25 Aralık 2007 Salı | Kategori Din | Etiketler :
inanç İhbar Et

Oyunuz Gönderiliyor ...

"Gel, Gel, ne olursan ol, gel!
İster kâfir, ister mecûsî, ister puta tapan ol, gel!
Bizim dergâhımız ümitsizlik dergâhı değildir.
Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel!"
Hz. Mevlana’nın bu çağrısını İslam anlayışından çok, İslam dışı anlayışlar kullanmaya çalışmışlardır. Sanki her insan kendi inancını yaşarsa, birbirini de hoş görürse, Mevlâna’nın verdiği mesaj yerini bulmuş gibi bir hava oluşturulmak istenmektedir. Halbuki; Hazreti Mevlâna’nın “gel” çağrısı; Hakka, hakikate, doğruluğadır. “Geçmişteki halin ne olursa olsun, bu hal seni ümitsizliğe düşürmesin, tövbe etmek kaydıyla, yani eski haline dönmemek üzere gelmek istersen bu kapı sana açıktır. Önceki halin kâfir olmuş, mecusi olmuş, puta dahi tapmış olsan, bu önemli değil, yeter ki halini düzeltmeye karar vermiş ol; öyle gel.!” mesajı verilmektedir. Yoksa “ne olursan ol yine gel” çağrısından; eski halini değiştirmeden olduğun gibi kal, mantığı anlaşılmamalıdır.
Onun “gel” çağrısının aşağıdaki beyitte de işaret ettiği gibi; Kur’an ve yüce Peygamberimiz Hazreti Muhammed’i n(sav) hayat ölçülerine olduğu muhakkaktır.
“Bu canım var oldukça ben Kur’an’a tutsağım
Muhammed Mustafa’nın yolundaki toprağım
Benden başkaca bir söz nakledenler olursa
Hem onu söyleyenden hem o sözden uzağım”
Prof. Dr. Haydar Baş,“İslam ve Mevlâna” adlı eserinde; “Hazreti Mevlâna’nın davet ettiği gerçeği” şu şekilde ifade etmektedir;
“Onun “ne olursan ol gene gel” dediği şey, Seyr ve Hakk’a vuslattır, Allah’a doğru yolculuktur ve nihai hedef olarak Yüce Allah’ın huzurudur. Tasavvufun öz tabiriyle vuslattır. Bu ulvi gaye velayet ve irşad yoluyla gerçekleşir.
Mevlanâ elbette “gel” diyor tüm insanlığa ama, “geldiğin gibi kal” demiyor; aksine insan-ı kâmile gelen kimsenin katı taş olsa, mermer kesilse bile bir inci olacağını bildirmektedir.
“Katı taş olsan, mermer kesilsen bile bir inci olursun,
Temiz erlerin sevgisini tâ canın içine dik; gönlü hoş kişilerin sevgisinden başka bir sevgiye gönül verme,
Ümitsizlik köyüne gitme, ümitler var. Karanlığa doğru yürüme, güneşler var.
Gönül seni gönül ehlinin mahallesine çeker, benlik seni bilakis hapishanesine çeker
Hadi bir insan-ı kâmilden gıda ver gönlüne; yürü, devleti devlet sahibinde ara” (Mesnevi: 1cilt/ sayfa: 163/ “İslam ve Mevlanâ/ sayfa; 114/ Prof. Dr. Haydar Baş”)
Kutlu velinin “gel” diye haykırışını duymayan var mı? Haydi ne duruyorsunuz, siz de gelin Onun davet ettiği gerçeğe…
Uğur Kepekçi–DELİORMANLI..
|