30 YIL SONRA MUSTAFA POLATLA İZMİR’DE.. / GÜNLÜKTEN
9 Ocak 2008 Çarşamba | Yorum yok »
30 YIL SONRA MUSTAFA POLATLA İZMİR’DE.. / GÜNLÜKTEN
ALİ ŞAHİN
_________
Bugün bir eski tanıdıkla görüşmek için sözleştik. 30 yıl sonra ilk göreceğiz birbirimizi. Ben İzmir’i pek tanımıyorum. Konakta saatin önünde ya da Merkez Hasan Sağlam öğretmen evinde buluşabiliriz sana da uygunsa diyorum emekli Ziraat Yüksek Mühendisi dosta. Taşköprü İlçe Tarım müdürlüğü görevinden ayrılıp Ankara’ya oradan Aydın’a oradan da İzmir’e geçeli 30 yıl olmuş. Saat uygun bana çünkü Karşıyaka’dan geleceğim, diyor. Öğretmen dostudur ama Karşıyaka öğretmen evindekilere anlatamamış tam. Bakın ben Ziraat Mühendisiyim; mesleklerimiz birbirine yakın, deyince: "Allah Allah! Bu nasıl iş!.." dercesine şaşkınlıkla yüzüme baktılar, diyor. Ben açıklama getirdim: "Bakın siz bebeleri, biz de babaları eğitiyoruz. Eski yazı ile ikisi da aynı, çift "be" ile yazılıyor.. dedimse de yumuşatamadım. Yanımda bir arkadaş olmadıkça pek uğramıyorum oraya diyor karşılaştığımızda.
Biraz yürüyoruz hoşbeş ederek. Taşköprü’yü soruyor, Taşköprülüleri soruyor. Bir çok kişiyi hatırlıyor, kaldığı iki yılda görüp tanıdığı. Çetmeli İzzet’ten Hasan Yılmaz’a Bayram Ünal’dan Zeynel Yurtseven’e.. Nuri Keskinden Hüseyin Erikli’ye..
1943 Elazığ Karakoçan doğumlu Mustafa Polat. Yükseköğrenimin AÜ Ziraat fakültesinde tamamlamış 1971 yılında. Hem çalışıp hem okuduğundan ara vermiş eğitimine bir süre Lise sonrasında.
1967 - 1971 yıllarının Ankara ortamı, öğrencilikten konuşuyoruz. O fırtınalı yıllar, diyorum; evet, diyor. 12 Martı da Ankara’da yaşamış. Sonra 80′i anlatıyorum ona Kastamonu’da Taşköprü’de yaşananları.. Ben iyi ki o yıllarda orada değilmişim, çok çektirirlerdi bana da. Bir de üstüne üstlük ilin yabancısıydım" diyor. Ben de doğruluyorum.
Biz diyor ne çektikse bizim gibi düşünenlerden çektik, ayrışmalarımızdan, hizipleşmelerden, birbirimizi çekememelerden. Ormanda şoför Ahmet amca vardı yılların yılı yurtsever, dürüst namuslu, üstelik de demokrat, hemi de sosyal demokrat. Onun bu tavrını da bütün ilçe bilirdi. Düşünebiliyor musun o kadar değişik görüşte iktidarlar gelmiş geçmiş emekliliği gelmiş, bu adamı sürgün etti kendisinin, yoluna baş koyduğu kendi partisi" diyor…
Ahmet amcayı geçen ay kaybettik, bende de çok emeği vardır, çok ekmeğini yedim, suyunu içtim diyorum. Son yıllardaki rahatsızlığını, birkaç yıl önce eşini kaybettiğini ve yalnız kaldığını anlatıyorum. Üzülüyor.
O dönemin daha sonra Orman bakanı olan zat ile kendisinin de bazı terslikler yaşadığını anlatıyor, uzun uzun ve ayrıntılı. Kendisine karşı tavrını. Kendisinin partisine karşı nasıl soğutulup tövbe ettirildiğini. Bakan sen nasıl olsa bize oy vermek zorundasın, elin mahkûm, çünkü alevisin dediğini. O zamandan beri oraya oy vermiyorum diyor. Nuri’nin babası da yaşadı o dönemde bir sürgün, diyorum, emekliliğe tam yaklaşmışken.
O dönemde Bu bakanın 3. sıra milletvekili adayı eğitimci Mehmet Sazak’a karşı tavrını da iyi biliyorum diyor. O komünist, bırakın o gitmesin bize iki milletvekili yeter, diyebilen bir politikacıdan daha ne bekleyebiliriz ki… Bu tavır o partiye transfer 13 milletvekiline 13 koltuk verilmesine mal oldu o zaman. Kastamonu Parfüm sanayinden, balkonda kendir üretiminden, sarımsak tüccarı ziraat mühendisine.. Parfüm olayındaki belediye başkanının Mustafa Kasım olduğunu saptıyorum ben sonradan, zamanın milletvekili de muhtemelen yine AP’nden Sabri Keskin..
O dönemde hatırlı kişilere sunulan zirai kredilerde, merkez kooperatifinin kendir kontenjanın her köyde ekilen kendir oranında kontenjan tanınmasındaki uğraşısını anlatıyor, Hasan Akgül’ün bu işi fazla abarttığını söylüyor: O, Taşköprü’de ağalığı kaldıran adam diyormuş…
Bir ikindi sonu İzmir’in denizden püfür püfür esen sanki Necati Cumalı şiirlerinden çıkıp gelen serin imbatına karşı sürüp gidiyor söyleşimiz.
(…)
Mustafa Polat’ın ilk yazısı: "Sarımsak Tüccarı da Oldum!.. İçin TIKLAYINIZ
Şair İlhan Berk’in "Sarımsak" Adlı Şiiri
(Büyütmek İçin resmin ya da bu yazının üzerine TIKLAYINIZ)

|
writeCounterLayer() |
________________
… GÜNCEL… GÜNCEL… GÜNCEL…
________________________________
ALİ ŞAHİN
"KIRLANGIÇ YILDIZI" VE LEYLA ŞAHİN
EN GÜNCEL HABER / YORUMLARIMIZ İÇİN ANASİTEMİZ "TAŞKÖPRÜ’NÜN SESİ 2" >>>>>
KASTAMONU VE 19 İLÇESİYLE İLGİLİ EN GÜNCEL HABER / YORUMLARIMIZ İÇİN "KASTAMONU NET (BLOGCU)" >>>>>
_______________________________________________________________
edebiy@t/ Kasım ‘05
SİTE/ İÇİNDEKİLER
33. ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE "BAŞI EĞİLMEYEN KADIN" SUAT DERVİŞ’İ ANARKEN/ ALİ ŞAHİN
DEVREKANİ’DEN BİR ÖYKÜCÜ, ROMANCI VE YAZAR: OĞUZ ATAY/ ALİ ŞAHİN
TAŞKÖPRÜ’DE YEREL BASIN
Geçmişten Günümüze Taşköprü’de Basın
Ali ŞAHİN/ (Çalışma Taslağı)
10. CİDE RIFAT ILGAZ SARIYAZMA KÜLTÜR VE SANAT FESTİVALİ’NDEN İZLENİMLER/ Ali ŞAHİN
BATI KARADENİZ SAHİLLERİNDEN FESTVAL İZLENİMLERİ/ Ali ŞAHİN
DEVREKANİ MUSTAFA KAYA ŞENLİK YİBO/ EBRU TOKTAR
GÜNLÜK DEĞİNMELER (KANDEMİR KONDUK OLMASAK DA "ONA BUNA DOKUNDUK…") / ALİ ŞAHİN
EDEBİYAT ÖDÜLLERİ/ ALİ ŞAHİN
BAŞLANGICINDAN GÜNÜMÜZE YUNUS NADİ ÖDÜLLERİ/ ALİ ŞAHİN
BAŞLANGICINDAN GÜNÜMÜZE NOBEL EDEBİYAT ÖDÜLÜ/ (CNN TÜRK)
ESEN YEL’DEN BİR ÖYKÜ/ KOMÜNİSTLERİ TANIYAN KÖPEK
‘Humorland’ nerede?
ESEN YEL - Merhaba Sevgili Dostlar! Londra’dan, yazar arkadaşların yazılarını ürettikleri noktalara harita üzerinde kırmızı kalemle birer çizgi çekilse.. Hani şu ‘dünya markası’ dediğimiz uluslararası büyük kuruluşların uluslararası yerleşim yerlerini gösteren reklamlar vardır ya.. Açık Gazete’nin konumunu o reklam görüntülerine benzetiyorum. Nedeni yok işte.. Öyle bir görüntü canlanıverdi gözümde..
Peki Esen yel’in yazdığı nokta neresi? İşte o noktaya kırmızı kalemle bir çizgi çekemeyeceğiz. Çünkü Esen Yel HUMORLAND’dan/den yazıyor.. Sevgili Genel Yayın Yönetmenimiz izin verirse yazılarının başlığında da bu ülke adını kullanmak istiyor..
Humorland nerede? (…)
——————————————-
Bu Yazı Hakkındaki Okuyucu Yorumları
Ali Haydar NERGIS 23 Ekim 2005 10:47
Hod geldin sevgili Dost, Nereden nereye… Ankara`nin Babialisi Rungarli Sokak`tan, Yeni Gunler`den, Yeni Halkci`lardan, Yeni Ortam`lardan baslayarak, yazinda da belirttigin gibi, haritada bir nokta olmak…Kimbilir, daha nerelere dek, nasil savrulacagiz? Böyle,yillanmis sarap gibi dostlarla uzunca bir aradan sonra yeniden karsilasmak mutlandiriyor insani.Hos geldin dost,safalar getirdin, kalemin daim olsun…
——————————————-
Açık Gazete; 22 Ekim 2005
——————————————–
HİKÂYECİNİN PARK GÜNLÜĞÜ/ OYHAN HASAN BILDIRKİ
"BAŞLANGIÇTAN GÜNÜMÜZE TÜRK EDEBİYATI’NDA ÖYKÜ KİTAPLARI ZAMANDİZİNİ TASLAĞI"/ ALİ ŞAHİN
"BAŞLANGIÇTAN GÜNÜMÜZE TÜRK EDEBİYATI’NDA ROMAN ZAMANDİZİNİ TASLAĞI"/ ALİ ŞAHİN
2004′TE ÖYKÜ KİTAPLARI/ Ali ŞAHİN
2004′TE ROMAN/ Ali ŞAHİN
2004′TE ŞİİR KİTAPLARI/ ALİ ŞAHİN
KÜNYE/ KONUK DEFTERİ/ İLETİŞİM VE LİNKLER
YILDIRIM NEDEN PROF.TURGAN’A TEPKİ GÖSTERDİ?
Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Öğretim Üyesi
Prof. Dr. Çetin Turgan’ın “Sarımsak tansiyonu düşürmez yada yükseltmez” şeklindeki gazetelerde çıkan sözlerinin ardından Taşköprü’lü sarımsak üreticileri ve CHP Milletvekili Mehmet Yıldırım sert tepki gösterdi. Mecliste sarımsak için verdiği mücadelesi ile bilinen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kastamonu Milletvekili Mehmet Yıldırım Prof. Dr. ÇetinTurgan’a tepki göstererek sarımsak yemesini tavsiye etti. Mehmet Yıldırım “Sarımsak 70 derde devadır diye Peygamberimizin hadisi var. Ben bu açıklamayı yapan Prof. Dr. Turgan’a katılmıyorum. Ayrıca İbnisina sarımsağın 27 çeşit hastalığa iyi geldiğini söylemiştir. Lokman Hekim, “Ölüme ilaç bulunsaydı bu ilaç kesinlikle sarımsak olurdu” diyerek sarımsağın faydalarını saymıştır. Sarımsağın tansiyonu düzenledi bir gerçektir. Meclisteki doktor kökenli milletvekili arkadaşlarım bana sarımsağın tansiyona iyi geldiğini söylüyorlar. Bilim dünyası tarafından faydaları kabul görmüş bir bitkidir sarımsak. Sayın Turgan’ın yaptığı bu açıklma abesle iştigaldir. Ben kendisine Taşköprü sarımsağını yemesini öneriyorum. Tansiyon hastasıysa Taşköprü sarımsağının tansiyonununa iyi geldiğini görecek ve böyle bir açıklama yaptığı için üzülecektir. Türkiye Lösemili Çocuklar Vakfı Başkanı Dr. Üstün Erzen benden sarımsak istiyor. Lösemi hastası çocuklara yedirmek için. Ankara ve Uludağ Üniversitelerinde sarımsakla ilgili olarak bir çok çalışmalar yapıldı. Diğer taraftan Taşköprü Belediyesinde Ziraat Mühendisi olarak görev yapan Satı Sezer ise sarımsağın tansiyonu düşürmediği yönündeki açıklamaya katılmadıklarını belirterek şunları söyledi. “ Bir bilim adamı tarafından yapılan açıklamaya saygımız vardır. Ancak dünyada kabul görmüş bir bitki olan sarımsağın tansiyona faydası yoktur demek bilime ters düşer. Ben burada bir yanlış anlama olduğunu düşünüyorum. Ege Üniversitesi’nin hocaları Taşköprü sarımsağı ile ilgili bir kitap hazırlıyorlar. Bu kitapta sarımsağın bir çok faydasının olduğu belirtiliyor. Sarımsak göz hastalıkları, solunum yolları rahatsızlıkları, zehirlenmeler, tansiyon yüksekliği gibi bir çok rahatsızlığa iyi gelir şeklinde tespitleri var. Biz limon tansiyonu düşürmez yada tuzlu ayran tansiyonu düşürmez demiyoruz. Sormak istiyorum sayın Turgan’a limon suyu fabrikasıyla bir bağı var mıdır? 1989 yılında Alman Eczacılar Birliği sarımsağı yılın bitkisi seçmişlerdir. Sarımsakla ilgili bir çok ilaç üretilmiştir. Belki bahsedilen sarımsak İran sarımsağı yada Çin sarımsağıdır” şeklinde konuştu. sözcü
Taşköprü’den Bakış
Haber
"Kastamonu’da reçete yolsuzluğu
Kastamonu’nun Taşköprü İlçesi’nde hastalara ait sağlık karnesi ve reçetelerde tahrifat yaparak haksız kazanç elde ettiği iddia edilen kadın eczacı, tutuklandı.
Bir istihbaratı değerlendiren Jandarma ekipleri, Cumhuriyet Savcılığı’ndan aldıkları izinle ilçe merkezinde eczacılık yapan F.G’nin işyerine baskın düzenledi. Yapılan operasyonda, işyerinde bulunan çok sayıda reçete veevraka konuldu.
Yapılan ilk inceleme sonucu, reçete ve sağlık karnelerinde silintive kazıntı yapılarak haksız kazanç sağlandığı ifade edildi.
Adliyeye sevk edilen F.G. tutuklanırken, zanlının mal varlığına da el konuldu.
Yeni Mesaj Gazetesi, 18.12.2005
http://www.yenimesaj.com.tr/index.php?sayfa=toplum&haberno=7042&tarih=2005-12-18"
Şeker kotası
Amerika’dan gelip yine Amerika’ya dönen Kemal Derviş’ in ”15 günde 15 yasa” sından biridir Şeker Yasası. Diğer bir deyişle, pancar üreticilerini ve şeker sanayiini perişan etme yasası… Mektup, Eskişehir Pancar Ekicileri Kooperatifi’nden geliyor: ”Avrupa Birliği ülkelerinde yüzde 2 olan nişasta bazlı şeker üretimi kotası ülkemizde yüzde 10 olduğu halde, bu oranın yüzde 15′e çıkarılma çabalarını anlamak mümkün değildir. Böyle bir karar alınırsa ülkemizdeki pancar üretimi ve şeker sanayii yara almış olacaktır. Nişasta bazlı şeker üreten firmalar, kontenjandan fazla pay almak, fazla kâr elde etmek için kotanın yükseltilmesini istemektedirler ki, bunun için de yüksek miktarlarda mısır ithalat talebinde bulunmaktadırlar. İthal mısırların genetiği ile oynanmış olma ihtimali olduğu, bundan üretilen şekerin de ilerde insan sağlığına ne gibi zarar vereceği bilinmemektedir.” Atlantik ötesinden görevlendirilmiş kurtarıcılar, gazoz şirketi ortağı tüccar siyasetçiler, tonlarca ithal mısır ile tavuk besleyen oğullar… Hepsi bir oldu, milyonlarca insanın ağız tadını bozdu.
Cumhuriyet 30.11.2005
Atamalara yargı ‘vetosu’
Anayasa Mahkemesi, yükseköğretim kurumlarına açıktan yapılacak atamalara ilişkin esasları Başbakan’ın belirlemesini öngören 2005 Bütçe Yasası maddesini iptal etti
ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Anayasa Mahkemesi, 2005 Bütçe Yasası’nın bazı hükümlerini iptal etti. Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Haşim Kılıç , CHP’nin yasanın bazı maddelerine yönelik açtığı davanın esastan sonuçlandığını söyledi. Kılıç’ın verdiği bilgiye göre, 2005 Bütçe Yasası’nın iptal edilen bazı hükümleri şöyle:
Yükseköğretim kurumlarına araştırma görevlisi kadrolarına açıktan yapılacak atamalara ilişkin esasların Başbakan tarafından belirleneceği.
Boş memur kadrolarına açıktan vekil atanmasının Devlet Personel Başkanlığı ile Maliye Bakanlığı’nın iznine tabi kılınması.
Sağlık personeline verilecek döner sermaye payına üst sınırlama getirilmesini.
Belediyeler ile büyükşehir belediyelerince kamu kurum ve kuruluşlarına uygulanacak su tarife bedellerinin, özel işyerlerine uygulanan en düşük tarife bedelini aşamayacağı.
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Genel Müdürlüğü, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü, Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğü’nün (DMO) mal ve hizmet satışları gayrisafi hasılatının yüzde 10′unun Maliye Bakanlığı’na ödeneceği.
KİT yöneticileri ve mali işlerinden sorumlularının, KİT’lerin üçüncü kişilerden tahsil ettikleri vergi, fon ve diğer payların tahsil dairelerine zamanında ve tam olarak ödenmesini sağlamak zorunda olacakları ve aksine davrananların bu tutarların ödenmesinden sorumlu tutulacakları.
Mahkeme, bazı hükümler hakkında ise ”karar vermeye yer olmadığına” karar verdi.
Babam ve Oğlum rekora gidiyor
**ANKARA (AA) - Genç yönetmen Çağan Irmak’ın ‘Babam ve Oğlum’ adlı yeni filmİ, ilk haftasında 74 bin 406, bunu izleyen 3 gün ise 79 bin 30 seyirciyi sinema salonuna çekerek 10 günde 153 bin 436 izleyiciye ulaştı. Dağıtımcı firmadan Sadi Çilingir’in verdiği bilgiye göre film, ‘Türk sinemasının yüz akı’ oldu. Çilingir, filmin başarısının kendilerini çok sevindirdiğini dile getirerek ”Bu kadarını biz de tahmin etmiyorduk. Türk sineması adına çok sevinçliyiz” dedi. Çilingir, filmin bazı sinemalarda gösteriminin 2 hafta olarak planlandığını, ancak şimdi 6 haftaya kadar uzatılmasının düşünüldüğünü belirtti. Senaryosunu da Çağan Irmak’ın kaleme aldığı ‘Babam ve Oğlum’ adlı yapımda oğlu Fikret Kuşkan, babayı Çetin Tekindor, torunu Ege Tanman canlandırıyor. Filmde, diğer rolleri Hümeyra, Şerif Sezer, Özge Özberk, Binnur Kaya ve Yetkin Dikinciler üstleniyor.
Cumhuriyet 26.04.2005
PENCERE
İLHAN SELÇUK
Bu Kitabı Okuyun ve Okutun!..
”… Bir patırtı, bir gürültü. Beyannameler, telgraflar… Sanki bir şeyler oluyor, bir şeyler olacak… Ayol şuracıkta her işimiz, her kuvvetimiz meydanda. Dört tarafımız açık. Dünya vaziyetimizi biliyor. Hülyanın, blöfün sırası mı? Hangi teşkilat, hangi kuvvet, hangi kahraman? Hülyanın bu derecesine, uydurmasyonun bu şekline ben de dayanamayacağım. Bari kavuklu gibi ben de sorayım:
- Kuzum Mustafa, sen deli misin?”
**
Yukardaki satırlar Refik Halit ‘in; yazarın ”Kuzum Mustafa” dediği Mustafa Kemal …
”Mütareke Basını” nın iki ünlü yazarını, Refik Halit ile Refi Cevat ‘ı Babıâli’de sonradan tanıdım, birincisi efendi, ikincisi delişmendi; ikisi de ‘usta kalem’ lerdi…
Refi Cevat da 1920′de şöyle yazıyordu:
”- İstiklâl diye bağıranlar kötü niyetlidir.”
Peki, ben bu alıntıları hangi kitaptan aldım?..
”Şu Çılgın Türkler”
Turgut Özakman..
(Bilgi Yayınevi)
Turgut Özakman bir solukta okunacak 750 sayfalık bir ‘roman’ yazmış; daha doğrusu kitabın kapağında ‘roman’ yazıyor; ama, baştan sona ‘hayat-ı hakikiyye!..’ Bu bizim tarihimiz, varoluşumuz, benliğimizi ve kimliğimizi yeryüzünde oluşturan ortak özyaşamımızın takvim yaprakları…
Bu kitabı okuyun, çocuklarınıza okutun, dostlarınıza armağan edin, ”Mütareke Basını’ nın ‘medya’ kılığında hortladığı zamane sürecinde tam sırasıdır.
**
Turgut Özakman edebiyatımızın ve tiyatromuzun çekitaşı ağırlığında bir yıldız yazarıdır; tarihsel bilgisinin bileytaşında keskinleşmiş bilinciyle yazdığı kitaplarının da apayrı bir yeri var…
Son kitabı ‘Şu Çılgın Türkler’ Refik Halit’in sorusunu haklı mı kılıyor:
”Kuzum Mustafa, sen deli misin?..”
Atatürk inanılmazı gerçekleştirdi, yaptığı iş nedir?..
1) Tarihte ilk milli kurtuluş savaşı…
2)İslam dünyasında ilk Aydınlanma devrimi..
İkisini de silmek isteyen içli dışlı bir ‘menhus’ elbirliğinin olağanüstü propagandası ortalığı sarmışken yayımlanan Özakman’ın kitabı tarihsel gerçeğin güzelim bir Türkçeyle roman diline dönüştürülmesidir. Kırk yıllık özel çabayla saydamlaştırılan özgün tarihimizin anlamını yeniden ve bu vakitte içimize sindirmek, bize ve yeni kuşaklara her zamankinden daha çok gerekli…
**
Toplumda iki yönlü etkinlik sürüyor. İnanılmaz para gücüne ve profesyonel dinsel sömürüye dayalı irtica çabalarının yanı sıra, parasız pulsuz amatörce çalışmaların CUMOK, ADD, ÇYDD kesimlerinde sürdürüldüğünü görüyoruz…
Aydınlık örgütler Turgut Özakman’ın kitabına dayanan etkinlikler yapabilirler; kitabın yazarını çağıracakları toplantılar düzenleyip hayatını ”Kurtuluş- Kuruluş” üzerine sürekli incelemeye hasretmiş kişiyle birlikte topluma açılabilirler..
Hiç lâmı cimi yok; bilelim ki laik Türkiye Cumhuriyeti topun ağzındadır…
‘Şu Çılgın Türkler’ in silkelenmesi, toparlanması, kendisine gelmesi gerekiyor; emperyalizmin doruklarından türeyip ortalığı saran yeni kuşatmaya karşı kıpırdanalım biraz…
Cumhuriyet 05.05.2005
DÜZ ÇİZGİ
ÜMİT ZİLELİ
Şu Çılgın Türkler
Hiç, 688 sayfa boyunca gözlerinizin sürekli dolduğu oldu mu?..
Hiç, bir kitap boyu acıyı, kederi, gururu ve zaferi akıl almaz med-cezirler arasında adeta yaşadığınız oldu mu?.. Hiç, hıçkırıklarınızdan övünç duyduğunuz oldu mu?..
Benim oldu! Elleri öpülesi Turgut Özakman ‘ın ”Şu Çılgın Türkler” kitabını okurken; başkaldıran, inanılmaz bir savaşı aklın alamayacağı bir azim ve kararlılıkla kazanan ve emperyalizmi topraklarından def eden bir milletin çocuğu olmaktan bir kez daha gurur duydum.
Mazlum milletlere meşale olmuş, bir millete bağımsızlığını ve haysiyetini kazandırmış, bugün yok sayılmaya çalışılan o müthiş varoluş kavgasını ve Mustafa Kemal ‘in askerlerini bir kez daha minnetle, saygıyla andım… Kitabın tümünü bu köşeye almak isterdim, ancak birkaç küçük bölümle yetineceğim için çok ama çok üzgünüm…
****
Türk kuvvetlerinin Kars’ı Ermenilerden geri almasını eleştiren yazısından beri halkın, bir Ermeni adı olan Artin ‘i ekleyerek Artin Kemal diye andığı, yazar Ali Kemal , Peyam-ı Sabah gazetesindeki odasında ortağı Ermeni Mihran ve misafirleriyle çene çalıyordu: ”Haydutların işi gücü savaş.. Ellerinde derme çatma bir ordu, birkaç tane de düzme kahraman, dövüşüp duruyorlar. Hükümet ölçmüş, biçmiş, uygun görmüş, Sevr Antlaşması’nı imzalamış. Size ne oluyor a zirzoplar? Öğrendiğime göre, Londra’da da çocuk gibi, ‘İzmir’i isteriz, Edirne’yi isteriz’ hatta ‘Tam istiklal isteriz’ diye tutturmuşlar.” Mihran, ”Bunlar çılgın” diye söylendi..
¯¯¯¯¯
Ağır makineli tüfeğin iğnesi kırılmıştı. Yunan taarruz ediyordu. Ateş gibi yanan mahfazadan iğneyi çıkaracak aleti bir türlü bulamıyorlardı. Abdurrahman Çavuş, başlığa sarılı mahfazayı yakaladı, dişleri, dudakları, dili cayır cayır yanarak kızgın iğne kovanını dişlerinin arasına tutuşturarak çevirdi. Çevreye yanık kemik ve et kokusu yayıldı. Dakikada 500 mermi yakan makineliyi çalıştırdı. Can acısından ve heyecandan bütün ciğeri ile bağıra bağıra yakına gelmiş olan Yunan askerlerini biçmeye başladı…
¯¯¯¯¯
İngiliz Elçilik Müsteşarı Rattigan birden patladı: ”Tam istiklal ne demek?” Hamit Bey gülümsedi: ” Siz tam istiklalden ne anlıyorsanız o demek!” Rattigan başını Hariciye Nâzırı A.İzzet Paşa ‘ya çevirerek ”Kemalistler akıllarını kaçırmış görünüyorlar, böyle bir şart asla kabul edilemez” . Nâzır şaşırmıştı, Hamit Bey’e eğilip fısıldadı: ”Bu çocukça bir çılgınlık. İngiltere gibi bir büyük devlete hiç önşart ileri sürülür mü?” Hamit Bey, bir zamanların bu ünlü komutanına hüzünle baktı, sesini düşürmeye gerek görmeden, ”Paşam” dedi, ”hiçbir devlet şerefimizden ve ümidimizden büyük değildir.”
¯¯¯¯¯
Yunanistan Başbakanı Gunaris , ”Bizi Anadolu’ya ittiler” diye sızlandı, ”Türk’ün başını getir, ödülünü al diyorlar. Bu amaçla iki yıldır savaşıyoruz. Türk’ü yenemiyoruz. Soydaşlarımızı Türk’ün merhametine bırakıp geri de dönemiyoruz” . Emperyalizmin, milletleri kendi çıkarı için nasıl kullandığını daha yeni anlamaya başlamıştı. Başı göğsüne düştü ve ağlamaya başladı…
¯¯¯¯¯
Milli savunma Bakanı Kazım Özalp , ilk yatakta yatan Teğmen Refik ‘in hatırını sordu. ”İyiyim paşam” cevabıyla tam öbür yatağa geçiyordu ki, başhekim sessizce battaniyeyi aralayarak bu iyimser yaralının durumunu gösterdi: İki bacağı da dizlerinin üzerinden kesilmişti. Kazım Paşa’nın gözleri doldu. Eğilip başını öptü, ”Benden bir isteğin var mı çocuğum, ailen nerede, onların bir ihtiyacı var mı?” dedi şefkatle. Teğmen bir şey istiyor olmaktan utanarak ”İstiklal Madalyası’nı hak ettiğimi sanıyorum” dedi, ”ondan başka bir şey istemem efendim” .
Son söz kitabın yazarı Turgut Özakman’dan:
- Sevgili gençler, İstiklal Savaşı, dünyadaki en meşru, en ahlaklı, en haklı, en kutsal savaşlardan biridir. Emperyalizmi ve yamaklarını dize getiren, bir enkazdan yepyeni, çağdaş bir devlet kurmayı başaran atalarınızla gurur duyun, şehit ve gazi atalarınızın onurunu yalancılara çiğnetmeyin. Sevgilerle… (Şu Çılgın Türkler/ Bilgi Yayınevi)
e posta: umitzileli@gmail.com

Tarihe 447 bin YTL
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yeni başlattığı tarihi konakların korunması projesinde Kastamonu’nun da olduğu açıklandı. Ak Parti Milletvekili Musa Sıvacıoğlu, Kastamonu’nun da proje kapsamında olduğunu açıklayarak ilk defa 18 özel mülkiyetli konuta karşılıksız yardım yapılacağını açıkladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın tarihi konakların korunması amacıyla başlattığı özel mülkiyetli konutlara yardım projesi için Kastamonu’nun da pilot il kapsamına alındığı öğrenildi. 14 Kasım Pazartesi günkü gazetemizin manşetinde yer alan “Tarihi konağı olana teşvik” başlıklı haberimiz üzerine AK Parti Milletvekili Musa Sıvacıoğlu’da kamuoyunu aydınlatacak bir açıklama yaptı. Sıvacıoğlu, Kastamonu’nun pilot il kapsamına alındığını belirterek ilk etapta 18 özel mülkiyetli tarihi konağa toplam 447 bin YTL yardım yapılacağını açıkladı.
Sıvacıoğlu; “İlimiz sanayileşmede geri kalmıştır. Sanayileşememesi sonucu, büyüyememiş, kabuğunu kıramamış ancak tarihi dokusunu önemli oranda muhafaza etmiştir. Bu özellik ileriye dönük olarak ilimize bir avantaj sağlayabilecektir. İlimiz turizminin canlanması için tarihi yapıların ayağa kaldırılmasının önemi büyüktür. Bu öneme istinaden ilimizde bulunan tarihi konutların ve konakların bir kısmı önceki yıllarda onarılmıştır.Büyük bir kısmı da onarılmayı beklemektedir. Kalan konutlar da restore edildiği takdirde hem önemli bir kültür mirasımız olan konaklarımız gelecek nesillere ulaştırılacak, hem de turizm potansiyelimizin artırılmasında önemli bir faydası olacaktır.”
YARDIM YAPILACAK İLLER ARASINDAYIZ
Hükümetin taşınmaz kültür varlıklarının onarımına önem verdiğini ve pilot iller arasında Kastamonu’nun da yer aldığını belirten Sıvacıoğlu, “Taşınmaz Kültür Varlıklarının Onarımına Yardım Sağlanmasına Dair Yönetmelik çıkarılmıştır. Toplanan komisyonca pilot bölge seçilen 15 ile 5 trilyonun üzerinde yardım yapılması kararlaştırılmıştır. İlimizde de Hepkebirler ve Akmescit’ten dörder, Beyçelebi Mahallesinden iki olmak üzere, Camikebir, İnceğiz, Mehram, Kumkaya, Ümit, Honsalar, Hisarardı ve İsmail Bey Mahallesinde özel mülkiyetteki on sekiz konuta ilk defa geri ödemesi olmaksızın Kültür ve Turizm Bakanlığımız tarafından 447 milyar 654 milyon TL tutarında proje yardımı yapılması kararlaştırılmıştır. Bu yeni uygulama ile imkansızlıklar yüzünden restorasyonu yapılamayan konutların hayata döndürülmesi sağlanmış olacaktır” dedi.
Haber : Sistem Yöneticisi Tarih : 18.11.2005 14:34:26
KONAĞI OLANA TEŞVİK YOLDA
Kültür ve Turizm Bakanlığı
kişisel mülkiyette olan tarihî binaların onarımı için mülk sahiplerine para yardımı etme kararı aldı. Tarihi konağı olan vatandaşların bir şekilde cezalandırıldığını belirten Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, çok sayıda tescilli eserin restorasyonu için 5,3 trilyon lira yardım yapılacağını açıkladı.
Eski esere sahip olanların sıkıntı yaşadığını belirten Koç, “Devlet bir eseri eski eser olarak ilan ettikten sonra maliklerin haklarına sınırlamalar getiriyor. Eski eser sahibi olmak külfet haline geliyordu. Bu eserleri elden çıkarmak için insanlar hoş olmayan yöntemlere bile başvuruyordu” dedi. Bakan Koç, Temmuz ayında konu ile ilgili “Taşınmaz Kültür Varlıklarının Onarımına Yardım Sağlamaya Yönelik Yönetmelik” çıkarıldığını belirterek, ilk kez uygulanan, doğrudan bakanlık bütçesinden yapılacak yardımların projelendirme çalışmalarını daha da hızlandıracağını kaydetti. Bakan Koç, “Son dönemde yaptığımız değişikliklerle eski eser sahipliği bir külfet olmaktan çıkarıldı. Tam aksine yatırımcıların ilgisinin yoğunlaştığı alanların başında gelir oldu.” derken, eski eser sahiplerinin mağdur edilmeyeceğini, yapılan yardımlarla eski eser sahibi olmanın avantaj haline getirileceğini dile getirdi.
Bu arada Kültür ve Turizm Bakanı Koç, son dönemde yapılan taşınmaz kültür varlıkları ile ilgili düzenlemeleri de hatırlattı. Emlak Vergisi’nin yüzde 10’u nispetinde alınan paydan elde edilen gelirlerin önemli boyutlara ulaştığını ifade eden Koç, bu gelirlerin sadece il dahilindeki belediyelerin hazırladığı tescilli taşınmaz kültür varlıklarına ilişkin projelerde kullanıldığını söyledi. Koç, “Örnek olarak söylemek gerekirse, İstanbul’da toplanan katkı payı 10 milyon YTL’yi aşmıştır ve İl Özel İdaresince belediyelere hazırladıkları projeler nispetinde kullandırılmaya başlanmıştır” dedi.
Tescilli taşınmaz kültür varlıkları ile ilgili harcamaların sponsorluk harcamaları kapsamına alındığını ve bu harcamaların tamamına Gelir ve Kurumlar Vergileri matrahından indirilebilme imkanının sağlandığını anlatan Koç, tescilli taşınmaz kültür varlıkları ile ilgili harcamalarda ve yapılan işlemlerde vergi istisnaları getirildiğini belirtti. Koç, göreve başladığı tarihten bugüne kadar bakanlık bütçesinden ve döner sermaye işletmesi kaynaklarından kamunun mülkiyetindeki eski eserlerin proje ve restorasyonu için harcanılan tutarın 150 milyon YTL’yi aştığını ifade etti.
FAİZSİZ KREDİDE VERİLECEK
Tarihi konağı olan mülk sahiplerine Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından evin değerine göre karşılıksız hibe yardım yapılacağını açıklayan Kültür ve Turizm Bakanı ayrıca evini ciddi bir şekilde restore etmek isteyen mülk sahibine sıfır faizli kredide kullandırılacağını bunun için gerekli çalışmalara hız verdiklerini söyledi.
Kastamonu’da çok sayıda bulunan tarihi konağın bu planlamalarla ivme kazanacağı ve ilerleyen günlerde restore edilen konak sayısında artış olması bekleniyor.
SÖZCÜ
Sarımsak tırmanıyor
Bin yılın mucize bitkisi olarak gösterilen ancak geçtiğimiz yıllarda üreticisini perişan eden sarımsak bu sene yüz güldürüyor. Sarımsak fiyatları her geçen hafta tırmanmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yılları kıstas almayıp bu yılda sarımsak üretimine devam eden çiftçi halinden memnun iken önceki yıllarda hüsrana uğrayıp bu yıl başka ürüne yönelen çiftçinin ise boynu bükük durumda.
SARIMSAK HER GEÇEN HAFTA DEĞER KAZANIYOR
Dünyada en kalitelisi Taşköprü ilçesinde yetişen sarımsak, üreticisi tarafından beyaz altın olarak adlandırılıyor. Buna rağmen önceki senelerde hak ettiği değeri bulamayan ve Taşköprü’de bile ırmaklara dökülen sarımsak bu yıl 1.5 - 2 ytl, piyasaya giriş yapmasına rağmen fiyatı her geçen hafta tırmanmaya devam ediyor. Nitekim geçtiğimiz haftada sarımsak 4 - 5 YTL’den alıcı buldu. Önceki gün Taşköprü’de kurulan sarımsak pazarında ki fiyatlar ise şöyle oluştu: 1. sınıf sarımsak 4-5 YTL, 2. sınıf sarımsak 2.5 - 3 YTL, üçüncü sınıf sarımsak 1 YTL.’den alıcı buldu.
ÜRETİM AZALDI
Sarımsağın bu yıl hak ettiği rakama ulaşmasındaki en büyük neden ise önceki yıllarda hüsrana uğrayan ve zarar eden sarımsak üreticisinin bu yıl üretimi düşürmesi ve başka alternatif ürünlere yönelmesinden kaynaklanıyor. Yıllar itibari ile değişmekle birlikte 18 bin - 22 bin ton ile Türkiye’nin %25’lik ihtiyacını karşılayan Taşköprü’de bu yıl ise üretim 14 bin ton civarında. Talep olması durumunda ise Taşköprü 60 bin ton sarımsak üretebilecek kapasitede.
“KAÇAK SARIMSAK PİYASAYI ETKİLİYOR”
Konuyla ilgili konuşan Taşköprü Belediye Başkanı Hasan Altan’da çiftçisinin bu yıl emeğinin karşılığını aldığından dolayı mutluluk duyduğunu belirtti. Sarımsak fiyatlarının yıllara oranla değişkenliğinin sebebini ise Altan, Çin’den ve İran’dan katır sırtlarında kaçak yollardan getirilen ve ucuz fiyatta piyasaya sürülen sarımsaktan kaynaklandığını ve Taşköprülü sarımsak üreticilerinin bir çatı altında birleşip kooperatifleşememesinden kaynaklandığını ifade etti. Üretici için sarımsak borsasının kurulmasının da gerekliliğinden bahseden Belediye Başkanı Altan, aynı zamanda ürünleri işleyerek katma değer sağlamak amacıyla TOBB aracılığıyla Taşköprü’ye 300 bin dolarlık bir sarımsak entegresinin kurulmasının proje aşamasında olduğunu sözlerine ekledi.
Sözcü; Haber : Mehmet TUĞCU/ TAŞKÖPRÜ Tarih : 21.10.2005 14:02:49
***** ***** *****
MİMARLAR TAŞKÖPRÜ”DEN AYRILDI
Taşköprü Belediyesi’nin daveti üzerine cephe iyileştirme çalışması yapmak amaçlı Taşköprü’ye gelen Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Öğretim üyeleri ve 3. sınıf öğrencileri çalışmalarını tamamlayarak dün ilçeden ayrıldı. 52 KİŞİLİK EKİP Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Bülent Tarım, Doç Dr. Tülin Görgülü, Öğretim Görevlisi Ayhan Böyür ve Araştırma Görevlisi Selim Ökem öncülüğünde gerçekleşen geziye 48 tanede öğrenci katıldı. KARASALİHOĞLU, EKİBE BİLGİ VERDİ ÇEKÜL Başkanı Metin Sözen’in tavsiyesiyle Taşköprü’yü tercih eden ekibe ilk olarak Taşköprü Belediyesi adına Arkeolog Murat Karasalihoğlu, ilçe tarihi ve beşeri coğrafyası hakkında bilgi verdi ayrıca ilçe ve bölge hakkında merak edilen konuları yanıtladı. Brifing sonrası üzere ilçe içersine gruplar halinde dağılan öğrenciler sokak siluetlerinin hazırlanmasına yönelik çalışmalarını sürdürdüler. ALTAN’DAN GENÇ MİMARLARA BRİFİNG İkinci gün çalışmalarına devam eden ekip öğleden sonra Arkeolog Murat Karasalihoğlu rehberliğinde Pompeiopolis Antik Kenti ve çevresini gezdi. Ekip antikkent ve arkeoloji konusunda da detaylı bilgi aldı. Ekip akşam yemeğini ise Belediye Başkanı Hasan Altan ve Kaymakam Recep Soytürk ile birlikte yedi. Yemek sonrası genç mimarlar, Taşköprü Belediye Başkanı Hasan Altan’dan kent mimarisi ve belediyecilik konulu ayrıntılı bir brifing aldılar. BAŞKANDAN MİSAFİRLERE SARIMSAK VE EL DOKUMASI Mimarların Taşköprü’de ki üçüncü gününde ise Taşköprü Belediye Başkanı Altan, öğretim üyelerine ilimizin önemli el sanatlarından el dokuması ve sarımsak takdim etti. Üniversitesi ve öğrenci arkadaşları adına Prof. Dr. Bülent Tarım da Başkan Altan’a üniversitelerini simgeleyen rozet hediye etti. BAŞKAN EŞLİĞİNDE FABRİKA GEZİLDİ Ekibin Taşköprü’den ayrılmadan önceki son durağı çeşitli incelemelerde bulunmak üzere Belediye Başkanı Hasan Altan eşliğinde 2004 yılında özelleştirilmek üzere çalışmaları durdurulan Tekel Jüt ipliği Fabrikası oldu. Taşköprü’deki çalışmalarına son veren ekip Belediye Başkanı Hasan’a göstermiş oldukları misafirperverlik ve ilgiden dolayı teşekkür edip en kısa zamanda kendisini üniversitelerinde görmek istediklerini belirterek ilçeden ayrıldı.
KASTAMONU POSTASI
Rıfat Ilgaz’ın evi yeniden yapılacak
Kastamonu’nun Cide ilçesinde bulunan ünlü yazar Rıfat Ilgaz’ın doğduğu ev, belediyenin önderliğinde başlatılan "Bir Çivi de Bizden" kampanyası ile aslına uygun olarak yeniden inşa edilecek. Hababam Sınıfı romanının da yazarı Ilgaz’ın evi, Cide Atatürkçü Düşünce Derneği tarafından satın alınıp, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devredildi. Cide Belediye Başkanı Nejdet Demir, evin uzun süre geçmesine rağmen onarılamaması üzerine Kültür Bakanlığı’na yazı yazarak belediyeye devrini istedi.
Kültür ve Turizme Bakanlığı da evi, aslına uygun olarak yapılmak kaydıyla Cide Belediyesi’ne devretti. Evin yapımına katkıda bulunmak isteyen Cideliler, "Bir çivi de bizden" kampanyası başlattı.
Cide Belediyesi’nin önderliğinde süren kampanya kapsamında yıkılan ünlü yazarın evi, aslına uygun olarak yeniden inşa edilecek. Evin her yıl temmuz ayında düzenlenen "Rıfat Ilgaz, Sarı Yazma Kültür ve Sanat Festivali"ne yetiştirilmesi planlanıyor.
İnşaat için Anıtlar ve Yüksek Kurulu’ndan gerekli iznin alındığı ve projenin kurula onaylatıldığı öğrenildi.
http://www.hurriyetim.com.tr
Kültür Sanat / Kitap Son Güncelleme 18:50
22.09.2005
Çiftçilere 6 trilyon destek
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı 2004 yılı tarımsal faaliyette kullanılan mazot ve gübre için çiftçilere destek ücretlerini ödemeye başladı. İlimiz genelinde 6 trilyon ödeme yapılacağı öğrenildi. Tarım İl Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre ilimizdeki ödemeler ilçelerdeki gelişmişlik seviyesine göre Şenpazardan başlayarak merkeze bağlı köylerin ödemeleri sırasıyla yapılacak. Şenpazar, Devrekani ve Daday ilçelerinin ödemeleri geçtiğimiz günlerde yapılırken Tosya Taşköprü ve Araçta ödemeler dün ödenmeye başladı. Diğer ilçelerde ödemeler hafta içinde yapılacak başlayacak.
2004 yılı Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS)ne kayıt yaptıran sebze, meyve, süs bitkileri, özel çayır mera, orman emvalinden ürün alanlar için dekar başına 5 litre mazot tüketimi esas alınarak dekar başına 1,5 YTL, şekerpancarı ve ayçiçeği için dekar başına 15 litre mazot tüketimi esas alınarak dekar başına 4,5 YTL mazot desteklemesi yapıldı.
Gübre desteklemesinde de birinci grup desteklemeye dekar başına 1 YTL, ikinci grup desteklemeye dekar başına 1,6 YTL ve üçüncü grup dekar başına 4 YTL ödeme yapılacak.
Buna göre ödenmeye başlanan desteklemelerin il genelinde 6 trilyon olduğu ve en fazla ödemenin yapılacağı yerin ise 1.5 trilyon ile merkeze bağlı köylerin oluşturduğu öğrenildi. Merkez köyleri ise 1.1 trilyon ile Taşköprü takip etti. En az destekleme alan ilçe de 7.3 milyar ile Abana oldu.
AK PARTİ ÇİFTÇİYİ MAĞDUR ETMİYOR
Ak Parti İl Başkanı Mustafa Gökhan Gülşen, çiftçilerin zor bir dönemden geçtiklerini belirterek, çifti kesimine destekleme yapmanın çok önemli olduğunu kaydetti. İl genelinde mazot ve gübre desteğinin 6 trilyon 4 milyar 762 bin liranın olacağını bu rakamın çok iyi bir rakam olduğunu ifade eden Gülşen, ülkedeki iyi gidişatın devam ettiği müddetçe bu rakamların artacağını söyledi. Yıllarca ihmal edilen ve uygulanan yanlış politikalar nedeniyle bitme noktasına gelen tarım kesiminin, AK Parti iktidarıyla birlikte öncelikli sektör haline geldiğini işaret eden
Gülşen, şöyle devam etti: "Öncelikle mazot indirimi kapsamında üreticilere ilk etapta toplam 640 trilyon TL destek verildi. Bu destekle çiftçilerimiz, tarımsal üretimin en önemli girdilerinden biri olan mazotu yaklaşık yüzde 40 oranında daha ucuza kullanma imkanına kavuştu. Doğrudan Gelir Desteği kapsamında çiftçilerimize 2003 yılı için 2. 664 milyar YTL ödendi. 2004 yılı uygulamaları kapsamında çiftçilerimize ödenecek 2.65 milyar dolarlık Doğrudan Gelir Desteği miktarının ise 1.66 milyar YTLlik önemli bir bölümü 2005 yılının Mayıs ayı itibariyle tamamlandı. Geri kalan kısmın ödemesi ise 2006 yılında yapılacak. 2003 ve 2004 yıllarında farklı başlıklar altında çiftçimize toplam 5.7 katrilyon TL destekleme yapılırken, 2005 yılında bu desteğin 9.1 katrilyon TLye ulaşması bekleniyor."
Sözcü: 28.09.2005 12:16:54
*************** *************
Pancar Çiftçisine 32 Milyar Dağıtılacak
24 Eylül 2005
Nasrullah Gazetesi
Kastamonu Şeker Fabrikası’nda 2005-2006 kampanyası dün resmen başladı. Törende kısa bir konuşma yapan Şeker Fabrikası Müdürü Ahmet Muratoğlu, 90 gün sürecek olan kampanya dönemi içinde 325 bin ton pancarın işleneceğini söyledi. 373 köyde 10 bin 427 çiftçi tarafından üretilen 325 bin ton pancarın karşılığı olarak toplam 32 milyar 500 milyon dağıtılacağını ifade eden Müdür Muratoğlu, ayrıca çiftçilere 70 bin ton da istihkak küspesi dağıtılacağını söyledi. 1963 yılında kurulan ve o gün bu gündür kampanya dönemini aralıksız sürdüren Kastamonu Şeker Fabrikası’nda dün 42′inci kampanya döneminin sevinci yaşandı. Kastamonu Şeker Fabrikası Müdürü Ahmet Muratoğlu kampanya dönemi nedeniyle düzenlenen törende yaptığı konuşmada şunları söyledi; "Bugün başlayan 2005-2006 kampanyamız yaklaşık 90 gün sürecek ve 21.12.2005 tarihinde sona erecektir. Bu süre içerisinde 315.000 Ton pancar işlenecek ve 47.000 Ton Kristal Şeker, 13.000 Ton Melas, 100.000 Ton yaş küspe üretilecektir. 373 köyümüzde 10.427 Çiftçimiz tarafından üretilip, Fabrikamıza teslim edilecek 325.000 Ton pancar karşılığı çiftçilerimize yaklaşık 32.500.000.00 YTL ödenecektir. Ayrıca çiftçilerimize 70.000 Ton istihkak küspesi dağıtılacaktır. Değerli mesai arkadaşlarım; Her zaman olduğu gibi özverili çalışmalarınızla bu yıl birlik ve beraberlik içerisinde güzel bir kampanya dönemi geçireceğimizi umuyor ve sizlere güveniyorum. Yönetim kademesi olarak bizler sizlerin sorunlarınızı çözmek için yanınızda olacağız. Her kademedeki tüm çalışan arkadaşlarımın el ele vererek usullerimiz çerçevesinde saygı, sevgi ve hoşgörü kurallarına uyarak azami fayda sağlayacak şekilde çalışacaklarına inanıyorum. Kampanyamızın kazasız ve sağlıklı geçmesini Tanrı’dan diliyor hepinizi candan kucaklıyor ve başarılar diliyorum."
MECLİS’DE VEKİLLERE SARIMSAK DAĞITACAK
S.S. Aşağı Emerce Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Mehmet Gümüş, başkan yardımcısı Mehmet Günaydın ve Muhalif Üye İsmail Sarıçiçek ile birlikte TBMM’nin açılışında Sarımsak dağıtacak. Başta Cumhurbaşkanı ve Başbakan olmak üzere Meclis Başkanı ile birlikte tüm Milletvekillerine sarımsak dağıtılacağı açıklanırken, Heyet bugünde Taşköprü Tarım İlçe Müdürü Halil İbrahim Akkurt başkanlığında Bursa Tarım Fuarına katılmak için yola çıkacak.
Nasrullah;( 26.09.2005 - Pazartesi )
İLK HABERİ SİZ ÖĞRENDİNİZ
Yazar -
15 Mart 2005 tarihinden itibaren WEB ortamındada yayın hayatına geçen NASRULLAH GAZETESİ bugüne kadar 3185 Kastamonu ile ilgili haber ve bu haberleri takip eden 50 bin’in üzerinde ziyaretçi ile tanıştı. Bu süre zarfında Ağlı-Azdavay karayolu üzerindeki Otobüs kazası, Kuzeykent kavşağı otobüs kazası, Daday kavşağında meydana gelen kurşunlama, Akmescit mahallesindeki yangın ve daha bir çok haberi anında ilk olarak siz sitemiz ziyaretçilerine ulaştırdık. Ayrıca her hafta Kastamonuspor maçlarının dakika dakika durumlarınıda sitemizden sizlere ulaştırdık ve ulaştırmayada devam edeceğiz. BİZİ TAKİP EDİN HABERİNİZ OLSUN…
Nasrullah ( 27.09.2005 - Salı )
CHP İL KONGRESİNDE GERGİNLİK
Cumhuriyet Halk Partisi’nin dün Anıt Düğün Salonu’nda yapılan İl Kongresinde, Cide delegesi Ali Nazlı’nın konuşması ortamı gerginleştirdi.
Ali Nazlı’nın "kongre oldu, bittiye getiriliyor, Cide teşkilatı olarak karar aldık, hiç kimseye oy vermiyoruz" sözleri salonda tansiyonu yükseltti. Bunun üzerine ikinci kez söz alan İl Başkanı İbrahim Urgancı ise "bir zamanlar belediye başkanımızın bulunduğu Cide’de bugün 5.parti olduk. Ama bu örgüt bütünleşerek büyüyor, Sayın Nazlı bu örgütte diken yoktur, varsa da atılmıştır "dedi. Mehmet Yıldırım ise konuşmasında "parti içinde aleyhe oy kampanyaları düzenleyenlerin suç işledikleri tüzükte açıkça belirtiliyor. Eğer böyle olmazsa partiye oy vermeyeceğiz demek yanlıştır" dedi. Cumhuriyet Halk Partisi İl Kongresi dün Anıt Düğün Salonu’nda yapıldı. Kongreye Merkez Yürütme Kurulu Üyesi, Sinop Milletvekili Engin Altay’ın yanı sıra eski Milletvekili Sabri Tığlı, Yol İş 1 ve 2 Nolu Şube Başkanları Mehmet Çelik, Mehmet Yolasığmazoğlu, Ziraat Odası Başkanı Nahit İğdirli, Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Muzaffer Bıyıklı, Eczacılar Odası Başkanı Ayşenur Özden ve çok sayıda partili katıldı. Kongrenin Divan Başkanlığına Merkez Yürütme Kurulu Üyesi, Sinop Milletvekili Engin Altay seçildi. Kongre öncesi parti tüzüğünde de yer alan çarşaf liste uygulaması oybirliği ile kabul edildi. Kongrede ilk olarak İl Başkanı İbrahim Urgancı tarafından bilanço okundu. Daha sonra Cide delegesi Ali Nazlı söz alarak bir konuşma yaptı. Nazlı’nın ortamı geren konuşması şöyle; "Ben isterdim ki son yerel seçimlerde kaybettiğimiz ilçe belediye başkanlıklarının nedeni bu kongrede tartışılsın. Düğünle kısıtlı bir kongrenin, kısa bir zaman dilimine alınmasını kabul edemiyorum. Kongre oldu bittiye getiriliyor, Biz Cide teşkilatı olarak karar aldık, hiçbir adaya oy vermeyeceğiz. Etkin politika nedense yapamıyoruz." Tansiyonu yükselten bu konuşmanın üzerine İl Başkanı İbrahim Urgancı eleştirileri yanıtlamak üzere birkez daha söz aldı. Urgancı ise şunları söyledi; "Ben Ali Nazlı ile birlikte 15 yıldır siyaset yapıyorum. Ben isterdim ki Cide ilçemizde böyle coşkulu bir kongre yapsın. Cide’de ki kongrede 35 arkadaşımı ancak salona toplayabildiler. Maalesef bir zamanlar be-lediye başkanımızın olduğu Cide’de 5.parti konumuna düştük. Ama bu örgüt bütünleşe-rek büyüyor. Sayın Nazlı bu örgütte diken yoktur, varsa da atılmıştır. Ben bu eleştiriyi kabul etmiyorum. Ancak dört dörtlük de yaptık demiyorumn ama teşkilatı bütünleştirdik." Ardından Cide İlçe Başkanı Mehmet Yıldırım, Emel Arslan, Kıvanç Çetin, Şevket Şahap İnce, Milletvekili Mehmet Yıldırım ve Sinop Milletvekili Engin Altay birer konuşma yaptılar. Konuşmasında CHP Genel Kurulunda Mustafa Sarıgül’ü destekleyen il başkanlarınca divan başkanlığına aday gösterilmesinin ve Deniz Baykal’ın tekrar genel başkanlığa seçilmesinin CHP’den ayrılacağı söylentilerini de birlikte getirdiğine işaret eden Şahap İnce " ben yıllarca Kastamonu’ya hizmet etmek için Kastamonu’da mutlu olduğum için başka illerde görev almadım, gelen teklifleri de çevirdim. Benim dedem CHP’liydi, bende CHP’liyim, çocuklarım da CHP’li her zamanda CHP’li kalacağız. Cumhuriyetin sigortası olan CHP’den ayrılmam söz konusu değildir olamaz" dedi. Şahap İnce’den sonra katılımcılara hitap eden Sinop Milletvekili Engin Altay ise Kastamonu Milletvekili Mehmet Yıldırım’a övgüler yağdırırken, Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ı ise eleştirdi. Parlamento’da Mehmet Yıldırım’la odalarının karşı karşıya olduğunu, aynı ofiste çalışıyormuş gibi her gün görüştüklerini belirten Altay "CHP’nin tüm milletvekilleri Mehmet Yıldırım gibi olsa çoktan iktidar olurduk" dedi. Mehmet Yıldırım’ı seçerek parlamentoya gönderdikleri için Kastamonululara teşekkür eden Altay Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı şov yapmak ve Türkiye’yi belirsizliğe sürüklemekle suçladı. 1943 yılından bu yana içinde bulunduğu CHP’de hanlına hiçbir leke bulaştırmadığını bununda CHP’li olmanın etkisinin büyük olduğunu dile getiren Kastamonu eski milletvekillerinden Sabri Tığlı ise kısa konuşmasında bundan sonraki hedefinin genç kuşakların yanında olmak onlara destek ve omuz vermek olduğunu kaydetti. Kongrede en son konuşmayı ise Kastamonu Milletvekili Mehmet Yıldırım yaptı. CHP’yi bundan sonraki dönemde iktidar, Deniz Baykal’ı ise Başbakan görmek istediğini vurgulayan Yıldırım Cide Örgütü’nün eleştirilerine de cevap vermeyi ihmal etmedi. Cide’de birlik ve beraberliği sağlamak için ellerinden geleni yaptıklarına değinen Yıldırım " partimizin bir tüzüğü var. Bu tüzükte "parti aleyhine oy kampanyaları düzenleyenlerin suç işledikleri tüzükte açıkça belirtiliyor. Eğer böyle olmazsa partiye oy vermeyeceğiz demek yanlış bir davranıştır. CHP’yi birlik ve beraberlik sağlandığı takdirde iktidara taşıyabilir, demokrasinin kazanmasını sağlayabiliriz" dedi. " Dindarız ama Dinci değilizi Milliyetçiyiz ama Irkçı değiliz" diyen Yıldırım el ele vererek 1977′de yakalanan sinerjiyi yeniden canlandıracaklarına inandığını söyledi.
Kastamonu Nasrullah gazetesi, 05.09.2005
Atatürk’ün Kastamonu Söylevi
(30 Ağustos 1925)
Efendiler!
Meşhudatımın en kıymetli kısmı bu güzel mıntıkanın samimi halkının çok münevver ve çok geniş ve yüksek bir zihniyet sahibi olmalarıdır. İtiraf etmeliyim ki bu seyahatimden evvelki malümatım , meşhudatımın hasıl ettiği kanaatlerden çok başka idi. Muhterem mebuslarınız Ali Rıza Bey, Mehmet Fuat Bey gibi zevat bulunmasaydılar, sizi mümkün olduğu kadar olduğunuzun aksine tanımak için çalışanlar ezhanı teşvişte kim bilir ne kadar ileri gitmeğe muvaffak olacaklardı. Asarı fi’liyesini memnuniyetle görmekte olduğum ali telakkiyatınız bittabi bir anda, bir günde tekevvün edemezdi. (….)
***************
Atatürk’ün İnebolu Söylevi
(27 Ağustos 1925)
Hanım ve Bey Arkadaşlarım ;
Bana huzuru nezihanenizde söz söylemek fırsatını bahşettiğinizden çok bahtiyarım. Bunun izin size sureti mahsusa da teşekkür ederim. Derekap ilave etmeliyim ki, İnebolu’nun muhterem halkı beni çok samimi kabul etti; hakkımda kalbi tezehüratta bulundu. Bunun bende tevlit ettiği memnuniyet hislerini Belediye Dairesinde ve Hükümet Konağında bilvesiyle söylemiştim.Fakat burada huzurunuzda bir defa daha bu memnuniyetimi ve samimi teşekküratımı ifade etmek benim için çok zevkli bir vazifedir.Müsaadenizle onu ifa edeyim :(….)
Devamları İçin TIKLATINIZ







İsyankar
Mustafa Sandal
Korkma yaklaş, hislerinle
Sanki bir adım attığını bilmez mi gönül?
Geçer mi ömür?
İstersen dağlar dağlar
Yerinden oynar oynar
Sabırsız kalbim bir tek
Aşkına isyankar.

TAŞKÖPRÜ’NÜN ÜNLÜ (MEŞHUR) KUYU KEBABI

MEŞHUR TAŞKÖPRÜ SARIMSAĞI VE ÖZELLİKLERİ
Şair İlhan Berk’in "Sarımsak" Adlı Şiiri
Kaynak: Memet Fuat, Çağdaş Türk Şiiri Antolojisi, s.341-342














