Kısa konuşmanın önemi ve teknikleri
29 Eylül 2007 Cumartesi | İhbar Et | Etiketler : kısa konuşma satış pazarlama kişisel gelişim
Çoğumuz yeni insanlarla konuşma, tanışma konusunda tereddüt ederiz. Ne diyeceğim? Ne soracağım? Ya benim hakkımda yanlış düşünürse? Ya sorumu aptalca bulursa…..Günümüzün hızlı temposunda bu konuda yeteniğinizi geliştirmezseniz, bir çok fırsatı kaçıracaksınız demektir.
Kısa konuşma yeteneği çağımızın en büyük becerisidir. Yeni tanıştığımız kişilerle hızla bağ kurmamıza, tanıdığımız insanlarla güven uyandırmamıza, davet ve topluluklarda karizmatik ve etkileyici bulunmamızı sağlar.
Kısa konuşmanın tekniği nedir? Nasıl bu konuda kendimizi geliştirebiliriz?
Önce kendimize güvenmeliyiz. Her konuda bilgi sahibi olmalıyız ( ilgi alanımımıza girmeyen konulara bile) sosyal zekamızı geliştirmeliyiz. Her türlü insanla çekinmeden diyalog konusunda kendimizi geliştirmek için yeni insanlarla tanışmalı, derneklere üye olmalı, seminer ve davetlerde kendimizi test etmeliyiz..
Muhakak yanınızda kartvizitiniz olduğunu kontrol edin. Minimum 50 kartvizit her zaman yanınızda veya arabanızda taşıyın. En büyük pazarlama aracıdır.
Yeni tanıştığınız kişilerle politika, futbol, din vb konulari konuşmayin. Görüşmenin başında karşı tarafla ters düşebilrsiniz.
Bu konuda nasıl başarılı olabiliriz?
Tavrımız pozitif olmalı. Düşüncemiz olumlu olmalı. İnsanlara önyargısız yaklaşmalı, ilgi alanlarını odaklanmalıyız. Geçen akşam beni bir davette masadan masaya dolaşmama ve herkesle samimi sohbet etmeme şaşırmıştı. Bunu nasıl başarıyorsun dedi ?
"İnsanları severim, güvenirim ve yardımcı olmak için her fırsatı değerlendiririm." Tutum ve tavrım budur.
Tanıştığım kişinin elini içten ve samimice sıkarım. Gülümserim.Kesinlikle kişisel konulara girmem.. Ortak noktamızı bulur ve o konuda konuşurum. 5 dakikadan uzun hiç kimsenin yanında kalmamaya özen gösteririm. Konuşma ne kadar uzarsa o kadar karşı tarafla fikir ayrılığına düşer, kişisel konulara girebilme hatasına düşersiniz veya heyecanınızı kaybetme riski ile karşılaşırsınız. İş konularını konuşmamayı tercih ederim. Ama ilgileniyorsam, daha sonra arayacağımı söylerim. Kartvizitimi veriririm. Mümkünse o kişi ile gülmek için fırsat yaratırım. Gülmek iki kişi arasındaki en kısa mesafedir.
Bu konuda sıkıntınız varsa, lütfen bana yazın…
Sevgilerimle,

1 Ekim, 2007 Pazartesi
merhaba… Yazdığınız yazı gerçekten bilgilendirici bir yazı olmuş.İlk olrak teşekkürler…Ben de girdiğim ortamlarda tanımadığım kişilerle sohbet etmeye başladığımda kısa ve öz tutmaya özen gösteriyorum.Yazınıza so derece katılıyorum.Ama bir alışkanlığım var ki vazgeçemiyorum.O da konuşma esnasında aldığım elektriğe bağlı kalarak o insanın hayatımda var olup olmama gerekliliğine o an karar veriyorum…Gerek görmediğim insanları çevreme yaklaştırmıyorum…
5 Ekim, 2007 Cuma
Semra hanim,
Sosyal hayatınızda insan seçme lüksünüz vardır.. Profesyonel satışcıların mümkün olduğu kadar duygularını yönetmeyi öğrenmeleri lazım. Einstein şunu demiş " İnsan ön yargısını parçalamak, Atomu parçalamaktan zordur" .. Önyargısız ve sevgi ile insanlara yaklaşmayı deneyin.. Faydası olacaktır. Satışlarımızı artırmak istiyorsak, kendimiz gibi olmayan insanlarla baş etmesini öğrenmeliyiz.
Taner Özdeş