Takım ruhu nasil yaratilir?
25 Mart 2008 Salı | İhbar Et | Etiketler : takım yönetim motivasyon kişisel gelişim
İş hayatının kuralları hızla değişiyor. Rekabet artıyor ve zaman herkese dar geliyor. Başarının sırrı takım ruhu ve ekip olarak çalışma da yatıyor. Bireysel başarılar artık şirketleri ileri taşımıyor. Satış, bu konuda verilmesi gereken en güzel örnek. Bir örnek verecek olursam: Şirketimizde birçok işi kazanmamızın veya kaybetmemizin sebebi, diğer departmanların müşteriye gösterdiği ilgi, alaka ve performans ile eş orantılı. Satış departmanında çalışan kişiler prim ile ödüllendirilir. Diğer departmanlarda bu uygulamanın olmaması sebebiyle, büyük haksızlık ortaya çıkar. Burada çalışan kişiler bu nedenle satış departmanı kadar her zaman gayretli ve istekli olamazlar!
Takım ruhu yaratmak istiyorsanız, şirketinizdeki herkese hedef, ödüllendirme ve cezalandırma konusunda eşit davranmalısınız.
Takım ruhu nasıl yaratılır? Takım ruhu nasıl oluşturulur? Bunun formülü var mı?
Bunu başımdan geçen güzel bir öykü ile anlatmak istiyorum:
Pazar günümü farklı bir şekilde geçirmeye karar verdim. Sevgili dostum Murat Kaan Güneri, IT sektöründe 3 yıldır tenis turnuvaları düzenleyerek, sektörde hem sosyalleşmeyi, hem de hepimizde farklı bir heyecan yaratmayı başarıyor. Bu konudaki başarısını bir yelkencilik grubu kurarak, bir defa daha organizasyon ve liderlik konusunda ne kadar başarılı bir girişimci olduğunu hepimize gösterdi.
Bu grubun ilk davetine gidememiştim, ama geçen hafta gitmeye karar verdim. Pazar sabahı saat 10.00’da hepimiz Fenerbahçe Marina’da buluştuk. Toplam 11 kişi idik. Murat dışındaki kişilerin bir kısmını az tanıyor, bazılarını ise hiç tanımıyordum. Aramızda farklı sektörden olanlarda vardı. Önemli nokta şuydu; Pazar gününde herkes yatağında mışıl mışıl uyurken, biz sabah 8’de kalkmış, soğuk bir İstanbul sabahı tüm pazar günümüzü tanımadığımız veya az tanıdığımız kişilerle geçirmeye karar vermiştik. Biz istemiştik, kendi kararımızdı. Saat 9.50’de otoparka arabamı park ettikten sonra Murat ve diğer grubun üyelerini gördüm. Herkes güler yüzlü, neşeli bir şekilde bana günaydın dedi. Kendimi çok iyi hissettim. Ne doğru karar verdiğimi düşündüm.
Ben bu gruba neden katılmıştım? Yelkenden anlamam, bu sayede öğrenirim diye düşündüm. Bir yerden başlamak lazım. Ama benim için en önemli faktör daha önce tanıştığım kişilerle biraz daha yakınlaşmak, tanımak, yeni kişilerle de tanışmaktı. Ortak noktamız (bana göre) , hepimizin hayata bakışının aşağı yukarı aynı olması, hepimizin hedeflerinin ve hayallerinin olması, gelişmeye ve öğrenmeye açık olmamız, 40 küsur yaşımıza rağmen hayattan keyif ve zevk alabilmemizdi. İnsanları ve sporu sevmemiz, yaşamayı sevmemiz idi.
Yelkenin sahibi Güven, 50 yaşına gelmesine rağmen, halen fit, enerjik, öğretme konusunda istekli, arzulu ve sabırlı bir arkadaşımızdı. Bize bir şey öğretirken gözlerinin içi parlıyordu. Yelken konusunda çok değerli bilgileri bizimle sabırla paylaştı. Herkes bilgisine, becerisine, isteğine (en önemlisi cesaretine) göre bazı görevler aldı. Bir kısmımız çay yaptık, bir kısmımız yelkenleri açtık, topladık. Dümene geçtik. Düğüm atmasını öğrendik. Tuvaletleri temizledik
Bunları gönüllü yaptık. Aramızda ara sıra tembellik yapan, gazete okuyan kişilere tatlıca takıldık.
Bunları gönüllü yaptık. Aramızda ara sıra tembellik yapan, gazete okuyan kişilere tatlıca takıldık. En komiğime giden şey; düğüm atmaktı. — ne kadar zormuş. Yelkencilik konusunda öğrenmeniz gereken en önemli şeylerin başında düğüm atmasını bilmek geliyormuş

Bu paylaşım, karşılıklı güven grupta doğal olarak bir takım ruhu oluşturdu. Biz artık bir takımdık.
Takım olmak ne demek?
Takım olmak demek; kişilerin kendi istekleri, arzuları ile aynı hedef için mücadele ederek, birbirlerine güven duyarak, karşılık beklemeden dayanışma içinde yardımlaşmasıdır. Kişilerin karakterleri, olgunlukları, yaşam tarzları, hayata bakışları bu ruhun oluşmasını kolaylaştırır! Ekibin doğru kişilerden oluşturulması başarının %80’idir!
Yolculuk boyunca sosyal ve iş konuları tartışıldı, tatlı dedikodular yapıldı, birbirimize takıldık, güldük, şakalaştık. Sekiz saat nasıl geçti anlamadım.
Günün sonunda biz artık takımdık. Bu duygu hepimizde oluştu. Ve bunu sadece 8 saat gibi kısa sürede gerçekleştirdik!
Şirketler takım ruhunu bırakın 8 saatte, 8 senede oluşturamazlar. “Takım olun” dendiği zaman, takım olunmaz.
Takım olmak için ne gereklidir?
Öncelikle takımı oluşturan bireylerin ortak değerlere, kültüre, hayat bakışına, yaşam tarzına, eğitime, görgüye sahip olması çok önemlidir.
Takımı oluşturan bireylerin öncelikle kendilerinin ortak hedefleri konusunda istekleri ve inançları olması gerekir. Kendi kendine motive edebilmelidirler.
Ekipte muhakkak bir veya birden fazla lidere ihtiyaç vardır. Ne kadar sosyal bir faaliyet de olsa, Murat Kaan ve Güven, mükemmel doğal liderlik örneği sergilemiş, güven ve dayanışma ortamı sağlamışlardır.
Hedefin herkes tarafından benimsenmesi ve bu konuda herkesin üzerine düşen görevi, dayanışma ile içten bir şekilde yerine getirmesi gerekir. Kişilerin o niye yapmıyor ki, ben niye her şeyi yapıyorum, bu büyük haksızlık gibi olumsuz düşünceleri kafasından geçirmemeleri gerekir.
En önemlisi, elde edilecek ödül, zevk, menfaat, kar, kazanç vb, takım üyeleri arasında eşit dağıtılmasıdır. Takım üyelerinin bu konuda en ufak bir tereddüt ve güvensizlik yaşamaması gerekir.
Bu güzel organizasyon için sevgili Murat’a ve yelkencilik konusunda değerli bilgilerini en ince detayına kadar bizlerle paylaşan Güven’e huzurunuzda teşekkür ederim. Amacımız takım olmak değildi, bu bir takım çalışması da değildi. Ama biz bu yolculuğun sonunda takım olmuştuk.
Takım oluşturma konusunda ne yapmalıyım diye düşünen bir şirket yöneticisi iseniz, bir teknenin içinde ekibinizle bir gün geçirmenizi tavsiye ederim.
Sevgilerimle,
www.tanerozdes.com

26 Mart, 2008 Çarşamba
elinize sağlık
http://www.armakmakine.com
4 Nisan, 2008 Cuma
Tamamen katılıyorum. Özellikle bazı sektörlerde satış tam bir ekip işidir.
Satışçı ne kadar iyi olursa olsun, satış sürecini etkileyen birçok faktör, satışçının dışında gelişir. Bu faktörlerin bir kısmı da diğer çalışanlar ile alakalıdır.
Bu yüzden satışçılar ile diğer çalışanların aynı motivasyona sahip olması, başarı için şarttır.