Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

tunamati110

Haber Kategorisindeki bloglar

Karanlığın Güneşi-Günlük

Karanlığın Güneşi
 
Yaz geldiğinden beri sürekli bir dikkat  içindeyim. Öğle saatleri yanımızdaki cafeye alış verişe gideceğimde önce dışarıya bakıyorum. O an bulut bazen güneşi kapatıyor, bazen yer yüzü güneşe teslim. Güneşi bulutun kapattığı anda bununla da yetinmeyip çatının balkonuna çıkıyorum. Gök yüzündeki durumu ve oluşan gölgenin zaman aralığını ölçüyorum. Gök yüzünde bulut yoğun ise bu benim […]

Büyüklerin Kavgası

Büyüklerin Kavgası.
 
İlk okul beşe gidiyordum. İlk gün salıydı. Okula o zaman başladım. Munzur ilk okuluna gidiyordum. Okul şehre giden yolun kenarında, bir tepenin eteğindeydi. Öğretmenimiz beni başarılı buluyordu. Bir ara beni babama methetmişti. “Mustafa sorduğum her soruya bilse de bilmese de parmak kaldırıyor. Çok cesaretli.” Demiş. Bu haberi babamdan polis minibüsü ile çarşıdan eve gelirken […]

Ateş Bizi de Yakmalı

Ateş Bizi de Yakmalı
 
Gündemin dinamik olması insanlarımızı durgunluktan kurtarıyor. Buda başarıyı getiriyor. Gündem bazen iyi oluyor bazen kötü oluyor. Bu haberin içeriği ile ilgili. Hele zevkle televizyonun karşısına geçip haber izlemek itiraf edelim tadına doyum olmuyor. Bir kap kaç haberi bizi heyecanlandırıyor. Bir uçak kaçırma haberi film gibi takip ediliyor. Araba yakma terörü hep reyting […]

Bir Buçukta

BİR BUÇUKTA
Bu gün sekizlerde uyandım. Temizliğimi yapıp aşağı indim. Kahvaltıda peynir ekmek ve çay vardı. Annam bana Nigar teyzeme gidip gidemeyeceğimi sordu. Başıma güneş geçebileceğini söyledim. “Ancak kafeye gider gelirim. Hasta oluyorum. Hep hap atıyorum.” Dedim. O an evden dışarı çıktım. Begonya kafe de biraz internete takıldım. Oradan eve geldim. Aradan biraz zaman geçti. Kendime […]

Parayı Kaybedersin-Günlük

PARAYI  KAYBEDERSİN
(2 Ocak 2008)
 
On otuzlarda uyandım. Temizliğimi yapıp üzerimi değiştirdim. Aşağıya indim. Annem ayakta. “Yusuf uyuyor.” Dedi. Saate bakıyorum. Babam bana “uyuyor diyorsan ben uyumuyorum.” Dedi. Mutfağa geçtim. Yarım ekmek ve peynirle kahvaltımı yaptım. Çayımı kattım. Televizyonun üzerinde duran birer ytl lik altı ytl harçlığımı aldım. Sol cebime koydum. Odama çıktım. Paramı masamın üst çekmecesine […]

Üşüyen EL-Günlük

ÜŞÜYEN EL
(18:56, 1 Şubat 2008)
 
Onsekizler. Begonya internet kafeden geldim.  Odama çıkıp üzerimi değiştirdim. Temizliğimi yaptım. Sıcak su da elimi yıkayınca derimin kızardığını gördüm. Kofcanımı alıp aşşağı indim. Babam divanda oturmuş kollarını sıvıyor. Abdest alacak.  Annem ayakta. “Anne kafeden geldim. Elimi sıcak su ile yıkayınca kızarıverdi.” Dedim. Babam araya girdi. “Sakın sakın. Elin donduğu zaman sıcak suya […]

Sucuk-Günlük

SUCUK
(19:13, 1 Şubat 2008)
 
On üç otuzlarda kütüphaneye gittim. Kitabımı aldım. Geliyorum. Bir açlık krizi başladı. Biraz sonra eve gelip sucuk kızartıp yiyeceğim için zevkten dört köşe oluyordum. Yollar iki gün önce kapalıydı. Ve açık değildi. Dün grayderler çalıştığı için bu gün ara yollardan rahatlıkla gelebildim. Evin kapısını sabırsızlıkla açtım. Bisikletimi koyup içeri geçtim. Annem namaz kılıyor. […]

Çıtır Ekmek-Günlük

ÇITIR EKMEK
(1 Şubat 2008)
 
Gündüz onlarda uyandım. Dokuz saat uyumuşum. Temizliğimi yapıp aşağı indim. Babam divanda. Bana tonlu ve yüksek şekilde “Mustafa” diye seslendi. Uyku mahmurluğum var. Cevap vermedim. Mutfaktayım. Zeytin. Ekmekle kahvaltı ediyorum. Annem geldi. “Anne ekmeği tost makinesinde ısıtsam ne güzel olacaktı.” Dedim. Annem “ısıt.” Dedi. “Bir sürü bekleyecem. Ben bekleyemem. Şimdi beş on […]

Başı Boş Bisiklet-Günlük

BAŞI BOŞ BİSİKLET
(30 Ocak 2008)
 
Sabah dokuzlarda uyandım. Temizliğimi yapıp aşağı indim. Babam doktora kontrol edilmeye gitmek için hazırlanıyor. Annem ayakta. İşi ile meşgul. Yarım ekmek, zeytin ve çay ile kahvaltımı yaptım. Çay kattım. Odama çıkacağım.  Televizyon açık. Baktım. Babam “parana mı bakıyon?” dedi. Mahmurluğum var. Cevap vermedim. Babam “paranı koymadım. Biraz sonra koyarım.” Dedi. “Nereye […]

Garaj Damı-Günlük

GARAJ DAMI
(20:40, 29 Ocak 2008)
 
Aşağı çay için inmiştim. Babam “Mustafa üç tekerli bisiklet garajda. İki tekerliyle de ben gidemem. Yarın hastaneye nasıl gideceğiz?” dedi. “Nereye gidecektin?” dedim. “Hastaneye kontrole gideceğim.” Dedi. “Arabayla git.” Dedim. “Garajın kapısını açarken anahtarı kırdım..” dedi. “Ben açarım” dedim. “Nasıl açacaksın.” Dedi. “Ben döndü ebemin dolabından talimliyim.” Dedim. “İyi uğraş bakalım, […]

Sayfalar : [1] 2