Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Nisan, 2008 Arşivi

DOMUZDAN POST HRİSTİYAN VE YAHUDİDEN DOST OLMAZ!

30 Nisan 2008 , Çarşamba | Etiketler : siyaset toplum eğitim islam din hukuk mhp chp

Peki ben haklı mıyım? Elbette ki haklıyım.Şimdi size bu haklılığımı kanıtlamak istiyorum.Gidin AKP şubeşerine ‘İşte size Bağımsız Türkiye Partisi’nin çözüm önerisi.Avrupa Birliği ve IMF gibi mandacı siyasetinizden vazgeçin.Türk-İslam Birliğini kurun.Bağımsız Türkiye Partisi’nin Milli Ekonomi Modelini uygulayın!’ önerisinde bulunun bakalım.Mandacı AKP yandaşları bu çözüm önerinizi uygulayabilecekler mi? Cevabım ‘Hayır!’ olacaktır.Çünki AKP mandacıdır.Çünki AKP Avrupa Birliği ve IMF dışındaki önerileri uygulama gücüne sahip değildir.Çünki AKP Avrupa Birliği ve IMF gibi dömürgecilere bağlıdır.Bu yüzden mandacı AKP’nin Avrupa Birliği ve IMF gibi mandacı zihniyetten vazgeçmesi imkansızdır.AKP yandaşı bazı medyalar ise sömürgeci Avrupa Birliği ve IMF ile el eledir.Bu nedenle AKP Türk milleti’nin değil zengin medya kuruluşları’nın hatta sömürgeci hristiyan ve yahudilerin partisidir.

 

İstiklal Harbi’nde mehmetçiklerimize kurşun sıkan Avrupa Birliği ve IMF adındaki sömürgeci hristiyan ve yahudiler PKK aracılığıyla güneydoğu’da mehmetçiklerimize kurşun sıkıyor.Şunu da eklemek isterim ki İstiklal Harbinde bazı sahteci müslümanlar M.Kemal ordularına karşı işgalcilerle işbirliği yapmıştı.Avrupa Birliği yetkilisi Andrew DUFF AKP’ye  ’Avrupa Birliğine üye olmak istiyorsanız Atatürk portrelerini devlet dairelerinden indirin!’ diyor.Sömürgeci hristiyan ve yahudiler bu davranışları ve açıklamalarıyla Atatürk’e,Cumhuriyet’e ve İslam’a düşmanlıklarını gösteriyor.Ama mandacı AKP bu sömürgeci hristiyan ve yahudilerle dostluğa,ortaklığa ve işbirliğine devam ediyor hatta onlara mülklerimizi,kamu kuruluşlarımızı ve topraklarımızı satıyor.Ama ben yüce Türk milletine şu gerçeği hatırlatmak istiyorum. ‘Domuzdan post hristiyan ve yahudiden dost olmaz!’

 

SAYGILARIMLA  

AKP DİKTASI VE DİKTATÖRLÜĞÜ!

22 Nisan 2008 , Salı | Etiketler : siyaset toplum din islam eğitim hukuk chp mhp

SAHTE ATATÜRKÇÜLER VE İSLAMCILAR

 

Tarihte hiçbir müslüman devlet parçalanma,işgal,zulüm ve işgenceden başka sömürgeci hristiyan ve yahudi şeriatından fayda(!) görmemiştir ki AKP genel başkanı ve yandaşları görsün.İşte bu nedenle ‘Camiler kışla,minareler süngü,müminler asker’ diyen imam hatipli BOP eşbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN,BOP cumhurbaşkanı Abdullah GÜL ve yandaşları’nın vatanseverliğinden ve müslümanlığından haklı olarak şüphe eder hale geldim.

 

Vatandaşlarımızı ise tarafsız olarak bilgilendirme görevine sahip medyalarımız vatanseverliğinden ve müslümanlığından şüphe ettiğim AKP’yi güçlendirecek hileli oyunlara imza attı.Bunun sonucu vatandaşlarımız medyalarımızın etkisi,ana,baba,teyze,dayı gibi akrabaları,mensubu olduğu dini cemaatleri ve aşiret ağaları’nın baskısı hatta AKP’nin kömür ve erzak gibi rüşvetleriyle AKP’yi tek başına iktidar yaptı.Yani vatandaşlarımızın oyları’nın %70′ini medyalarımız %30′unu ise parti çalışmaları belirledi.AKP iktidara geldikten bugüne kadar ihanet icraatlarına imza attı.Bunun sonucu bağımsız yargıtayımız haklı olarak AKP’ye kapatma ve siyasi yasaklama davası açtı.Aslında AKP’yi tek başına iktidar yapan seçimler her ne kadar adına ‘Demokrasi’ densede gerçekte demokrasi’nin değil baskıcı,etkici ve hileci diktanın yani diktatörlüğün eseriydi.AKP diktası’nın ve diktatörlüğü’nün oluşması’nın sebebi ise demokrasi tıkanıklığıdır.Bu demokrasi tıkanıklığı 1947′den günümüze kadar süregelmektedir.İşte tamda bu noktada demokrasi tıkanıklığını açması gereken hukukumuzun gözbebeği bağımsız yargıtay ve Anayasa Mahkememizdir. 

 

Televizyonlarda izliyoruz.Gazetelerde okuyoruz.Maalessef cennet vatan Türkiye’mizde sağlıktan tutunda gıda maddelerine kadar herşeyin sahtesi türedi.Peki cennet vatan Türkiye’mizde herşeyin sahtesi bulunduğu gibi İslamcıların ve Atatürkçülerin sahtesi yok mudur? Tabii ki vardır! Yani bazı sahte İslamcılar ve Atatürkçüler vatandaşlarımızın dini ve milli değerlerini kullanarak siyasi ve iktisadi çıkar elde etmeyi hedefliyorlar hatta sömürgeci yahudi ve hristiyan şeriatına hizmet ediyorlar.Çok üzücüdür ki maalessef içimizde kendilerini İslamcı veya Atatürkçü olarak tanıtıp vatandaşlarımızı aldatan sömürgeci yahudi ve hristiyan şeriatı’nın misyoner-ajanları mevcuttur.İşte bu yüzden biz hristiyan ve yahudi şeriatı’nın dinini özgürce yaşamasına saygılıyız fakat başkalarını sömürerek zarar vermesine şiddetle karşıyız.Lütfen bu sahtecilere dikkat!!! İşte bu yüzden her sarıklıyı hoca;her vatanseveri ise Atatürkçü sanmamalıyız.

 

Peki sahte İslamcı ve Atatürkçüyü gerçeğinden nasıl ayırt ederiz? Şayet bir İslamcı,Kur’an-ı Kerim ve peygamber sünnetlerini uygulamayıp,sömürgeci hristiyan ve yahudi şeriatını dost,ortak ve yandaş kabul ederek işbirliği yaparsa biliniz ki o sahte İslamcıdır.Yine bir Atatürkçü,Atatürk’ün altı ilkesini uygulamayıp,İstiklal Harbi yaptığı ve mağlup ettiği sömürgeci yahudi ve hristiyan şeriatını dost,ortak ve yandaş kabul ederek işbirliği yaparsa biliniz ki o da sahte Atatürkçüdür.İşte bu nedenle Atatürk ve İslam prensipleri’nin sömürgeci yahudi ve hristiyan şeriatıyla işbirliği yapmama konusunda aynı görüşe sahip olduğunu görürüz.

 

Peki Dinler Arası Diyalog ve Ilımlı İslam nedir? Dinler Arası Diyalog ve Ilımlı İslam,bizdenmiş gibi görünen müslüman görünümlü Lawrence,Humpher gibi misyoner-ajanlar vasıtasıyla müslümanların sömürgeci yahudi ve hristiyan şeriatına karşı düşmanlık duymamasını tam tersine hoşgörü ve sempati duymasını sağlamaktır.Yani Dinler Arası Diyalog ve Ilımlı İslam,sömürgeci hristiyan ve yahudi şeriatı’nın BOP hedeflerine hizmet decek kural ve kaideleri bozulmuş bir İslam anlayışıdır.Sömürgeci yahudi ve hristiyan şeriatı’nın amacı ise bu İslam anlayışıyla imam hatipli BOP eş başkanı Recep Tayyip ERDOĞAN,BOP cumhurbaşkanı Abdullah GÜL ve BOP imamı Fethullah GÜLEN gibi müslüman görünümlü sahtecileri kullanarak müslümanların ruhlarını,zihinlerini,kalplerini en önemisi topraklarını işgal etmektir.Unutmayınız ki muharebe meydanlarında yenilmeyen Osmanlı sömürgeci yahudi ve hristiyan şeriatı’nın bu gibi misyoner-ajanları’nın ayaklandırma hileleriyle yenildi.Fakat yüce Türk Milleti ve Atatürk,Osmanlı’nın küllerinden yeni bir Türk devleti(Türkiye Cumhuriyeti) çıkarmayı başardı.

 

AKP yandaşları ‘Halinize şükredin!’ diyor.Şimdi şu ’Şükür’ meselesini biraz açalım.İslam adaleti emreder.Fakat bugün ülkemizde gelir dağılımı adaletsiz olarak dağıtılmaktadır.Maalessef ülkemizde bir kısım mazlum ve güçsüz insanlarımız(işçi,memur,esnaf,çiftçi) siyasi yöneticileri’nin ihanet icraatları sonucu açlık ve yoksulluk sınırı’nın çok çok altında yaşam mücadelesi verirken bir kısım zalim ve güçlü insanlarımız yani zenginler olarak tanımladığımız (başbakan,cumhurbaşkanı,milletvekiller ve iş adamları) ise adaletsizce bir yaşam sürmektedir.Bu realite sadece ülkemizde değil dünyamızın her yarinde mevcuttur.Bu nedenle adaletsizliğin ve eşitsizliğin hüküm sürdüğü ülkemiz ve dünyamızda şükürden bahsetmek Veda Hutbesi’ndeki gerçek İnsan Haklarına ve  İslam’a haksızlık sayılır.Çünki İslam’da ‘Şükredelim!’ diyerek adaletsizlik ve eşitsizliğe buyun eğmek İslam’da yoktur.Ayrıca gerçek müslüman adaletin sağlanması ve zulmün önlenmesi için kalbiyle,diliyle ve eliyle cihad edendir.

 

Ne hikmetse Türkiye dahil yeraltı ve yerüstü kaynakları ne kadar zengin İslam ülkesi varsa BOP’çu hristiyan ve yahudi şeriatı’nın sömürgesi altındadır.Aslında BOP’çu hristiyan ve yahudi şeriatı’nın gerçek zenginliği adaletsiz gelir dağılımıyla bağlantılı olarak kapitalist ve küresel sömürü düzeninden kaynaklanmaktadır.Adaletsiz gelir dağılımı ile BOP’çu hristiyan ve yahudi şeriatı tarafından sömürülen Türkiye ve diğer İslam ülkeleri fakir ülkeler haline getirilmiştir.İmam hatipli BOP eş başkanı Recep Tayyip ERDOĞAN,BOP cumhurbaşkanı Abdullah GÜL ve BOP imamı Fethullah GÜLEN gibi müslüman görünümlü sahtecilerden çıkar sağlayan BOP’çu sömürgeciler AKP’nin kapatılmasını ve siyaseten yasaklanmasını bu nedenle istemiyor.Vatandaşlarımızı ise kendi güdümlerindeki bazı medyaları’nın etkisiyle kendilerine destek vermeye zorluyorlar.

 

SAYGILARIMLA   

   

 

 

2008 KRİZİ!

16 Nisan 2008 , Çarşamba | Etiketler : siyaset toplum din islam eğitim hukuk mhp chp

2008 KRİZİ!

 

Halkımız arasında ‘Tok,aç insanın halinden anlamaz.’ diye bir söz vardır.Ayrıca son peygamber H.Z.Muhammed Mustafa(S.A.V.)’nin ‘Komşusu açken tok yatan bizden değildir.’ diye bir hadis-i şerif vardır.Şimdi bu hadis-i şerifi ve halk sözünü bugünümüze uyarlarsak ortaya ‘Tok AKP ve aç işçi,çiftçi,esnaf,memur’ vatandaşlarımız çıkmaktadır.Evet! Gerçektende son peygamberimizin dediği gibi AKP biz müslümanlardan değildir.Yani açlık ve yoksulluk sınırı’nın arttığı Türkiye’de tok AKP’li kurmaylar 8000-9000YTL’nin üzerinde maaş alırken bu maaşları alamayan işçi,çiftçi,esnaf,memur vatandaşlarımız ağır zam ve vergi yükü altında eziliyor demektir.Dolayısıyla şunu itiraf etmeliyiz ki bugün Türkiye’de 2001 krizinden daha kötü 2008 krizi yaşanmaktadır.Bu krizin nedeni ise IMF ve Avrupa Birliği gibi BOP bağlantılı ihanet icraatları sürdüren AKP’dir.Bu BOP bağlantılı AKP ihanet icraatları işçinin,çiftçinin,esnafın,memurun topyekün Türk milleti’nin çıkarına değil sömürgeci yahudi ve hristiyan şeriatı’nın çıkarınadır.Şayet AKP bu 2008 krizini çözmek istiyorsa BOP bağlantılı IMF ve Avrupa Birliği taleplerine değil işçinin,memurun,esnafın,çiftçinin topyekün Türk milleti’nin taleplerine kulak vermelidir.

 

Hatırlayın! 57.Bülent ECEVİT koalisyon hükümeti zamanında AKP muhalefet görevi yapıyordu.O zamanlar AKP,IMF ve Avrupa Birliği gibi BOP planlarına karşıydı ve İslamcılık üzerinden siyaset yapıyordu.Ayrıca AKP genel başkanı ve BOP eş başkanı Recep Tayyip ERDOĞAN imam hatipliydi.Sonra ne hikmetse 3 Kasım 2002 seçimlerinde imam hatipli BOP eş başkanı Recep Tayyip ERDOĞAN tek başına iktidara geldikten sonra IMF ve Avrupa Birliğini savunur oldu ve ‘Ben sömürgeci hristiyan ABD,Avrupa Birliği üyesi İngiltere ve yahudi İsrail’in başını çektiği,BOP çıkarlarına hizmet edecek uydurma Kürdistan devleti adı verilen BOP’un eş başkanıyım.Diyarbakır’ı BOP’un(uydurma Kürdistan’ın) yıldızı yapacağım.’ demişti.Yani 3 Kasım 2002 öncesi İslamcı kesilen AKP genel başkanı 4 Kasım 2002 sabahı sömürgeci yahudi ve hristiyan şeriatıyla bağlantılı BOP’a hizmet eder oldu.22 Temmuz 2007′de AKP’li ve BOP’çu Abdullah GÜL cumhurbaşkanı olduğu için İsmet İNÖNÜ,Celal BAYAR gibi cumhurbaşkanları’nın kabul etmeyeceği ve Ahmet Necdet SEZER’in veto ettiği tüm ihanet yasaları onaylanmış oldu.Sonuç olarak AKP’nin kapatılması ve milletvekilleri’nin yasaklanması kurtuluş yolu seçildi.

 

SAYGILARIMLA 

AKP ve yandaşları şeriat devleti istiyor!

15 Nisan 2008 , Salı | Etiketler : siyaset toplum din islam hukuk eğitim mhp chp

KOMPLOCU,MANDACI VE BOPÇU AKP

 

Sizlere Atatürk’ün sömürgeci yahudi ve hristiyan şeriatına karşı İstiklal Harbi mücadelesi vererek Türkiye Cumhuriyetini kurduğunu ve Türk milletini esaretten kurtardığını yazmıştım.Fakat Türkiye Cumhuriyeti Atatürk’ün ölümünden sonra yani 1947′de IMF ile tekrar sömürgeci yahudi ve hristiyan şeriatı’nın güdümüne girdi.Bugün ise cennet vatan ve stratejik öneme sahip Türkiye’mizi ithal işgali sardı.Türk iş adamlarımız ise vatandaşlarımızın satın alma gücü olmadığı için fason mal ihraç etmeye başladı.Sadece bununla kalmadı.Türkiye piyasası borsa,döviz ve faiz şeytan üçgeni ile vatandaşlarımızın cebine değil yabancılara çalışmaya başladı.İşte AKP’nin itiraf edemediği Türkiye gerçekleri budur.

 

Ulusal ve milli hassasiyetlerini kaybetmiş mandacı AKP’nin yaranmak için yasalar çıkardığı hristiyan batı zihniyeti KKTC’yi yok sayarak Rum kesimini Kıbrıs Cumhuriyeti olarak üyeliğe kabul etti.Yine cennet vatan Türkiye’mizin Doğu Anadolu’sunu Ermenistan,Güneydoğu Anadolu’sunu Kürdistan,Karadeniz bölgesini Pontus devleti,Karadeniz’i Pontus gölü,İstanbul’u ise Konstantinopolis ilan eden haçlı batı zihniyeti’nin %99′u müslüman olan Türkiye’mizin bazı illerinde kiliseleri mevcuttur.Ama vatandaşlarımıza oy avcılığı için kömür ve erzak rüşveti veren mandacı AKP bu gerçekleri açıklamıyor.

 

Fakat Türkiye’de yaşanan sosyal,siyasi ve iktisadi skıntılar gelişimin ve kalkınmanın habercisidir.Çünki sıkıntılar gelişmemiz ve değişmemiz için bize sunular bir uyarıdır.Türkiye,Bağımsız Türkiye Partisi sayesinde bu uyarıları dikkate alacak ve tez zamanda kalkınacaktır.Artık bizim sayemizde sömürgeci hristiyan ve yahudi şeriatı hatta bu şeriatın işbirlikçisi AKP cennet ve stratejik öneme sahip Türkiye’mizi sömüremeyecektir.Biz Bağımsız Türkiye Partisi’nde yoksulluk o kadar azalacak ki fakirlik suç sayılacak.Ayrıca Milli Ekonomi Modeli projemizi tarihte ilk defa ve noter huzurunda vatandaşlarımıza biz taahhüt ettik.Şuna emin olunuz ki Türkiye’nin kalkınması’nın anahtarı AKP’de değil bizdedir.

 

Şimdi birazda 301. maddeye değinmek istiyorum.301.madde Türklüğe  hakareti suç sayan bir yasadır.Bu yüzden ben  301. maddenin kaldırılması veya değiştirilmesi sonucu Türk düşmanları’nın önünün açılmasına karşıyım.Bence Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olması nedeniyle 301′den dava açma yetkisi hukukumuzun gözbebeği bağımsız yargıtayımıza verilmelidir.Ayrıca hristiyan Avrupa veya başka bir dış ülkenin iç işlerimize karışmasını kabul etmemeli onların dayatmalarıyla değil vatandaşlarımız için yasa çıkarmalıyız.

 

Dediğimiz gibi amacımız Türkiye’nin bölünmez bütünlüğünü ve cumhuriyet rejimimizi korumaktır.Amacımız komplo veya provokasyon üretmek değil radikal ve devrimci çözümler üretmektir.Amacımız dünyanın süper gücü olmaya aday borçsuz ve bağımsız bir Türkiyedir.Amacımız Türk ve İslam devletleri’nin ortak ideal altında birleştiği Türk-İslam Birliğidir.

 

SAYGILARIMLA

Amacımız nedir?

14 Nisan 2008 , Pazartesi | Etiketler : siyaset din islam toplum hukuk eğitim mhp chp

AMACIMIZ KOMPLO DEĞİL ÇÖZÜM ÜRETMEKTİR!

 

‘Tarihi geçmişini bilmeyip,ders almayan yöneticiler bugünü anlayamaz.Bugünü anlayamadıkları için geleceğe yön veremezler.’ Şimdi bu ibret verici sözden hareketle sizlere tarihi geçmişimizi hatırlatmak istiyorum. ’571  yılında peygamber efendimiz H.Z.Muhammed Mustafa(S.A.V)’nin doğumuyla dünyamıza İslam adaleti,hoşgörüsü ve saadeti gelmiş oldu.Fakat küfür ehli yahudi ve hristiyanlar Arap soyundan geldiği için tüm aleme gönderilen son peygamber efendimiz H.Z.Muhammed Mustafa(S.A.V)’yi kabul etmediler.Bu yüzden biz müslümanlara kin ve nefret duymaya başladılar.Biz Türkler İslam’ı 751 yılında Çinlilere karşı Araplarla birlik oluşturduğumuz Talas Savaşında kabul ettik.Böylece İslam’ın koruyuculuğunu ve temsilciliğini Arap kardeşlerimizden devraldık.Bu nedenle küfür ehli yahudi ve hristiyanların İslam düşmanlığı biz Türkleri de kapsamaya başladı.İslam düşmanı yahudi ve hristiyanlar biz müslümanlığı kabul eden Selçuklu Türk devletimizle savaşmaya başladı.1071 yılı Malazgirt savaşı sayesinde Anadolu’nun kapıları biz müslüman Türklere açıldı.Bu durum karşısında küfür ehli hristiyanlar çok sinirlendi.Hristiyanlar biz müslüman Türklere karşı haçlı seferleri düzenleme kararı aldı.Ama hep kaybettiler.1453 yılında İstanbul’un biz müslüman Türklerin eline geçmesiyle hristiyanlar daha da kinlendi.Bunun sonucu bizi savaş meydanlarında yenemeyeceğini anlayan hristiyanlar içimizdeki Arap,Kürt,Ermeni ve  Rum vatandaşlarımızı kullanmak vasıtasıyla bizi zayıflatmaya ve yıkmaya çalıştı ve başardı.Hristiyan Avrupalılar Ruslarla birlik olarak Osmanlı topraklarımızı işgal etti.Vahdettin ve paşaların görevlendirdiği biz Türk Milleti’nin kurtarıcısı ve kurucusu Osmanlı subayı M.Kemal ATATÜRK işgalcileri topraklarımızdan kovarak Osmanlı’nın bir kısmını kurtardı.Osmanlı’nın tüm borçlarını ödeyerek Türkiye Cumhuriyetini yani İkinci Osmanlı Devletini kurdu.’  Yani Türk Tarihi küfür ehli hristiyan ve yahudilerle savaş ederek geçti.Ayrıca küfür ehli sömürgeci  hristiyan ve yahudiler Filistin,Afganistan,Bosna,Kafkasya gibi Osmanlı topraklarındaki biz müslümanlara zulüm yaptı. İşte bu yüzden ben ABD merkezli IMF,İsrail,Rusya,BM,NATO,OECD,UNESCO,PKK,Dinler Arası Diyalog,Ilımlı İslam,UNICEF ve Avrupa Birliği gibi sömürgeci yahudi ve hristiyan oluşumlarla bağlantılı BOP planına karşıyım.Aslında bu gibi oluşumlara sadece ben değil Kur’an-ı Kerim’in maide suresi 51.ayeti bile karşıdır.

 

Hatırlayın! Avrupalı Barosso gelmişti ve bizim meclisimizde konuşma yapmıştı.Ben AKP’nin yerinde olsaydım Barosso’yu bir saniye bile konuşturmazdım.Çünki Atatürk: ‘Artık vaziyeti düzeltmek için mutlaka Avrupa’dan nasihat almak,bütün işleri Avrupa’nın emellerine göre yapmak,bütün dersleri Avrupa’dan almak gibi bir takım zihniyetler belirdi.Halbuki,Hangi istiklal vardır ki  ecnebilerin nasihatlarıyla,ecnebilerin planlarıyla yükselebilsin?  Tarih böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir…’ demişti.Şimdi Avrupa hayranı bazı mandacılar ‘Atatürk böyle dedi ama tüm devrimleri Avrupa’dan aldı!’ diyorlar.Bakınız! Bazı Avrupa hayranları’nın ‘Çağdaşlık,gelişmişlik,özgürlük ve medenilik’ diye biz müslüman Türklere  dayattığı ‘Avrupa Standartları’  aslında İslam’dan alınmaydı.Şimdi size bir örnek vereyim.BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve Fransız İhtilali, Veda Hutbesi’nden 13 asır sonra gerçekleşti.Bu örneğe göre ‘Avrupa Standartları’ ve Atatürk’ün aldığı Avrupa devrimleri’nin gerçekte Avrupa değerlerini yansıtmadığına şahit oluyoruz.Ayrıca Atatürk devrimlerini Avrupa için değil çağdaşlık,uygarlık ve muasır medeniyet seviyesine ulaşmak için yapmıştı.Bu nedenle Atatürk ‘Muasır medeniyet’ derken Avrupa’yı değil çağdaşlığın,uygarlığın ve gelişmişliğin yaşandığı her tarafı kastetmişti.Yani biz müslüman Türklerin muasır medeniyet seviyesine ulaşabilmesi için illa ki sömürgeci Avrupa’ya bağımlı olmamız şart değildir.Atatürk’ün tarif ettiği muasır medeniyet  seviyesi kendi İslam kültürümüzde zaten mevcuttur.İslam medeniyeti,bilginleri,alimleri,mimarisi ve kültürü  ise Avrupa’dan kat kat üstündür.İnanmazsanız tarihimize bakmanızı öneririm.

 

AKP şeriat devleti kurmayı amaçlıyor.Peki ‘Şeriat’ derken hangi şeriat? Önce şeriatın tanımını yapalım.Şeriat,her hangi bir dinin kural ve kaideleri demektir.Dolayısıyla şeriat sadece hak dinimiz İslam için değil aynı zamanda geçerliliğini yitirmiş yahudi ve hristiyanlık içinde geçerlidir.Dolayısıyla ‘Camiler kışla,minareler süngü,müminler asker’ diyen AKP’nin icraatlarına bakarsak IMF,Avrupa Birliği ve ABD ile BOP bağlantılı sömürgeci hristiyan ve yahudi şeriatına hizmet ettiğini görürüz.Yani AKP,ABD,Avrupa Birliği üyesi İngiltere ve İsrail’in başını çektiği BOP icraatlarına destek vererek Türkiye Cumhuriyetini İstiklal Harbi öncesi sömürgeci yahudi ve hristiyan şeriatının işgaline dönüştürmek istemektedir.Bu yüzden Türkiye Cumhuriyetini yahudi ve hristiyan şeriatına dönüştürmek isteyerek Türkiye’nin bölünmez bütünlüğü ve cumhuriyet rejimini yıkmak isteyen AKP ve benzeri partiler kapatılmalı hatta BOP cumhurbaşkanı Abdullah GÜL ve eş başkanı Recep Tayyip ERDOĞAN benzeri gibi yöneticiler tabii ki yasaklanmalıdır.Şunu eklemeliyim ki  BOP cumhurbaşkanı Abdullah GÜL ,BOPeş başkanı Recep Tayyip ERDOĞAN ve Fethullah GÜLEN gibi müslüman görünümlüler sömürgeci yahudi ve hristiyan şeriatıyla bağlantılı BOP planına hizmet etmektedir.

 

Şimdi gelelim laikliğe.Laiklik,din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması demektir.Bu tanıma göre laiklik dini yaşayışını gerçekleştirmek için namaz kılan,oruç tutan,hacca giden ve başörtüsü takan müslüman dindarlarımız için engel değildir.Dolayısıyla laiklik ilkesiyle yani din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıyla dini siyasi ve ekonomik çıkar aracı için kullanmak isteyen sahte din adamlarını engellenmek istenmektedir.Bu nedenle din işlerini bağımsız olarak yürüten diyanet işleridir.Nasıl ki yargı bağımsızsa diyanet işleri de bağımsızdır.Yasama, yürütme ve yargı yöneticileri diyanet işleri gibi dini fetva veremez.Açıklama yapamaz.Diyanet işlerine öneri veya eleştiri de bulunamaz.Yani din ve devlet birbirinin işlerine karışamaz.Aksi bir durum din veya devlet işlerini kullanmak ve dine veya devlete karışmak anlamına gelir ki bu da laikliğin ihlali anlamına gelir.

 

Bazı AKP yanlısı medyalar ‘Hortumlar kesildi!’ diyor.Şimdi biri domates ötekisi ise soğan olmak üzere iki tarla düşünün.Soğan tarlası işçi,esnaf,çifçi,memur vatandaş olsun.Domates  tarlası ise sömürgeci yabancılar olsun.Bu tarlaların başında ise BOP eş başkanı Recep Tayyip Erdoğan bulunsun.Bu iki tarlaya bağlı iki hortumlu musluk bulunsun.BOP eş başkanı Recep Tayyip ERDOĞAN soğan tarlasına gelince musluğu kapatsın.Ama domates tarlasına gelince musluğu sonuna kadar açsın.Peki bu durumda ne olur? Soğan  tarlası yani işçi,çiftçi,esnaf,memur vatandaş susuzluktan ölmez mi? Tabii ki ölür.İşte kesilen hortum budur.Maalessef on altı milyon vatandaşımız mandacı AKP’ye medya etkisindeki akraba,dini cemaat ve aşiret ağaları’nın baskısıyla oy vermiştir.Şayet vatandaşlarımız 3 Kasım 2002′den bu yana ağır zam ve vergi yükü altında eziliyorsa bunun sorumlusu Türkiye Cumhuriyetini yöneten mandacı AKP’dir.Peki her hangi bir gazete veya televizyonun AKP yanlısı olup olmadığını nasıl anlarsınız? Çok kolay! Tabii ki o gezete veya televizyonların köşe yazarları ve yorumcularının görüşlerini inceleyerek.Peki Türk milleti’nin çoğunun ABD ve Avrupa Birliği karşıtı olduğu Türkiye Cumhuriyeti’nde BOP icraatlarını savunan AKP’nin iki kez TBMM’yi işgal etmesi sizce hayret verici değil midir? Tabii ki hayret vericidir.

 

Peki amacımız nedir? Amacımız BOP eş başkanı Recep Tayyip ERDOĞAN’ın dediği gibi komplo senaryoları değil çözüm üretmektir.Biz muhalifler Türkiye’nin gerçeklerini açıklamaya devam edeceğiz.Türkiye’nin gerçeklerini açıklamak komplo sayılmamalıdır.Eğer sayılırsa biz muhaliflere haksızlık olur.Biz Bağımsız Türkiye Partisi olarak Türkiye’nin kazanımlarına katkıda bulunabildiysek ne mutlu.Türkiye’nin kazanması bizim için en büyük mutluluk ve onurdur.

 

SAYGILARIMLA

BOP’çular(ABD,İsrail,Avrupa Birliği üyesi İngiltere,BOP eş başkanı Recep Tayyip ERDOĞAN) kaybetti!

7 Nisan 2008 , Pazartesi | Etiketler : islam din siyaset hukuk mhp chp

TÜRKİYE CUMHURİYETİ KAZANDI!

 

Hukukumuzun gözbebeği sayılan Anayasa Mahkemesi yargıtayın AKP hakkındaki kapatma davasını karara bağlayarak kabul etti.Bu kararın ertesi günü AKP yanlısı bazı medyalar ‘Demokrasiye darbe!’ manşetini atarak verdiği karardan dolayı yargıtayı suçladığı gibi Anayasa Mahkemsini de suçladı.Oysaki AKP yanlısı bazı medyaların görmezlikten geldiği bir gerçek vardı.O da  hukukun darbeciliği değil adalet,istikrar,huzur ve demokrasiyi korumayı amaçladığı gerçeğiydi.Yani AKP yanlısı bazı medyalar milleti hukuka karşı ayaklandırmaya  çalışmaktaydı.

 

AKP yanlılarınca davanın yanlış olduğu gerekçesi şuydu.Yani AKP yanlıları ‘%46 oy almış bir parti kapatılamaz.Demokrasiye aykırıdır.Partiler kapatılmamalıdır.’ diyordu.Şimdi soruyorum AKP yanlılarına.Hem Türkiye’nin bölünmez bütünlüğü ve cumhuriyet rejimine aykırı olarak ’Özelleştirme,Yabancıya Toprak Satışı Kanunu ve MHP’nin ihanet yasası dediği,CHP’nin ise anayasa mahkemesine götürdüğü Vakıflar Kanunu’ gibi yasaları çıkartıp Çankaya’daki adamınız Abdullah GÜL’e onaylatacaksınız. Hemde ‘Partiler kapatılamaz.Demokrasi var!’ diyerek milleti yanıltacaksınız öyle mi? Hem sonra AKP’ye yetmiş milyondan sadece on altı milyon kişi oy verdi.Peki AKP’ye oy vermeyen diğer milyonların demokratik hakkı ne olacak? Demokratik çoğunluk AKP’ye her istediğini yapma hakkı vermez.Ama AKP ’Ben çoğunluğum.Öyleyse her istediğimi yapma hakkına sahipim!’ zihniyetindedir. Bu da demek oluyor ki AKP’nin demokrasisi kendine.Çünki AKP’liler hep bir keser misali kendine yontuyor ve milletin kendileri gibi düşünmesini istiyorlar.Yani AKP gibi düşünmüyorsanız demokraside size yer yok.AKP’liler için kendisine oy veren on altı milyonun dışındaki milyonların demokratik hakkı önemli değil.

 

AKP yandaşları demokrasi koruyucusu kesilip ‘Partiler kapatılamaz!’ diyerek boşuna kendilerini kurtarmaya çalışmasın.Kapatılır efendim! Bal gibi kapatılır.Hele hele AKP’liler Türkiye’nin bölünmez bütünlüğü ve cumhuriyet rejimine aykırı yasalar çıkarıyorsa isterse %200 olsa bile kapatılır.Unutulmamalıdır ki kararı verecek meclis değil yargıdır.O yüzden AKP’yi kurtaracak ve parti kapatmayı zorlaştıracak eylemlere destek verilmemeli hatta karşı çıkılmalıdır.Çünki Türkiye’nin var oluşu ve kurtuluşu Türkiye’nin bölünmez bütünlüğü ve cumhuriyet rejimini yıkmaya yönelik mandacı icraatlar izleyen AKP ve benzeri gibi partilerin derhal kapatılmasına bağlıdır.Çünki ben AKP ve benzeri partiler gibi mandacı değil Türkiye’nin bölünmez bütünlüğü ve cumhuriyet rejiminin korunmasından yanayım.Her ne kadar AKP yanlısı bazı medyalar ‘Ekonomi zarar görecek.İstikrar bozulacak.Demokrasiye yargı darbesi.’ deselerde AKP hakkındaki bu kapatma kararın sonucuna etken olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin kazandığı ve BOP’çuları(ABD,İsrail,Avrupa Birliği üyesi İngiltere ve BOP eş başkanı Recep Tayyip ERDOĞAN’ın kaybettiği kanaatindeyim.

 

Peki Türk demokrasisinde her vatandaşımızın oyu eşit midir? Tabii ki hayır! Çünki vatandaşlarımızın demokratik olarak oylarını anne,baba,teyze,dayı,dini cemaatler ve güneydoğu’daki aşiret ağaları baskısıyla hatta çeşitli hilelerle ve hür iradelerinin dışında verdiği Türkiye Cumhuriyeti’nde kimse bana demokrasiden bahsetmesin.Bu yollarla iktidara gelen AKP her ne kadar açıkça itiraf edemese bile Türkiye’nin bölünmez bütünlüğüne ve cumhuriyet rejimine aykırı BOP  icraatları izlediği için üzülerek söylüyorum ki Türk milletini ayak takımı gibi görmektedir.BOP eş başkanı,Türkiye’nin bölünmez bütünlüğünü ve cumhuriyet rejimini korumak amacıyla Türkiye gerçeklerini deşifre eden biz muhalifleri komplo senaryoları üretmekle suçluyormuş.Sorarım BOP eş başkanı Recep  Tayyip ERDOĞAN’a.Türkiye’nin bölünmez bütünlüğünü ve cumhuriyet rejimini korumak amacıyla biz muhaliflerin Türkiye gerçeklerini deşifre etmesi hangi hakla komplo senaryoları üretmekle eş değer tutuluyor? Gerçekten komplo senaryoları üreten biz muhalifler değil Türkiye’nin bölünmez bütünlüğünü ve cumhuriyet rejimini yıkmayı amaçlayan BOP’çulardır.

 

SAYGILARIMLA


Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.