Mart, 2008 Arşivi

Göz Yanılmaları

31 Mart 2008 Pazartesi | Kategori : İnternet 1 Yorum

NOKTALAR NE RENK_?

www.reyi.net

RESİMDEKİ SİYAH ARTIYA BAKINCA BAZI NOKTALARIN YOK OLDUĞUNU VE DÖNEN NOKTANIN YEŞİLE DÖNDÜĞÜNÜ FARKEDECEKSİNİZ


NİYE İLERLEMİYOR_?

www.reyi.net

SİZCE ÇİZGİLER DÜZ MÜ_?

BAKALIM 30 HAYVANI BULABİLECEKMİSİNİZ_?

 

Bu Resimde kaç İnsan Var

30 Mart 2008 Pazar | Kategori : Oyun 19 Yorum

 

Bu Resimde Kaç İnsan Var?

Bu Kadın Ne Tarafa Dönüyor?

30 Mart 2008 Pazar | Kategori : Oyun 15 Yorum

 

Sağa doğru döndüğünü görenlerin beyninin sağ tarafı çalışıyormuş sola doğru döndüğünü görenlerinse sol tarafı çalışıyomuş her iki tarafa döndüğünü görenlerinse deha sayılabilecek zekaya sahip oldukları söyleniyor.

Resim size neyi anımsatıyor??

30 Mart 2008 Pazar | Kategori : Oyun 5 Yorum

Resim size neyi anımsatıyor??

 

Türk Halkının Hastalıkları :))

30 Mart 2008 Pazar | Kategori : Mizah 1 Yorum
Kardan adama tekme atma hastalığı
Yeni atılmış bir betona basma ve isim yazma hastalığı
Gazete ve dergilerdeki resimlere sakal, bıyık ve gözlük yapma hastalığı
“En iyi ben araba kullanıyorum” zannetme hastalığı
Kar topunun içine buz koyma hastalığı
Cep telefonu kullanımının yasak olduğu ortamlarda ille de görüşme yapma hastalığı
Belediyenin duraklara koyduğu saatlerin yelkovan ve akrebini sökme hastalığı.
Kumsalda deve güreşi yapma hastalığı
Şahin marka arabayı, Doğan görünümlü yapma hastalığı
Ağaçlara ve parktaki banklara kalp ve isim baş harfi kazıma hastalığı
Derslerini çalışıp sınıfını geçenleri inek sanma hastalığı
Mesleğimizdeki unvanımızı İngilizce olarak söyleme hastalığı
Tiki olan insanların tikleri ile uğraşma hastalığı
İskambil kağıtlarından kule yapan birinin kulesini bozmaya çalışma hastalığı
Cep telefonu ile bağıra bağıra konuşma hastalığı
Reklam için duvarlara veya panolara yapıştırılan afişleri yırtma hastalığı
Tuvalet duvarlarını defter sanma hastalığı
Otobüs duraklarına "Ateşli sevişirim, beni ara" yazma hastalığı
Trafikte bizi geçen bir aracı mutlaka yakalayıp onu geçmeyi ilke sayma hastalığı
Sinyal verir vermez şerit değiştirip kazaya sebebiyet verdiğimizde, “Sinyal verdik görmüyon mu?” deme hastalığı
Ara yollardan ana yola çıkacak araca yol vermeme hastalığı.
Ünlü birini gördüğümüzde ona el sallama hastalığı
Ünlü birini gördüğümüzde onunla fotoğraf çektirip “çok samimiyiz” havası verme hastalığı
Yaşamadığımız bir şeyi yaşamış gibi anlatıp ona kendimizi inandırma hastalığı
Otobüs durağa yanaştığında ille de ön kapıdan inmeye çalışma hastalığı
Otobüs koltuklarını yırtma ve üzerlerine acayip acayip yazılar yazma hastalığı
Minibüs şoförüyseniz, beğenmeseniz bile mutlaka Kral FM dinleme hastalığı
Trafikte kırmızı ışıkta dururken, yeşil ışık yanar yanmaz kornaya basma hastalığı
Trafikte kırmızı ışıkta dururken burun karıştırma hastalığı
Kimsenin herhangi bir konu hakkında bilgisi olmadığını anladığımız anda o konu hakkında atıp tutma hastalığı
Elektrik, su, doğalgaz, vergi, trafik cezası gibi faturaları son gününde ödeme hastalığı
Kar yağdığında eve bolca ekmek alma hastalığı
Grup halinde bir meydana konan güvercinlerin üzerine koşup onları kaçırmaya çalışma hastalığı
Evli olanların bekarlara “Sakın ha evlenme” demeleri hastalığı
Aynı filme giden insanların, filmden çıktıktan sonra filmi birbirlerine anlatmaları hastalığı
18 yaşına geldiği gün bara gitme hastalığı
Eline silah geçen birinin hemen o silahla şaka yapma ihtiyacı duyması hastalığı
Arabayla yolda giderken, tanıdık birini görünce arabayı şakadan onun üzerine doğru sürme hastalığı
Takım elbise giyince elini cebe sokma hastalığı
Tuttuğu takım galip gelince havaya silah sıkma hastalığı

Erkekler … Gibidirler

30 Mart 2008 Pazar | Kategori : Mizah 3 Yorum

-Erkekler yeni doğmuş bebek gibidirler.
İlk başta çok şirin görünürler, ama bir süre sonra altlarını değiştirmekten sıkılırsınız.

-Erkekler kahve gibidirler.
En iyileri zengin ve sıcaktır ve sizi bütün gece ayakta tutabilir.

-Erkekler bilgisayar gibidirler.
Anlaşılmaları kolay değildir ancak hiçbir zaman yeterli hafızaya sahip değildirler.

-Erkekler uzaktan kumanda aleti gibidirler.
Basit. Kullanımı kolay. Ve genellikle televizyonun yakınında uzanmış durumda.

-Erkekler yıldız falı gibidirler.
Size her zaman ne yapacağınızı söylerler ve genellikle de yanlıştırlar.

-Erkekler iş makinaları gibidirler.
Çok gürültü yaparlar ama çalıştırılmaları zordur.

-Erkekler termos gibidirler.
İçini bira doldurup her yere taşıyabilirsiniz.

-Erkekler şilte gibidirler.
Eninde sonunda en iyileri bile deforme olur.

-Erkekler Brezilya dizileri gibidirler.
Seyretmesi eğlenceli. Ancak her duyduğunuza inanmayın!

Bir cenaze töreninde söylenebilecek en kötü 10 şey

30 Mart 2008 Pazar | Kategori : Mizah 3 Yorum
.Bu koku da ne böyle?
.Bu kıyafet üzerimdeyken ölmüş olmayı hiç istemezdim.
.Eğer ne için kullanacağını bilseydim ona bu kadar sağlam bir ip ödünç vermezdim.
.( Dul kalan kişiye) Eee, artık rahatsınız, bu akşam yemeğe ne dersiniz?
.Ölü olmak korkunç olmalı.
.Kahretsin bana olan borçları ne olacak şimdi?
.Ne zaman yemek yiyeceğiz?
.Arabasını alabilir miyim?
.İnsanlar ölünce ne kadar aptal görünüyorlar değil mi?
.O tabutun içinde uyuyan da kim öyle?

Bir Üniversite Profesörü Ögrencilere Şu Soruyu Sorar..

30 Mart 2008 Pazar | Kategori : Mizah 4 Yorum

Bir universite profesoru öğrencilerine şu soruyu sorar;

-’Var olan herşeyi Tanrımı yarattı?’

Cesur bir oğrenci ayağa kalkar ve yanıtlar.

-’Evet herşeyi Tanrı yarattı!’

Profesör sorusunu yineler ve oğrenci yine ‘evet efendim’ diye yanıtlar.

Profesör devam eder;

-’Eğer herşeyi yaratan Tanrı ise ve şeytan var olduğuna gore şeytanı da Tanrı yaratmış olur ve çalışmalarımızda uyguladığımız ‘Kesinleştirme’ prensibine göre de Tanrı şeytandır.Öğrenci böyle bir önerme karşısında şasırır ve yerine oturur. Profesor ise ogrencilerine bir kez daha Tanrının icindeki kaderin bir efsane olduğunu kanıtlamaktan ötürü oldukca mutludur.Bu arada bir öğrenci ayağa kalkar ve

- Bir soru sorabilirmiyim profesor? der. Profesorde sorabilecegini söyler.

Ogrenci ayaga kalkar ve ‘Soğuk varmıdır? diye sorar.

Profesor;-’Nasıl bir soru bu böyle,tabiki vardır ‘ diye yanıtlar. ‘Sen hiç soğuktan üsümedin mi?’

Ogrenci ;
-’Aslında, fizik yasalarina gore soğuk yoktur. yaşamda/realitede biz soğuğu sıcaklıgın yokluğu olarak düşünürüz. Herkes veya nesneler o enerji oradaysa veya
bir şekilde enerji iletiyorsa onu deneyimler. Örneğin,Absolute 0 (-460 derece F)
sıcaklığın kesin yokluğudur (hic olmadigi seviyedir). Tüm maddelerin bu seviyede reaksiyon verme ozellikleri bozulur ve degisir. Soguk yoktur, o yalnizca
sıcaklığın yokluğunda duyumsadiklarımızı tarif etmek icin yarattığımız bir kelimedir’ der ve devam eder,

- Profesor, karanlik varmıdır? profesor ;
-’Tabiki vardir’. Ogrenci yanitlar,

-’Korkarim gene yaniliyorsunuz efendim. Cunku,Karanlik ta yoktur. Yasamda / realitede karanlik ışıgın yoklugudur. Biz ısık uzerinde calısabiliriz ama karanlıgı calisamayız. Gercekte, biz Newton’un prizmasini kullanarak beyaz ısıgı kırar ve renklerin cesitli dalga uzunluklari uzerinde calısabiliriz. Ama karanlığı ölçemeyiz.Bir basit ışık isini karanlik bir mekani aydınlatarak karanlığı kırmış olur yani
karanlığı geçersiz kılar. Siz belli bir mekanin/uzayin ne kadar karanlik oldugundan nasil emin olursunuz? Isıgin miktarini olcersiniz! Bu dogrudur degilmi?
Karanlik insanlik tarafindan , ısıgin olmadigi yer/mekan icin kullanilan bir kelimedir. Son olarak ogrenci profesore gene sorar;

-’Efendim seytan varmıdır? Bu kez profesor pek emin olamamakla birlikte yanitlar;

-’Tabiki, acıkladıgım gibi, biz onu her gun ,her yerde goruruz. Seytan/kötülük bir kisinin baska bir kisiye her gun sergiledigi insaniyetsizliginin bir ornegidir.O , dunyadaki islenmis tum suclarda,siddette yer alır. Bunlarin tumu şeytanın
kendisinden baska bir sey de degildir.’ der.

Ogrenci devam eder;
-’Seytan yoktur efendim.Yani o kendi basına yoktur. Seytan basit olarak Tanrının yoklugudur. O aynen karanlık ve soguk ta oldugu gibi insanın tanriının
yoklugunu tarif etmek uzere yarattigi bir kelimeden ibarettir.Tanri şeytanı yaratmadı. Seytan/kotuluk insanın tanrısal sevgiyi yüreginde duyumsamadigi zaman deneyimlediklerinin bir sonucudur. O aynen sicakligin olmadigi yere gelen soguk ya da ısıgın olmadigi yere gelen karanlik gibidir

Üç Adam

30 Mart 2008 Pazar | Kategori : Mizah 5 Yorum

Üç adam cennetin kapısında sorgu meleğinin karşısında duruyormuş (doğal olarak yeni ölmüş adamlar bunlar). İlk adama nasıl öldüğünü sormuş melek.

Adam anlatmış: "Uzun süredir karımın beni aldattığından şüpheleniyordum.İş seyahatine gitme bahanesiyle evden çıktım ve 2 saat sonra haber vermeden döndüm. Karım çıplaktı ve banyodan yeni çıktığını söyledi ama ben ona inanmadım çünkü saçları kuruydu. Hırsla evi aramaya başladım, kimse yoktu, fakat yatak odasının penceresinde iki el gördüm. Yarı çıplak ter içinde bir adamdı bu.. Ellerine vurarak onu aşağı düşürdüm ama çok şanslıymış, çiçek tarhının üzerine düştü ve ölmedi. Ben de buzdolabını üzerine attım. Adam öldü ama ben de kalp krizi geçirdim."

Sıra ikinci adamdaymış:
"Şortumu giymiş evimde günlük sporumu yapıyordum. Koşu bandını fazla hızlandırmış olmalıyım, birden şerit koptu ve beni üzerinden fırlattı, pencereden dışarı uçtum. Neyse ki alt katın penceresine tutunabildim. Ama manyağın biri beni ellerime vurarak aşağı düşürdü. Neyse ki çiçeklerin üzerine düşüp kurtuldum ama sapık herif bu sefer de üzerime buzdolabını attı ve burdayım işte…"

sıra üçüncü adamdaymıi:
"Ben buzdolabının içinde çıplak bir şekilde bekliyordum, kendimi burada buldum."

Komik haberler

30 Mart 2008 Pazar | Kategori : Mizah Yorum Yok
Avustralya’nın Melbourne kentinde, otomobilinin içinde ölen 71 yaşındaki adama polis tarafından ceza kesildi.
Kentin Maroondah Belediyesi’nden yapılan açıklamada, polis memurunun, aracın içindeki ölüyü fark etmeyerek,
ceza makbuzunu ön cam silece inin altına sıkıştırdı ı, yaşlı adamın bir hafta önce öldü ünün belirlendi i kaydedildi.
Belediye Başkanı Peder Tenham, ölünün ailesinden özür dilendi ini, polis memurunun, camların bu ulanmış olmasından
dolayı yaşlı adamı görmedi ini belirtti.

Asabi çoban ot yemeyen koyununu tüfe in dipçi iyle dövmeye başladı. Tüfek ateş aldı ve çoban öldü. (BİTLİS)

Köpe i ile ava giden acemi avcı, ihtiyaç molası verdi tüfe i bacaklarının arasına kıstırıp tuvaletini yapmak istedi
o sırada köpek dizlerine atladı teti e dokundu avcı çenesinden giren fişekle öldü.(TOKAT)

İki odayı yıkıp tek oda yapmak isteyen ev sahibi isi abarttı. Tek duvar için kazma yerine dinamit kullandı. Mahalleyi
havaya uçurdu. Yaralandı. (TRABZON)

Şaşkın köylü üç katli evinin terasındaki kömürlükte buza ı beslemeye başladı buza ı büyüdü.250 kiloluk dev bir inek oldu.
Bulundu u odaya sı mayan inek üç katli evden vinçle indirildi. (İZMİR)

Karadenizli iki kardeş çatıdaki hurdaları satmak istedi. A abey çatıya çıktı demir yı ınlarını aşa ıdaki kardeşine
atmaya başladı. Kardeşi ise hepsini tuttu biri hariç: Buzdolabı. Onun da altında kalıp A ır yaralandı. Hastanede
‘Hızlı attı tutamadım’ dedi