Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

tunamati110

Haziran, 2008 Arşivi

Uyuyunca Nereye Gidiyoruz?

Uyuyunca Nereye Gidiyoruz?
 
Uyuyunca düşünmekte zorlanılan yere gidiyoruz. Çünkü oraya ancak yok olan gider. Orası öyle bir yer olmalı ki vücut ancak biz yok olunca kendini  dinlendirebiliyor. Demek biz uyanık isek vücudumuz yorulmaya devam edecek. O zaman o  yer vücutta değil. Çünkü vücudumuzda olsak bir şekilde yine uyanığız demektir. Peki neredeyiz. Çözüm şöyle. Öz ruhumuz kutsal […]

Güzel Şey

Güzel Şey
 
Neden düşünce denen şey güzeli insana her zaman yaşatamıyor. Oysa güzel şey düşünce ile geliyor. Yoksa düşünce güzel şeyin kaynağından uzak mı. Güzel şey  geldiğinde Düşünce mi onu buluyor yoksa güzel şeyde de bir bilinç var ve tükenmemek için tamamen teslim olmuyor mu. Eğer böyle ise güzel şey kaynak değil. Oysa güzel şeyin kaynağı […]

İhtiyaçlarımızı Sıfırlamak

Zengin Olmak
 
İnsanoğlu dünyaya geldiğinden itibaren hep bir şeylere ihtiyaç duyar. Çünkü insan ihtiyacını giderdiği an mutlu olur. Kimileri ise iktisatlı davranır. İhtiyaçlarını alacak parayı biriktirir. Bu birikimlerde insanı mutlu eder. Kimisi vardır lüzumsuz ihtiyaçlar peşindedirler. Onların mutluluğu alışverişte değil içine her geçen gün gömüldükleri bataklıktan gelir. Kimileri ihtiyaçlarını yok sayar. Bu bilinçli bir yok sayama […]

Resimdeki Rabıta

Resimdeki Rabıta
 
Tuvale her fırça darbesinde yeni bir hayat bağlanıyor. Bunu zihnimiz kontrol ediyor. Bu bağlantıları yüksek bir yere getirebiliriz. Zihnimiz o an yaratıcımız ile meşguldür. Ve “destur ya rab” deriz. Yaratıcımızdan tuvale resim bitinceye kadar kızıl, çay renginde, kırmızı  kutsal ışığın aktığını düşünürüz. O an dilimiz damağımıza yapışıktır. İşte bu sayede bilinç altımız   tuvale salt […]

Ruhun Geldiği Yer

Ruhun Geldiği Yer
 
Gerilim düşüncenin kendisidir. Örnek verecek olursak bir tehlike anında zihnimiz daha iyi çalışır. Fikirleri hızlı ve yerinde üretir. Düşüncenin tözü görünmez ve gizli bir gerilimden oluşur. Bu bize düşünmeyi sağlar. Bu gerilim yani düşünme fiili nereden gelmiştir. Elbet evrende ilk önce maddeler var oldu. Allah maddeye düzen verdi. Bu düzenin sürekli olması için […]

Hareket Metafiziği

Hareket Metafiziği
 
Görünen ve bir kütleye sahip olan her şey hareket içindedir. Düşünelim. Hiçbir şey hareket etmese ne olurdu. Öncelikle zaman diye bir şey olmazdı. Çünkü değişmeyen her şey zamanın dışındadır. Bir şey hareket edecek ki onun farkı zamanı meydana getirecek. Biz hareketi bir varlık olarak düşünürsek onu ancak soyut olarak algılayabiliriz. Hareket maddeden bağımsız değildir. […]

Karanlığın Güneşi-Günlük

Karanlığın Güneşi
 
Yaz geldiğinden beri sürekli bir dikkat  içindeyim. Öğle saatleri yanımızdaki cafeye alış verişe gideceğimde önce dışarıya bakıyorum. O an bulut bazen güneşi kapatıyor, bazen yer yüzü güneşe teslim. Güneşi bulutun kapattığı anda bununla da yetinmeyip çatının balkonuna çıkıyorum. Gök yüzündeki durumu ve oluşan gölgenin zaman aralığını ölçüyorum. Gök yüzünde bulut yoğun ise bu benim […]

Uzak Bir Galaksiden Geldik-Hikaye IV. Bölüm

İnayet “Doğru söyledin. İşin garibi berduşların ağzında sakız olduk. Dün Veli diye ayyaşın biri bana ‘Abi o uzaylıların kulaklarını benim için bir çekiver.’Dedi. Bende ‘Hadi oradan’ diye karşılık verdim. Dedi.
Naim isimli biri “İnayet abi, sizde macera diye tutturdunuz. O tepeye çıktınız.” Diye konuştu.
İnayet “Biz olduğumuz yerde durup seyretseydik iyi mi olurdu. Bak zirveye kadar çıktık. […]

Bize Kilo Vermeyen Tek Şey

Bize Kilo Vermeyen Tek Şey
 
Atalarımız ekmeği binlerce yıl öncesinden yemeye başlamış. Ve onlar ekmeği çok erken tarihlerde yemeye başladığı için bu bizim DNAlarımıza işlemiş. DNAlarımıza işleyen ekmek haliyle metabolizmamıza uyum sağlamış. Biz ‘ekmek kilo verir’ mantığını yanlış bildiğimiz için kullanıyoruz. Ekmeksiz yemek yemeyi hiç düşündünüz mü. Öyle yapacak olursak binlerce yıldan buyana atalarımızdan bize geçen […]

Uzak Bir Galaksiden Geldik-Hikaye III. Bölüm

     Aradan bir süre geçmişti. Birden cihazdan ışık çıkmaya başladı. Rıdvan başını sobaya doğru çevirdi. Gözlerine inanamadı. Nihayet cihaz çalışmıştı. Hemen yerinden doğrulup cihaza uzandı. Onu eline aldı. Hemen parmağı ile şekillerden üçgene değdi. Karşısına daire şeklinde şeffaf  yoğunlukta bir geçit çıktı. Elini geçide uzattı. Eli geçidin içinde dirseğine kadar kayboldu. Sonra elini geri çekti. […]

Sayfalar : [1] 2