Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Mart, 2008 Arşivi

AKP ÇETESİ!

22 Mart 2008 , Cumartesi | Etiketler : siyaset toplum din islam hukuk chp mhp

Ben Türk hukukuna güveniyorum.Türk hukukunu eleştirenleri ve güvenmeyip AİHM’ye başvuranları ise Türk hukukuna güvenmediğini vurgulamak istiyorum.Şimdi açın bakın Türkiye Gazetesi’nin bu günkü sayısına.BOP eş başkanı Recep Tayyip ERDOĞAN Türkiye Gazetesi’nin bu günki sayısında ’Çetelerden arınacağız!’ diyor.Bence en önce Türkiye Cumhuriyeti’nin ‘AKP Çetesi’nden arınması şarttır.

 

Diğer taraftan AKP yanlıları ‘Cumhurbaşkanı’nın siyasi sorumluluğu yoktur!’ diyerek Abdullah GÜL’ü yargıtayın yasaklılar listesinden kurtarmaya yani korumaya çalışıyor.Şimdi soruyorum Abdullah GÜL’ü korumaya ve kurtarmaya çalışan AKP’lilere: ‘Cumhurbaşkanı’nın siyasi sorumluluğu yoktur!’  demek  Abdullah GÜL’ü yargı kararından kaçırmak,kurtarmak ve korumak anlamına gelmiyor mu?

 

Devlet milletin bir araya gelmesinden oluşur.Bu yüzden biz Türklerin kurtarıcısı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu saygıdeğer M.Kemal ATATÜRK ‘Egemenlik kayıtsız,şartsız milletindir!’ demiştir.Milletin egemeliği ise seçimle başa gelen TBMM’deki bağımsız veya herhangi bir parti milletvekilleri tarafından yönetilir ve korunur.Seçimlerin tarafsız işlemesi ise milleti bilgilendirme görevi taşıyan medyaya bağlıdır.Çünki millet oyunu ve kararını bu bilgilendirme neticesinde verir.Şayet milleti bilgilendirme görevi bulunan medya bir kısım çıkarlar sonucu milleti yanlış veya eksik bilgilendirirse milletin egemeliği yanıltılmış olur.Bu durumda milletin gerçek egemenliğini ve demokrasisini sağlamak için devreye yargı girer.Bu nedenle devreye giren yargı yasaların vermiş olduğu görevi neticesinde parti veya bağımsız milletvekillerine kapatma ve yasaklama davası açabilir.Hangi gerekçeyle olursa olsun yargı organları’nın verdiği kararı hiç kimse eleştiremez.Şayet eleştirirse bu davranış hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı çıkmak sayılır.

 

SAYGILARIMLA

Bu nasıl demokrasi ve adalet anlayışıdır?

21 Mart 2008 , Cuma | Etiketler : siyaset toplum islam din hukuk

AKP yanlılarına önemle duyurulur:

BOP eş başkanı Recep Tayyip ERDOĞAN 1990′ların ortalarında hâlâ demokrasiyi tramvay gibi görüyordu.Bu tramvay kendisini istediği durağa getirdiğinde  inecekti.Bu yüzden "Demokrasi tramvay gibidir. Hedefine varana kadar binersin sonra inersin!" diye bir açıklama yaparak ve demokrasiyi tramvaya benzeterek demokrasiye hakaret etmişti.Ama şimdi aynı erdoğan yargıtayın demokrasiyi ve milletin egemenliğini korumak amacıyla verdiği kapatma kararını ‘Demokrasiye müdahaledir!’ diyerek güya demokrasiyi savunuyor ve kendi güdümündeki medyalarıyla Türk milletini kendi lehine etkilemeye çalışıyor.Bu nasıl bir demokrasi anlayışıdır? Yani AKP’liler istediği zaman demokrasi tramvay olacak.İstediği zaman ise demokrasi yüceltilerek güya savunulacak.Tabii AKP’nin çıkarına göre.İşte AKP demokrasisi’nin takiyyeci yüzü.Diğer taraftan BOP cumhurbaşkanı Abdullah GÜL ‘Benim siyasi sorumluluğum yok!’ diyerek yargıtayın verdiği siyasi yasaklılar listesinden kendini korumak için kaçacak öyle mi?.AKP’liler çıkarlarına nasıl geliyorsa öyle davranacak.Bu nasıl bir adalet anlayışıdır? İşte bu AKP adaleti’nin takiyyeci yüzü.

Şimdi size birazda ‘Ergenekon’  adlı uydurma bir operasyonun perde arkasından bahsedeyim.’Ergenekon’ adı verilen uydurma bir operasyon vatansever,milliyetçi,ulusalcı gibi vatanperverleri engellemek  için 5 Kasım bush-erdoğan görüşmelerinden sonra eyleme geçmiştir.Yani ‘Ergenekon’ adı verilen uydurma operasyon AKP’nin stratejik ortak kabul ettiği ayrıca vatansever,milliyetçi,ulusalcı gibi vatanperverleri engellemek isteyen ABD’nin emriyle düzenlenmiştir.AKP yanlısı bazı medyalar aracılığı ile ‘Ergenekon’ adlı uydurma operasyon ‘Vatana ihanet eden çeteleri çökertmek!’ olarak Türk milletine yanıltıcı bir biçimde yansıtılmıştır.Oysaki ortada vatana  ihanet eden çeteler değil ABD’nin yani AKP’nin stratejik ortağı’nın emriyle vatana ihanet eden AKP çetesi vardır.Yargıtay ise bu AKP çetesi hakkında haklı olarak kapatma davası açmıştır.Yani ‘Vatana ihanet eden çeteler’ suçlaması AKP ve stratejik ortak ABD’nin uydurmasıdır.Dolayısıyla vatanseverler,milliyetçiler ve ulusalcılar gibi vatanperverler AKP ve stratejik ortağı ABD’ye göre yine AKP ve stratejik ortağı ABD’nin kirli yüzünü ortaya çıkardığı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğünü savunduğu için maalessef Türk milletine ’Vatana ihanet eden çeteler!’ olarak takdim edilmektedir.İşte AKP ve AKP’nin stratejik ortağı ABD  tarafından tezgahlanan ’Ergenekon’ adlı uydurma operasyonu’nun gerçek yüzü.Yani bütün kirli işlerin arkasında AKP ve stratejik ortak hristiyan ABD emperyalizmi vardır.

 

SAYGILARIMLA

KAZANIRKEN KAYBEDENLER!

21 Mart 2008 , Cuma | Etiketler : siyaset toplum din islam chp mhp tv gazeteler hukuk

KAZANIRKEN KAYBEDENLER!

 

Hatırlayın! Milli görüşçü Necmetin ERBAKAN kadrolarından gelen imam hatipli BOP eş başkanı Recep Tayyip ERDOĞAN siyasi yasaklılığından kendisine özel anayasa değiştirerek kurtulmuştu ve AKP genel başkanı olmuştu.Yani BOP eş başkanı hukuka aykırı olarak sürekli anayasa değiştirip kendini kurtarmıştı.Şimdi ise partisi ve kendisi hakkındaki yargı kararını kendine özel anayasa yaparak etkisizleştirmeyi planlıyor.Oysaki yasalar kişi için değil millet için yapılır.

 

Diğer taraftan AKP’nin istikrarı BOP çerçevesinde hristiyan ABD ve Avrupa Birliği çıkarlarını göz ettiği için Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyetini aldatmayı amaçlıyor.Peki kısaltılmış adı BOP olan Büyük Ortadoğu Projesi nedir? Büyük Ortadoğu projesi,Türkiye Cumhuriyeti’nin içinde bulunduğu Afganistan,Irak,İran benzeri gibi 22 İslam ülkesinin sınırları’nın değiştirilerek hristiyan ABD emperyalizmi’nin işgal planına hizmet eden bir projedir.Maalessef Türk milleti’nin hala başbakan ve cumhurbaşkanı olarak kabul ettiği milli görüş kadrolarından gelen Recep Tayyip ERDOĞAN BOP’un eşbakanı ve Abdullah GÜL ise BOP’un cumhurbaşkanıdır.Bu nedenle TSK’nın reddine rağmen AKP’nin tekrar ABD isteğiyle Afganistan’a akeri birlik gönderme açıklaması gündeme gelmiştir.Bu konuda benim şahsi görüşüm ABD isteğiyle tekrar Afganistan’a askeri birlik gönderilmemesidir.

 

3 Kasım ve 22 Temmuz hileli seçimlerde iki kez TBMM’yi işgal edip Türk milletini aldatan AKP’nin kazanmasıyla birlikte hristiyan ABD ve Avrupa Birliği kazanmış fakat Türk milletiyle Türkiye Cumhuriyeti kaybetmiştir.Çünki AKP 4 Kasım sabahı Türk milleti’nin isteklerine değil Avrupa Birliği ve ABD merkezli IMF’nin isteklerine yani hristiyan ve yahudi şeriatına hizmet etmiştir.İşte bu yüzden AKP’yle birlikte kazandığını zanneden Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti gerçek anlamda kaybetmiştir.Üstelik beş yıllık AKP iktidarı boyunca Türk ekonomisi IMF’nin emrinde olduğu ve Türk borsası’nın %70′i yabancıların elinde olduğu için AKP nedeniyle Türk ekonomisi büyük zarar görmüştür.Dolayısıyla ABD merkezli IMF ve Avrupa Birliği istikrarını göz eden AKP nedeniyle siyasi,kültürel,iktisadi,dini ve askeri alanda Türkiye Cumhuriyeti’nde gerileme yaşanmıştır.Tabii ki Türk huku(Yargıtay) bu kaybı gördüğü için demokrasi ve millet egemeliğini korumak için AKP’ye haklı olarak kapatma davası açmıştır.Şu bir realitedir ki AKP’nin kapatılma isteği’nin onaylanması sonucu ABD merkezli IMF ve Avrupa Birliği kaybedecek gerçek anlamda Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti kazanacaktır.Fakat tam tersi bir durumda Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti ABD merkezli IMF ve Avrupa Birliği karşısında bir kez daha kaybedecektir.AKP hakkında açılan bu kapatma davası Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti’nin devamı açısından önemli bir önem arz etmektedir.Olaylar bundan ibarettir.

 

SAYGILARIMLA 

YARGITAY GÖREVİNİ YAPTI!

20 Mart 2008 , Perşembe | Etiketler : hukuk siyaset mhp chp islam din

Yargıtay görevini yaptı.Çünki BOP eş başkanı Recep Tayyip ERDOĞAN ‘Camiler kışla;minareler süngü;müminler asker’ diyerek İslam’ı kendi siyasi çıkarı için siyasallaştırarak hukuki suç işlemişti.Şimdi ise kendini kurtarmak için parti kapatma ile ilgili anayasa değisikliği sunup bağımsız yargıyı siyasallaştımayı amaçladığı için yine hukuki suç işliyor.Ben parti kapatma ile ilgili anayasa değişikliği’nin TBMM tarafından kabul edilmesine ve referanduma karşıyım.Bu yüzden parti kapatma sorunu’nun bağımsız yargı organlarınca çözümlenmesi kanaatindeyim.

Şovmen eş başkanın medyatik gücü!

19 Mart 2008 , Çarşamba | Etiketler : siyaset toplum din islam akp hukuk

GERÇEK İSTİKRAR

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki ben ‘Satılmış bazı Türk medyası’ derken AKP yanlısı bazı medyaları kastettim.İşte bu medyalar AKP’nin savunuculuğunu yaparak hukukumuzun gözbebeği yargıtay’ı suçlayarak aslında hukuk kararına karşı çıktıkları için suç işliyorlar.Ayrıca bu konuda ABD ve Avrupa Birliği’de AKP’yi savunduğu için aynı suçu işliyor.BOP eş başkanı Recep Tayyip ERDOĞAN ve kabinesi her gün gazete ve televizyonlara çıkıp yargıtay kararını eleştirerek Türk milletini kendi lehinde etkilemek için adete şov üstüne şov yapıyor.Çünki BOP eş başkanı Recep Tayyip ERDOĞAN’ın tek gücü ve dayanağı kendi güdümündeki gazete ve televizyonlardır.Yani BOP eş başkanı dava üzerinden değil kendi güdümündeki gazete ve televizyonlara çıkarak demokrasi ve millet kahramanı olmayı ve Türk milletini oylarıyla bir kez daha kandırmayı amaçlıyor.BOP eş başkanı Recep Tayyip ERDOĞAN güdümündeki bazı medyalar maalessef Türk milletini yanıltıcı bilgilerle hukuka karşı ayaklandırıyor.

 

Öte yandan AKP kapatma davasından kendini kurtarmak için koltuk değneği MHP’yle birlikte yargıtayın yetkisini azaltacak ve partisini kapatmayı zorlaştırarak kendine özel bir anayasa değişikliği isteğinde bulunarak ayrı bir hukuki suç işliyor.Şimdi MHP ve CHP’den bir isteğim var.MHP ve CHP AKP’nin anayasa değisikliğine destek vermemelidir.Bazı AKP yanlısı hukukçular BOP cumhurbaşkanı Abdullah GÜL’ün siyasi mevkiinde bulunmadığını ve yasaklı olamayacağını iddia ediyor.Oysaki siyasi realite BOP eş başkanı Abdullah GÜL’ün TBMM’den çıkan yasaları onay veya veto hakkı bulunmasından dolayı hala siyasi mevkiide bulunduğunu gösteriyor.Yine AKP yanlısı ABD,Avrupa Birliği yetkilileri ve satılmış bazı medyalar %46 oy alan ve tek başına iktidar olan bir siyasi partinin yargılanamayacağını iddia ediyor.Peki aynı durum AKP gibi kapatılmak istenen DTP içinde aynı mıdır? Yani kapatılmak istemiyle dava açılan DTP’de AKP’yle birlikte aynı iktidarı paylaşmakta mıdır? Tabbi ki hayır! Çünki hukuk herkes için eşit hakları gözetmektedir.Öyleyse AKP yanlılarının iktidar olan AKP’nin yargılanmasının demokrasi ve millet egemenliğine aykırı olduğu görüşü yanlıştır.

 

TÜSİAD başkanı ‘Parti kapatmak çözüm değil!’ diyor.Peki çözüm nedir? Yani çözüm AKP’yi korumakla Türk milletini biraz daha açlığa ve yoksulluğa mahkum etmek midir? Yoksa AKP’yi biraz daha koruyup cumhuriyet rejimi ve İslam’ın yok olmasına göz yummak mıdır? Hayır! Çözüm bu değildir.Öyleyse çözüm AKP ve DTP’nin tez zamanda kapatılıp Türk milletini yobazlıktan,ihanetten,aldatılmaktan,yağmadan kurtarmaktır.Dolayısıyla İstiklal Harbi zamanında şehitlerimizin ve güneydoğumuzda askerlerimizin vatanın bir karış toprağını koruma azmine rağmen AKP’lilerin ‘Özelleştirme ve Yabancıya Toprak Satışı Kanununu’ çıkararak Türkiye Cumhuriyeti kamu kuruluşlarımızı ve topraklarımızı tekrar yabancıya sattığı bir realitedir.AKP’liler toprak satışını ‘Ne olacak canım.Bizim Türklerde Almanya’da toprak alıyor.’  diye savunuyor.Şimdi buradan AKP’lilere soruyorum: Almanlar kendilerini evlerinin çatısından atmak istese bizim Türklerde aynısını yapmalı mı? Böyle bir mantık olabilir mi? Yani biz Türkler,Almanların her yaptığını yapmaya mecbur muyuz? Biz Türklerin kendi aklı,iradesi,yüreği,kültürü,görüşü yok mudur? Biz Türklerin toprakları şehit kanıyla alınmadı mı? AKP’lilerden bu sorularımı cevaplamasını istiyorum.Hem sonra Almanların ne yaptığı biz Türkleri ilgilendirmez ki! Çünki burası Almanya değil Türkiye Cumhuriyeti. 

 

Bazı AKP yanlıları ‘AKP kapatılırsa istikrar bozulur!’ diyerek Türk milletini yanıltıyorlar.Şimdi size bir örnek vereyim.Hatırlayın! Milyonlar Sosyal Güvenlik Yasasını protesto etti.Peki bu protesto kime karşı yapıldı? Tabii ki AKP’ye.IMF’nin emriyle buğdaya zam yapıp sonrada suçu fırıncıların üzerine atan kimdi? Yine AKP.İşçinin 500YTL ve memurun 800YTL aldığı Türkiye Cumhuriyeti’nde kendilerine özel yasa çıkarıp 1500YTL maaş almak isteyen ve bu plan tutmayınca milletvekillerinin sağlıktan ‘Gazi’ olarak yararlanmasını sağlayan kimdi? Yine AKP.Peki bu durumda istikrarı bozan kimdir? Yine AKP.Yani AKP’nin istikrarı yalancı istikrardır.Peki gerçek istikrar ne zaman gerçekleşir? Adım gibi eminim ki AKP kapatıldığı zaman.

 

SAYGILARIMLA

 

 

Türkiye Cumhuriyeti hukukunu(Yargıtay’ı) eleştirmek en büyük haksızlık,ayıp ve suçtur!

17 Mart 2008 , Pazartesi | Etiketler : siyaset toplum ekonomi din islam hukuk

HAK EDENE HAK ETTİĞİ GİBİ DAVRANMAK!

Yargıtay cumhuriyet başsavcısı  BOP eş başkanı Recep Tayyip ERDOĞAN’ın genel başkanı olduğu AKP’ye haklı olarak kapatma davası açtı.Bu kapatma davası doğru ve haklı bir karardır.Ama BOP eş başkanı Recep Tayyip ERDOĞAN,ABD,Avrupa Birliği ve satılmış bazı Türk medyası ‘Parti kapatmak demokrasiye ve millet egemenliğine aykırıdır!’ diyerek Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olmasına rağmen hukuku suçlayarak,yargıtayın verdiği kararı eleştirerek hukuka karşı çıkıyor hatta AKP’nin avukatlığını yaparak Türk milleti’nin BOP eş başkanı Recep Tayyip ERDOĞAN’a sempati duymasını sağlamaya çalışıyor.

Şunu bilmeliyiz ki biz Türk milleti BOP eş başkanı Recep Tayyip ERDOĞAN,BOP cumhurbaşkanı Abdullah GÜL(BOP cumhurbaşkanı Abdullah GÜL 1995′te bir yabancı basın kuruluşuna ‘Cumhuriyetin sonu gelmiştir!’ diye bir açıklama yapmıştır.Bu yüzden Abdullah GÜL’ün cumhurbaşkanlığı feshedilmelidir.),ABD,Avrupa Birliği ve satılmış bazı medyaların açılan kapatma davasından dolayı hukuku suçlayıcı,aşağılayıcı,kötüleyici,yargılayıcı ve hukuka meydan okuyucu içerikteki demeçlerine destek vermemeli yargının ve mahkemelerin kararına saygı duymalıyız.Aksi bir durum Türkiye Cumhuriyeti hukukuna karşı çıkmaktır ki bu davranışta şuçtur.Yani BOP eş başkanı Recep Tayyip ERDOĞAN partisi,BOP cumhurbaşkanı Abdullah GÜL,ABD,Avrupa Birliği ve bazı satılmış medyalar açılan davayı eleştirerek Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuki yapısına bile karşı çıkmaktır.Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti hukukuna karşı çıkıcı demeçler verenler Türkiye Cumhuriyetine karşı çıkmaktadır.

Unutulmamalıdır ki Türkiye Cumhuriyeti hukuku ne yaptığını bilmekte bu yüzden AKP’ye açtığı davayı haklı olarak açmakta ve bu açtığı dava neticesinde zaten milletin egemeliğini korumayı amaçlamaktadır.Bu yüzden BOP eş başkanı Recep Tayyip ERDOĞAN,BOP cumhurbaşkanı Abdullah GÜL,ABD,Avrupa Birliği ve bazı satılmış medyaların açılan davadan dolayı Türkiye Cumhuriyeti hukukunu eleştirir mahiyette demeç vermeleri yani hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti hukukunu eleştirmeleri hukuka karşı büyük bir haksızlık hatta şuçtur.Eğer yargıtay AKP hakkında kapatma davası açmışsa hiç şüphesiz ki AKP bu davayı hak etmiştir.Çünki adaleti sağlaması ve haksızlığa engel olması gereken hukukun görevi bunu gerektirmektedir.Yani Türkiye Cumhuriyeti hukuku AKP,DTP ve kapatılan diğer partilere kapatma davası açarak haksızlık yapmamış tam tersine hak edene yani AKP,DTP ve kapatılan diğer partilere hakkını vermiştir.Malumunuz kandırılan Türk milleti’nin oylarına rağmen AKP,DTP ve kapatılan diğer partilerin Türkiye Cumhuriyeti ve İslam aleyhine yaptığı ihanet icraatları ortadadır.Bu yüzden AKP’de kapatılan diğer partiler gibi kapatılmalıdır.Çünki AKP’liler BOP bağlamında Türkiye Cumhuriyeti ve İslam’ı yok etmek istemekte ve geçmişte Osmanlı devletini hilelerle parçalayan hatta 1071,1453,1974 ve İstiklal Harbi mağlubiyeti’nin öcünü almak isteyen bu yüzdende  Arz-ı Mev’ud,Armagedon ve yeraltı kaynaklarından dolayı Türkiye Cumhuriyeti misak-ı milli sınırlarını  ele geçirmek isteyen hristiyan-yahudi şeriatı’nın çıkarına hizmet etmektedir.

SAYGILARIMLA

 


Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.