Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş


Satışçılarda Özgüven ne kadar önemli ?

(0 Oy, 5 üzerinden 0 puan )
Loading ... Oyunuz Gönderiliyor ...
26 Şubat 2008 Salı | İhbar Et | Etiketler : satış pazarlama kişisel gelişim

Eğitim vermenin güzel yanı, eğitmenin de birlikte öğrenmesidir.Son zamanlarda birçok şirkete ( değişik sektörlerden) eğitim verme şansım oldu.  Bunlar arasında, SK-EUROPE.COM firmasından Eyüp Yeşilyurt’un eğitim sırasında bana anlattığı müşteri öyküsü çok ilgimi çekti.  Sizlerle paylaşmak istedim.

Buna benzer hikayelerinizi benimle paylaşabilirsiniz.  Blog yazılarım son 5 ayda 175,000 kişi tarafından okunmuş. İlginize çok teşekkür ederim. Yorum yazanların sayısı maalesef bu okunma oranına göre çok çok az. Lütfen yazın, bilginizi ve tecrübenizi bizlerle paylaşın.

"Müşteri ziyareti yaptığım bir gün, müşterimin kapısını çaldım. Selam verdikten sonra kendimi tanıttım ve ne için orada bulunduğumu anlatmaya fırsat bulamadan iş yeri sahibi elinin dışıyla son derece kaba bir şekilde dışarı çıkmamı istedi.  Çık dışarı, çık dışarı, derken yüzüme bile bakmadı. Başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Benim için tam bir şoktu, hayatımda hiç bu kadar aşağılanmamıştım. Odayı terk ettim. Oradan ayrılmalı mıyım kalmalı mıyım diye kısa  bir bocalamadan sonra kalmaya karar verdim. O adama haddini bildirmeliydim.

Odada konuştuğu insanlarla sohbetinin bitmesini bekledim, yalnız kaldığını gördüğümde tekrar kapıyı çalıp içeri girdim. Beni gördüğüne şaşırdı, "sen gitmedin mi?" dedi, "müsait olmanızı bekledim "dedim ve ardından biraz önceki davranışınızın hiç hoş olmadığını bir insan olarak kimseye yakıştıramadığımı söyledim. Bunları konuşurken müşterimin acı çektiğini ve yavaş yavaş çözüldüğünü görüyordum. Müşterime ikinci bir şoku da şu sözlerim yaratmış oldu: “Benim bir insan olarak sizden beklediğim tek şey başınızı kaldırmanız ve gözlerime bakmanızdı, ondan sonra ister ürünü alın, isterseniz almayın doğrusu umurumda bile değil, bundan sonrada size ürün satmayı asla düşünmüyorum” dedim. Müşteri şoktan çıktıktan sonra kapıyı kapatmamı rica etti ve tam karşısındaki koltuğa buyur etti. Artık tam bir beyefendi idi. 

Yanlış anlaşıldığını ve bu durumdan çok üzüldüğünü belirtti. Özür diledi. İş dışında uzun bir sohbet yaptık. Sohbetimiz yemekle son buldu bende yumuşadım ve sözleşme imzaladık."

Eyüp,  bu güzel hikayeyi bizlerle paylaştığın için çok teşekkürler…Kendinle gurur duyabilirsin:)

Eyüp’ün bu yazısıyla ilgili ben de birkaç noktayı dile getirmek istiyorum: Satışçılar her zaman müşterilere nazik ve hoşgörülü olmalı, ancak gerektiği noktada da tavrını koymalıdır. Satış, hem alıcı hem de satışçı için kazanç-kazanç ise burada alıcının satışçıya göre bir üstünlüğünün olmaması lazım. Satışçılar, kendilerine, firmalarına ve sattıkları ürüne inandıkları sürece, satış yapmalarının ana sebebinin müşterilere yardım etmek olduğuna inanmalı, müşterilerinin yanında aynı Seyhan’ın yaptığı gibi kendilerine güvenmeli ve kendilerini ezdirmemelidirler.

İki önemli kural : 1) Herkese satmak zorunda değilsiniz 2) Herkesle iş yapmak zorunda değilsiniz.

Satıştan keyif almaya bakın, çünkü ben öyle yapıyorum.

Bol satışlar

Sevgilerimle

Yorum




Yorum yazmak için Giriş yapınız
Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.