boğacak kadar oburlaştığı için, böyle oyunların ters tepebileceğini göremiyor. Sözgelimi bu vurgunun; çoğunluğu Sünni (Şafii) Anadolu Kürtleri ile ilgili olarak İsrail şahinliğince beslenen hülyaların köküne kibrit suyu ekebileceğini hesap etmiyorlar.

İyi biliyorum ki, bir açıdan ‘yirmi birinci yüzyıl kafatasçılığı’ da diyebileceğimiz gen araştırmaları alanında en ileri ülkelerden biri İsrail’dir.. (Bazı Alman araştırmacılara göre İsrail’de, belirli genleri hedef alıp taşıyanlarını öldürebilecek silah çalışması bile yapılıyor.) Böyle incelemelerle elde edilen verilerin şahince amaçlar doğrultusunda kullanılması ve fitneye yol açması ise gerçek olup olmadıklarından ayrı bir husustur. Veriler tamamen uydurma veya yüzde yüz gerçek olabilirler; her iki durumda da şahince hedefler için istismar edilebilirler. Böyle bir istismar ise, İsrail’in sadece öngördüğü güvenlik (!) ve çıkar alanları için değil, -dün de değindiğim gibi- bizatihi kendisi için beladır!
Olayın daha ibret verici yanı da, ortalama Türk aydınının böyle meselelere bakış biçimi olsa gerektir.
Bir an için, aynı tür araştırmaların bizim kuruluşlarımızca Kürtler üstüne yapıldığını düşünelim.. Nasıl bir kıyamet koparılacağını tahmin etmek zor değil.
Oysa herkes bilir ki bazı Türkmen aşiretleri zaman içinde Kürtleşmiştir.
Mesela vaktiyle genel yayın yönetmeni olarak bizzat yaptırdığım bir röportajda Yaşar Kemal’in amcası ile görüşen muhabirim Van kırsalında ‘Kürtleşen Türkmen’ gerçeğinin sayısız örneklerinden birini belgelemiştir. Amca Kemal, Yörük olduklarını ve oraya Isparta’dan geldiklerini söylerken, torunları kapı önünde Kürtçe konuşmaktaydılar..
Şimdi, bizden bir bilgin çıkıp bu konuda gen araştırması yapsa onun hangi hakaretlere maruz kalacağını tahmin etmek zor değil.. Bu hemen Türk ırkçılığı olarak lanetlenir. Üstelik Türklerin de katıldığı uluslararası bir koro halinde! Milletlerarası bir koro tarafından!
Ama aynı araştırmayı İsrailliler yaparsa salt bilimsel çalışma olur.
Üstelik onlar bu işi çok aşikar yaparlar; sonuçlarından da siyasi ve stratejik ürün sağmayı aleni şekilde yürütürler.
İşte sitenin adı: ‘http://www.israel-kurd.org’
Burada bizi doğrudan ilgilendirmeyen iddia ve veri yok.

 
 

İsrail Kürtleri kullanmak istiyor

1948 yılında İslam dünyasının bağrına bir hançer gibi saplanan işgalci İsrail’in, kuruluşundan itibaren yayılmacı bir politika izlediği biliniyor. ABD gücünü de arkasına alarak bir dönem Mısır’a ait Sina Yarımadası’nı da içine alacak kadar işgalci politikasını genişleten İsrail’in yayılmacı politikasının kaynağı şüphesiz arz-ı mevud hayali. Nil’den Fırat’a kadar olan toprakları “vadedilmiş topraklar” olarak gören İsrail, bu gayesine ulaşabilmeyi siyasetinin temeline oturtmuş bulunuyor. Yakın zamana kadar birçok kişinin komplo teorisi olarak algıladığı “arz-ı mevud”hayali, artık herkesin kabul ettiği bir gerçek olarak önümüzde duruyor.

İSRAİL’İN KUZEY IRAK’A YAKIN İLGİSİ

Uluslararası ilişkiler uzmanı Hasan T. Kösebalaban, İsrail açısından Irak’a kalıcı bir darbe vurulmasının bir rejim değişikliğiyle değil Irak’ın parçalanmasıyla mümkün olabileceğini belirtiği bir yazısında şu bilgilere yer veriyordu: “Bu durumda İsrail için tek kullanışlı malzeme Kurt grupları olacaktır. Kuzey Irak’ın bağımsızlık ya da, buna gidecek bir yol olarak şimdilik özerklikle, Irak’tan kopartılması, hem Irak’ı Kerkük gibi önemli bir petrol kaynağından mahrum edecek hem de Türkiye’yle olan sınırını ortadan kaldırarak Batı’ya olan kapısını kapatacaktır. İsrail’in Irak’lı Kürtlerle, Yahudi Kürtler yoluyla yakın ilişki içinde olduğu biliniyor. Zaten Garner’a sıcak karşılama töreni yapan da sadece Kürt grupları oldu. Ayrıca kurulacak bir Kürt bağımsız oluşumunun kendisini çok ciddi bir güvenlik ihtiyacı içinde hissedeceği ve dört tarafı dostane olmayan rejimler tarafından çevrilmiş olması nedeniyle İsrail’in doğal müttefiki haline geleceği açık. Kısacası İsrail, Irak’taki yeni rejimin niteliğinden bağımsız olarak bir Kürt devletinden en fazla istifade edecek ülkedir ve bu nedenle doğrudan resmi bir İsrail politikası olarak olmasa bile gayr-i resmi kanallardan bağımsız bir Kürt devletini desteklemesini bekleyebiliriz. İsrail açısından savaşın ortaya çıkaracağı olumsuz etkiler ancak Irak’ın parçalanmasıyla dengelenebilir.”

Yorum yaz

Yorum yazmak için Giriş yapınız

Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.