Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş


Satışın 10 Altın Kuralı kitabını niye yazdım?

(0 Oy, 5 üzerinden 0 puan )
Loading ... Oyunuz Gönderiliyor ...
10 Ocak 2008 Perşembe | İhbar Et | Etiketler : satış pazarlama kişisel gelişim

 
Bundan 10 sene önce eğitmen olacağımı veya kitap yazacağımı söyleselerdi, gülüp geçerdim. Hayatta “kader” ve “şans” insanın geleceği noktayı belirleyen önemli iki  etken. Bunun için iki şeye ihtiyacımız var; çok çalışma – çaba ve doğru yerde doğru zamanda olmak. İnsan hiç bir şey yapmazsa, çabalamazsa, şans da kendisine gülmez. “Risk” alabilmek ve “cesaret” göstermek, diğer iki önemli özellik. Risk almak derken, sadece paradan bahsetmiyorum; başarısız olabilmek, reddedilmek hatta yüzünüze gülünmesi. Bu duyguları okul yıllarında veya yeni bir dil öğrendiğimizde “ilk konuşurken”çokca yaşarız.
 
Babam kitabımı eline aldığında beni telefonla aradı ve şunları söyledi “ Taner, büyük iş başardın. Bir çok gençe ‘ben başardım, siz de başarabilirsiniz’ duygusunu verdin. Bir çok insana güzel bir örnek ve ışık oldun.” Türkiye’de Türkçe yazarlar tarafından yazılmış satış ve pazarlama deneyim, tecrübe kitabına fazla rastlanmaz. Daha çok tercümedir. Ben bu konuda ilklerden biri olmak istedim.
 
Diğer amacım ise bilgimi, tecrübemi, en ince detayına kadar okuyucularımla samimice ve kendi dilimde paylaşmaktı. Doğaçlama olarak yazdım, çok az kaynağa başvurdum. Okuduğum yüzlerce kitabın tabiki etkisi oldu.
 
Bu sabah bir gazetenin spor sayfasına bakıyordum, tenis konusunda tanıdığım Barış Ergün’ün muhteşem başarısını okudum. Nasıl gururlandım bilemezsiniz. 30 yaşında olmasına rağmen Türkiye’de sıfırdan başarmış bir tenisçinin Serena Williams gibi dünya çapında bir tenisçiye antrenörlük yaptığını ve ilk sınavındaki başarısını ve Serena Williams’ın başarısına katkılarını okudum. “Türkiye’den iyi antrenör yetişmez” diyenlere güzel bir cevap vermiş oldu. Barış’ın şansı ve kaderi 2 sene önce İstanbul Cup Turnuvası’nda abla Venus Williams ile antreman yaparken başlamıştı. Fatih Terim’in de İtalya’daki başarılarını halen hatırlarsınız. Bu gibi örnekler yeni nesilleri cesaretlendirecek ve teşvik edecektir.
 
Türk toplumunun en önemli özelliği girişimci olmasıdır, bir tanıdığı veya gözüne kesdirdiği birisi birşey başarmışsa veya girişimde bulunursa herkes takip eder, bu konuda spor ve müzikte birçok örneğimiz var. Bu kitapla ben de bunu başarmak istedim.
 
Kitap yazma konusunda 4 kişinin hayatımda çok önemi vardır; Aykut Altındağ – Maxihaber.net Online Portalı Genel Yayın Yönetmeni - bana sitesinde köşe vererek yazma alışkanlığımın gelişmesine katkıda bulundu, Mümin Sekman ve Özlem Seller birikim ve gözlemlerini yazarak bana güzel bir örnek teşkil ettiler ve Vedat Akman, Vedat’ın hakkını ödeyemem, kendisi bu kitabı yazmam konusunda beni yüreklendirdi, gerekli kişilerle tanıştırdı. Dünyanın en önemli ve en zor işini başarmamı sağladı : “ Başlamak”.
 
Bugün neye inanırsanız ve başlarsanız, kararlı olduğunuz sürece, başarırsınız.
 
Bu kitap Mediacat gibi profesyonel bir ekip olmadan bugünkü başarısını yakalayamazdı.
Bu konuda “şans” ve “kader” , bu grupla tanışmamı sağladı. Kitabın isminin bulunmasından, kitabın kapak tasarımına kadar her konuda mükemmel bir ekip çalışma gerçekleştirdiler;
Pelin Özkan’a - Genel Yayın Yönetmeni, Kağan Demirgil’e - Editör , Ethel Mizrahi’ye -Kitap Koordinatörü, Alper Barış’a - Mediacat Eğitim Koordinatörü binlerce teşekkürler.
 
Her başarılı işin arkasında gerçek kahramanlar olur, bu kişiler hiçbir zaman bilinmez ve göz önünde olmazlar. Ben gururla bu kişilerin adlarını bu vesileyle sizlerle tanıştırmak isterim;
Sevgili eşim Neylan Özdeş, sevgili annem Ender Özdeş, sevgili yeğenim Nilgün Sabar, sevgili yeğenim ve web sayfamın yaratıcısı Yelda Erçiro. Kitabın arkasında iddiali bir resim göreceksiniz, bu resmin hikayesi ayrı bir kitap olur, Kazim ve Nimet Sarı. Yazı yazmak gerçekten çok zor bir iş ama yazınızın Türkçe ve gramer hatalarından arındırılmasını sağlayan bir ekip varsa yazı yazmak keyiftir; bu gizli kahramanlar Neylan Özdeş, Efnan Sağın ve Elvin Bayraktaroğlu.
 
Kitabı niye mi yazdım? Samimi olarak, bu dünyadan ayrıldığımda kalanlara değerli bir miras bırakabilmek, insanlarla samimi olarak bilgi ve tecrübelerimi paylaşabilmek, en önemlisi hayatta en çok inandığım “satış” mesleğininin hak ettiği saygıyı kazanmasına destek olabilmekti; satışcının çok özel insanlarla hak ettiği prestiji yakalayabileciğini düşündüğüm için. Ülkemizde halen pazarlama ve satış arasındaki fark bilinmez!
 
Kitap yazmaya devam edeceğim, tabi bu kitabı okuyan insanların bunu istediklerini hissettiğim sürece..
 
Hayatta en önem verdiğim değer,  insanları sevmek. Kitabımı alan ve okuyan herkese en derin sevgi ve saygılarımı sunarım. Lütfen kitapla ilgili yorum ve önerilerinizi çekinmeden taner@tanerozdes.com mail adresine atınız..
 
Bana bu fırsatı verdiğiniz için herkese sonsuz teşekkürler…

 

Kitabın şu anda geliştirilmiş 3.baskısı piyasaya çıktı.. 

sevgilerimle,

 

 

 

Yorumlar




Yorum yazmak için Giriş yapınız
Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.